İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/83 E. 2021/215 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/83
- Karar No
- 2021/215
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/83 Esas KARAR NO : 2021/215 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 06/03/2019 KARAR TARİHİ : 10/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili aleyhine başlatılmış olan Antalya .... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına konu olan ... TL bedelli senedin konusuz olduğunu, bu senedin müvekkilinin Av. ...'e olan vekalet ücretini ödememek amacıyla bir dönem vekilliğini yapan Av. ... Konuya verilmiş olan bir senet olduğunu, müvekkilinin şoför olarak çalıştığını ve davalıyı tanımadığını, herhangi bir kimsenin tanımadığı biriyle alacak verecek ilişkisi olmayacağının açık olduğunu, davalının maaş usulü çalıştığını, senet miktarını vermesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kendince mal kaçırma amacıyla yaptığı bu işlem nedeniyle sanki gerçekten borcu varmış gibi hareket edilerek senedin tahsil edilmeye başlandığını, müvekkilinin yıllarca ortaklığın giderilmesi davasını takip eden Av. ...'i azletmesinden ötürü hakedeceği vekalet ücretini ödememek adına bir başka avukatla görüşüp kendisine verilen sözde akıl neticesinde aleyhinde avukatlık ücretini ödememek için ... bedelli, dava konusu senedi imzaladığını ve bu senedin Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı doyasına konu edilerek işleme konulduğunu, yaptığından pişman olan müvekkilinin Av. ...'e de bir kısmı nakit bir kısmı da senetle vadeli olarak borcunu ödediğini, Antalya ... . İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takibine konu edilen senedin sözde düzenleme tarihi ... vade tarihi ise ... olduğunu, ... yılı ekonomik şartları düşünüldüğünde davalının böyle bir miktarı müvekkiline veremeyeceğinin açık olduğunu, vadesinden itibaren 29 ay geçmesine rağmen işlem yapmayan davalının birdenbire bu süreç başladığından ihtiyati tedbir alacak kadar acil bir biçimde senedi icraya koymasının dahi iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, yine bu aciliyet üzerine tarafların arası bozuluncaya kadar Av. ...'in yürüttüğü izale-i şuyu davasının konusu olan taşınmaza haciz koyulduğunu, harici olarak ne bir maaş haczi , ne bir banka haczi ne de gayrimenkulün satışının istendiğini, bu işlemlerin yapılmamasının danışıklı dövüşten başka bir açıklamasının olmadığını, Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında emniyette verdiği ifadede dava dışı asıl senedi alan Av. ... Konuyu lise yıllarından beri tanıdığının söylediğini, daha sonra mahkemede ise sadece ismini duyduğunu beyan ettiğini, yine ifadelerinde sanayide dükkan hissesi almak için borç verdiğini ve hisse almak için yatırım yaptığını belirttiğini, bahsi geçen dükkanın müvekkilinin hissedarı olduğunun açık olduğunu beyan etmekle; davalıya Antalya ... . İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde borçlu olmadıklarının tespitini, davalı tarafın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsız olduğunu, kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku , temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kurallarının uygulanacağını, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olduğundan, bağımsız borç ikrarı içerdiğini, yerleşik yargıtay kararlarında ve öğreticede de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan birinin de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik bedel kaydı olduğunu, bedel kaydının kambiyo senedinin ihtiyarı kayıtlarından olduğunu, bu kaydın keşidecinin (borçlunun) senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığının ispata yaradığını, kambiyo senetlerinin hukuku yönden bu kayıtların bir anlamı ve önemi olmadığını, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratıldığını bu nedenle de karşı edimin elde edilip, edilmediğinin önemi de bulunmadığını, bonoda kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesinin çürümüş sayılacağını, bunun sonucu olarak da iddiasının parelelinde ispat yükünün de üsteleneceğini, davacı tarafın senedin bedelsiz olduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini beyan etmekle; davanın reddini, zararın alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla belirlenerek davacıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: İcra takibinden sonra kambiyo senedinin bedelsizliği iddiasıyla açılan menfi tespit davası niteliğindedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: takip ve davaya konu senedin bedelsiz olup olmadığı, senedin gerçek bir borcu yansıtıp yansıtmadığı, davacının bu senet ve icra takibi nedeniyle davalıya borçlu bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Dosya içerisine; Antalya ... . İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası, Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası, ... CBS'nın .../... soruşturma numarası dosyaları celp edilmiştir. .... CBS'nın .../... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; Müştekinin ... olduğu, şüphelinin ... olduğu, Suçun ise; kamu kurum ve kuruluşları, vb . Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçu olduğu, ... tarihli kararda, Şüpheli hakkında atılı suçtan dolayı kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Antalya .... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı katılan'ın ... oduğu, sanığın ise ... Konu olduğu, suçun görevi kötüye kullanma suçu olduğu, ... tarihli gerekçeli kararda; Sanık ... ... 'nun Beraatine karar verildiği, kararın davacı katılan vekili tarafından istinaf edildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Ceza Dairesinin ... tarihli, .../... esas-.../... karar nolu ilamı ile, davacı katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği ,kararın ise ... tarihinde istinaf kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Antalya .... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhinde, ... tanzim tarihli, ... vade tarihli ... tutarlı bonoya istinaden, ... bono, ... %10,5 işlemiş fazi, (değişen oranlarda reeskont avans faizi) ... TL %0,3 komisyon olmak üzere ... tutarındaki toplam alacağın tahsilde tekerrür olmamak şartıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa(bono) -yıllık (%10,5) oranında ve değişen oranlarda işleyecek reeskont-avans faizi, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun borca itiraz ettiği, ... tarihli kararda borçlu ... Tarafından müdürlüğe yapılan itirazın mahkemeye yapılması gerektiğinden itirazın reddine karar verildiği, haciz işlemlerinin uygulandığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 189/3. Maddesi "Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz." hükmünü; 6100 sayılı HMK'nun 200/I maddesi "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ... Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz." hükmünü; 6100 sayılı HMK'nun 201/I maddesi "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." hükmünü; 6100 sayılı HMK'nun 203/I maddesi "Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir: a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler. b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler. c) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler. ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları. d) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları. e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli." hükmünü düzenlemiştir. Hukukumuzda senede karşı iddiaların senetle ispat zorunluluğu ilkesi söz konusudur. senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK 201/1 maddedeki tutardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz, ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Somut olayda davacı taraf, senedin, dava dışı 3. Kişi Av. ...'e olan vekalet ücretini ödememek amacıyla bir dönem vekilliğini yapan dava dışı 3. Kişi Av. ... ...'ya verilmiş olan bir senet olduğunu iddia ederek geçersiz olduğunu ileri sürülmüştür. Davacı taraf kısaca kendi muvazaasına dayanarak senedin geçersiz bulunduğu iddia etmiştir. Dolayısıyla da yazılı bir sözleşmeye dayalı olarak muvazaa iddiasında bulunan kişinin bu iddiasını, yazılı delille ispatlaması gerekir. Benzer mahiyetteki emsal HGK'nun 17.04.2015 tarih ve 2013/19-1622 E. 2015/1238. K. sayılı ilamı da "...Yukarıda vurgulandığı üzere, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı-borçlu takibe konulan bononun muvazaa nedeniyle verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerekir. Takibe konu yapılan senedin (bononun) metninden bu anlaşılamadığı gibi, davacı bu iddiasını yasal olarak ispatlayacak yazılı bir delil de dosyaya sunmamıştır. Zira, davacı şirket, senedin (bononun) keşidecisi, davalı da lehtarı bulunduğuna göre, senedin tarafı olan davacı üçüncü kişi olmadığından, muvazaa iddiasını tanıkla değil, usulün öngördüğü biçimde yazılı delille ispatlaması gerekir. Bononun düzenleme ve vade tarihi dikkate alındığında salt bir (1) gün vadeli olması da, senedin geçersizliği sonucunu doğurmaz. Bunun yanında, tanık dinleme yoluyla bonoların geçersizliğinin ispatı ancak, 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde mümkün olduğundan, eldeki davada ise, bu şartlar da gerçekleşmemiştir... O halde, davacı-borçlu bononun muvazaaya dayalı olarak davalı tarafa verildiğini ileri sürdüğüne göre, ispat yükü davacıdadır. Davacı bu iddiasını ise, yazılı delille kanıtlamalıdır...." Şeklinde hüküm kurulmuştur. Buna göre ve dava dosyasındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafın delil olarak dayandığı Antalya .... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında dava dışı 3. Kişi Av. ... ...'nun beraatine karar verildiği, ... CBS'nın .../... soruşturma sayılı dosyasında huzurdaki dosyanın davalısı şüpheli hakkında atılı suçtan dolayı kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, davacı tarafça ileri sürülen bononun muvazaaya dayalı olarak davalı tarafa verildiği iddiasını yazılı delille ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ....-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan ....-TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan ....-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ....TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ....-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır