İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/96 E. 2019/560 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/96
- Karar No
- 2019/560
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/96 Esas KARAR NO : 2019/560
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/03/2019 KARAR TARİHİ : 05/09/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... plakalı aracı satın almak için davalı şirket yetkilisi ile ...-TL' ye anlaştıklarını, ...-TL peşin, kalan paranın da kendi aralarında ticaret ilişkisi olan müvekkilinin patronu ...' ndan tahsil edilmek üzere yada kendi aralarındaki hesaptan düşülmek üzere anlaştıklarını, müvekkilinin aynı saat içinde ...-TL' yi kendi çalıştığı işyeri olan ...' da davalıya elden ödediğini, kalan ...-TL' yi müvekkilinin patronunun davalı şirkete ödemesi konusunda anlaştıklarını ve kendi aralarında bir protokol yapıp davalıya senet verdiklerini, aracı da müvekkilinin noterde satın aldığını, Noterde açıkça bedelin alındığının kabul ve beyan edildiğini, davalı şirketin Antalya ... İrca Müdürlüğünün .../... nolu dosyası ile faturaya istinaden ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalı şirkete borcunun bulunmadığını, icra takibinin durdurulmasına, takipte haksız ve kötü niyetli olan davalının %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetme; müvekkili ile davacı arasında yapılan araç satış sözleşmesine belirtilen değerin müvekkiline ödenmediğini, icra takibine dayanak olan ... tarihli faturanın araç satışına binaen düzenlediğini, noterde resmi işlemler yapıldığı sırada davacının müvekkilinden fatura düzenlenmesini ve banka hesap numarasını istediğini, imzalardan sonra hesabına satış bedelini göndereceğini söylediğini fakat satış yapıldıktan sonra müvekkile ödemede bulunulmadığını, haksız davanın reddini, davacının kötü niyetli olması nedeniyle alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya içerisine, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasının bir sureti celp edilmiş, davacı tarafça fatura sureti ibraz edilmiş, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Antalya Vergi Dairesine, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılarak tarafların esnaf veya tacir olup olmadıkları hususunda araştırma yapılmış, ayrıca Antalya Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden aracın ticari nitelikte olup olmadığı sorulmuştur. Dava; hususi nitelikli araç satım faturasına dayalı başlatılan icra takibi hakkında, icra Takibinden sonra açılan menfi tespit davası niteliğindedir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine ...-TL bedelli, ... tarihli ...-... seri numaralı faturaya istinaden ...-TL alacağa işleyecek %9 faiz ile birlikte icra takibine girişildiği, Antalya ... İrca Hukuk mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında verilen karara istinaden takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ... vergi Dairesinden gönderilen müzekkere cevabında davacının kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ANtalya Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabının incelenmesinde davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın hususi olarak kullanıldığı kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında ise davacının tacir kaydının olmadığının bildirildiği görülmüş, ayrıca Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasından gelen müzekkere cevabında da davacının herhangi bir kaydının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığının res'en araştırmakla yükümlüdür. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.Aynı kanunun 83. Maddesinde ise "bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davacının gerçek kişi olduğu, faturaya konu aracın ticari araç olmadığı, davalı satıcının otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ve bu minvalde takibe konu faturayı tanzim eden tüzel kişi tacir olduğu, bir tarafın tacir olmasının görev hususunun belirlenmesinde kriter olmadığı, bu şekilde davanın ticaret mahkemelerinin görev alanına girmediği, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.mad.uyarınca usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli OLDUĞUNA, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara ALINMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı .05/09/2019
Katip ... E-imzalı
Hakim ... E-imzalı