İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/5206 E. 2020/8874 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/5206
- Karar No
- 2020/8874
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/06/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tarihinde saat ... sıralarında Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari kamyon ile ... ilçesi istikametinden ... mahallesi istikametine seyir halindeyken, seyir ettiği sırada ... mah. istikametinde ... ilçesi istikametine seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresine ... plakalı arıcın çarpıp yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine başvurulmuş ve talebimize istinaden dosya açılmış. meydana gelen maddi hasarın tazmini talep edilmiş ise de davalı sigorta şirketi talebe karşılık ödeme gerçekleştirmediğini, müvekkili ... için 100 TL (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla), müvekkil ... için 100 TL (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla) olmak üzere toplamda 200 TL (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla) destekten yoksun kalma tazminatını kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açıldığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının talebi zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın aralarında bağlantı bulunması sebebiyle diyarbakır asliye ticaret mahkemesi ... sayılı dosyasıyla birleştirilmesini, sigortalı araç sürücüsüne tam kusur atfı yapılmasının tarafımızca kabulü mümkün olmayacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talebine konu “destekten yoksun kalma tazminatına” ilişkin tazminat hesabının zms sigortası genel şartları a.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla destekten yoksun kalma tazminat hesaplamasında bilirkişinin dikkate alması gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin güncel ceza soruşturması evraklarının ara karar sonucu dosyaya eklenmesini, davacının da taraf olduğu ceza soruşturması evraklarının ara karar sonucu dosyaya sunulmasını, her halükarda müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle kaza tarihinden değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davanın usulden reddini, Aksi kanaat halinde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER; 1-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. 2-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan ... plaka sayılı araç için, sigorta ettirenin ... olduğu ... tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve sakatlanma ve ölüm kişi başına zarar limitinin 18.000.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır. 3-Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ...ye ait olduğu, aracın kullanım amacının ticari olduğu; ... plakalı aracın ... adına kayıtlı olduğu tramer kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden istenerek incelenmiştir. 4-Hasar dosyası: Davacı vekili tarafından yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığı, başvurunun hangi tarihte yapıldığının tespit edilemediği, sigorta şirketi tarafından davacı tarafa destekten yoksun kalma talebine ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır. 5-Kolluk'tan SED araştırması için yazılan müzekkere cevapları; Müteveffa ...'in vefat etmeden önce babasının esnaf dükkanında babasına yardım ettiği, bu işten herhangi bir gelirinin olmadığı, ekstra bir gelirinin de olmadığı, annesi ve babası ile olduğu, ancak babasının yanında kaldığından babasının kirayı ikamet ettiği, kira ödediği evin dedesine ait olduğu, 5000 TL kirasının olduğu, Bakmakla sorumlu olduğu kimsenin olmadığı. ... yaşında vefat ettiği, bekar ve lise mezunu olduğu, vefat etmeden önce herhangi bir hastalığı ve fiziksel engelinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 6-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; Davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, müteveffaya ait herhangi bir hizmet kaydın bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 7-Müteveffa ...'in UYAP'tan çıkarılan nüfus kayıt örnekleri incelendiğinde; müteveffanın ... tarih doğumlu olduğu, ... tarihinde vefat ettiği, bekar olduğu, alt soyunun bulunmadığı, davacı anne ... ile davacı baba ...'in sağ olduğu anlaşılmıştır. 8-Diyarbakır ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ATK'dan aldırılan ... tarihli kusur raporu; ... günü saat ... sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile ... kod nolu il yolunu takiben ... İlçesi İstikametinden ... Mahallesi yönüne doğru seyirle km ...m’de geldiğinde, karşı yönden gelen araçlara ait şeride girerek karşı istikametten gelmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile karşılıklı çarpışması neticesinde, dava konusu trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda sanık sürücü sürücü ..., idaresindeki araç ile meskun mahal sınırları dışındaki iki yönlü yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemiş, görüş alanını kontrol altında bulundurmamış, sağ şeridi takiben seyre özen göstermemiş, şerit izleme kurallarına dikkat etmemiş, görüşü kısıtlı olduğu tepe üstüne yaklaşırken kendi nizami şeridi olan sağ şeridi takiben seyrini sürdürmeyip vasıtayı gereğinden fazla sola yönlendirerek karşı yönden gelen araçlara ait şeride geçip şerit tecavüzünde bulunup karşı istikametten gelmekte olan diğer müteveffa yönetimindeki aracın önünü kapayarak kazaya sebebiyet vermiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ..., idaresindeki araç ile kendi nizami şeridini takiben seyrini sürdürürken görüşün kısıtlı olduğu tepe üstünü geçtikten sonra karşı istikametten gelip şerit tecavüzünde bulunarak seyir şeridini kapayan sanık yönetimindeki araca karşı mevcut şartlarda alabileceği bir önlemin bulunmadığı ve oluş üzerinde herhangi bir hatalı davranışının olmadığı anlaşılmakla, sonuçta atfı kabil kusuru olmadığının, sürücü sürücü ...'nin asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'in kusursuz olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 9-Mahkememizce Aktüerya bilirkişisinden aldırılan ... tarihli aktüerya rapor; Aktif dönem için agili net asgari ücret, pasif dönem için agisiz net asgari ücret'in esas alındığı, ancak 7349 Sayılı kanun ile 2022 yılından itibaren AGİ kaldırılmış olup Asgari Ücrete Gelir Vergisi istisnası getirilmiş olduğundan; aktif dönem-pasif dönem gelirinde fark olmadığından, hesaplamalarda aktif dönem-pasif dönem ayrımı yapılmadığı, destekten yoksun kalma baba ... için bilinen dönem maddi zarar hesabı 38.538,14 TL, bilinmeyen aktif/ pasif dönem maddi zarar hesabı 643.732,65 TL, destekten yoksun kalma tazminatı 682.270,79 TL garameten hesaplama 620.329,21 TL, anne ... için bilinen dönem maddi zarar hesabı 38.538,14 TL, bilinmeyen aktif/ pasif dönem maddi zarar hesabı 1.258.926,02 TL, destekten yoksun kalma tazminatı 1.297.464,16 TL garameten hesaplama 1.179.670,79 TL olmak üzere toplam destekten yoksun kalma tazminatının 1.800.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 10-Davacı vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesi; Davayı sigorta poliçe limiti dahilinde; ... yönünden 100,00-TL olan tazminat taleplerini 20.229,21-TL arttırarak 620.329,21-TL olarak, ... yönünden 100,00-TL olan tazminat talebimizi 1.179.570,79-TL arttırarak 1.179.670,79-TL olarak ıslah etikleri anlaşılmıştır. Dosya İçerisinde Bulunan Tüm Delil Ve Belgeler Bir Arada Değerlendirildiğinde; Davanın, destekten yoksun kalma tazminatına dayalı tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın müteveffa ile d davalı ZMMS sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; kusur oranı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, tazminatın miktarının tespiti ve tahsili istemi ile buradan varılacak sonuca göre faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay HGK’nun 21/04/1982 gün ve 1979/4-1528 E,1982/412 K, sayılı kararı). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Araç sürücüsü kusuru nedeniyle meydana gelen zararları karşılamakla yükümlü olduğu gibi, anılan yasal düzenlemeler gereğince, davalı sigorta şirketi de, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Davalı vekili her ne kadar sigorta şirketine başvuru bulunmadığından bahisle usulden red isteminde bulunmuş ise de davacının başvurusunun bulunduğunun yazı cevabına göre olduğu kaldı ki dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu güncel içtihatlara göre de alternatif yollardan birine başvurunun yeterli olduğu anlaşılmakla talebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili her ne kadar yetki ilk itirazında bulunmuş ise de davaya konu kazanın mahkememizin yetki sınırlarına dahil olan Diyarbakır İlinde gerçekleştiği ve HMK.'nın 16.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı vekili her ne kadar zamanaşımı defisini ileri sürmüş ise de kazanın gerçekleştiği tarih dikkate alındığında kazanın ... tarihinde gerçekleşmiş olması ve davanın... tarihinde ikame edilmiş olması dikkate alındığında tasirle öldürme suçundan uygulanan 8 yıllık ceza zamanaşımı dikkate alındığında zamanaşımı süresinde davanın ikame edildiği anlaşılmakla talebini yerinde görülmemiştir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre davacılar ... ile ... müteveffa ...'in annesi ve babası olmakla desteğinden pay aldığı karine olarak kabul edilmektedir. Aksini ispat yükü davalı üzerindedir. Somut olayda, müteveffanın davacı anne ile babaya desteğinin karine olarak kabul edilmesi ve ölenin desteğine dair aksi yönde ispata yarar bilgi ve belgenin dosyada yer almaması nedeni ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin kabulü gerekmektedir. Davaya konu olan trafik kazası ile ilgili kusur yönünden yapılan incelemede kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve alınan bilirkişi raporu irdelendiğinde kazanın ... tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı, dava dışı sürücü ...nin idaresindeki ... plakalı kamyon ile seyir halinde iken karşı şeride girerek ...'İn idaresindeki ... plakalı araca çarpmış olduğu; bu kaza nedeni ile dava dışı sürücü ...'nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile tam kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'in ise kusur izafe edilecek bir eylemi bulunmamakla meydana gelen kazada kusursuz olduğu kanaati getirilmiştir. Müterafik kusur bakımından yapılan incelemede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, kaza anında davacının maluliyetine etki eden kusurunun bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi ve belge yer almadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Benzer yönde karar için bakınız:Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı). Bu şekilde destekten yoksun kalma tazminatının hesabında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan, %10 artırım %10 iskonto yöntemine göre hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir. Nüfus kayıt örnekleri dosyaya kazandırıldığında müteveffanın karine olarak kabul edilen destekliğin anne ve babası olduğu anlaşılmıştır. Bahsi geçen belirtilen yönteme göre mahkememizce ... tarihinde rapor alınmış alınan raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaat edilmekle rapor hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibari ile ölüm ve sakatlık nedeni ile şahıs başına teminat limitinin 1.800.000,00TL olduğu, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda yapılan garameten hesaplama neticesinde davacı baba .... için 620.329,21 TL, davacı anne ... için 1.179.670,79 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesabının yapıldığı, davalı ZMMS sigortasının sigortalısının kusuru oranında zararda sorumlu olacağı, müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ZMMS ölüm ve yaralanma kişi başına poliçe limitinin kaza tarihinde 1.800.000TL olduğu dolayısı ile de davalının hesap ve ıslah dilekçesi ile dava konusu edilen edilen destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının iddiasını ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekili tarafından dava öncesinde tazminat talebi ile KTK'nın 97. maddesi uyarınca destekten yoksun kalma tazminatı talebine dair davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. İş günününde temerrüde düşeceği fakat dosya kapsamında başvuruya ilişkin evrakın dosyaya kazandırılmadığı anlaşılmakla dava tarihi olan ... tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan araç tescil bilgilerinin ticari kullanım amacına özgülendiği nazara alınarak avans faize hükmedilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Davacı ... için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı olan 620.329,21TL 'ye dava tarihi ... tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi ile davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 2-Davacı ... için talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı olan 1.179.670,79-TL 'ye dava tarihi ... tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi ile davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 3- Kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 122.958,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın ve 5.730-TL ıslah harcının düşümü ile eksik kalan 116.800,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı ve 5.730,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.585,2-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 114,50TL ve bilirkişi ücreti 4.000TL olmak üzere toplam 4.114,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-a)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 97.049,35-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, B) Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 177.153,91-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, 8- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim