İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/153 E. 2025/826 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/153
- Karar No
- 2025/826
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/153 Esas KARAR NO :2025/826
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:27/02/2020 KARAR TARİHİ:25/11/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'in maliki ve sürücüsü bulunduğu, ... plakalı motosikletin, 22.01.2019 günü ... İlçesi ... Caddesi ... Meydanı istikametinde süratli olarak seyir halinde iken, o sırada karşıdan karşıya geçmekte olan yaya müvekkiline çarptığını ve bu çarpma sonucunda müvekkilinin yaralandığını, düzenlenen trafik kaza tutanağında kazaya karışan motosikletin kaza tarihi itibarı ile ZMMS’nın bulunmadığını, sürücünün KTK 52/b kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, her ne kadar müvekkiline bu tutanakta kusur ithaf edilmiş ise de, müvekkilinin karşıdan karşıya geçerken tüm tedbirleri almış olması ve kazanın tamamen sürücünün aşırı hızlı seyretmesi sebebi ile meydana gelmiş olması sebebi ile trafik kaza tutanağındaki müvekkiline atfedilen kusuru kabul etmenin mümkün olmadığını, sürücü hakkında ....Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığını, işbu kaza neticesinde müvekkilinin ağır yaralandığını İstanbul ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi 26.06.2019 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ekte sunulduğunu, yaralanma neticesinde büyük acı ve ızdırap çektiğini, aylarca sadece yatmak zorunda kaldığını, sakat kaldığını, öncelikle kazaya karışan ... plakalı aracın kaydına ihtiyat haciz şerhi konulmasını, adlı yardım talebinin kabulü, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ve belirsiz alacak davası olması kaydıyla 100 TL bakıcı ve tedavi gideri, 10.TL yol masrafı, 100,TL geçici iş göremezlik, 100.TL kalıcı işgöremezlik ve 100 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat, 200.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan (... Hesabı manevi tazminattan sorumlu olmamak ve kaza tarihinde Hazine Müsteşarlığının belirlediği teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/ son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adlarına hükmedilmesine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir Davalı ... Hesabı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davada, diğer davalı ...’in sürücü ve işleteni olduğu ... plakalı aracın olaya sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, haksız fiillerden dolayı önce haksız fiil failinin sorumlu tutulması gerektiğini, kanunen sorumlu tutulanların en son sırada yer alacağı 6098 sayılı TBK md. 43. madde düzenlemesi gereği olduğunu, iddia edilen trafik kazasının meydana gelmesinde araç işleteni ve sürücüsü olan diğer davalılar haksız fiil faili konumunda oluğundan vekil edenin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığı, davanın bu yönden reddedilmesi gerektiğini, T.B.K. 62. Maddesi gereğince iç ilişki açısından da sayın mahkemenin karar vermesi ve bu bağlamda diğer davalıya rücu haklarının saklı tutulması gerektiğini, ZMMS sigortası yaptırmakla yükümlü olduğu halde bunu yaptırmaması sonucu ... Hesabının tazminat ödemesine neden olan kişilere karşı ödemeyi yapan ... Hesabının bu kişilere rücu edebileceği Yönetmeliğin 16. maddesinde çok açık bir biçimde düzenlendiği, “bakıcı – bakım gideri” "tedavi gideri", "yol masrafı" "geçici iş göremezlik" "ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat" taleplerinden müvekkil kurumun sorumluluk alanına giren kalemler olmadığından teminat dışı taleplerin esastan reddi gerektiğini, “Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS sigortası Genel Şartlarında, sürekli bakıcı gideri ödenebilmesi için kazazedenin maluliyet oranının en az %70 olması ve başka bir kişinin desteği olmadan günlük olağan yaşamını devam ettiremediği hususunda yetkili tıbbi kurumlarca tespitinin yapılmış olması gerektiğini, müvekkil kurumun ancak kalıcı maluliyet sebebiyle sorumlu tutulabileceğini, 01.06.2015 tarihli Genel Şartlar düzenlemesinden sonra 22.01.12019 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak geçici iş göremezlik sebebiyle müvekkil Kurumun sorumlu tutulamayacağını, vekil eden kurumun sorumluluğu; olay esnasında ZMMS trafik sigorta poliçesi bulunmayan motorlu araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki süreli iş göremezlik teminat limiti ile sınırlı olduğunu, faize ilişkin taleplerin de reddedilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talep edildiğini, faizin başlangıç tarihini kabul etmenin mümkün olmadığını, sunulan nedenler ve Sayın Mahkemenin inceleme esnasında re’sen takdir edeceği hususlar dolayısıyla; usule ilişkin itirazların değerlendirilerek, 6704 sayılı Kanunun 5. Maddesi ile 2918 sayılı KTK 97. Maddesinde yapılan değişiklik gereği dava açmadan önce müvekkili kuruma gerekli belgelerle beraber yazılı başvuru koşulu arandığından ve işbu davada söz konusu şart eksiksiz olarak yerine getirilmediğinden davanın "dava şartı" yokluğu sebebiyle usulden reddini, "bakım bakıcı- tedavi gideri", "yol masrafı" "geçici iş göremezlik" "ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat taleplerinin vekil eden Kurumun sorumluluğunda olmadığından reddini, davanın esastan reddi ile avukatlık ücreti dâhil her türlü yargılama giderinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep edilmiştir.
