İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/148 E. 2021/76 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/148
- Karar No
- 2021/76
- Karar Tarihi
T.C ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/148 Esas KARAR NO : 2021/76
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2020 KARAR TARİHİ : 04/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle ürün alışverişi yapıldığını, ürünlerin teslim edildiğini, ancak ödeme emrinde yer alan ... TL'nin davacıya ödenmediğini, bunun üzerine, alacağın tahsil edilmesi için icra takibi başlatıldığını, davalı yanın kötü niyetle takibe, itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takibin durmasının ardından davalının ... tarihinde ... TL ödediğini, ancak geriye kalan davaya konu ... TL bakiye bedelinin ödemediğini, dava konusu icra takibinin dayanağının mal bedeline ilişkin faturalar olduğunu, davanın bir miktar para alacağına ilişkin olduğunu, takibe dayanak faturadan kaynaklı ticari ilişkide ödeme yerinin davacı alacaklı şirket olması sebebiyle davanın Antalya Ticaret Mahkemelerinde açıldığını, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli ve müvekkilini mağdur etmeye yönelik olduğunu beyan ederek, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas Sayılı dosyasına yaptığı itirazının İptaline, İtiraz kötü niyetli olarak yapıldığından davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, dosya tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi adilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli raporunda, 1- Davacı tarafından faturadan kaynaklı bakiye alacağına karşılık davalı aleyhine ... tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayüı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmış olduğu, TUTAR AÇIKLAMA ... TL ASIL ALACAK ... TL İŞLEMİŞ FAİZ ... TL TOPLAM 2-Davacı tarafın ibraz edilen 2018 ve 2019 yıllarına ait e-defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 3-Davacının e-defter kayıtlarına göre takip tarihi ... itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, 4-Davacının takibe konu ettiği faturaların tümünün ticari defterlerinde kayıtlı olduğu asıl alacak bakiyesini oluşturan ... tarihli ... TL ... faturaya ait irsaliyenin dosyaya sunulduğu ve teslim alan kısımlarında imza bulunduğu yine ... tarihli ... TL/lik faturaya ait irsaliye de de teslim alan kısımlarında imza bulunduğu görülmüş olup fatura karşılığı malların imza karşılığı teslim edildiği, 5-Yukardaki tanımlamalara, odalardan ve gelir idaresinden gelen cevabi yazılara göre davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu, ticaret odasına kayıtlı olduğu ve takdiri ve hukuki değerlendirmesi sayın mahkemenize ait olmak üzere yaptığı iş kapsamına göre esnaf olmadığı tacir olduğu 6-Davacı yanın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunim 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz isteyebileceğini bildirir rapor sunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; ticari satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; borcun varlığı , miktarı ve ferileri noktasında toplanmaktadır. Her iki tarafın tacir olduğu davada ticari defter incelenmesi yapılması mahkememizce uygun görülmüştür. Ticari defterlerin hangi şartlarda sahibi lehine delil olacağı HMK’nun 222. Maddesinin üçüncü bendinde düzenlenmiştir. Üçüncü bentte 22.07.2020 Tarihli 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile önemli bir değişiklik yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 maddesinin önceki hali “ İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz..” şeklinde iken; Hukuk Muhakemeleri Kanunun (Değişik 22.07.2020-7251-23) 222/3 maddesi “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde değiştirilmiştir. Görüldüğü gibi 22.07.2020 Tarih 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile HMK 222. Maddesinin üçüncü bendinde “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” cümlesi eklenmiştir. Bu durumda üçüncü bendin yeni hali ile her iki tarafın ticari defterlerinin delil olarak gösterildiği durumlarda mahkemece ticari defterlerin ibrazına karar verilmiş, ispat yükü kendisinde olan taraf ticari defterlerini ibraz etmiş ve ibraz edilen ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, uyuşmazlık konusu kayıtların defterlerinde yer aldığı ve defterlerinin birbirini teyit ettiğinin anlaşılması halinde karşı taraf kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmemiş ise ispat yükü kendisinde olan tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar lehine delil olarak kabul edilecektir. Somut uyuşmazlığın çözümü amacıyla taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin mehil verilmiş ,kesin mehil içerisinde davacı taraf defterlerini sunmuş ,davalı taraf ise defterlerini sunmamıştır .Davacının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; mahkememizce sahibi lehine delil teşkil eden davacı tarafın defterleri ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli, oluşa ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan ... TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtildiğinden davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜNE, 2-Buna göre davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin ... TL asıl alacak üzerinden devamına, 3-Hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile, eksik alınan ... TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacının yapmış olduğu ilk dava masrafı, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır