İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/646 E. 2026/204 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/646
- Karar No
- 2026/204
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/646 Esas KARAR NO : 2026/204
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2019 KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... isimli bir şirkette teknisyen olarak çalışmaktayken, bu firmanın müşterisi olan davalı ...’ın evine internet bağlantısı yapıldı sırada bu davalı ile tanışmış ve burada davalı şahıs kendisinin ...’e çalıştığını,...’te gizli görevli olduğunu, eğer isterse kendisini de ...’e ajan olarak aldırabileceğini söyleyerek olandırarak parça parça olarak toplam 50.000,00-TL gibi para aldığı gibi ayrıca her biri 20.000,00-TL den toplam bedeli 80.000,00-TL olan 4 adet bonoyu dolandırıcılık suretiyle imza ettirerek elinden aldığını, Davacı müvekkili saf yapıda bir insan olup; kendisine vaat edilen hususların yerine getirilip getirilmeyeceği veya vaat edilen hususun gerçekliğini saptayacak tecrübeye sahip bir kişi olmadığını, Huzurdaki dava menfi tespit davası olup; TTK. 5/A maddesi “Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Şeklinde düzenlendiğini, Buradan anlaşılacağı üzere bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminatla konusunda arabuluculuk söz konusu olduğunu, Oysaki huzurdaki dava davalıya borçlu olmadığının tespitini içerdiğini, Bu hususta İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... E. ve ... K. Sayılı 01/02/2019 tarihli içtihatıyla menfi tespit davalarında zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekmediğini teyit ettiğini, Evleviyetle dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyat-i tedbir kararı ile müvekkili hakkındaki dava konusu bonoların icraya konulmasının önlenmesine veya takip açıldığı takdirde açılmış takibin durdurulmasına, Davacı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve dava konusu tüm bonoların iptaline, Yargılama masrafı ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: mutlak ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olduğunu, Davacı tarafça arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi gerektiğini, Davacının bütün iddialarının aksine, taraflar arasındaki ilişki neticesinde asıl dolandırılan davacı değil, davalı müvekkili ... olduğunu, davacı müvekkilinden defalarca hem banka yoluyla hem de elden borç para almış, müvekkili ise davacıya verdiği borç paralara karşılık davacıdan, huzurdaki dava ile iptali istenen senetleri aldığını, Davacı haksız ve hukuka aykırı olarak yükümlülüklerinden kurtulma amacıyla huzurdaki davayı ikame etmiş olup, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLER / Taraf vekillerinin belirttiği, 22/11/2019 vadeli bono sureti, diğer bono suretleri, 22/10/2019 tarihli sözleşme, Kamera kayıtları, Tanık Beyanları, Bilirkişi incelemesi, Davalının sabıka kayıtları ve ceza davaları, Ödeme makbuzları, Banka kayıtları, Savcılık dosyası ve ceza davası,... ve ... telefon dökümleri, Yargıtay içtihatları vesair deliller, Sözleşmeli Uzman...Bilgi Formu, Banka Dökümleri, SMS Ekran Görüntüleri, Sözleşme delil olarak değerlendirilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davaya konusu 22/10/2019 düzenleme tarihli, 20.000,00TL şer bedelli 4 adet bonoya ilişkin davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkin olduğu anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava; bonolardan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacının dava dilekçesinde özetle, davalının davacıyı tarafından ... personeli yapacağı vaadiyle davacıdan her biri 20.000,00-TL den toplam bedeli 80.000,00-TL olan 4 adet bono aldığını, davalı tarafça müvekkilinin kandırıldığını, söz konusu bonolar sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığını iddia ettiği, davalının ise cevap dilekçesinde özetle ,davacının muhtelif tarihlerde banka kanalıyla ve elden kendisinden borç aldığını, alacağına karşılık olarak söz konusu bonoları aldığına yönelik cevabi beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça davalı hakkında Şantaj, Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık, Tehdit suçlarından ...Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu, 2019/103149 Soruşturma sayılı numaralı dosyasıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 06.04.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı tanıkları dinlenmiş, davacının anne ve babası olan tanıkların, 15.04.2022 tarihli celsede davacının davalının davacıya asker yapacağı vaadiyle davacıdan para istediğini ve oğulları olan davacının da davalıya para gönderdiklerini beyan ettiği görülmüştür. Menfi tespit davalarında kural olarak alacaklı olduğunu ispat yükü davalı taraf üzerindedir. Ancak somut olayda davalı taraf bonoya dayanmış, davacı taraf ise bononun bedelsiz olduğunu iddia etmiştir. Bonolarda düzenlenme sebebi belirtilmediği, fakat davalı tarafça 22.10.2019 tarihli sözleşme ile davaya konu 4 adet bononun davalı taraftan alınan borçlara karşılık olarak verildiğinin yazıldığı görülmüştür. Davalı tarafça söz konusu sözleşmeye dayanılmış, davacı tarafça sözleşmeye ilişkin herhangi bir karşı beyanın bulunmadığı, dosyaya sunulu vhatsapp yazışmalarında davacının davalıdan borç aldığına ilişkin yazışmaların bulunduğu, fakat alınan borçların davaya konu olan bonolara ilişkin olup olmadığının tespit edilemediği görülmüştür. Davacı tarafça bonoların bedelsizliğine dayanıldığı, bonoların sunulması için mahkememizce 01.10.2026 tarihli celsede davalı asile "Dava konusu 22/11/2019, 22/12/2019, 22/01/2020, 22/02/2020 ödeme tarihli 20.000'er TL bedelli senetleri sunmak yahut nerede olduğunu bildirmek üzere iş bu davetiyenin tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde senet asılları sunulmadığı yahut senetlerin nerede bulunduğuna ilişkin beyanda bulunmadığı taktirde davacının davalıya borçlu olmadığı hususunun kabul edilebileceğinin davalıya duruşma zaptının tebliği ile ihtarına karar verildiği, davalı tarafça 14.10.2025 tarihinde davalının annesine tebliğ edildiği, davanın menfi tespit davası olması sebebiyle davalı tarafça alacaklı olduğunun ispat edilmesi gerektiği, HMK 200 gereğince alacağın ya da borçsuzluğun senetle ispat edilmesi gerektiği, HMK 220 gereğince bonoların sunulması için davalıya ihtaratlı davetiye çıkartılmasına karşın davalının süresi içerisinde bonoları mahkememize sunmadığından davacının HMK 220/3 gereğince davacının bedelsizlik iddiası kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile, davacının a-22/10/2019 düzenleme, 22/11/2019 vade tarihli , 20.000,00-TL bedelli , alacaklısı ... , borçlusu ... olan bono, b-22/10/2019 düzenleme, 22/12/2019 vade tarihli , 20.000,00-TL bedelli , alacaklısı ... , borçlusu ... olan bono, c-22/10/2019 düzenleme, 22/01/2020 vade tarihli , 20.000,00-TL bedelli , alacaklısı ... , borçlusu ... olan bono, d-22/10/2019 düzenleme, 22/02/2019 vade tarihli , 20.000,00-TL bedelli , alacaklısı ... , borçlusu ... olan toplam 80.000,00-TL bonolar sebebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 5.464,80- TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.366,20-TL' nin mahsubu ile kalan 4.098,60- TL'nin davalıdan tahsili ile ile Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.366,20-TL ile 44,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.410,60-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 1.208,00-TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 1.208,8 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli ...Ü.T hükümlerine göre belirlenen 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*