İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/102 E. 2020/143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/102
- Karar No
- 2020/143
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/102 Esas KARAR NO : 2020/143
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/02/2020 KARAR TARİHİ : 24/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...'nın, Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı dosyadan takibe konu bonoyu davacıya takip için teslim ettiğini, vekil olarak bononn icra takibine konulduğunu, takip türü örnek 7 olduğundan icra müdürlüğü bono aslını iade ettiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı dosyadan takibe konu bono aslını Avukatlık Bürosunda tüm aramalarına rağmen bulamadıklarını, icra takibi kesinleştiğini, alacaklı asilin mağdur olmaması ve ileride ortaya çıkabilecek hukuki sorunlara esas olmak üzere takibe konu bononun zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVA : Dava, 6102 sayılı TTK.nın 757 vd. maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle bono iptali davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; aynı kanun 757. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 778. maddesi gereğince; iptal hakkındaki 757 ilâ 765. maddesine poliçeye ait hükümler bono hakkında da uygulanacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 757. maddesine göre; iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı kanunun devam eden maddelerinde neler yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 651/2. maddesine göre, “iptal talebinde ancak senet zayi olduğu anda veya zıyaın ortaya çıkması anında senet üzerinde hak sahibi olan şahıs, bulunabilir.” Anılan düzenleme uyarınca, iptal davasını bononun zayi olduğu veya ziyaın meydana geldiği zamanda bono üzerinde hak sahibi olan kimse açabilir. Bu nedenle iptal davası açılabilmesi için zilyetlik yalnız başına yeterli değildir. Aynı zamanda bonoda mündemiç hakkın sahibi de olmak gereklidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 688. maddesi şöyledir; "(1) Ciro, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir. (2) Poliçeden sorumlu olanlar, bu hâlde, ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’ileri hamile karşı dermeyan edebilirler. (3) Tahsil cirosunun içerdiği yetki, bu yetkiyi verenin ölümü ile sona ermeyeceği gibi, onun medenî hakları kullanma ehliyetini kaybetmesiyle de ortadan kalkmaz." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/03/2015 tarih 2013/11-1884E. 2015/1059K. sayılı kararında; "...Çek iptali davası açma hakkı çeki kaybeden hamile ait olup, çek hamili çek iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra çek bedelini çekin keşidecisinden talep edebileceğinden, somut olayda davacı banka, çekin muhatabı olduğundan çeki iptal ettirmesi halinde çek bedelini çekin keşideciden talep etme imkanı bulunmamaktadır. Davacı muhatap banka müşterisi tarafından keşide edilen ve karşılıksız çıkan bu çek için ödemiş olduğu yasal yükümlülük tutarını bu ödemeyi yasal delillerle ispatlayarak müşterisinden talep edebilir. Bu talepte bulunabilmesi için çeki iptal ettirmesine gerek bulunmamaktadır ve muhatap banka, keşideci yararına ödeme yapar..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı bononun zayi nedeni ile iptali için dava açmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 651/2. maddesi uyarınca, iptal davasını bononun zayi olduğu veya ziyaın meydana geldiği zamanda bono üzerinde hak sahibi olan kimse açabilir. Bu nedenle iptal davası açılabilmesi için zilyetlik yalnız başına yeterli değildir. Aynı zamanda bonoda mündemiç hakkın sahibi de olmak gereklidir. Dava dilekçesinin ekinde bulunan bono fotokopisinden davacı lehine yapılmış 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 688. maddesi uygun tahsil cirosu bulunmadığı gibi, Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı dosyada da alacaklı ...'dır. Davacının bono üzerinde hak sahibi olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/02/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır