İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/580 E. 2020/309 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/580
Karar No
2020/309
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/580 Esas KARAR NO : 2020/309

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/03/2018 KARAR TARİHİ : 02/07/2020

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile mahkememize gönderilen ve mahkememizde yukarıdaki esasa kaydı yapılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı sigortalayan şirket ... ile dava dışı ... .../...'da bulunan ... ... arasında tur operatörü ile seyehat eden kişilerin seyehat esnasında oluşacak tüm olumsuzluklar ve seyehat risklerine dair mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, tur operatörü ile de davalılar arasında tahsis sözleşmesi bulunduğunu, bu çerçevede ..., ... .../ ... adresinde mukim dava dışı bayan ...'in, ... tarihli sözleşme ile ... tarihinden ... tarihine kadar ... rezervasyon numurası tur operatörü ile ülkemize seyehat giderlerinin ... Euro olmak üzere tatile geldiğini, bayan ... ... tarihinde davalı ... oteline ulaştıktan üç saat sonra davalı ... plajında duş almaya gittiğini, duş bölgesindeki kaplama ahşaptan ibaret olup ahşabın daimi olarak su alması sonucu suyu tamamen emmiş ve bunun sonucu olarak yumuşak bir sabun haline gelmesi nedeniyle bayan ...'in ayağı kayarak ağır şekilde el bileiği de dahil olmak üzere sol ön kolunun üzerine devrilerek distal ön kol kırığına maruz kaldığını ve ayrıca orada bulunan el bileği kemiklerinin parçalara ayrıldığını, distal ön kol el ve el bileği bölgesinde aniden sert bir şişme ve çok şiddetli acı çekmesi sonucu bayan ... bir ambulüns ile hastaneye nakledilerek ameliyatta ön koluna fiksatör yerleştirilerek kolun alçı ile dinginleştirildiğini, bayan ... ...'ya geri döndükten sonra vakit geçirmeksizin ortopedi de tedaviye başlandığını, ortopedi doktorunun Bayan ... el bileklerinin çoklu fragmanlarına ayrılması ve ön kol kemiğinin çarpık durmasından dolayı revizyon ameliyatının acilen yapılması gerekli olduğundan ve aksi takdirde şu anki durumdaki el bileği tamamen sertleşebileceğinden dolayı ... ne sevk edildiğini ve revizyon ameliyatı ... ... tarafından ... tarihinde gerçekleştirildiğini, ... tarihli uzman hekim raporunda ...'da konulan fiksatör sökülerek, ön kol düz olarak sabitleştirildiğini ve çoklu fragmanlı el bilek kemiklerine plaka osteosentetik tedavi uygulandığını, bu kaza sonucu bayan ...'de kalıcı ve vücut bütünlüğünde yetersizlik, kısıtlılık ve azalma sonuçları oluşturduğunu, Bayan ...'in avukatları ... Asliye Mahkemesine ... tarihinde tur operatörüne karşın maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, müvekkili şirket ile bayan ... vekil avukatları ... tarihinde ... Asliye Mahkemesinde ... Euro'ya sulh olduklarını, müvekkilinin ... tarih itibariyle ... Euro maddi ve manevi tazminat, avukatlık ücreti ve mahkeme giderleri ile birlikte toplamda ... Euro ödeme yaptığını, ... tarihli müvekkili şirketin e-mail ... ve ... tarihinde müvekkili şirketin ödediği meblağı, davalılara ihtarname tebliğ ederek talep ettiğini, davalıların ise müvekkili şirketin talebini reddettiğini, bu vakanın sorumluluğunun davalılara ait bulunduğunu belirterek, halefiyet ve rücu hakkından doğan ve müvekkili şirketçe sigortalısına ödenen ... Euro temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline ve müvekkili şirketin fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla alınarak davacı müvekkili şirkete ödenmesine mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmseine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafın tüm talep ve beyanlarının zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, zira, 6098 Sayılı TBK 73. Maddeye göre; Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.’’ şeklinde düzenleme bulunduğunu, davaya konu kazanın ... tarihinde meydana geldiği iddiası bulunduğunu, meydana gelen zararın ise davacı sigorta şirketi tarafından ... tarihinde karşılandığını ve dolayısıyla işbu tarih itibari ile iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup davacının rücuen tazminat talepleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı davasını hem ... hem de ...’e yöneltmiş ise de ... zaten ... ne ait otellerden biri olup işbu davanın esasen yalnızca ... Şirketine yönlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle davalı ... açısından husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının tazminat ödediğini iddia ettiği şahısın oluştuğu iddia edilen kaza da kusurun kendisine ait bulunduğunu, dilekçede zikredildiği şekilde davacının ödediğini iddia ettiği şahısın ayağında kaymaz terlik bulunduğu iddiasının doğru olmadığını, olduğu iddia edilen kaza da davacının tazminat ödediğini iddia ettiği şahsın bulunduğu ortama uygun terlik giymemesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, aynı alandan faydalanan binlerce insan olmasına rağmen salt davacının tazminat ödediğini iddia ettiği şahsın düşme iddiasında bulunmasın da bu hususu teyit ettiğini, müvekkili şirket otelinde müşterilerin güvenliği için her türlü önlem alındığını, müvekkili şirket oteli ..., ..., ..., ... sistemlerine sahip olup , bu sistemler sürekli güncellendiğini ve korunduğunu, ayrıca müvekkili şirket oteli ... (... ...) tarafından incelendiğini, kaza olduğu iddia edilen bölge de zımparalanmış ve kaymaz ahşap zemin bulunmakta olup, aynı zamanda yolun tamamı suya mukavim kaymaz paspaslarla donatıldığını, keza sürekli temizlik elemanlarının bölge de çalışmakta olup, uyarı levhalarının da mevcut olduğunu, müvekkili şirketin ve müvekkil şirkete ait otelin herhangi bir kusuru olduğunu kabul etmemekle birlikte davacı yanın zarar gören şahsa ödemiş olduğu ve dava dilekçesi ile talep ettiği rücuen tazminat miktarı da oldukça fahiş olup kabul edilmediklerini, davacının dava konusu kaza nedeni ile husule geldiği iddia olunan zarardan dolayı zarar gören şahsa ödemiş olduğu cismani zarar bedelini müvekkilinden talep etmesinin mümkün olmadığını, zira olayın meydana gelişinde davalı vekil edenlerin hiçbir kusur veya ihmali bulunmadığını, olayın tamamen zarar gören ... isimli şahsın dikkatsiz ve kusurlu davranışı nedeniyle meydana geldiğini, ayrıca davacının talebinin mükerrer olduğunu, zira daha önce 2012 yılında ekte sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere sözde olduğu iddia edilen kaza ile ilgili olarak davacının tazminat ödediği iddia edilen şahsın, şahsı müvekkil şirket oteline getiren firmaya müracaat etmesi neticesi ilgili ... firması müvekkil şirket otelinin teyidini almadan müvekkili şirketten bu kaza ile ilgili olarak şahsa yapılan ödeme adı altında ...-Euro'luk fatura kestiğini ve bunu cari hesaba yansıtarak tahsilatta bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin onayı dışında alınan bu bedel ışığında davacının tekrar mükerrer talepte bulunmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber yapılacak yargılama neticesi mahkemece ödemeye yönelik bir hüküm kuracak olur ise davacının talebinden müvekkil şirketten bu olay nedeniyle onayı dışında tahsil edilen ...-Euro bedelin takas ve mahsup edilmesinin talep edildiğini, davacının tazminat ödediğini iddia ettiği şahsın olduğu iddia edilen kaza neticesi kalıcı veya geçici maluliyetinin söz konusu bulunmadığını belirterek, öncelikle davamızın ...’ye ihbar edilmesine, müvekkili aleyhine açılmış bu haksız davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Mahallinde delillerin değerlendirilmesi amacıyla kusura ilişkin olarak 1 inşaat mühendisi ve 1 iş güvenliği uzmanı ile birlikte keşif yapılmış, keşif sonucu bilirkişiler ... ve ... tarafından dosyaya ibraz edilen ... havale tarihli raporda özetle; "...Davalı, ... Ve ... yetkililerinin duş alma alanının zemininin tamamını kaygan olmayan plastikle kaplaması gerektiği veya duş alma yerine güney taraftan kumun bulunduğu yerden ahşaba basılmayacak şekilde engellemesi gerektiği halde engellemediği ve kazazedenin ahbaşa basarak kayarak düştüğü bu olayın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu, kazazede ...'in her ne kadar zemin kaygan olsa dahi zemine dikkat ederek yerde bulunan kaydırmaz plastiğe basarak duş alması gerektiği halde dikkatsız ve tedbirsiz hareket ederek bu olayın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu" şeklinde tespit ve rapor etmişlerdir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı sigorta şirketi ile dava dışı tur operatörü arasında düzenlenen mali sorumluluk sigortası nedeniyle tur operatörü ile davalılar arasında yapılan tahsis sözleşmesi gereği dava dışı tur operatörünün turist olarak davalının otelinde konaklattığı misafirin zarar gördüğü eylem nedeniyle dava dışı zarar görene ödenen tazminatın zarara sebep olduğu belirtilen davalıdan tahsili isteminin yerindeliğine ilişkindir. 6098 Sayılı TBK.'nun 49. Maddesinde, "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür..." düzenlemesinin mevcut olup Yine Aynı Kanunun Müteselsil sorumluluk başlıklı 61. Ve 62. Maddesinde de; Müteselsil sorumluluk "a. Dış ilişkide MADDE 61- Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. b. İç ilişkide MADDE 62- Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." denilerek müteselsil sorumlulukta, dış ilişkide ve iç ilişkide sorumluluk halleri düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi şöyledir; "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05/02/2019 tarih 2017/17-1088E. 2019/65K. sayılı kararında; "...Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir... 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun TTK’nın 1472. maddesinin 1. fıkrasına göre; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.." denilmiştir. Görülmekte olan davanın hukuksal dayanağı haksız fiildir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde haksız fiil “Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.” şeklinde tanımlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde de aynı yönde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır. Buna göre haksız fiil hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Haksız fiilden söz edilebilmesi için şu dört unsurun birlikte bulunması zorunludur: Öncelikle ortada hukuka aykırı bir fiil bulunmalıdır. İkinci unsur, fiili işleyenin kusurudur. Üçüncü olarak kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar doğmalıdır. Nihayet doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarih 2017/4-1457E. 2018/988K. sayılı kararı). Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2018 tarih 2016/21795E. 2018/9560K. sayılı kararı). Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2019 tarih 2016/13674E. 2019/7465K. sayılı kararı). Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ve emsal kararlar ışığında değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi dava dışı ... ile aralarında imzalanan mali sorumluluk sigorta poliçesi uyarınca sigortalı tur şirketinin turist olarak ...'dan Türkiye'ye getirdiği müşterisinin davalı ...'nin işlettiği ...'da konakladığı sırada duş kabinine giderken zeminde kayıp düşerek sol kol ve el kemiklerinin kırılmasından kaynaklanan ve ... Asliye Mahkemesi'nin ... ve ... Mahkemesi'nin ... tarihli kararlarına istinaden sigortalının müşterisine ödenen ...-EURO'nun rücuen tahsilini talep etmiş olup, mahkememizce ... Asliye Mahkemesi'nin ... ve ... Mahkemesi'nin ... tarihli kararlarına istinaden sigortalının müşterisine ödenen ...-Euro tazminatın sigortalının uğradığı gerçek zararı olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan kusur raporu doğrultusunda davalıların kusuru üzerinden tenzilat yapılarak sonuç olarak davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddi ile, ... Euro' nun davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, toplam alacağın ... Eurosu' na ... tarihinden, ... Euro' suna ... tarihinden itibaren kamu bankalarının Euro cinsinden 1 yıl vadeli açılan hesapları ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Buna göre ... Euro' nun davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, toplam alacağın ... Eurosu' na ... tarihinden, ... Euro' suna ... tarihinden itibaren kamu bankalarının Euro cinsinden 1 yıl vadeli açılan hesapları ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacının yapmış olduğu ilk dava masrafı, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davalı ...'nin iş bu dava nedeniyle yapmış olduğu ... TL nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL sinin davacıdan alınarak davalı ...'ye VERİLMESİNE, 5-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'ye VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde TARAFLARA İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/580, K. 2020/309, T. 02.07.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-580-e-2020-309-k-2bd6abb0ac52