İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/622 E. 2024/850 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/622
- Karar No
- 2024/850
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/622 KARAR NO : 2024/850
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2019 KARAR TARİHİ : 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ---- adresinde bulunan ---- Bölge Müdürlüğü tarafından ---- bulunan merkez adresine 6 adet çek ve 22 adet sevk irsaliyesinin ------ firması ile kargolandığını, bu çeklerden 3 tanesi; ---- hazırlanan çek yaprakları olup, ----. emrine keşide edildiğini, ----- numaralı, 21/08/2018 tarihli çekin bedeli 35.008,46TL, ---- numaralı 14/08/2018 tarihli çekin bedeli 38.283,35TL, ----- numaralı 28/08/2018 tarihli çekin bedeli ise 35.566,44TL olduğunu, çeklerden 2 tanesi ise; ---- hazırlanan çek yaprakları olup, ---- tarafından, ----emrine keşide edildiğini, ----- numaralı 19/09/2018 tarihli çekin bedeli 50.000,00TL, ----- numaralı 26/09/2018 tarihli çekin bedeli ise 50.000,00TL olduğunu, son olarak; ---- hazırlanan bir çek yaprağı olup, ----- tarafından,----- emrine keşide edildiğini, ----- numaralı, 12/10/2018 tarihli çekin bedeli 150.000,00$ olduğunu, 08/08/2018 tarihinde --- -- Şubesi'nden teslim için dağıtıma çıkan çekler ve 22 adet sevk irsaliyesi kargo şirketinin aracından çalındığını, arabadan kargonun çalındığını farkeden -----, şubesine haber vermiş ve Şube Müdürü ---- Merkezi Amirliği'nde ifadesini vererek kargoyu çalan kişilerden ------ Soruşturma numaralı dosyası ile şikayetçi olduğunu, müvekkilinin huzurdaki davanın davalılarına hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkilin keşideci dışındaki kişilerle ve firmalarla ticari ilişkisi de bulunmadığını, müvekkilinin mağduriyetinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin, halen daha icra tehdidi altında olduğunu bu sebeplerle, geri dönülmesi imkansız zararların doğmaması adına öncelikle ivedilikle, teminatsız olarak tedbiren icra takibinin durdurulmasına, akabinde de, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı -----vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekler üzerindeki imza ve yazılar ile kaşenin müvekkili şirket yetkilisine veya çalışanlarına ait olmadığını, bu nedenle dava konusu çekteki imzaya itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin de kaşesi ve imzasının taklit edildiğini, imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu olay nedeniyle ve müvekkilinin imzası ve kaşesinin taklit edilmesi sebebiyle müvekkilinin de mağdur olduğunu, huzurda görülen davanın açılmasına müvekkili şirket sebep olmadığından yargılama masrafları ve ücreti vekaletten sorumlu tutulmaması ile davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; İnceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile Şirket yetkilileri ----- ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda ve bitiş hareketlerinde farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki birinci ciranta imzanın -----eli ürünü olduğunu gösterir uygunluk ve benzerlik saptanmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce Adli Tıp Kurumundan aldırılan rapor ile inceleme konusu çekte hangi imza/imzaların inceleme konusu olduğu hususunda tereddüt oluştuğu, 1. ciro----- ait imzanın mı inceleneceği yoksa ------ ait imzanın mı inceleneceği hususuna açıklık getirilmesi, 2. ciro imzası incelenecek ise; Şirket yetkilisi ----- inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen(2018 yılına yakın) bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir ( ----- ). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itiraz yoluyla itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (-----). Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ------Dosya kapsamı, deliller ve bilirkişi raporu birarada değerlendirildiğinde çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerinin el ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davalı ----- tarafından imza itirazında bulunulduğu, davalının davanın açılmasında sorumluluğu olup olmadığı yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğunun değerlendirilmesinini yapılabilmesi amacıyla yetkilisinin imza incelemesinin yapılmasına karar verilmiş ise de davacının o davalı yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından imza incelenmesi talebinden rücu edilerek, davacı şirketin yetkililerinin geçerli bir imzasının olmadığı ve kendinden sonraki cirantalara karşı sorumlu olamayacağı kanaatine varılarak, usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak menfi tespit talebi yönünden davanın kabulü yolunda karar vermek gerekmiştir.Davalı ----- icra inkar tazminatı talebinin bulunduğu dava dosyasından dava konusu çekin İcra takibine konulmadığının anlaşıldığı şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile, 1----- hazırlanan çek yaprakları olup, ----. tarafından, ----emrine keşide edilen, ----- numaralı, 14/08/2018 tarihli 38.283,35TL bedelli çek sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalı ------ icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 2.615,14 TL harçtan 653,79 TL tutarlı kısım dava açılışı sırasında peşin olarak yatırıldığından bakiye 1.961,35 TL harcın davalı ------ŞİRKETİNDEN tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 653,79 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 698,19 TL harcın davalı----- ŞİRKETİNDEN alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 616,10 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.616,10 TL yargılama giderinin davalı ----- ŞİRKETİNDEN tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- ŞİRKETİNDEN ile davacıya verilmesine, 8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı -----ŞİRKETİNDEN alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı ----vekilinin (e-duruşma) vasıtası ile yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.