İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/594 E. 2026/316 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/594
Karar No
2026/316
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/594 KARAR NO : 2026/316

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2019 KARAR TARİHİ : 08/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ----Parsel adresinde yapımı devam etmekte olan ----- Projesi kapsamındaki cephe işlerine ilişkin 11.07.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından 11.07.2016 tarihli sözleşme ve ekleri ile İş Programı uyarınca; davalı şirket ve diğer taşeronlar ile dış cephe tasarımı konusunda mutabık kılınarak onaylar neticesinde hazırlıklar tamamlandığını, proje kapsamındaki tasarım sürecinin bitirildiğini; dış cephe işlerinin yalnızca imalatı ile monte aşaması kalmışken davalı tarafından ---- Noterliğinin 03.08.2017 tarihli ------ yevmiye numaralı ihtarnamesiyle 11.07.2016 tarihli sözleşme haksız bir şekilde feshedildiğini, bunun üzerine davalı şirket ile yapılan müzakereler neticesinde sonuç alınamadığını, davalı şirketin sözleşme ve kanuna aykırı davranışları nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tazmini için 01.04.2019 tarihinde --- Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, ---- başvuru numarası ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde feshi ile sözleşmenin ihlali nedeniyle doğan tüm hak ve alacaklarımızın karşı taraftan tahsili talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından 11.07.2016 tarihli sözleşme uyarınca edimler sözleşme ve hukuka uygun bir şekilde fesih tarihine kadar yerine getirilmiş; sözleşme konusu işler düzenli ve eksiksiz olarak ifaya devam edildiğini, davalı tarafından 11.07.2016 tarihli sözleşme haksız bir şekilde feshedilmiş olmasına rağmen müvekkili şirketin fesih tarihine kadar yapmış olduğu sözleşme konusu işler ile bu işlerin yerine getirilmesi adına yapılan masraflara ilişkin herhangi bir ödeme ve tazmin gerçekleştirilmemiş; müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olunmuştur. Kaldı ki kabulü mümkün olmamakla birlikte davalı somut olayda kusurlu olmasa dahi, sözleşme uyarınca yapılan işin bedelini ödemek durumunda olduğunu; zira hak edilen imalat bedelleri davalı sözleşmeyi fesihte haklı dahi olsa ödenmeli olduğunu, 11/07/2016 tarihli sözleşmenin 29,3.2.2. maddesi ile 39. Maddesi uyarınca haklı fesih hatinde dahi yapılan işlerin bedelinin müvekkil şirkete ödeneceğinin kararlaştırılmış olması ve somut olayda davalı şirket tarafından sözleşme haksız feshedilmiş olmasına rağmen sözleşme uyarınca yerine getirilmiş olan işlerin bedellerin ödenmemiş olması; kaldı ki, Yargıtay içtihatlarınca da kabul edildiği üzere davalı şirketin sözleşmeyi fesihte kusurlu olmasa dahi sözleşme uyarınca yapılan işlerin bedelini ödemekle yükümlü olması sebepleriyle müvekkil şirket tarafından 11.07.2016 tarihli sözleşme ve ekleri ile İş Programı uyarınca yüksek işçilik ve emek sonucu ortaya --- sistem dizaynı, mühendislik ve kalıp çizim maliyetleri, işçilik maliyeti ve direk giderleri kapsamında sözleşme süresi boyunca ifa etmiş olduğu işlerin bedeli ve söz konusu işler dahilinde yapılan masrafların toplam bedelinin şimdilik 10.000 Euro' sunun 11.07.2016 tarihli sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı şirketin haksız bir şekilde ve kusurlu davranışları neticesinde 11.07.2016 tarihli sözleşmeyi feshetmesi sonucunda müvekkili şirketin sözleşme süresinin sonunda elde edeceği menfaatleri elde edemediğini aksine ciddi anlamda zarara uğrayarak davalıyla imzalanan işbu sözleşmeye güven çerçevesinde | yılı aşkın süte boyunca tüm teklifleri geri çevirmiş, söz konusu projeye personel ve ekip istihdamı gerçekleştirdiğinden başkaca bir projeye dahil olamamış, ticari hayatta etkinliği zedelendiğini, davalı tarafından sözleşmenin haksız feshedilmesi sebebiyle sözleşme konusu işleri tamamlayamadığını, sözleşme ile belirlenen tutar müvekkil şirkete ödenmemiş, işbu sözleşme uyarınca elde edeceği kârdan ve itibardan yoksun kalmış olduğundan dolayı müvekkil şirketin yoksun kalmış olduğu kârın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak şimdilik 60.000 Euro' sunun 11.07.2016 tarihli sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinde ileri sürdüğümüz itiraz , açıklama ve iddialarımız saklı kalmak kaydı ile taraflar arasındaki ihtilafın esası sözleşmenin feshinin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmakta olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılmakta olan “---ile ilgili olarak davacı ile müvekkili şirket arasında 11.07.2016 tarihinde “Cephe İşleri Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme imzalandıktan sonra, ----- çeşitli nedenlerle esaslı bir şekilde değişikliğe uğramış, projenin esaslı bir şekilde değişmesi nedeni ile, cephesi de bu değişiklikten ciddi anlamda etkilendiğini, projenin cephesinin değişmesi nedeni ile 11.07.2016 tarihli sözleşme kapsamındaki işler de değişmiş, gerek cephede kullanılacak malzemenin cinsi gerekse ebatları farklı bir nitelik kazandığını, projenin cephesinin değişmesi, bu değişime bağlı olarak cephe projesinin yenilenmesi, cephe projesinin yenilenmesi nedeniyle kullanılacak malzeme cins miktarının farklılaşması söz konusu olmuş, bu da yapılacak işin mahiyetini önemli ölçüde etkilediğini, Davacı tarafın, dış cephe projesinin esaslı bir şekilde değişmesinin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 27 nci maddesi kapsamında çözümlenebileceğini iddia ederken, müvekkilimiz de, sözleşmenin 27 nci maddesinin cephe projesinin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek küçük ve önemsiz değişikliklerde uygulanabileceğini, cephe projesinin esaslı ve önemli değişiklikler içermesi halinde sözleşmenin 27 nci maddesinin uygulanamayacağını, davacı tarafından henüz hiçbir imalat yapılmadan, hatta sözleşme kapsamında cephe projesi müvekkili şirket tarafından onaylanmadan 29.05.2017 tarihinde yenilenen projeye uygun cephe işi için davacı şirket de dahil olmak üzere bir çok şirkete davetiye çıkarıldığını, davacı bu davayı açmayı işin başından beri planladığı için, işi almaktan ziyade dava açmak için ön hazırlık yaptığı anlaşıldığını, müvekkili şirketin proje değişikliği yaptığını, sözleşme 27 nci maddesininim son cümlesine uygun olarak, 1107.2016 tarihli sözleşme kapsamında olmayan işler için Mal sahibi (davalı şirket) tarafından verilen teklifin “güncel ve piyasa şartlarına uygun” olmadığı için onaylanmadığını, mal sahibi onaylamadığı, davacı şirket de “fırsatçı” bir yaklaşımla, iyi niyet kurallarına aykırı olarak güncel piyasa şartlarına uygun teklif vermeye yanaşmadığını, piyasa fiyatlarının yaklaşık %30 undan n fazla olan teklifinde ısrar ettiği için sistemin kilitlendiğini, davacının haksız, kötü niyetle ve sözleşmeye aykırı tavır ve davranışları nedeni ile sözleşme müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, davacının ihale surecinden sonra sözleşme haksız olarak feshedildi şeklinde açıklamaya çalıştığı olayın arka planının bu olduğunu, görüldüğü üzere fesih haklı bir sebebe dayanmadığını, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin 27 nci maddesi somut olaya tatbik edilse bile fesih haklı bir sebebe dayanmakta olduğunu, davacının 11.06.2016 tarihli sözleşmenin yürüklükte olduğu süre içinde başkaca iş alamadığı yolundaki iddialarının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğinden davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden haksız fesih iddiası ile istenen maddi tazminattır. Davacı haksız fesih sebebiyle yaptığı masrafların tazmini, kar kaybının tazminini talep etmiştir.Davacı ile davalı arasında 11/07/2016 tarihli sözleşme imzalanmış davacı bu sözleşmede yüklenici olarak ----- Etap projesinde cephe işlerini yapmayı üstlenmiştir. Davalı iş sahibi de iş bedeli olarak 7.215.413,00 euro ödemeyi taahhüt etmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmede davalı iş sahibi proje değişikliğine gitmiş, ---- Noterliğinin 03/08/2017 tarih ----- yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirerek avans olarak verilen 1.082.311,95 euro nun 3 gün içinde iade edilmesini ihtar etmiştir. Davacı fesih tarihine kadar çalışıldığını ve masraf yapıldığını, feshinin haksız olduğunu; davalı ise sözleşmenin 27. maddesinin verdiği hakla proje değişikliğine gidildiğini yeni proje için davacının verdiği fiyat teklifinin piyasa şartlarına uygun olmadığını bu nedenle başka bir şirketle anlaşma yapıldığını ve feshin haklı olduğunu ileri sürmüştür. Uyuşmazlık davalı iş sahibinin feshinin haklı olup olmadığı ve sonuçlarının ne olacağı noktasında toplanmıştır. 09/06/2022 tarihli heyet raporunda özetle, sözleşmenin haksız feshedildiği, yapılan işlerin tüm işlere oranının %3,5 olduğu, davacının yaptığı masrafların 252.000 euro + kdv, davacı kar kaybının 1.082.312,000 euro + kdv olacağını belirtilmiştir. Davacı vekili 25/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini rapor doğrultusunda artırmış toplamda 1.334.852,00euro + kdv talepte bulunmuştur. Miktar itibariyle heyetlik olan dosyada yargılamaya heyetçe devam edilmiştir. 22/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda iş sahibin 27. Maddeye göre proje değişikliğine gitmesi, tarafların yeni proje için görüşmesi ancak davacının güncel piyasa şartlarından %30 fazla fiyat teklif etmesinin iş sahibi için çekilmez durum sayılacağı ve bu sebeple feshin haklı olduğu, fesih anına kadar davacının yaptığı işlerin bedelinin 36.077,08 Euro + kdv olacağı, kar kaybı talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yeni bir heyet oluşturulmasına karar verilmiştir. Oluşturulan heyet 07/11/2024 tarihli kök raporda özetle, sözleşmenin haksız feshedildiğini 24.963,34 euro ve 71.325,00 euro zararı olduğunu ayrıca 928.581.86 euro kar kaybı olacağını, sözleşmenin haklı feshedildiğine kanaat getirilirse ifa edilen kısım için 24.963,34 euro ve 71.325,00 euro (toplam 96.288,34 euro) talep edilebileceğini belirtmiştir. Tarafların itirazları üzerine alınan 25/11/2025 tarihli ek raporda sözleşmenin haksız feshedildiği, davacının 1.067.869,15 euro kar kaybı olacağı, yine mahkemece sözleşmenin haklı feshedildiğine kanaat getirilirse ifa edilen kısım için 24.963,34 euro ve 71.325,00 euro (toplam 96.288,34 euro) talep edilebileceği belirtilmiştir. Taraflar rapora beyan ve itirazlarını sunmuş, davalı ayrıca Prof. Dr.----- hazırladığı 20/02/2026 tarihli hukuki mütalaasını sunmuştur. Bu mütalaada da özetle ifa sürecinin hiç başlamaması sebebiyle olumlu zararların istenemeyeceği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki cephe giydirme sözleşmesinin davalının mal sahibi olarak proje değişikliğine giderek binanın 24 katlı 5 yıldızlı bir otel olarak kullanılmasına karar vermesi üzerine uygulanamaz hale gelmiştir. Davacı yüklenicinin ifanın imkansızlığına dair bir kusuru olmadığı, davalının da böyle bir iddiasının olmadığı açıktır. Cephe İşleri Sözleşmesinin konusunun yer aldığı 3. Maddesinde, "Sözleşme ve eklerinde belirtilmemiş ilave imalat/malzeme ve/veya imalat/malzeme değişikliklerinin zorunlu olması halinde, bu işler, Mal Sahibi' nin onayı alındıktan sonra işbu sözleşme ve eklerinde yazılan genel şartlar çerçevesinde Yapımcı tarafından yerine getirilecektir." ve sözleşmenin değişiklikler başlıklı 27. Maddesinde, "Taahhüt konusu iş ile ilgili Mal Sahibi tarafından proje veya malzeme değişikliği yapıldığı takdirde, yapılan değişiklikler sözleşme fiyatı olmayan yeni imalatların yapılmasını gerektiriyor ise Yapımcı bu imalatlar ile ilgili yeni birim fiyatları hazırlayarak Mal Sahibi onayına sunulacaktır. Yeni birim fiyatı hazırlanırken, sözleşme eki birim fiyat analizlerinde bulunan kalemler birebir alınacak (Malzeme-işçilik bedelleri, genel gider-kar oranları vb.) bulunmayan kalemler ise aynı mantıkta güncel piyasa şartlarına göre fiyatlandırarak Mal Sahibi onayına sunulacaktır. Bu iş kalemleri Mal sahibi onayı alındıktan sonra geçerlilik kazanır." şeklinde proje değişikliklerinin de sözleşme kapsamında olduğuna yer verildiği, Sözleşmenin feshi ve tasfiyesinin düzenlendiği 39. Maddesinde yapımcının sözleşme ve eklerinde ilave edilen vecibelerinden herhangi birine mücbir sebep olmaksızın kısmen veya tamamen riayet etmediği takdirde Mal sahibinin ihtarname ile süre vereceği, süre içinde yerine getirilmezse Mal sahibinin sözleşmeyi feshetmeye yetkili olduğunun düzenlendiği, aynı maddede yapımcının sözleşme ve eklerinde ilave edilen vecibelerinden herhangi birine mücbir sebep olmaksızın kısmen veya tamamen riayet etmediği takdirde Mal sahibinin haklı nedenle sözleşmeyi feshetmeye yetkili olduğuna yer verildiği görülmüştür. Bir fesih sebebinin hem süre verilerek ihtarlı fesih hem de ihtar ve süre vermeden haklı nedenle fesih sebebi olarak sözleşmede düzenlenemeyeceği gözetildiğinde ve diğer sözleşmedeki haklı neden halleri incelendiğinde yapımcının sözleşme ve eklerinde ilave edilen vecibelerinden herhangi birine mücbir sebep olmaksızın kısmen veya tamamen riayet etmeme durumunun ihtarlı ve süreli fesih şartı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.Dava dosyası kapsamında her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere Mal sahibi tarafından, yapımcıya bildirimde bulunarak proje değişikliklerine karşı fiyat teklifi ve süre verilmeden doğrudan ihaleye çıkıldığı, davacı tarafa sadece ihaleye davet mektubu gönderildiği anlaşılmıştır. İhale sonucunda da davacı değil dava dışı üçüncü bir kişinin teklifi daha uygun gelmiş, davalı noter ihtarı ile sözleşmeyi feshetmiştir. Davalı noter ihtarnamesinde proje değişikliğini fesih sebebi olarak göstermiştir. Yargılama sırasında da davalı, davacının proje değişikliği sonrası yapılan 2. İhaleye teklif vermiş olması teklif edilen iş bedelinin de güncel piyasa koşullarına göre yüksek kalması sebebiyle davacı ile sözleşme yapmaya zorlanamayacağını bu sebeple haklı feshin söz konusu olduğu savunmuştur. Ne var ki davacının ihaleye katılması önceki sözleşmeden mutabakatla dönüldüğü sonucunu çıkarmamaktadır. Yine davalı iş sahibi için ihalede davacının teklif ettiği fiyattan daha düşük başka bir teklif olması da davacı yüklenici yönünden bir kusur sayılamaz. Sözleşmenin 27. Maddesi proje değişikliği durumunda sözleşmeye ekli birim fiyatı olan kalemlerin aynen uygulanacağı, birim fiyatı bulunmayan kalemler yönünden yüklenicinin güncel piyasaya göre vereceği teklifin iş sahibinin onayı ile yürürlüğe gireceğini düzenleyen, mahiyeti itibariyle sözleşme içi uyarlama maddesidir. Diğer bir ifadeyle proje değişikliğinin sözleşmenin 27. Maddesine göre iş sahibi için haklı fesih sebebi sayılmasını sağlayacak bir fonksiyonu yoktur. Yine sözleşmenin feshe ilişkin 29 ve 39. Maddelerine göre de proje değişikliği bir fesih sebebi değildir. Bu bakımdan feshin haksız olduğuna kanaat getirilmiştir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 39. Maddesinde fesih halinde yapılan işlerin bedelinin davacıya ödeneceği açıkça düzenlendiğinden sözleşme kapsamında sözleşmenin sona erdirilme iradesinin ancak fesih ile gerçekleştirilebileceğinin taraflar arasında düzenlendiği, buna göre tam tazminatlı fesihlerde toplama yöntemi ve kesinti yöntemi şeklinde iki yöntem uygulanabilir ise de tarafların imzaladığı sözleşmenin 39. Maddesinde açıkça fesih halinde yaptığı iş bedellerinin alınacağı düzenlendiğinden toplama yöntemine göre sözleşmenin sona erdiği ana kadar yüklenicinin yaptığı giderler ile kar kaybı davacı yüklenici tarafından toplama yöntemine göre alınabilecektir.Müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ya da vaktinde ifa edilmemesinden doğan zarardır. Müspet zarar, alacaklının tam ve doğru bir ifaya ilişkin menfaatidir. Müspet zarar, edim, borçlu tarafından tam ve gereği gibi yerine getirilmiş olsaydı, alacaklının malvarlığının göstereceği durum ile halihazırda gösterdiği durum arasındaki farktır. Müspet zarar; fiili zarar ve yoksun kalınan kar olmak üzere iki kısma ayrılır----- Borçlanılan edimin ifa edilmemesi nedeniyle alacaklının malvarlığının aktif kısmının azalmasına veya pasif kısmının çoğalmasına fiili zarar denir...Yoksun kalınan kar da müspet zararın bir parçasını oluşturur. Borca aykırı davranış olmasaydı, alacaklının malvarlığının göstereceği artışa yoksun kalınan kar denir. Menfi zarar, sözleşmenin kurulamamasından veya geçersiz olmasından doğan zarardır. Burada sözleşmenin kurulduğuna veya geçerli olarak kurulmuş bulunduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan zarar söz konusudur. Başka bir deyişle menfi zarar, "...hüküm ifade etmeyen bir borç ilişkisinin hüküm ifade ettiğine ve hüküm ifade ediyormuş gibi sonuç doğuracağına güvenmekten doğan zarar"dır. Alacaklının malvarlığının halihazır durumu ile sözleşme yapılmamış olsaydı arz edeceği durum arasındaki fark, menfi zararı meydana getirir. Menfi zarar, alacaklının söz konusu sözleşmeyi yapmamasındaki menfaate tekabül eden zarardır. Menfi zararı oluşturan unsurların başında, sözleşmenin kurulması için yapılan giderler gelir. Yapılan sözleşmenin geçerliliğine güvenerek başka bir sözleşme yapmamak kaçırılan fırsatlar da menfi zararın bir türünü oluşturur. Menfi zararda kaçırılan fırsat, müspet zararda yoksun kalınan kara benzer -----Feshin haksız olduğunun anlaşılmasından sonra işin bedeli var kaybının nasıl hesaplanacağı önem arz etmektedir. İş sahibinin gerekçesiz/nedensiz/keyfi feshi halinde TBK nun 484. Maddesine göre (öğretide “baligan mabelag” tazminat olarak bilinen) içtihatlarla kabul edilen adıyla toplama yöntemine göre iş sahibi yüklenicinin kar kaybı ve zararlarını tazmin etmelidir. ----- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede açıkça ileriye etkili fesih ile sözleşmenin sona erdirilebileceği düzenlendiğinden kural olarak menfi zararlar değil, müspet zararlar istenebilir. Bu kapsamda davacı hem o ana kadar yaptığı işlerin bedelini hem de mahrum kalınan kar kaybını isteyebilir. Davalı mal sahibi şirketin proje aşamasından imalat aşamasına geçilmediğinden bu masrafların davacı tarafça istenemeyeceği, ortada yapılmış bir iş bulunmadığı iddia edilse de davacı ve davalı şirketlerin iş yaptığı sektörlerde proje aşamasının önemi, asıl satın alınanın proje olduğu, bu tip eser sözleşmelerinde projenin imalata nazaran yüklenici bakımından daha önemli olduğu, proje aşamasının uzun imalat aşamasının daha kısa sürdüğü dikkate alındığında ve bilirkişiler tarafından bu işin genel iş kapsamındaki oranı ve belli bir maliyetinin bulunduğunun hesaplandığından proje aşamasının 1 yıl sürdüğü ve imalat aşamasına geçilecekken projenin değiştirildiği anlaşıldığından davacı şirketin bu kapsamda yaptığı işin bedelini talep edebileceği değerlendirilmiştir. Son bilirkişi heyetinin yapılan işin bedeline ve kar kaybına dair tespitleri de denetlenmiş, hüküm kurmaya elverişli, olayın oluş şekline uygun görülmüş,benimsenmiştir. (İlk heyet yapılan işin genel işe oranını yüzde 3,5 olarak bulmuştur. İkinci heyet bunu binde 0,05 olarak kabul etmiştir. Son heyet raporunda açıkça bir oran belirtilmediği görülmüşse de ilk heyetle benzer sonuçlara ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim sözleşmenin 1-ARGE mühendislik 2-malzeme temini ve imalatı 3-montaj şeklindeki üç aşamalı yapısı itibariyle uzun zaman alan ARGE mühendislik kısmının işin binde beşi olamayacağı da açıktır. Bu nedenle teknik bilirkişilerin 1.067.869,15 EUR kar mahrumiyeti, 96.288,34 EUR iş bedeli hesaplamaları bedel yönünden uygun olayın oluşuna ve somut olayın dosyadaki duruma uygun görülmüştür. Fatura düzenlenmeyen durumda yapılan iş bedeli bakımında KDV alacağının da henüz doğmadığı, kay kaybı talebi yönünden ise yerleşik içtihatlar gereği zaten KDV istenemeyeceği anlaşılmıştır. 26/07/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle bedel tazminatını 96.288,34 EUR+KDV, kar mahrumiyeti alacağı yönünden 1.082.312,00 EUR +KDV talep ederek toplam 1.334.852,00 EUR + KDV'ye yükseltildiği görülmüş, eksik harç da tamamlatılmıştır. Dava kısmi dava şeklinde açılmış olup ıslahla artırılan kısım için faiz ıslah tarihinden başlatılmıştır. Özetle, uyuşmazlığın eser sözleşmenin feshinden kaynaklandığı, sözleşmenin 3. Ve 27. Maddesinde proje değişikliklerinin de sözleşme kapsamında yer alacağı ve fiyat listenin mal sahibinin onayına sunulacağının düzenlendiği, sözleşmenin 39. Maddesinde haklı nedenle fesih halleri düzenlense de davalı şirket tarafından ihale yapılmadan önce davacıya teklif sunmasına yönelik bir ihtarın yapılmadığı, 39. Maddedeki süreli ve ihtarlı fesih şartının da uygulanmadığı, böylece davalının haksız feshi dolayısıyla davacının müspet zararları kapsamında kar mahrumiyeti ve fesih anına kadar yapılan işin bedelini talep edebileceği, eser sözleşmesinde haklı neden olmaksızın iş sahibi sözleşmeyi ancak TBK m. 484’e göre tam tazminat karşılığı feshedebileceği, davalının proje değişikliğinden kaynaklanan durumun haklı neden olarak davacıya yüklenemeyeceği, 25/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesabın mahkememizce benimsendiği, davanın sübut bulduğu anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; a-Davacı tarafından fesih tarihine kadar yapılan iş bedellerinin verilmesi talebinin KABULÜNE; 10.000,00 Euro’nun 22/07/2019 dava tarihinden itibaren, 86.288,34 Euro’nun 26.07.2022 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin REDDİNE, b-Davacı tarafından talep edilen mahrum kalınan kar kaybı talebinin KABULÜNE; 60.000,00 Euro’nun 22/07/2019 dava tarihinden itibaren, 1.007.869,15 Euro’nun 26.07.2022 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 507.328,75-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 394.269,80-TL peşin harç ile 74.897,00-TL ıslah harcının toplamı olan 469.166,80 TL’ nin mahsubu ile bakiye 38.161,95,00 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 394.269,80-TL peşin harç, 74.897,00-TL ıslah harcı, 1.274,90-TL keşif harcı toplamı olan 470.522,4 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 78.487,20 TL' lik yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%87,21 kabul, %12,79 red) olmak üzere 68.450,63 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarfedilen toplam 200,00-TL' lik yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%87,21 kabul, %12,79 red) olmak üzere 25,58 TL’ nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatırana iadesine, 7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 870.148,73- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre reddedilen kısım yönünden davalı vekili için takdir olunan 169.344,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/594, K. 2026/316, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-594-e-2026-316-k-494eca8482ce