Davalı ... tarafından mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Celp ve tetkik olunacak .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya içeriğinden de görüleceği üzere, olay tarihi olan 22.01.2019 günü, ... plakalı motosiklet ile ... İlçesi, ... Caddesi üzerinde trafik kurallarına tamamen uygun bir şekilde seyrederken, yol üzerinde bulunan trafik ışıkları, araçlar için yeşil yandığı ve hareket ettiğini, davacı ...'ın yaya geçidi bulunmamasına rağmen trafik kurallarını da hiçe sayarak aniden minibüsün önünden yola çıkması sonucu kazanın gerçekleştiğini, minibüs önünde ve ileride sağ tarafta yolcu bindirdiği veya indirdiğini, o nedenle minibüsün ön tarafını görmesinin mümkün olmadığı ve görüş açısının kapalı olduğunu, böyle olmasına rağmen minibüsün ön tarafından yola fırlayan davalının trafik güvenliğini tehlikeye atarak kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, kazanın davacının kusuru nedeni ile meydana geldiğini, nitekim .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile yaptırılan kesif ve trafik ihtisas kurulunun raporunda davacı ...'ın bu kazaya sebebiyet verdiği ve bu kazada kendisinin % 100 kusurlu bulunduğu tespit edilerek hakkında beraat kararı verildiğini, 19 yaşında öğrenci olduğunu, motosiklet ehliyetininde mevcut olduğu ve kesinlikle bu kazaya sebebiyet vermediğini, davacının yaralanmasına neden olmadığını, davacının % 100, bu kaza dolayısıyla kendisinin zararına sebebiyet verildiğini, izah ettiği nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılmış bulunan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi arz ve talep edilmiştir Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı ...'e ait olan, olay günü sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 22/01/2019 tarihinde davacı yayaya çarpması sebebiyle meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sebebiyle belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL bakıcı ve tedavi gideri, 10,00 TL yol masrafı, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı işgöremezlik ve 100,00TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalılardan ( ... hesabı manevi tazminattan sorumlu olmamak ve kaza tarihinde Hazine Müsteşarlığı'nın belirlediği teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile) yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı’na başvurulabileceği düzenlenmiştir. ... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesinin "(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur. (2) Hesaba; a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, ... başvurulabilir. Bakanlar Kurulu, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç bakımından işbu hükme dayanılarak davalıya husumet yöneltildiği görülmüştür. Yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm deliller uyarınca bilirkişi ...'tan kusur raporu alınmış ise de CBS dosyasında alınan kusur raporu, ceza dosyasında alınan kusur raporu ve mahkememizce alınan kusur raporları arasında çelişki bulunması sebebiyle mahkememizce dosyanın ...'de görevli 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup mahkememize ibraz edilen raporda özetle; 22.01.2019 günü, saat 20:50 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Pazar içi istikametinden ... Meydanı yönüne ... Caddesinde seyir halinde iken kaza mahalli olan ... Caddesi üzerindeki no: 157 önüne geldiği esnada aracının sağ ön kısmıyla seyir istikametine göre sol tarafta bulunan minibüsün önünden çıkarak kaplamaya giriş yapan müşteki yaya ...’a çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davacı yayanın, davalı sürücü tarafından fark edilir ve görülür durumda olduğu, davalı sürücü beyanında davacı yayayı fark etmediğini, minibüsün durduğu alanında, araç sürücülerinin kontrollü ve her an tedbir alabilecekleri bir hızda geçişlerini yapmaları gerektiği, davalı sürücünün kısmen mahal şartları üzerinde bir hızda ve ön tedbirsiz bir şekilde seyrini devam ettirdiği, bu kapsamda; dosyasında bulunan trafik kazası tespit tutanağındaki ihlallere ve 06.11.2020 tarihli bilirkişi raporun kusur atıflarına, kazanın oluş şekli ve neden-sonuç ilişkisi yönünden yerinde ve isabetli olduğundan iştirak sağladığımız, yukarıda ayrıntıları açıklanan nedenlerle; Davalı Sürücü ...’in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...’ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Yargılama esnasında davacı asilin celp edilen tedavi evrakları kapsamında maluliyet oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bu süre içerisinde bakıcı ihtiyacının olup olmadığının tespiti için ATK'dan rapor alınmış olup bu kapsamda mahkememize ibraz edilen raporda özetle; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6(yüzdealtı) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı mahkememize bildirilmiştir. Kusura ve maluliyete ilişkin alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması, dosya kapsamı itibari ile uyumlu olduğu görülmekle tarafların rapora karşı itirazlarının reddine karar verilmiş, davacının tazminat talepleri bakımından dosyanın 1 aktüerya uzmanı bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen kök ve ek raporda özetle; Davacının kaza tarihinden önce yaptığı işe bedensel katkısının parasal değerinin asgari ücretin üzerinde olduğuna dair bir belge bulunmaması nedeniyle hesaplamalar zorunlu olarak kök raporda olduğu gibi asgari ücretlere göre yapılacaktır. Yargıtay kararlarına göre ekonomik geleceğin sarsılmasına dayalı zarar kişinin vücudunda sabit bir iz meydana gelmesi, bu izin herkesçe görülecek nitelikte olması, söz konusu izin kişi işe alınırken veya kişiye iş yaptırılırken tercih edilmemeye neden olması gerekmektedir. ATK raporuna göre davacının yüzünde sabit iz niteliğinde bir yaralanma söz konusu değildir. Buna göre de somut olayda ekonomik geleceğin sarsılmasına dayalı bir zararın varlığı gözükmemektedir. ... Hesabı yönetmeliğine göre, davalı kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigorta plakası bulunmayan araç sürücüsünün kusuru nispetinde davacının uğradığı bedensel zararlardan sorumlu olacaktır. Somut olayda sürücüsü %25 kusurlu bulunan ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigorta poliçesi olduğuna dair belge bulunmadığından davalıların %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre hesaplama yapılarak takdire sunulacaktır. ATK tarafından davacının iyileşme döneminde bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle maddi zarar hesabı yapılması mümkün gözükmemektedir. Davacının tedavilerinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılandığı gözükmektedir. Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 3.031,35 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait %6 maluliyeti ile ilgili maddi zararının 94.594,44 TL olduğu, TOPLAM 97.625,79 TL 22.01.2019 kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı ... Hesabının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden sorumluluk limiti ölüm/sakatlık ve sağlık giderleri bakımından ayrı ayrı 360.000,00 TL'dır. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2014/16455 ile 2013/2073 E sayılı kararlarında açıkça geçici iş göremezlik zararının zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında ve sakatlık teminatı limitine dahil olduğu belirtilmektedir. Davacının yukarıda belirlenen ve sakatlık teminatı kapsamında olan geçici ve sürekli iş gücü kaybı zarar poliçe limitleri içinde kalmaktadır. Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; *....Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.....” demektedir. Davacı tarafından davalıya 27.03.2019 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası 08.04.2019 tarihinde mesai saati bitimi sona ermektedir. Bu durumda davalı ... Hesabı bakımından temerrüt bir sonraki iş günü olan 09.04.2019 tarihinde gerçekleşmiş olacaktır. Davalı araç sürücüsü bakımından ise herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüt 22.01.2019 olay tarihinde gerçekleşmiş olacaktır. Sigorta poliçesi bulunmayan aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte motosiklet olması nedeniyle olaya adi yasal faiz oranlarının uygulanması mümkün gözükmektedir. Manevi tazminatı taleplerinin zorunlu trafik sigortası kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarından sadece davalı araç sürücüsünün sorumlu olacağı, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Alınan işbu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat kalemleri haricinde davacı tarafından başkaca maddi zararlarının oluştuğunu ispata yarar herhangi bir belgenin ibraz edilememiş olduğu görülmekle tarafların rapora karşı itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili tarafından ibraz edilmiş olan bedel arttırım dilekçesinde özetle ; 100 TL olarak geçici iş göremezlik zararını: 3.031,35 TL, olarak, 100 TL sürekli iş göremezlik zararını: 94.594,44 TL, olarak arttırıldığını, toplam 97.625,79 TL maddi zararın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22.01.2019 tarihinden itibaren, ... Hesabı yönünden ise 09.04.2019 tarihinden itibaren (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) yasal faiz işletilmesine, artırılan kısım yönünden de davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına (... hesabı poliçe limitiyle sınırlı olması kaydıyla) karar verilmesini talep etmiş olduğu görülmüş olup tüm dosya kapsamı itibariyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesindeki 100,00 TL bakıcı ve tedavi gideri, 10,00 TL yol masrafı,100,00TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat talepleri bakımından bedel arttırımı yapmadığı gibi bedel arttırım dilekçesinde yalnızca davalıdan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsili isteminde bulunmuş olduğu, bu kalemlerin ise tahsili isteminde bulunmadığı görülmekle davacının talep sonucunu daraltmış olduğu anlaşılmıştır. Emsal mahiyette olan Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/9591 Esas, 2020/8264 Karar Sayılı, 24/12/2020 Tarihli "... davacı vekili dava dilekçesinde 15.660 TL olarak belirttiği talebini, 4/5 oranında düşürerek 12.528 TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Eldeki davada davacının talebi, maddi hukuka taalluk eden kısmi feragattir. Doktrinde buna talep sonucunun daraltılması (azaltılması) da denilmektedir. Tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur. (Baki Kuru - Hukuk Muhakemeleri Usulü - altıncı baskı cilt IV sayfa 4048-4049) . Hal böyle olunca mahkemece, davacı tarafın talep sonucunu daraltmasının davadan kısmi feragat olarak kabul edilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçeli ilamı da dikkate alındığında davacının 100,00 TL bakıcı ve tedavi gideri, 10,00 TL yol masrafı,100,00TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat olmak üzere toplam 210,00 TL açısından fazlaya dair isteminden feragat etmiş olduğu görülmekle taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talepleri bakımından yapılan incelemede;
Anayasanın 5 12, 17, 20 ve 26 maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu manevi tazminat davası açılacak halleri MK 240/11, 25, 85 ve devamı maddeleri ile TBK 56 ve 58 maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 56 md.si maddesi ise özel nitelikte bir hüküm olup Fiziki (maddi) kişilik değerlerinin yani yaşama hakkı ile vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan hallerde manevi zararların tazminini düzenlemiş, anılan maddenin 2.fıkrasında ,ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. TBK'nın " Manevi Tazminat" başlığını taşıyan 56. Maddesine göre " (1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2) Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Haksız bir eylem yüzünden çekilen ruhsal eylem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulacağının varlığı kabul edilen olgulardır. TBK'nın 56. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına da amaç edinmemiştir. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olacak kadar olmalıdır. 22/6/1966 günlü 7/7 sayılı İBK'nın gerekçesinde takdir olunacak tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Somut olayda dosya kapsamında alınan raporlar, davacının öğrenci olması, geçirmiş olduğu kaza sebebiyle yaralanmasının boyutu da göz önünde bulundurulduğunda davalıyı ekonomik olarak zarar uğratmayacak, davacının da zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda tarafların kazadaki kusur oranı da göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminatın asıl amacının davacıda kaza neticesindeki yaralanması sebebiyle meydana gelen ızdırabın bir nebze olsun karşılanmasına yönelik olması sebebiyle kaza tarihindeki ekonomik veriler, tarafların kusur oranları dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda ... Hesabı yönünden temerrüt tarihi olan 09.04.2019 tarihinden, davalı ... yönünden ise 22.01.2019 tarihinden itibaren davacının tazminat taleplerine yasal faiz işletilmek kaydıyla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 1-22.01.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 3.031,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 94.594,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 97.625,79 TL'nin ... Hesabı yönünden temerrüt tarihi olan 09.04.2019 tarihinden, davalı ... yönünden ise 22.01.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine, 2-22.01.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 50.000,00 TL manevi tazminatın 22.01.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek kaydıyla davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine, 3-Alınması gerekli olan 10.084,32 TL karar ilam harcının davalılardan (Davalı ... hesabının bu tutarın 6.668,76 TL'sinden sorumlu tutulması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 214,50-TL ( istinaf harçları ve vekalet harcı ) davetiye, posta gideri: 281,50-TL, bilirkişi ücreti: 2.100,00-TL olmak üzere toplam: 2.596,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davada kabul edilen adli yardım talebi gereğince sarf edilen ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.328,00-TL ATK fatura bedeli ve 644,00-TL davetiye ve posta gideri olmak üzere toplam 7.972,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Maddi tazminat talepleri bakımından davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 7-Davacının reddedilen maddi tazminat talebi bakımından davalı ... kendisi vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 8-Davacının reddedilen maddi tazminat talebi bakımından davalı ... Hesabı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 210,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hesabına verilmesine, 9-Davacının kabul edilen manevi tazminat talepleri bakımından davacı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den davacıya verilmesine, 10-Davacının reddedilen manevi tazminat talebi bakımından davalı ... kendisi vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.980,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 12-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Kattip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır *