İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/65 E. 2021/381 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/65
Karar No
2021/381
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2019/65 Esas KARAR NO : 2021/381

DAVA : Hal Hakem heyeti kararına itiraz DAVA TARİHİ : 22/02/2019 KARAR TARİHİ : 21/05/2021

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafın, ... tarihli dilekçesi ile ... İl Hal Hakem Heyeti Başkanlığı’na yapmış olduğu başvuruda; müvekkil şirket ile toplamda ... TL'lik ticaret yapıldığını, söz konusu ticarete ilişkin olarak ... TL'nin tahsil edildiğini, ancak ... TL'nin tahsil edilemediğini iddia ederek bu bedelin tahsilini talep ettiğini, ... İl Hal Hakem Heyeti başvuruya istinaden yapmış olduğu inceleme sonucunda ... tarih ve ... karar nolu Hal Hakem Heyeti Kararı ile; ”... Uyuşmazlık konusunun ... Sayılı Sebze Ve Meyveler İle Yeterli Arz Ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin 6 ncı ve 12 nci fıkraları ile 10. Maddesinin 5 nci fıkrası kapsamında olması nedeniyle borçlu ...'nin alacaklı ...'ne ... TL'lik mal bedelini ödemesine oybirliği ile karar verildi..." şeklindeki gerekçe ile davalının başvurusunun kabulüne karar verildiğini, davalı şirketin tüm iddialarının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirketten hiçbir hak veya alacağı bulunmadığından Hal Hakem Heyeti kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin 5957 Sayılı Kanunun 2/1. Maddesi kapsamında komisyoncu olarak faaliyet göstermekte olduğunu, şirket ortakları ve yönetici/yetkililerinin ... ... ve ... ... olduğunu, Müvekkili şirket ortak ve yöneticilerinden ... ...'ın aynı zamanda dava dışı ... Şirketi’nin de tek ortak ve yöneticisi olduğunu, Müvekkili şirketin, davalı şirket ile bir süre ticari ilişkisi olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten almış olduğu tüm mal bedellerini davalıya ödediğini, Müvekkili şirketin, davalı şirket ile yapmış olduğu ticarete ilişkin olarak mal bedellerinin bir kısmının tamamen davalı şirketin bilgisi ve onayı dahilinde davalı şirketin fiili ortağı ve yöneticisi konumunda olan ... isimli şahsa ... 'nin Banka hesaplan üzerinden havale/eft yapmak suretiyle şeklinde ödendiğini, Müvekkili şirketin diğer bir kısım ödemelerini ise yine Satışlar ...'nin keşide etmiş olduğu çekler ile ödediğini, nitekim buna ilişkin olarak gerek müvekkili şirketin ticari defler ve kayıtları gerek ... 'nin ticari defter ve kayıtları, banka hesapları ve çek bilgileri celp edilip incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağını, kaldı ki davalı şirketin, ... İl Hal Hakem Heyeti Başkanlığı'na yapmış olduğu ... tarihli başvuruda müvekkili şirket ile ticari alışverişinin olduğunu ve yapmış olduğu ticarete ilişkin olarak ... TL'nin tahsil edildiğini belirterek tevilli ikrar ile mal bedellerinin kendisine ödendiğini beyan ve ikrar ettiğini, tüm bu hususlardan ayrı olarak davalı tarafın Hakem Heyeti Başvurusunda bir kısım fatura ve künye bilgisi eklediğini, müvekkili şirket kayıtları ile hesabından ödeme yapılan ödemeler ve ...'nin kayıt ve belgeleri incelendiğinde miktar ve fiyatların fahiş olduğu ve gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin davalı şirket ile yapmış olduğu ticarete ilişkin olarak tüm mal bedellerini eksiksiz bir şekilde davalı tarafa ödediğini, aksi yöndeki davalı iddialarının tamamen kötüniyetli, haksız ve mesnetsiz olduğunu, mükerrer tahsilat amacına matuf olduğunu beyan ederek, müvekkilinin telafisi zor veya imkansız zararlara uğramaması için icra takibinin ... Sayılı Sebze Ve Meyveler İle Yeterli Arz Ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 10 uncu maddesinin 5 inci fıkrası gereğince davaya konu İl hakem heyeti kararının icrasının tedbir yoluyla durdurulmasına ve yapılacak yargılama neticesinde itirazlarının kabulü ile haksız ve hukuka aykırı olarak ihdas edilen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ... İl Hal Hakem Heyeti'nin ... tarih ve ... karar nolu kararının iptaline ve davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ili Toptancı Halinde ... numaralı işyerinin sahibi olduğunu, meyve ve sebze ticareti yaptığını, karşı tarafın İstanbulda faaliyet gösteren ... müvekkili şirket ile iletişime geçerek yaş sebze meyve alımı yapacaklarını belirttiğini, bunun üzerine tarafların anlaştığını, müvekkili şirket tarafından davacıya malların gönderildiğini, bu ticaretin bedeli olan ....-TL olduğunu bunun ... TL sinin müvekkili şirket tarafından tahsil edildiğini ancak bakiye ....-TL'nin müvekkili şirkete ödenmediğini, tüm iyi niyetli çabalara rağmen bakiye tutarın ödenmemesi üzerine ... tarihinde müvekkili şirket tarafından ... Hal Hakem Heyetine başvuru yapıldığını, davalı şirket yetkililerinin tebligatı almalarına rağmen herhangi bir savunmada bulunmadığını, Hal Hakem Heyeti de ... tarihinde ... karar numarasıyla başvuruyu karara bağladığını, hal hakem heyetinin yapmış olduğu inceleme sonucunda müvekkili şirketin alacaklı olduğuna karar verildiğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından huzurda görülen dava ikame edilerek hal hakem heyeti kararının iptalinin istendiğini, dava dilekçesinin II-1. Kısmında alacağın zaman aşımına uğradığı ileri sürülmüşse de; 2018 yılında doğan bir alacağın nasıl ve ne şekilde zaman aşımına uğradığı hususunun taraflarınca anlaşılamadığını, davacı şirketin bu hususta detaylı açıklama da yapılmadığını, bu nedenle de bu savunmaya itibar edilmemesi gerektiğini, davacı şirketin huzurda görülen davada yalnızca kendi ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini talep edebileceğini, undan başka dava dışı şahıs ve şirketlerin kayıtlarının delil olarak sunulmasına muvafakatlarının olmadığını, davacı şirketin müvekkili şirketten almış olduğu ürünlere karşılık olarak ....-TL borçlandığını, bunun ...TLsini ödediğini, ancak bakiye ....-TL lik kısmının ödemediğini, davacı tarafın dava dışı ...'nin kayıtlarının incelenmesini talep ettiğini, müvekkili şirketin mükerrer tahsilat yapmakla suçlandığını, davacı şirketin dava dışı şahıs ve şirketlerin kendi aralarındaki ilişkilerini huzurda görülen davaya katarak kafa karışıklığı yaratmaya çalıştığı ve mükerrer tahsilat iddiasında bulunduğu nu, müvekkili şirketin vermiş olduğu ....-TL lik malın karşılığı olan bakiye ...-TLlik alacağını alamadığını, bu tutarın müvekkili şirkete ya da herhangi bir yetkilisine ödenmediğini, davacı şirketin künye bilgilerine veya faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, Hal Hakem Heyeti başvurusunda savunma dahi yapmadığını belirterek, davanın reddini, müvekkili şirkete davacı şirketten alacaklı olduğu ...-TL'nin ödenmesini, yargılama gider ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Hal Hakem heyeti kararına itiraz davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: hal hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususundadır. Dosya içerisine; davacı vekili tarafından, müvekkili şirkete ait ... Ticaret Odası Firma Sicil Bilgisi, ... ait ... Ticaret Odası firma Sicil Bilgisi, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ... Merkez İl Hal Hakem Heyetinin ... tarih ve ... karar nolu hal hakem heyeti kararı sunulmuş, mahkememizce davalı tarafın ticari defter belgeleri inceletilerek mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmış, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için İstanbul Nöbetçi ATM'Ne talimat yazılmış ancak davacı tarafın ticari defter ve belgelerini süresinde sunmadığından dolayı talimatın bila ikmal iade edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tensiben takdiren teminatsız olarak, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ... Merkez il Hal Hakem Heyetinin ... tarih ve ... karar nolu kararının icrasının dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verildiği, bu hususta ... Merkez il Hakem Heyetine müzekkere yazıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli celsesinde davacı vekiline iddialarının ispatı bakımından yemin deliline dayanıp dayanmayacağı konusunda kesin süre verilmiş ancak verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dava dosyası ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, Davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin davacı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirket adına borç kaydedilen faturalara istinaden dava tarihi itibariyle davalı şirketin bakiye ....-TL. tutarında davacı şirketten alacağının olduğu, kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Zamanaşımına ilişkin itirazlar da, sözleşmeden kaynaklanan alacak davalarında zamanaşımı süresinin 10 yıl olması ve dava tarihinden geriye dönük 10 yıllık dönem için alacak talebinde bulunulması nedeniyle yerinde görülmemiştir. Mahkememizce aldırılan ve benimsenen ... tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin davacı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu tespit ve rapor edildiği, ve bu ticari ilişki gereğince davacı şirket adına borç kaydedilen faturalara istinaden dava tarihi itibariyle davalı şirketin bakiye ....-TL. tutarında davacı şirketten alacağının olduğu, davacının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222/3. Maddesi uyarınca davalının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davacı karşısında lehine delil teşkil edeceği, davalının alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, davacı vekiline tebligat çıkartılarak davalıya yemin teklif etmesi konusunda beyanda bulunmak üzere iki hafta kesin süre HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ... Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü Hal Hakem Heyeti Başkanlığının ... tarihli ... karar sayılı kararına itirazın REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ....-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/05/2021

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/65, K. 2021/381, T. 21.05.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-65-e-2021-381-k-4861deea604c