İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/520 E. 2020/603 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/520
- Karar No
- 2020/603
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/520 Esas
KARAR NO : 2020/603
DAVA : Sözleşmenin Uyarlanması
DAVA TARİHİ : 08/03/2019
KARAR TARİHİ : 17/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin Uyarlanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yıllardır davalı banka ile finans konusunda çalıştığını, kredi kullanma ve diğer bankacılık hizmetlerinden faydalandığını, ekonomik koşullar nedeniyle müvekkilinin kredilerini ödemekte zorlandığını, 2017 yılı sonunda yapılandırmaya gittiğini ancak sonrasında tekrar yapılandırma talep ettiğini, 2018 yılı sonunda yeni bir sözleşme imzaladığını, imzalanan sözleşmelerin kredi notunun düşürüleceği, kara listeye alınacağı, ipotek verilen gayrimenkullerin hemen satışa çıkarılacağı, yarı fiyatına satılacağı yönündeki psikolojik baskı altında zor durumda olması nedeni ile mantıklı düşünemeyen müvekkili tarafından imzalandığını, davalının kötü niyetle zor duruma düşen ödeme güçlüğü çeken, çeresiz akalan müvekkilinin gayrimenkulü tkeminat oludğu için kısa sürede daha fazla kazanç elde etmek amacıyla defalarca kredi kullandırıldığını, haksız kazanç elde etme yoluna gittiğini, 1 yıl gibi kısa bir sürede müvekkilinin borcunu %300 den fazla arttırdığını, 2017 yılı sonunda ödeme güçlüğü ceken müvekkilinin hali hazırda iflasın, elindeki tüm mal varlığının kaybetmenin eşiğine geldiğini, bulunduğu çaresiz ruh halinin müvekkilinin paniklemesine ve düşüncesizce davranmasına neden olduğunu ve sözleşme sonuçlarını idrak edemeden sözleşmeleri imzaladığını, davalı nezdindeki tüm hesaplar incelendiğinde aşırı yararlanmanın boyutlarının ortaya çıkacağını, müvekkiline ait ... şubesi ... numaralı hesaptan 21/02/2018 tarihinde 200.000,00 TL kredi kullandırıldığını, bu kredinin ödemelerinde sıkıntı yaşanınca 14.12.2018 tarihinde 334.995,52 TL tutarında kredinin mesai saatleri dışında saat 18.50 de apar topar kullandırıldığını, nakit sıkıntısını aşamayan müvekkilinin düşüncesizce panik halinde sözleşmeyi imzaladığının aşikar olduğunu, 10 aylık bir süreçte müvekkilinin borcunun 200.000 TL'den 538.871,17 TL'ye çıktığını bildirerek davanın kabulüne, gabin nedeniyle taraflar arasındaki anlaşmanın uyarlanmasına, davalı gabine dayalı sözleşme ile müvekkilden tahsilat yapmak için icrai işlemlere başlayacağından müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması için dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren icrai işlemlerin ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren TTK 5/a maddesi uyarınca arabuluculuk prosedürünü başvurulmadan açılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yanın talebi üzerine müvekkili banka ile 19/06/2013 tarihinde 55.000.00 TL, 11/03/2014 tarihinde 100.000,00 TL, 04/09/2014 tarihinde 300.000,00 TL, 29/11/2016 tarihinde 550.000,00 TL., 28/03/2017 tarihinde 550.000,00 TL, 13/02/2018 tarihinde 402.000,00 TL limitli Genel Kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme tarihleri itibariyle bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, davacı yanın talebi üzerine müvekkili bankanın ... şubesinden açılarak çeşitli tarihlerde kullandırılan ticari kredilerin geri ödemelerinde gecikmeler meydana geldiğini, davacı yanın dönemsel zorluklar yaşadığını belirterek piyasa koşulların olumsuz seyretmesi nedeniyle kendisine yapılandırma yapılması halinde ödemelerini düzenleyeceğine dair ısrarlı talepleri üzerine 14/12/2018 tarihli yazılı talebi de alınarak 3 ayrı ticari kredisi birleştirilerek 334.995,52 TL ana para tutarı üzerinden 36 ay vadeli olarak yeniden yapılandırıldığını, davacı yanca eksik harcın tamamlanması gerektiğini, uyarlama ile neyi talep ettiği anlaşılamadığından davacı yana talebinin açıklaştırılması gerektiğini, dava dilekçesindeki iddiaların haksız ve dayanaksız olduğunu, davanın esas yönünden de reddi gerektiğini, gabinden bahsedilebilmesi için edim ve karşı edim arasında ki nispetsizliğin, taraflardan birinin diğerini şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşmasının gerektiğini, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı nispetsizlik yanında bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik hallerinin bulunmasının, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki subjektif unsurun birlikte gerçekleşmesine bağlı olduğunu, davacı yanın talebi üzerine krediler açılarak kullandırıldığını, kriz dönemlerden etkilendiğini belirtilerek gecikmiş ödemeler nedeniyle kredilerin yeniden yapılandırılmasının talep edilmesi üzerine kredilerin yeniden yapılandırıldığını, davacının aşırı yararlanma gabin iddialarının haksız dayanaksız ve asılsız olduğunu, sözleşme özgürlüğü ve sözleşmeye bağlılık ilkesi ve hukuki güvenlik ve dürüstlük kurallarının bir gereği olduğunu, bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili aşamadaki beyan dilekçesinde 24.12.2018 tarihli son kredi sözleşmesinin uyarlanarak gabin halinin sona erdirilmesine karar verilmesini talep etmiş, 19.03.2019 kayıtlı ek beyan dilekçesinde, müvekkilinin ödeme güçlüğüne düşünce davalı bankaya sadece geciken taksitlerin ötelenmesi amacıyla verdiği dilekçe doğrultusunda uyarlama yapılmasını aksi kanaatte 14.12.2018 tarihli sözleşmenin iptaline karar verilmesini, ön inceleme duruşmasında müvekkili aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi bulunduğunu takibin tedbiren durdurulmasını talep etmiş, 24.04.2020 havale tarihli ek beyan dilekçesinde müvekkilinin ekonomik güçlük ve sıkışıklık nedeniyle yaşadığı psikolojik baskının etkisiyle mantıklı düşünememesini kullanarak davalı bankanın nezdindeki tüm kredilerine ilişkin 14/12/2018 tarihinde yapılandırma sözleşmesi imzalattığını ve müvekkilinin mevcut borcunu iki katına çıkararak aşırı yararlanma sağladığını, 14/12/2018 tarihli sözleşmenin gabin sebebiyle öncelikle iptaline aksi halde sadece geciken taksitlerin yapılandırılması şeklinde uyarlanması amacıyla iş bu davanın açıldığını, müvekkili aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını bildirerek takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın arabuluculuk dava şartına yönelik itirazının 24.06.2019 tarihli ara kararla;davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin 20/03/2019 ve 12/05/2020 tarihli ara kararlar ile reddine karar verilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının Uyap evraklarının incelenmesinde; icra takibinin davalı tarafından, davacı ile dava dışı ... aleyhine 420.387,21 TL nakit 2.820 TL gayri nakit toplamı üzerinden kredi taahütnamesi/sözleşmesi, ipotek belgesi, akit tablosu, ihtarname ve hesap özetine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yoluyla yapıldığı belirlenmiştir.
Dosyaya ibraz edilen belge örneklerinden davacının 14/12/2018 tarihinde ... şubesine hitaben yazdığı dilekçede bireysel kredi riskleri dışında tüm ticari kredi risklerinin 36 ay vade ile yapılandırılmasını talep ettiği, 14/12/2018 tarihli taksitli krediler detayla ödeme planının düzenlendiği ve kredi tipinin ticari kredi olduğu, kredi tutarının 334.995,52 TL olduğu, ... Bankası ... Şubesi ile davacı arasında yapılan 55.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesinin 19/06/2013 tarihli olduğu, 300.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesinin 04/09/2014, 100.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesinin 11/03/2014, 402.000,00 TL limitli sözleşmenin 13/02/2018, 550.000,00 TL limitli sözleşmenin 27/03/2017 tarihli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarının aşamada karara bağlanmasına karar verilerek tahkikat aşamasına geçilmiş ve dava konusu sözleşmenin uyarlanması ve sözleşmenin iptali koşullarının bulunup bulunmadığın hususunun tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya verilen 05/08/2020 bilirkişi raporunda; davacının davalı banka ile kredi ilişkisinin 2013 yılında başladığını, 19/06/2013 tarihli 55.000,00 TL limitli 11/03/2014 tarihli 100.000,00 TL limitli, 04/09/2014 tarihli 300.000,00 TL limitli, taksitli işletme-iş yeri kredisi, 28/03/2017 tarihli 550.000,00 TL limitli nakit destek kredisi, 20/02/2018 tarihli 402.000,00 TL limitli esnek ödemeli TTK+BCH kredisi, 14/12/2018 tarihli 334.995,52 TL limitli esnek ödemeli TTK+BCH kredisi ile krediler kullandığının görüldüğünü, davaya konu edilen ve uyarlama yapılması talep edilen kredinin son kredi olduğunu, davacının bankaya verdiği dilekçesi ile 14/12/2018 tarihinde bireysel kredileri dışında tüm ticari kredi risklerinin 36 ay vade ile yapılandırılmasını talep ettiğini, davacının talebi üzerine bireysel kredi hariç taksitli ticari kredi borçları ana parasının 334.995,52 TL olarak 36 ay vadeli ve toplam 538.871,17 Tl geri ödenmek üzere taksitlendirildiğini, bu sırada 14/12/2018 tarihli yeni bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile akdi faiz oranının %32,40, temerrüt faiz oranının %42,12 TL olduğunu, bu kredinin yeni bir sözleşme imzalanarak kullandırıldığını, her ne kadar yapılandırıma olarak adlandırılsa da yeni sözleşme ile kullandırılan yeni bir kredi olduğunu, bu kredilerin geri ödemelerinin 13/01/2019 tarihinde başlayacağı ve 36 ay sürüp 31/12/2021 tarihinde sona ereceğini, davacının bundan önce kullandığı, 20/02/2018 tarihli 200.160 TL lik kredinin geri ödemesinin 22/0/2021, 28/03/2017 tarihli 150.000,00 TL lik kredinin 02/012/2019, 28/03/2017 tarihli 25.000,00 Tl lik kredinin geri ödemesinin 27/03/2020, 04/09/2020 tarihli 177.000,00 TL lik kredinin geri ödemelerinin 04/09/2019 tarihinde sona ereceğini, 14/12/2018 tarihinde ki kredilerin geri ödeme tablosuna göre kalan borç tutarlarının toplam ana para 267.187,07 TL, faizli bakiyenin 315.892,75 TL olduğunu, bu tutarların borçların gününde ödenmesi halinde geçerli olduğunu, gününde ödenmemesi halinde taksitlere aylık faiz ekleneceğini, 14/12/2018 tarihli sözleşmenin gerek önceki sözleşmelerle kullandırılan kredilere ilişkin borçların yapılandırılması amacı ile veya gerekse yeni kredi kullandırma amacı ile imzalandığı kabul edilse dahi davacının 2013 yılından beri banka ile çalışmakta olduğunu, yüksek meblağlı taksitli ticari nitelikte krediler kullandığını, 14/12/2018 tarihinde bankaya verdiği dilekçesi ile tüm ticari kredi risklerinin 36 ay vade ile yapılandırılmasını talep ettiğini, bunun üzerine yeni bir sözleşme imzalayarak 36 ay vadeli kredi kullandırıldığını, davacının 14/12/2018 tarihinde hesap ekstre borcunun 334.995,52 TL olduğunu, kullandırılan kredi tutarının da 334.995,52 TL olduğunu, bu kredinin kullandırılması ile aynı tarihte 20/02/2018 tarihli kredi için 179.659,42 TL, 28/03/2017 tarihli kredi için 73.474,81 TL, 28/03/2017 tarihli kredi için 19.447,60 TL, 04/09/2014 tarihli kredi için 44.557,83 TL, dava konusu yapılmayan ... nolu hesaba 16.000,00 TL, bu hesaba ilişkin faiz olarak 255,86 TL, kredi yapılandırma masrafı olarak 1600,00 TL toplamı 334.995,52 TL ödemelerin yapıldığının görüldüğünü, dolayısıyla davacının 14/12/2018 tarihinde imzaladığı yeni sözleşme ile kullandığı 334.995,52 TL kredi ile talebi gibi tüm ticari kredi borçlarının kapatılarak tek bir kredi borcuna indirgendiğini, bu kredi borcunun 36 ay vadeli 14.968,65 TL aylık ödemesinin kararlaştırıldığı, bu kredilerin geri ödemelerini aksatılması üzerine hesabın kat edilerek icra takibi başlatıldığını, davacının yeni sözleşme ile kararlaştırılan geri ödeme planı ile belirlenen taksitlerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle bankaya icra takibi itibariyle 375.912,83 TL borcunun olduğu hususlarının tespit edildiğini; 28/10/2020 tarihli ek raporunda diğer bankaların aynı dönemlerde uyguladıkları tüketici/ihtiyaç kredilerine ilişkin faiz oranlarının ek raporda gösterildiğini üstelik bu kredilerin ticari krediler olmadığını, Aralık 2018 ihtiyaç kredisi faiz oranlarının cepte ... ve ... bankta yıllık 23,88, ... bankta yıllık 27,12, ... bank yeni yıl kredisinde yıllık 27,84, ... Bankası tüketici ürün pakedinde yıllık 28,28, ... Turkey hesaplı kredi de yıllık 29,40, ... masrafsız ihtiyaç kredisinde yıllık 29,88, ... ihtiyaç kredisi kampanyasında yıllık 30,60, ... Bankası yeni yıl kredisinde yıllık 31,20, ... bank ihtiyaç kredisinde yıllık 32,04, ... ihtiyaç kredisinde yıllık 33,12, ... bank direkt kredide yıllık 33,72, ... bank nakit hazır kredide yılık 34,20, ... pratik ihtiyaç kredisinde yıllık 34,68, ...bank ihtiyaç kredisinde 34,68, ... banka ihtiyaç kredisinde yıllık 35,40 olduğunu, söz konusu tabloda yer alan faiz oranları arasında davalı bankadan daha düşük ve yüksek oranda faizle kredi kullandırıldığının görüldüğünü, davacıya aşırı yararlanma gayesiyle yüksek oranlı kredi kullandırıldığı kanaatinin oluşmamakla birlikte takdirin mahkemede olduğunu, davacının önceki kullandığı ve ödemeleri devam eden kredilerin toplam aylık taksitlerinin 19.179,89 TL yaptığını, yeni ödenecek tutarın ise 14.968,65 TL olup yeni kredi borcunun aylık taksitlerinin önceki taksitlerden düşük olduğunu, kök rapordaki görüş ve hesaplamalarda değişikliği gerektirir bir durum bulunmadığını bildirmiştir.
Alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine 14/12/2018 tarihinde 334.995,52 TL tutarlı kredi sözleşmesinin apar topar kullandırıldığı, nakit sıkıntısını aşamayan müvekkilini zor durumdan kurtulmak amacıyla panik halinde sözleşmeyi imzaladığı bu nedenle sözleşmenin uyarlaması aksi halde 14/12/2018 tarihli sözleşmenin gabine dayalı iptal edilmesine yönelik işbu davanın açıldığı, davalı tarafın hak düşürücü süre yönünden itirazının sözleşme tarihinin 14/12/2018 olması ve davanın 08/03/2019 tarihinde açılmış oluşuna göre TBK 28. Madde kapsamında yerinde olmadığı, davacının davalı bankadan 2013 yılından itibaren taksitli ticari krediler kullandığı, davacının 14/12/2018 tarihli dilekçesi ile bireysel kredi riskleri dışında tüm kredi risklerinin 36 ay vade ile yapılandırılmasını talep ettiği ve bu talebe istinaden taraflar arasında davaya konu edilen sözleşmenin imzalandığı, davacının başvuru yaptığı tarih itibariyle davalı bankanın Dikili şubesinde ... nolu hesap ekstresinde 334.995,52 TL kredi borcunun bulunduğu ve davacının talebi nedeni ile bireysel kredi hariç taksitli kredi borçlarının ana parası 334.995,52 TL olarak 36 ay vadeli toplam 538.871,17 TL geri ödeme ile taksitlendirildiği ve kullanılan kredi tutarı olan 334.995,52 TL lik davalı bankaya ödeme yapıldığı, davacının 14/12/2018 tarihli başvurusu ile tüm taksitli ticari kredi borçlarının kapatılarak tek bir krediye indirgendiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin genel kredi ve teminat sözleşmeleri olduğu, özel hukuk alanında kişilerin diğer kişilerle hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla diledikleri konuda diledikleri kişilerle sözleşme yapabileceklerinin Borçlar Kanununda öngörülen sözleşme serbestliği ilkesinin sonucu olduğu, davacının davalı banka ile 2013 yılından itibaren çeşitli tutarlara ilişkin kredi sözleşmeleri yaptığı nazara alındığında davaya konu edilen sözleşmenin niteliği ve tüm dosya kapsamından davacının akit yapmakta tecrübesizliğinden ve müzayeka halinden söz edilemeyeceği bu nedenle TBK 28. Madde kapsamında koşullarının bulunmadığı sonucuna ulaşılarak sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR ;
Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın reddine,
Alınması gerekli 54,40 TL harcın davacı tarafça yatırılan peşin alınan 5.720,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.666,48 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Davalı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 22.721,25 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Dair; davacı ve vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2020
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı