İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/710 E. 2025/709 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/710
- Karar No
- 2025/709
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/ KARAR NO : 2025/
BAŞKAN :... ... ÜYE :... ... ÜYE :... ... KATİP :... ...
DAVACILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 30/10/2012 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davalı şirketin ... Ticaret Sicil Memurluğunun sayılı sicil dosyasında kayıt ve tescilli olduğunu,davacı müvekkillerinden ...'in %8 ...'in %8 olmak üzere davalı şirketin toplam % 16 hissesini sahip olduklarını, davalı şirketin en son 16/02/2012 tarihinde yapılan yıllık olağan Genel Kurul toplantısına sunulan ayrıntılı bilançosunda yer alan ve şirketin sermayesinin tamamını karşılıksız bırakmış olan birikmiş zararlarının toplamının 7.468.659,93 TL.mevcut sermayesinin ise (-)4.510.666,68 TL.olduğunu.şirketin 175.000,00 TL.olan sermayesinin ve 255.615,90 TL. Olan Kanuni Yedek Akçelerinin tamamını yitirmiş olması nedeni ile fiilen iflas etmiş ve borca batık durumda olduğunu, 6102 sayılı TTK.nunun 376.maddesinin 1,2 ve 3 fıkrasında ;"son yıllık bilançodan,sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılır ise,yönetim kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyiileştirme önlemleri sunacağı,son yıllık bilançoya göre,sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının 2/3 'nin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde ise , derhal toplantıya çağrılan genel kurul,sermayenin 1/3'ü ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket'in kendiliğinden sona ereceği , şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler var ise ,yönetim kurulu aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartacağı bu bilançodan aktiflerin ,şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması halinde ,yönetim kurulunun bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret mahkemesine bildirerek şirketin iflasını isteyeceğine "dair hükmün yer aldığını, davalı şirketin mevcut yöneticilerinin ise ,fiilen iflas etmiş ve borca batık bir durumda olmasına rağmen ,kanunun ilgili hükmünü ısrarla tatbik etmeyerek.hükme aykırı hareket etmek suretiyle ,bu konuda ne genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırdığını,ne aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkardıklarını , ne de Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak şirketin iflasını istediklerini,davalı şirketin mevcut yöneticilerinin bu durum karşısında hukuki manada şahsen ve müteselsilen sorumluluklarının söz konusu olduğunu,Bu nedenle ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/ esas sayılı dosyası üzerinden Hukuki sorumluluk ve tazminat talebine havi dava ikame edildiğini,ayrıca kendilerine ... 10.Noterliği kanalı ile 12/07/2012 tarih yevmiye nolu ihbarname keşide edilerek şirket yönetim kurulunu 6102 sayılı TTK.unun 376 ila 411.Maddelerine istinaden olağanüstü toplantıya çağrılmalarının ihtar edildiğini, ihtarname davalı şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından 17/07/2012 tarihinde tebellüğ edildiğini,ancak süresi içerisinde cevap verilmediğini, Davacılar tarafından şirketin varlığının tespiti için açılmış olan ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/... Değişik İş Sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda davalı ... YEDEK PARÇA İMALAT SAN VE TİC.A.Ş.'nin tüm makina ve techizatının 31/12/2010 tarihinde düzenlenen toplam 709.999,70 TL.bedelli faturalar karşılığında ... A.Ş.'nin davacı müvekkilleri dışında diğer ortaklar tarafından ve aynı adreste faaliyet gösteren ... LTD.ŞTİ.'ne satıldığının tespit edildiğini, bu işlemin diğer ortaklar tarafından şirketin içerisinin boşaltılarak sahibi oldukları şirket dolayısıyla kendileri lehine haksız kazanç sağladıklarını beyan ederek davalı şirket adına kayıtlı ... ili ... İlçesi ... beldesi 104 Ada ,12 Parsel ve ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ile ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... sayılı taşınmazların 3.Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için dava kesinleşinceye kadar kaydına İHTİYATİ TEDBİR konulmasına ve davalı şirketin 6102 sayılı TTK.nun madde 531/1 göre davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; Davacıların davalı müvekkili şirketin 31/12/2010 tarihli bilançosunu nazara alarak dava açtığını, kural olarak davalı şirketin sadece 2010 yılındaki ticari hayatını izah eden bu bilançonun mesnet gösterilerek bilançonun tanzim edilmesinden yaklaşık 2 yıl sonra şirketin feshinin istenemeyeceğini, davacıların 31/12/2010 tarihli bilançodan hareketle ,davalı şirketin fiilen iflas ettiğini ,öz sermayesini kaybettiğini,bu durumdan şirket yöneticilerinin sorumlu olduğunu iddia etselerde yönetim kurulunun kararıyla ,davalı şirketin sahip olduğu varlıkları üzerinde 2012 yılı değerleri nazara alınarak hazırlanan rapor ayrıca şirket defterleri üzerinde yapılan ayrıntılı inceleme neticesinde düzenlenen yeminli Mali müşavir raporu ile birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin mali tablosunun, davacıların iddia ettiği gibi fiilen iflası göstermediğini, esas sermayesini öz sermaye içerisinde gösterdiğini,öz sermaye toplamının 1.939.865,53 TL.olduğuna işaret ettiğini,Davacıların dava dilekçesi ekinde sundukları raporun,2010 yılı bilanço bilgileri ile 2012 yılında davalı şirketin mali durumunu değerlendirerek feshini talep etmeninin ne kadar yanlış ve haksız olduğunu ortaya çıkarmakta olduğunu, öz Kaynakları toplamının bu kadar kuvvetli olduğu sabit olan davalı şirketin bir süre ticari ve sinai faaliyetten uzak kalmasının hukuken sona erdirilmesini gerektirmeyeceğini,ticari hayatta uygun fıırsatlar bulunduğunda pek tabii ki ticari faaliyetlerine devam edeceğini, faaliyetine devam etmesi için gerekli olan öz kaynağa sahip olduğunu,davalı şiriketin faaliyetine devam etmesinin davacıların da dahil olduğu bütün hissedarların menfaatleri bulunduğunu belirterek davacıların hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davasının reddini istemiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Eldeki dava fesih tasfiye istemine ilişkindir. ...'in %8 ...'in %8 olmak üzere davalı şirketin toplam % 16 hissesini sahip olduklarını, davalı şirketin en son 16/02/2012 tarihinde yapılan yıllık olağan Genel Kurul toplantısına sunulan ayrıntılı bilançosunda yer alan ve şirketin sermayesinin tamamını karşılıksız bırakmış olan birikmiş zararlarının toplamının 7.468.659,93 TL.mevcut sermayesinin ise (-)4.510.666,68 TL.olduğunu.şirketin 175.000,00 TL.olan sermayesinin ve 255.615,90 TL. Olan Kanuni Yedek Akçelerinin tamamını yitirmiş olması nedeni ile fiilen iflas etmiş ve borca batık durumda olduğunu, diğer ortaklar tarafından şirketin içerisinin boşaltılarak sahibi oldukları şirket dolayısıyla kendileri lehine haksız kazanç sağladıklarını beyan ederek davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı anonim şirket olup davanın temel dayanağı TTK'nın 531.maddesidir. Buna göre haklı sebeplerin varlığında sermayenin en az onda biri ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Davanın başlangıcında davacıların %8'er hisseden toplamda %16 hisseye sahip olduğu ve TTK'nın 531.maddesinde düzenlenen dava açabilecek azlık arasında yer aldıkları görülmektedir. Kanun dava hakkının onda bir pay sahibine vermiştir. Bu oran davanın başlangıcında bulunması gerektiği gibi tüm aşamalarda da bulunmalıdır. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dosyasında sermaye arttırımına ilişkin alınan genel kurul kararına yönelik dava eldeki davaya etki edeceğinden sonuçlanması beklenmiş ve mahkeme kararının kesinleşmesi sonrasında davacılarını hisselerinin alınan bilirkişi raporu da dikkate alındığında %10 oranının altına düştüğü, %0,13 düzeyinde kaldığı görülmektedir. TTK'nın 531.maddesinde düzenlenen ve azlığa aktif dava ehliyeti de veren söz konusu oran yargılamanın devamı sırasında yitirildiği için davacıların eldeki davayı açma ehliyetleri bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan başlangıçta alınan 21,15 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 594,25 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/06/2025
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza