İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/673 E. 2020/466 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/673
Karar No
2020/466
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2019/673 KARAR NO : 2020/466

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2019 KARAR TARİHİ : 30/09/2020

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinnin .../... E. sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunduğunu, ... tarihinde geçici mühlet verildiğini, daha sonra 2 ay uzatıldığını, ... Bankasında korumalı hesap açıldığını, bu hesaba müvekkillerin iş yaptığı firmalarca gönderilmeyen ödemelerin hataen başka banka hesaplarına gönderildiğini, bankaların müvekkillerin talebi doğrultusunda gelen bu paraları korumalı hesaba aktardıklarını, ancak davalı bankanın haksız menfaat ve kazanç sağlamak amacıyla bugüne kadar gelen paraları korumalı hesaba aktarmadıklarını, paranın kullanılmasını engellediklerini, konkordato komiserinin ısrarlı taleplerinin de dikkate alınmadığını, bu nedenle Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesinden talepte bulunulduğunu, mahkemece ... tarihinde davalı bankaya hesaplarda bulunan paranın korumalı hesap olan ... ... hesabına gönderilmesi için yazı yazıldığını, davalı bankanın durumu UYAP ekranından görerek uhdesinde tuttuğu paraları müvekkilinin borcuna aktardığını ve alacağını haksız olarak tahsil ettiğini, müvekkili firmanın davalı banka nezdinde bakiyeleri toplamı ...-TL olan üç adet hesabı bulunduğunu, mahkemece yazılan yazıya rağmen davalı bankanın müvekkillerinin hesaplarındaki parayı korumalı hesaba aktarmadığını, bu sebeple davalı banka nezdindeki paranın ödenmesi için Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı bankanın itirazının iptaline, takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili süresi içerisinde verdiği cevabında; Müvekkili ... aleyhine açılan itirazın iptali davasının haksız olduğunu, belirtilen ... nolu hesabın banka kayıtlarında bulunmadığını, bu hesapla ilgili herhangi bir işlem yapılamadığını, ancak ... tarihli mevduat rehin sözleşmesinde belirtilen iban numaralı hesapla ilgili ise, önceden yapılmış rehin sözleşmesine istinaden ve İİK m.294’e göre takas mahsup yasağı kapsamına girmediğinden ... hesabına aktarılamayacağının mahkemeye belirtildiğini, mevduat rehin sözleşmesinin hem geçici hem de kesin mühletten önce yapılmış bir sözleşme olduğunu, bu rehin sözleşmesinin bankanın hangi alacağından kaynaklı olduğunu belirtir şekilde dayanak kredi çerçeve sözleşmelerinde de yer aldığını, dava dilekçesinde belirtilen, mahkeme yazısının UYAP'tan görülerek, şubeye gelmeden hesaptaki paranın tahsil edildiğine dair iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu, banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere bahsi geçen ve mevduat rehin sözleşmesinin bulunduğu hesaptaki paranın ... tarihinde müvekkili banka tarafından bloke edildiğini, borçlunun blokeyi öğrenip mahkemeden talepte bulunduğunu, kaldı ki konkordato mühletinde dahi olsa, müvekkil bankaya karşı borçlu olduğu komiser raporuyla da sabitlenmiş bir firmanın hesabına bloke konulması ve alacağa mahsup edilmesinin haksız menfaat ve kazanç olarak belirtilmesinin kabul edilemeyeceğini, ortada bir alacak mevcut olup bankanın hesaptaki parayı kendi menfaati için kullanmadığını, firmanın borcundan düştüğünü, ... firması ile ilgili de aynı yazının geldiğini ve belirtilen ... hesabına aktarım yapıldığını, ayrıca banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere tüm hesaplardaki paralar toplamının ... TL olmadığını, davacıya ait ... nolu hesapta bulunan ... TL'nin müşterinin şubeye teminat olarak verdiği ... ve ... nolu çeklerin bankalardan alınan banka kaynağı tahsilatı sonrası müşteri hesabına yatırılan tutar olduğundan davacının ... hesabına aktarılamadığını, ... nolu hesapta bulunan ... TL ile ilgili olarak ise; İzmir ...İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı dosyasından gelen haciz ihbarnamesine ve Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı dosyasından gelen haciz ihbarnamesine istinaden bahsi geçen hesaba haciz işlendiğini, hesapta belirtilen icra dosyalarından kaynaklı bloke bulunduğunu, bu sebeple ... TL'nin de ... hesabına aktarılamadığını, iki durumda da bankanın haksız kazancından söz edilemeyeceğini kaldı ki ortada hesaplardaki paranın aktarılmasına dair verilmiş bir karar da bulunmadığını belirterek davanın reddi ile davacı tarafın icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; konkordato sürecinde olan davacı şirketin, davalı bankada bulunan hesaplarındaki paraların, bir başka bankada bulunan korumalı hesaplara aktarılmayarak davalı banka nezdindeki borçlarına mahsup edilmesi nedeniyle bu mahsubun haksız olduğu düşüncesiyle mahsup edilen paraların istirdatı amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile ... tarihinde ...-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında davaya dayanak icra takibine konu bir mal ve hizmet alımı, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklanan fazla tahsilat vb. Gibi bir alacak iddiası yoktur. Konkordato sürecinde bulunan davacı taraf, davalı bankada bulunan hesaplarındaki paraların, bir başka bankada bulunan korumalı hesaplara aktarılmayarak davalı banka nezdindeki borçlarına mahsup edilmesi nedeniyle bu mahsubun haksız olduğunu ileri sürerek mahsup edilen paraların kendisine ödenmesini istemektedir. Dikkat edilirse mahsup edilen bu paraların davacının borçlarına mahsup edilmiştir. Burada bir uyuşmazlık veya iddia yoktur. Davacının bu talebinin Konkordato sürecinin devam ettiği mahkemeden istenmesi gerekirken, bu durumun itirazın iptali davasına konu edilmesi mümkün görülmemiştir. Davacı taraf, Konkordato sürecinin devam ettiği ticaret mahkemesinden, bu durumu ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesini talep etmesi gerekirdi. Zira davacının iddialarının Konkordato hükümlerine göre çözümlemek gereklidir. Davacının bankadaki hesaplarına konulan blokelerin geçici mühlet içindemi yapıldığı, yine davalı bankanın mahsup ettiği alacakların vadesi gelmemiş kredi taksitleri veya borçları için mi olduğu, yomsa henüz vadesi gelmemiş kredi taksitleri ve borçlarına mı mahsup edildiği, Konkordato sürecinde olan borçlu davacının hesaplarına müdahalenin nereye kadar doğru, nereye kadar yanlış olduğunun takdir ve değerlendirmesi ancak konkordato davasında ve İİK.nda yer alan konkordatoya ilişkin hükümlerin uygulanması ile mümkündür. Açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın REDDİNE, Şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın DAVACIYA İADESİNE, Davacı tarafça yapılan tüm masrafın kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.30/09/2020

KATİP ... (E-imzalı)

HAKİM ... (E-imzalı)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/673, K. 2020/466, T. 30.09.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-673-e-2020-466-k-1db8ae7501dc