İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/660 E. 2020/226 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/660
- Karar No
- 2020/226
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/660 KARAR NO : 2020/226
DAVA : İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2019 KARAR TARİHİ : 17/06/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... olup davalının maliki olduğu ... İli ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazı işgal eden ... ve ...'ın bu taşınmazı tahliye etmesi için davalının vekili sıfatı ile Antalya ...Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesini gönderdiğini ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E sayılı dosyası ile görülen davada davalıyı temsil ettiğini, karşı dava-davaya cevap dilekçesi ekinde davalının vekili olduğunu gösterir Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu vekaletnamesini ibraz ettiğini, davalı ile müvekkili arasında "Dava Takibi İle Karşı Davaa Açılmasına ve Avukatlık Ücreti ödenmesine İlişkin Görüşme Tutanağı" düzenlenip imzalandığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E sayılı dosyasından görülen davanın taşınmazın aynına ilişkin olması, uzun sürmesi olasılığı ve bu sürede taşınmazın değerindeki artışların olacağı gönünde bulundurularak, görüşme tutanağında avukatlık ücreti olarak Amerikan Doları cinsinden anlaşma yaptıklarını, daha sonra tarafların kendi aralarında sulh olarak davadan feragat ettiklerini, buna ilişkin mahkemeye dilekçe verdiklerini, bunun Uyap'tan dosyayı incelediklerinde gördüklerini, davalının müvekkiline avukatlık ücreti ödememek için karşı taraf ile anlaştığını, dava sonucunda ulaşılması gereken faydaya ulaştığını, bu nedenle avukatlık ücretinin tamamından sorumlu olduğunu, müvekkilinin vekalet ücreti alcağının tahsili için başlatılan takibe davalınnın vekili aracılığı ile itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, vekalet sözleşmesine dayalı vekalet ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, öncelikle, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesine açılmış olup, mahkeme kararına bakıldığında, hükmün gerekçesinde özetle; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğundan bahsedilmiş ancak hüküm kısmında ise Ticaret mahkemesine hitaben görevsizlik hükmü kurulmuş, hüküm bu şekilde kesinleşmiştir. Esasen, 10/4/1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması bozma nedenidir. Ancak, mahkememiz aynı derecede olduğundan, bu hususu tartışamaz. Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay bu hususta yetkili ve görevli merciidir. Mahkemelerin görevi dava şartıdır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan// YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Görev kuralları kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır, dava şartıdır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2018/3545 Esas 2018/7887 Karar sayılı emsal ilamında da değinildiği üzere vekil - müvekkil arasındaki vekalete dayalı sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin belirlenmesinde bu sözleşmesel ilişkinin temelindeki işlemin, tüketici işlemi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve görevli mahkemenin buna göre belirlenmesi gerekmektedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun TANIMLAR başlıklı 3.maddesinin (ı) bendinde Sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi, (k) bendinde Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; ... olan davacının mesleki faaliyette bulunan kişi olması nedeniyle tüketici konumunda olmadığı kuşkusuzdur. Davalının ise tapu iptal ve tescil davasında kendisini temsil etmesi için davacıya vekalet veren kişi olduğu, dosya kapsamına göre mesleki ve ticari faaliyetinden kaynaklanan bir hakkını dava etmek için vekaletname vermediği gözetildiğinde, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi yönünden davalının 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında vekalet sözleşmesine dayalı hukuki ilişki bulunduğu, bu hukuki ilişki uyarınca alacağın tahsilinin talep edildiği sabittir. Dava konusu vekalet ilişkisi uyarınca, ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmediği anlaşılan davalılar tüketici konumundadır. Bu duruma göre, taraflar arasındaki vekalet ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın görev yönünden usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, mahkememize dosya Asliye hukuk mahkemesinden geldiğinden, mahkememizce de tüketici mahkemesine görevsizlik yönünde hüküm verildiğinden, somut olarak karşılıklı bir görevsizlik kararı (usulden ret) olmadığından teknik/usuli anlamda olumsuz görev uyuşmazlığından söz edilemeyeceğinden, görevli mahkeme tayini için dosyanın ilgili Bölge Adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmemiştir. Bu husus tarafların aydınlanması için buraya yazılmıştır. Son olarak; Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/5065 esas, 2015/6407 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; HMK'nın 115/1 maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.12.2013 tarih, 4-2247 Esas, 1667 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, taraf teşkili yapılmadan da, tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından, davanın usulden reddedilmesinde HMK'nın 30. maddesine göre de bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26.05.2015 tarih ve 2014/7272 E., 2015/3936 K. sayılı ilamında da, HMK'nın 30. ve 115/1. madde hükmü uyarınca, davanın her aşamasında, HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu nedenle mahkememizce ilgili yargılama aşamasında, usul ekonomisi, makul sürede yargılanma hakkı da düşünülerek, görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesinde bir engel görülmemiştir. Bu husus üst yargı denetimine elverişlilik açısından burada belirtilmiştir. HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekili ...'ün yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/06/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır