İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/475 E. 2025/1049 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/475
Karar No
2025/1049
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/475 Esas KARAR NO : 2025/1049

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/06/2019 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında bir bayilik sözleşmesi mevcut olduğunu, bu sözleşmenin 28/03/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıl süre için akdedildiğini, bu bayilik sözleşmesine göre ... marka ve logosunu taşıyan müvekkili tarafından üretimi gerçekleştirilen emtiaların ... 'in pazarlama ilkeleri ve talimatları doğrultusunda davalı bayi tarafından satın alınarak sözleşmede belirtilen çalışma prensipleri dahilinde tüketiciye satışının yapılmasının kararlaştırıldığını, davalı şirketin ilk olarak Beşiktaş .... Noterliği'nin 12.11.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile satış noktaları arasında adaletsizlik olduğunu, Masko ve diğer satış noktalarındaki bir yıl içinde yapılan satışa konu ürünlerin adedinin ve satış bedellerinin kendileri ile paylaşılmasını, sözleşmeden ve yasadan kaynaklanan eşitlik denetim ve yeterli tanıtım görevlerinin tarafımızca yerine getirilmediğinden bahisle bayilik sözleşmesinin kendilerince çekilmez hale geldiğini taraflarına ihtar ettiğini, taraflarınca Bakırköy ... Noterliği'nin 20.11.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile .... ve diğer satış noktalarındaki bayi ve mağazaların bir yıl içerisinde yapılan satışa konu ürünlerin adedi ve satış bedellerinin bilgilerinin ticari sır niteliğinde olması sebebiyle paylaşılamayacağı, müvekkilince herhangi bayiyi/mağazayı öne çıkaracak şekilde reklam ve tanıtım yapılmamasına rağmen pozitif ayrımcılık yapılarak kendilerine yerel ve ulusal kampanya dahili veya harici reklam, tanıtım ve çalışmalarında her türlü desteğin verildiği, bayinin açılışında tanıtım amacıyla ... Fm'de canlı yayın yapıldığı, bilbord raket insert çalışmaları yapılarak geniş kitlelere ulaşmalarına yardımcı olunduğunun izah edildiğini, davalı tarafın ise Beşiktaş .... Noterliği'nin 28.11.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bayiler ve satış noktaları arasında eşitsizlik olduğundan, yeterli tanıtım yapılmadığından, elektronik ortamda yapılan müşteri talepleri ile ilgili olarak müşterilere ve kendilerine dönüş yapılmadığından ve daha önce tarafımıza gönderdikleri ihtarlara verdiğimiz cevapların taleplerini karşılamadıklarından bahisle sözleşmeyi feshettiklerini bildirdiğini, taraflarınca çeşitli ihtarnameler gönderilmekle birlikte en son Bakırköy ... Noterliği'nin 25.03.2019 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarı ile müvekkili şirket ile akdetmiş oldukları bayilik sözleşmesinin 60 aylık bir sözleşme olduğu ve 41 ay kala haksız yere feshettiklerini, 41 aylık satış kaybının 3.297.263,00 TL ve brüt kazanç kaybının 1.154.042,00 TL olduğunun aynı zamanda tabeladan kaynaklı değer kaybı mevcut olduğunun açıklandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı bir sebebi veya kanuni bir dayanağının olmadığını, bu nedenle feshin haksız olduğunu, sözleşmenin haksız nedenlerle ve sözleşme bitim tarihinden 41 ay önce feshedilmesi sebebiyle uğranılan kayıpların ve kar mahrumiyetinin istenmesi zaruretinin doğduğunu, dış cephenin şirketin tanıtımı için kullanılamamasından doğan reklam değer kaybının mevcut olduğunu beyan ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/12/2019 tarihli beyan dilekçesinde; kısmi alacak davasının kabulüne, müspet zararın tespit ve tahsiline, sözleşmenin bitim tarihinden 41 ay önce haksız sebeple fesih neticesinde uğranılan satış kaybının tespit ve tahsiline, yine sözleşmenin bitim tarihinden 41 ay önce haksız sebeple fesih neticesinde yoksun kalınan karın tespit ve tahsiline, dış cephede yapılan reklam ve tanıtımın 41 ay boyunca yapılamayacak olmasından doğan reklam ve tanıtım kaybının tespit ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 16/12/2019 tarihli beyan dilekçesinde; davalı yanın müvekkili ile beş yıl süre için akdetmiş olduğu bayilik sözleşmesini, 14/12/2019 tarihli sözleşme bitim tarihinden 41 ay önce haksız nedenle feshetmesi sebebi ile ayrı tazmin kalemi olarak sehven yazılan satış kaybı ve kazanç kaybı kalemlerinin aynı tazmin kalemi olarak görülmesini, bu tazmin kalemine dair alacaklarını şimdilik 8.000,00-TL ve yine 14/12/2019 tarihli dilekçede beyan ettikleri reklam değer kaybı tazmin kalemine dair alacaklarını şimdilik 2.000,00-TL'den belirlemiş olup toplamda 10.000,00-TL olarak açılan kısmi alacak davalarında ıslah hakkını saklı tutmakla kısmi alacak davasının kabulüne, müspet zararın tespit ve tahsiline, sözleşmenin bitim tarihinden 41 ay önce haksız sebeple fesih neticesinde uğranılan satış kaybının ve yoksun kalınan karın aynı tazmin kaleminde değerlendirilerek tespit ve tahsiline, dış cephede yapılan reklam ve tanıtımın 41 ay boyunca yapılamayacak olmasından doğan reklam ve tanıtım kaybının tespit ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bayilik sözleşmesine aykırı davrandığı için sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ve davanın reddinin gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinde üretici ile bayi arasında sürekli borç doğuran bir ilişkinin mevcut olduğunu, taraflar arasında özel bir güven ilişkisine dayanan bu sözleşmenin karşı tarafın bayilik sözleşmesinden kaynaklanan karşılıklı bir sadakat borcu üreticinin bayiyi desteklemek yardım etmek borcu faaliyetlerini kolaylaştırmak borcunu en önemlisi rekabet etmeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile Beşiktaş ... Noterliğinin 28/11/2018 t. ve ... Y. Nolu ihtarı ile 31/12/2018 tarihinden geçerli olmak üzere haklı nedenle feshedildiğini, bayilik sözleşmelerinde tarafların aralarındaki güven ilişkisi kapsamında iş birliği yaparak ilişkilerini devam ettirmeleri ve sağlayıcının iş birliği kapsamında bayinin faaliyetlerini destekleme yükümlülüğünün mevcut olduğunu, somut olayda davacı üretici firmanın bu yükümlülüğü ihlal etmekte olduğunu, davacı tarafın her ne kadar reklam ve tanıtımdan bahsetmişse de 2017/2018 Futbol sezonunda ... Spor ile tanıtım sözleşmesi dışında ulusal olarak bir tanıtım yapmadığını, bu durumun davacı tarafın web sayfasında da görüleceğini, davacı tarafın bu tanıtım harici daha sonraki yıllarda ulusal tanıtım için yeterli şekilde tanıtım yapmaması nedeni ile ürünlerin tanıtımının eksik kaldığını, bu durumun satışları etkilediğini, davacı tarafın bayi ile rekabet etmekte olduğunu, müvekkilinin somut olayın özelliklerine göre üreticinin müvekkilinin faaliyet gösterdiği bölgede doğrudan satış yapmasının söz konusu satışların müvekkili tarafından satılan bedelin çok altında olması nedeniyle müvekkilinin zararına yol açtığı için dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, müvekkilinin haklı sebebe dayanarak sözleşmeyi sona erdirdiğini, aksi kararlaştırılmadıkça üreticinin tek satıcı olan müvekkilinin sözleşme bölgesinde doğrudan satış yapma hakkına sahip olmadığını, davacının işbu yükümlülüğün ihlalinin sözleşmenin feshinde haklı neden oluşturmakta olduğunu beyan ederek; bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği beyanıyla davanın reddine masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Davada: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı-borçlu arasında 28/03/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıl süre için bir Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, İş bu bayilik sözleşmesine göre ... marka ve logosunu taşıyan müvekkili tarafından üretimi gerçekleştirilen emtiaların, ... 'in pazarlama ilkeleri ve talimatları doğrultusunda davalı bayi tarafından satın alınarak sözleşmede belirtilen çalışma prensipleri dahilinde tüketiciye satışının yapılmasının kararlaştırıldığını, davalı borçlu ile müvekkili arasında ticari ilişki sebebiyle davalıya toptan satış faturaları kesildiğini, oluşan cari hesap ekstresinin kendilerine bildirildiğini fakat davalının ödemesi gereken borcunu ödemediğini, söz konusu borcun 19/04/2019 tarihi itibari ile 277.306,16 TL olduğunu, müvekkilinin takip tarihine kadar ihtarlarda bulunduğunu, en nihayetinde borçlunun ödeme yapmaması üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiği nedenle davalının borca ve ferilerine yönelik haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, itirazlarında haksız ve kötü niyetli olan davalının alacağın %20 'sinden az olmamak koşulu ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya alacağına yapılan itirazın haklı olduğunu, Müvekkili şirket ile davacı arasında 25/03/2017 tarihinden geçerli olmak üzere bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, Sözleşme gereği müvekkili şirketin ... Kavşağı ... sk. No:1 Beşyol/İST. adresindeki kiralananda 5 yıl süre ile üretimi karşı tarafça yapılan ... markalı mobilya ve ürünlerinin satış hakkını üstlendiğini, davacı taraf Bayilik sözleşmesine aykırı davrandığı için sözleşmenin haklı olarak fesh edildiğinden dolayı davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafa bayilik sözleşmesi gereği cari borcunun miktarının ancak bayilik sözleşmesi gereği iade edilecek mallardan sonra belirlenebilecek olduğunu, bu davanın Bakırköydeki Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosya ile birleştirilmesini veya kararının bekletici mesele yapılmasını, yapılacak yargılama sonunda davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl dava, taraflar arasındaki 28/03/2017 tarihinde akdedilen bayilik sözleşmesinin haksız olarak fesih edildiği iddiası ile müspet zararların tazminine yöneliktir. Birleşen dava, taraflar arasında 5 yıl için yapılan bayilik sözleşmesi gereği, ... markasını taşıyan ve davacının ürettiği davalı bayi tarafından tüketiciye satılmak amacı ile alınan emtialar için davacı tarafça toptan satış faturasının tanzim edilmesi ve bu faturaların davalı tarafça ödenmemesi nedeni ile İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davasıdır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler ..,...,...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 13/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler: "Asıl dava için davacı tarafın ıslah dilekçesi ile şimdilik 8.000,00-TL satış kaybı ve kazanç kaybı talebinin olduğunu, teknik konu ile sözleşmenin feshi ve hukuki değerlendirmelerden bağımsız olarak sözleşmenin 40 aylık geriye kalan süresi için brüt satış kar kaybının 632.765,60-TL net kar kaybının ise 163.113,49-TL olarak hesaplandığını, davacı tarafın ıslah dilekçesi ile şimdilik 2.000,00-TL tabeladan kaynaklı reklam değer kaybı talebinin olduğunu, bu husus ile ilgili değerlendirme ve hesaplamanın uzmanlık alanları olmadığını; Birleşen Dava için davacı tarafın takip tarihi itibariyle 277.306,16-TL alacak talebinin olduğunu, taraflar arasında ticari defter ve kayıtlarda uyuşmazlık bulunmadığını, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 19/04/2019 tarihinde 277.306,91-TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 277.306,91-TL alacaklı olduğunu, tarafların tazminat mahkeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkememizin takdirinde olduğunu" beyan ederek görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..,... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 27/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda bilirkişiler: "reklam alanının davalı ... San. Tic. A.Ş'ye ait olduğunu, sözleşmede reklam alanının(tabela) davacı ... İnşaat Mobilya Dek. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kullanımından dolayı davalı firmaya kira ödemediğini, sözleşme içerisinde markanın kullanımı ile ilgili maddi bir madde ve cezai bir şart bulunmadığının görülmekte olduğunu, davaya konu olan reklam alanının bir tabela olduğu için tanıtım yapılamamasından doğan reklam kaybının tespiti yapılamadığını, marka sahibinin genellikle sözleşmede marka hakkı adı altında aylık bir kira ücreti ve/veya anlaşma ihlalinde cezai yaptırımını sözleşmede belirlemekte olduğunu, sözleşme incelendiğinde aralarında bahsi geçen maddeler bulunmamakta olduğunu" beyan ederek görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..,..,....'dan oluşan bilirkişi heyetinin 11/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler: Taraflar arasındaki 25.3.2017 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi kurulduğunu, sözleşmenin konusunun ... marka ve logosunu taşıyan emtiaların satın alınıp nihai tüketiciye satışının yapılması olduğunu(m.1), sözleşmenin süresinin beş yıl olduğu dikkate alındığında olağan sona erme tarihinin 25.03.2022 olduğunun anlaşılmakta olduğunu, davalı bayi tarafından 12.11.2018 tarihli ihtarnamenin davacıya gönderildiğinin görülmekte olduğunu, ihtarnamenin içeriğinin: “Sayın Muhatap, Müvekkil şirket ile aranızda 25/03/2017 tarihinden geçerli olmak Üzere bayilik sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşme gereği müvekkil şirket .... Kavşağı ... Sok. No:1 Beşyol/İST. adresindeki kiralananda 5 yıl süre ile üretimi tarafınızca yapılan mobilyaları markanız olan ... ürünlerinin satış hakkını üstlenmiştir. Bayilik sözleşmesi nedeniyle İstanbul'un Avrupa yakasında, Masko, Avcılar, Değirmenköy, Modako, Bahçeşehir'de de mağazalarınız mevcuttur. Tarafınızca da bilindiği üzere, bayilik sözleşmesinde üretici ile bayi arasında sürekli borç doğuran bir ilişki vardır ve bu ilişki taraflar arasında özel bir güven ilişkisi kurar; bu güven ilişkisinden de karşılıklı bir sadakat borcu doğar. Tarafların arasındaki güven ilişkisi sonucu, üretici, bayiyi desteklemek, yardım etmek, faaliyetlerini kolaylaştırmak ile yükümlüdür. Mağazanın ilk açılış tarihinden itibaren, müvekkil şirketin bayilik olarak yürüttüğü satış noktasında aylık o satışlar kira harcaması, personel harcaması ve diğer giderlere karşılamayacak miktardadır. Bu durum tarafınızla ve genel müdürlerinizle defalarca paylaşılmış, bayilik sözleşmesi devamınca birden fazla genel müdür değişimi yaşanmış, her defasında şirket yeni genel müdürü olarak tanıştırılan yetkiliye bu durum aktarılarak, satış noktaları arasında gerek satış fiyatları gerekse satılan mallara ilişkin taksit ödemelerinde ayniyet oluşması hususunda tarafınızca denetleme yapılması ve eşitsizliğin giderilmesi hususunda talepte bulunulmuştur. Bu taleplerin değerlendirileceği söylenmesine rağmen özellikle ... mağazasında, perakende satışının neredeyse toptan satış fiyatına yapıldığı, müvekkil şirketin mağazasına gelen birden fazla satış aşamasındaki alım satımın bu nedenle iptal olduğu da tarafınıza bildirilmiştir. Müvekkil şirketin aylar itibari ile sağladığı ciro ile diğer satış noktaları arasında büyük farklar oluşmuş ve bu durum halen devam etmektedir. Sözleşmenin çekilmez hale geldiği açıktır. Bu nedenle satış noktaları arasındaki bu adaletsizliğin giderilmediği, müvekkil şirketin bu işlemden zarar görmesi nedeniyle ... ve diğer satış noktalarındaki bir yıl içinde yapılan satışa konu ürünlerin adedinin ve satış bedellerinin tarafımıza yazılı olarak paylaşılmasını talep ediyoruz. Yukarıda belirtilen işlem dışında müvekkilin işlettiği satış noktasının konumundan kaynaklanan özel sebep nedeniyle binaya gelen müşteri sayısının ancak gerek yerel gerekse Ulusal basında tanıtımla artırılacağı da açıktır. Ancak bu konuda özellikle müvekkilin satış noktasını gösterecek şekilde yeterli tanıtım yapılmadığı gözlemlenmiş, bu durumun satışları etkilediği de tespit edilmiştir. Bayilik sözleşmesi 5 yıllık olup, aradan geçen sürede müvekkil devamlı olarak zarar etmekte, satış bedelleri maliyetleri karşılamamaktadır. Müvekkil şirketin zararı her gün katlanarak büyümekte, sözleşmeden ve yasadan kaynaklanan özellikle eşitlik, denetim ve yeterli tanıtım görevinizi ifa etmemeniz nedeniyle bayilik sözleşmesi müvekkil şirket için çekilmez halde sürdürülmeye çalışılmaktadır. Satış noktaları arasındaki fiilen uygulanan fiyat farkı ve taksit farkı bu kötü durumu daha da artırmaktadır. Bu nedenle satış noktalarınıza ait satış bedeli, satılan ürünün çeşidi ve Satış taksit bedellerini müvekkil şirket ile yazılı olarak paylaşmanızı, yasadan ve sözleşmelerden kaynaklanan özellikle (müvekkil şirketin satış noktasının tanıtımı konusunda hangi faaliyetlerde bulunduğunuza dair yazılı 3 gün içinde yazılı olarak bilgi vermenizi talep ediyoruz. Bu taleplerin yerine getirilmemesi halinde sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirilmediği açıkça görülecektir. Yukarda belirtilen talepleri karşılamanızı, karşılamadığınız takdirde yasalardan kaynaklanan haklarımızı, özellikle sözleşmenin çekilmez hale gelmesi nedeniyle olağanüstü fesih hakkının değerlendirileceğini ihtar ederiz” şeklinde olduğunu, davacı yanın 20.11.2018 tarihli cevabi ihtarnamesinde: “Sayın Muhatap, Beşiktaş .... Noterliği'nin 12 Kasım 2018 Tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi tarafımıza tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde ihtarnamenize karşı cevaplarımızı sunuyoruz. Şöyle ki, Taraflar arasında, müvekkil şirkete ait olan ... markalı ürünlerin, .... Kavşağı ... Sok. No:1 Beşyol/İST. adresindeki mecurda tüketiciye satışının yapılması konulu 25.03.2017 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedilmiştir. Bayilik sözleşmesi gereği müvekkilimin müşteri sayısı ile ilgili üstlenmiş olduğu herhangi bir taahhüt bulunmamaktadır. İhtarname ile ... ve diğer satış noktalarındaki Bayii ve mağazalarımızın bir yıl içerisinde yapılan satışa konu ürünlerin adedi ve satış bedellerinin tarafınıza yazılı olarak paylaşılması istenmiş ise de bu talebinizi yerine getirmemizin olanağı bulunmamaktadır. Zira talep edilen bilgiler, bu bayi ve mağazaların ticari faaliyetlerine ilişkin olup ticari sır niteliğindedir. Açıklanan nedenle bu bilgilerin tarafınızla paylaşılması yasa gereği mümkün değildir. Müvekkil şirket herhangi bir bayiyi/mağazayı öne çıkaracak şekilde reklam ve tanıtım yapmamasına rağmen ..., yerel ve ulusal kampanya dahili veya harici reklam, tanıtım ve çalışmalarında tarafınıza her türlü desteği vermiş/vermektedir. Bayiinin açılışında ... gelmiş ve ... Fm'de canlı yayın yapılmıştır. Tanıtım ve müşteri kazandırmak amaçlı hediyeler verilmiştir. Müvekkil şirket tarafından; Bilboard, raket, insert çalışmaları yapılarak geniş kitlelere bayinin ulaşması çabalanmıştır. Kısacası açılışınızdan itibaren bu noktaya pozitif ayrımcılık adına farklı desteklerde bulunmuştur. Peşin veya vadeli ödeme türüne göre ürünlerin Satış fiyatları farklılık gösterebilmektedir. Müvekkil şirketin tarafınız ile aynı bölgede olan E5 Avcılar/İstanbul bayisi yıl içerisinde Bahçeşehir/İstanbul'da ikinci mağazasının açılışını gerçekleştirmiştir. Yaşadığınız sorunların işletme politikanızdan kaynaklandığını, müvekkil şirketin ihtarnamede yazılı hususlarda herhangi bir kusuru bulunmadığını tarafınıza açıkça ihtar ederiz. Bunun yanı sıra, müvekkil şirket ile yürümekte olan ticari iş gereği tutulan cari hesap kat edilmiş olup; 222.782.00 TL'ye baliğ olan cari hesap borcunuzu işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 7 (yedi) gün içinde ihtarnamenin tebliğ tarihinden ödeme tarihine kadar geçecek sürede işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkile ödemeniz, cari hesap ekstresinde bir uyuşmazlık olması durumunda bu durumu derhal tarafımıza yazı bir şekilde bildirmeniz, TTK 18. md. 2. ve 3. fıkralarına delaleten ihtar olunur”. Bu cevabi ihtarname üzerine davalı bayi 28.11.2018 tarihli bildirimle sözleşmeyi feshetmiştir. Bayi ellerinde 380.000,00 TL’lik mal bulunduğunu beyanla teslim alınmasını, aksi halde tevdi mahalli tayin edileceğini bildirmiştir. Bu fesih bildiriminde “Yine tarafınıza yazılı olarak elektronik ortamda yapılan müşteri talepleri ile ilgili olarak, gerek müşterilere gerekse tarafımıza dönüş sağlamadığınız, müvekkil şirketçe alınan siparişleri süresinde karşılamayıp müşterilere teslimi engellediğiniz açıktır. Tüm bu yazışmalar elektronik ortamda ve .... oluşturulan grupta yazılı olduğundan bayiler ve satış noktaları arasındaki eşitsizliği gidermeniz için yapılan ihtara rağmen tutumunuzda bir değişiklik olmadığından 31.12.2018 tarihi itibariyle sözleşmeyi haklı nedenle feshediyoruz” ifadelerine yer verildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshinden kaynaklanmakta olduğunu, asıl davada erken fesih nedeniyle uğranılan kar kaybı ve önemli bir noktadaki bayiliğin sona ermesi nedeniyle reklam değeri kaybı talep edilmekte olduğunu, birleşen davada ise cari hesap alacağı istenmekte olduğunu, davacının feshinin haklı olup olmadığına göre asıl davadaki istemlerin kabul edilebilirliğinin değişeceğini, bayilik sözleşmesinde bayiler arasında ayırımcılık yapılmamasının rekabet hukukunun bir gereği olduğunu, markalar arasında rekabet korunması gerektiği gibi, marka içi rekabetin de korunmak ve sağlayıcı bayiler arasında rekabeti bozucu davranışlardan kaçınmak gerektiğini, davalı bayinin bayiler arasında iskonto ve taksit bakımından ayrımcılık yapıldığını ileri sürdüğünü, davacıdan bilgi istediğini davacı yanın bu bilgilerin ticari sır olduğunu ileri sürerek bilgi vermekten kaçındığını, davalının bu iddialarının sabit görülmesi durumunda feshin haklı olarak görülebileceğini, gene davalı bayinin fesih bildiriminde siparişlerin alınmadığını, müşterilere teslim yapılmadığını ileri sürmekte olduğunu, bunun da sabit olması durumunda haklı fesih nedeni olabilecek bir olgu olduğunu, dava dosyasında dinlenen tanık ....'in tanık ifadesinde, “Ben 2017 Mart ayında davalı şirkete giriş yaptım, satış danışmanı olarak çalışıyordum, ...’in resmi açılışı Eylül gibi oldu ilk zamanlarda herhangi bir sorun yoktu ancak 1-2 ay sonrasında ciddi problemler yaşamaya başladık, ben mobilya sektöründe daha önce ... mobilyada 13 sene çalıştım, ticari ahlak vardır, fiyat konusunda sıkıntılar oldu ... şube olan davacı normal fiyatın çok altında fiyatlar veriyordu ben o fiyata malı vermiş olduğumda neredeyse toptan fiyatına gelecekti, biz bu durum çok sık yaşanınca bölge müdürlerine bildirdik, SSH hizmetinde de müşterilerden şikayetler almaya başladık, üründe çıkan arızalardan ve geri dönüşlerle ilgili doğru düzgün hizmet verilmediğinden müşteri bize bu durumu aktarıyordu, bizde bu konu ile ilgili bir çok sıkıntı yaşadık, biz mağduriyet oluşmaması için gerektiğinde cebimizden karşılamak suretiyle müşteriye gidiyorduk, ürünü bile iade aldığımız oldu, biz müşterilerden ayda 5-10 kez fiyatla ilgili sorun yaşıyorduk, bizim 15 verdiğimiz fiyata davacı yaklaşık %30 oranında altında fiyat veriyordu, bu yüzden çok defa kapora iade ettik, bu hususu da bölge müdürleriyle hep görüştük, Maskonun bölge sorumlusu ... beyle dahi bu konuyu konuştuk, ben primle çalışan biriyim sürekli bu geri dönüşler olduğunda maaşlarımızda dahi gecikmeler oldu, bu konudan dolayı çok üzüldük, bir iki sene görüşmeler devam etti, yapılanlardan dolayı kazıkçı marka damgası yedik, sonradan kapanış verildi, belirli bir süreden sonra kimsenin yüzünü görmedik, onların bölge müdürleri de çok sık değişti, aradaki ilişki sonlanınca ben merkeze çekildim” şeklinde beyan verdiğini, feshin haklı olup olmadığının takdirinin mahkememize ait olduğunu, tanık anlatımına itibar edildiği takdirde davacının % 30 indirimli satışlar yapmasının davalıya zarar vereceğini, bayiinin satışlarını olumsuz etkileyeceğini ve sözleşmeyi sürdürmesinin kendisinden beklenemeyeceğinin söylenebileceğini, bilirkişinin görüşünün davacının davranışının sözleşmeyi ihlal ettiği ve feshin haklı olduğu yönünde olduğunu, bu nedenle davacının davalıdan fesih nedeniyle zarar oluştuğu gerekçesiyle bir alacak tabinde bulunamayacağının düşünülmekte olduğunu, mahkememizin aksi kanaati benimsemesi durumunda davacının erken fesih sebebiyle kar kaybı talep edebileceğini, buna göre sözleşme Kasım 2019 sonu itibariyle sona erdiğinden kalan sürenin 40 ay olduğunu, aylık net kar kaybının 4.568,41 TL üzerinden 40 aylık net kar kaybının 163.113,49 TL olabileceği yönündeki önceki heyet tarafından yapılan hesaplamaya iştirak edildiğini, buna göre, feshin haksız görülmesi durumunda davacının talep edebileceği kar kaybı tutarının 163.113,49 TL olabileceğini, reklam değeri kaybı talebine ilişkin olarak; davacının bu isteminin kabul edilemeyeceğinin düşünülmekte olduğunu, bayilik sözleşmesi kapsamında davalının bu yönde bir asli edim borçlanmadığını, söz konusu yerde reklamın olmasının sözleşmenin dolaylı bir etkisi olduğunu, davacının bu yönde bir talepte bulunabilmesi için sözleşmede açıkça bu yönde bir düzenleme bulunması gerektiğini, bu nedenle nihai takdiri mahkememize ait olmak üzere, davacının bu isteminin yerinde olmadığının düşünülmekte olduğunu, ayrıca bu yönde bir zarar hesabı yapılmasının da teknik olarak mümkün olmadığının düşünülmekte olduğunu, birleşen davada davacının cari hesap alacağını talep etmekte olduğunu, tarafların 2017-2019 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinde olduğunu, taraflar arasında ticari defter kayıtlarda uyuşmazlık bulunmadığını, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında da 19.04.2019 tarihinde 277.306,91 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığını, birleşen dava için; davacı tarafın takip tarihi itibariyle 277.306,16 TL alacak talebinin olduğunu, taraflar arasında ticari defter ve kayıtlarda uyuşmazlık bulunmadığını, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 19.04.2019 tarihinde 277.306,91 TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 277.306,91 TL alacaklı olduğunu, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, mahkememizin takdirlerine ait olduğunu beyan ederek görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişiler ..,..,...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 04/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler: Davacı yan sözleşmenin bilirkişi tarafından yorumlanması ve yükümlülüklerin ihlal edilip edilmediğinin, feshin haklı olup olmadığı noktasının bilirkişinin görev alanı dışında olduğunun, bu konularda görüş bildirmenin usule aykırı olduğunu ileri sürmekte olduğunu, hukukçu bilirkişinin dava dosyalarında sözleşme uzmanı, borçlar kanunundan kaynan nitelikli hesaplamalar uzmanı adları altında dava dosyalarında görevlendirilmekte olduğunu, hukukçu bilirkişinin hiçbir şekilde hakimin yerine geçmemekte olduğunu, hakimi bağlayıcı bir görüş bildirmemekte olduğunu, bilirkişi delilinin takdiri delil olduğunu, hakimin bilirkişinin görüşüne itibar etmeyip farklı değerlendirme yapabileceğini, diğer yandan sözleşme kapsamında bir alacak hesabı yapılabilmesi için o olgulara ilişkin koşulların dosyada bulunup bulunmadığı konusunda verileri derleyip mahkemenin karar vermesini kolaylaştırmanın bilirkişinin görevi olduğunu, aksi durumda aşırı dava yükü karşısında hakimlerin her bir dosyaya harcayacağı mesainin uzun zaman alacağını ve yargının işlemesi daha da yavaşlayacağını, sonuç itibariyle kök raporda sözleşmenin değerlendirilmesinde hakimi bağlayıcı bir görüş bildirilmediğini, münhasırlık hakkı olmaması ile bayiden daha avantajlı fiyatlarla mal satılmasının farklı olduğunu, bayiinin gereği gibi faaliyette bulunabilmesi için adil rekabet ortamı gerektiğini, bayilik veren firmanın daha ucuza sattığı yerde bayinin tercih edilmesi için bir neden kalmayacağını, bu hususta nihai takdirin mahkememizde olduğunu, feshin haklı olup olmadığını elbette hakim takdir edeceğini, ancak bilirkişilerin kendi bilgileri ve sektörel uygulamalar ışığında feshin haklı olup olmadığını değerlendirmek, hakime ışık tutmak zorunda olduklarını, Nihai olarak feshin haklı olup olmadığına hakimin karar vereceğini, reklam kaybı bakımından da hakim yerine geçmenin söz konusu olmadığını, sözleşmede binada ... ibaresinin yer aldığı pano vesair araçların bulunması taraflar arasında reklam açısından bir anlaşma bulunduğu şeklinde anlaşılmakta olduğunu, mahkememizin aksi görüşte olması durumunda bu konuda uzman bilirkişiden görüş almasının mümkün olduğunu, bayinin elinde kalan malların satın alınmaması nedeniyle uğranılan zararlar konusunda kök raporda belirtilen görüşte değişikliğe gidilmesini gerektirir bir durumun bulunmamakta olduğunu, bu konuda nihai takdirin mahkememizde ait olduğunu beyan ederek; izah edildiği üzere kök raporda değişiklik yapılmasının gerektirir bir durum bulunmadığı sonucuna varıldığı yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Bilirkişi .... 11/07/2025 tarihli raporunda; dosya içerisinde yer alan bilirkişi heyet raporlarının incelendiğini, yapılan incelemeler neticesinde depolanamsı konu olan mobilya ürünlerinin yaklaşık 200,00m2 alanda depolanabileceğinin hesaplandığını, dava konusu taşınmazın yakın konumda ve benzer özelliklerdeki taşınmazların emsal olarak alındığını, emsallarin pazarlanırken belirtilen alanlarının merdivenkovası hava boşluğu vb alanların da eklenmesi sureti ile olağandan daha büyük beyan edilerek söylendiğinin bilindiğini, emsal alanları pazarlanan alanlar üzerinden tahmin edilen gerçekçi alanlarına indirgenmiş olarak belirlendiğini, detayları verilen emsal bilgilerinden yola çıkılarak taşınmazın diğer olumlu/olumsuz özellikleri (manzara, iç mekan kalitesi, büyüklük vb.) dikkate alınarak kira değeri hesaplandığını, ("1.Emsal: ... ili, ... Mahallesinde yer alan binanın bodrum katında konumlu 220 m² alanlı depo için aylık net 35.000 TL kira bedeli talep edilmektedir. Pazarlık payı bulunmaktadır. ... Gayrimenkul 0 (507) 615 22 02; 2.Emsal: ... ili, ... Mahallesinde yer alan binanın bodrum katında konumlu 300 m² alanlı depo için aylık net 25.000 TL kira bedeli talep edilmektedir. Pazarlık payı bulunmaktadır. ... Emlak 0 (532) 662 63 06; 3.Emsal: ... ili, ... Mahallesinde yer alan binanın bodrum katında konumlu 300 m² alanlı depo için aylık net 30.000 TL kira bedeli talep edilmektedir. Pazarlık payı bulunmaktadır. ... Gayrimenkul 0 (537) 958 75 32; Emsallerin m² birim kira ortalamaları: (159,09-TL/m² + 83,33-TL/m² + 100-TL/m²) / 3 = 114,14-TL/m² olarak hesaplanmıştır. Söz konusu emsaller, rapor tarihi itibari ile güncel olup talep tarihi olan 28/11/2018 tarihine indirgenmiştir." beyanıyla) taşınmazın 28/11/2018 tarihi itibari ile aylık net kira bedelinin 2.738,00-TL/ay olarak tespit edildiğini beyan ederek görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişiler ..,..,...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 22/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda bilirkişiler: Mahkememizin 14/10/2024 tarihli celse 2 numaralı ara kararı gereğince, "Sözleşmenin feshinden sonra, davalı uhdesinde bulunan ve satılmayan ürünlerin tespit edilerek ürünlerin değerleri ve bu ürünlerin depolanması sonucu ödenen kiranın hesaplanması yönünden de hesaplama yapılmasına, bilirkişilere yerinde inceleme yapma yetkisi verilmesine, yerinde inceleme gününün ara karar ile taraf vekillerine tebliğine" karar verilmiş olduğunu, davalı vekili tarafından ürünlerin listesinin fatura tarihi, fatura numaraları, fatura birim fiyatlarının ekte üç sayfa olarak sunulduğunu, verilen ara karar ile 20/11/2024 tarihinde ... Mah. .... Asfaltı No:58 Avcılar/İstanbul adresinde ‘‘Sözleşmenin feshinden sonra, davalı uhdesinde bulunan ve satılmayan ürünlerin, son yıllarda yıllara göre enflasyona bağlı ürünlerin fiyat artışları da dikkate alınarak piyasa araştırması üzerine ortalama yaklaşık değerleri 664.205,00 TL olarak hesaplandığını, sözleşmenin feshinden sonra davalı uhdesinde bulunan ve satılmayan ürünlerin tespit edilerek ürünlerin değerlerinin ve bu ürünlerin depolanması sonucu ödenen kiranın hesaplanması yönünden de hesaplama yapılması talep edildiğini, bu ürünlerin depolanması sonucu ödenen kira bedelinin hesaplanmasının uzmanlık alanı olmadığı için hesaplama yapılamadığını beyan ederek görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişiler ...., ..., ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinin 07/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda bilirkişiler: Mahkememizin 14/04/2025 tarihli celse 3 numaralı ara kararı gereğince, dosyanın önceki rapor sunan Bilirkişi heyetine tevdi ile itirazlar tetkik edilmek üzere ek rapor tanzim edilmesi talebi üzerine "Sözleşmenin feshinden sonra, davalı uhdesinde bulunan ve satılmayan ürünlerin Birleşen Dava Tarihi (Aralık/2019) toplam değeri 77.263,70 TL olarak hesaplandığını beyan ederek (Birleşen Dava Tarihi (Aralık/2019) TÜİK tarafından Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) (454,08); Fatura tarihi 2017 – 2018 yılı TÜİK tarafından Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE ) görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 25/05/2021 tarihli 6 nolu celsesinde: Davalı tanığı ...: "Ben 2017 Mart ayında davalı şirkete giriş yaptım, satış danışmanı olarak çalışıyordum, telesetin resmi açılışı Eylül gibi oldu ilk zamanlarda herhangi bir sorun yoktu ancak 1-2 ay sonrasında ciddi problemler yaşamaya başladık, ben mobilya sektöründe daha önce ... mobilyada 13 sene çalıştım, ticari ahlak vardır, fiyat konusunda sıkıntılar oldu ... şube olan davacı normal fiyatın çok altında fiyatlar veriyordu ben o fiyata malı vermiş olduğumda neredeyse toptan fiyatına gelecekti, biz bu durum çok sık yaşanınca bölge müdürlerine bildirdik, SSH hizmetinde de müşterilerden şikayetler almaya başladık, üründe çıkan arızalardan ve geri dönüşlerle ilgili doğru düzgün hizmet verilmediğinden müşteri bize bu durumu aktarıyordu, bizde bu konu ile ilgili bir çok sıkıntı yaşadık, biz mağduriyet oluşmaması için gerektiğinde cebimizden karşılamak suretiyle müşteriye gidiyorduk, ürünü bile iade aldığımız oldu, biz müşterilerden ayda 5-10 kez fiyatla ilgili sorun yaşıyorduk, bizim 15 verdiğimiz fiyata davacı yaklaşık %30 oranında altında fiyat veriyordu, bu yüzden çok defa kopara iade ettik, bu hususu da bölge müdürleriyle hep görüştük, ....nun bölge sorumlusu Hüseyin beyle dahi bu konuyu konuştuk, ben primle çalışan biriyim sürekli bu geri dönüşler olduğunda maaşlarımızda dahi gecikmeler oldu, bu konudan dolayı çok üzüldük, bir iki sene görüşmeler devam etti, yapılanlardan dolayı kazıkçı marka damgası yedik, sonradan kapanış verildi, belirli bir süreden sonra kimsenin yüzünü görmedik, onların bölge müdürleri de çok sık değişti, aradaki ilişki sonlanınca ben merkeze çekildim, tanıklık ücreti talebim yoktur" beyanında bulunmuştur. Davalı tanığı ...: "... Mobilya aile şirketidir, hissedarlardan ... benim arkadaşım olur, bende ticaret yapıyorum, floryaya açılan ... şubesine Hamza bey yönetici oldu, ben kendi çevreme de bu mağazanın reklamını yaptım, ihtiyaç olduğundan kendimde alışverişimi yaptı, arkadaşlarım salon takımı alacaktı ... mağzasından beğendikleri ürün için ... beyin iş yerine gittik orada kendisine 18.000 TL civarı liste fiyatı verildi, bu rakam oranında %5-10 bantta bir iskonta yapıldı, daha sonra ....daki mağzaya gittiğimizde aynı ürünü sorduğumuzda benzer liste fiyatı verildi iskonto yüksek tutuldu fiyat yaklaşık 12.300 TL idi çünkü ben kredi kartı çektim 2 haftada teslim edeceklerini söylediler, termin tarihi sözleşmede yazmıyordu, 15 gün sonra aradık 1 ay sonra tekrar aradık iptal etmek istediğimizi söylediğimizde görüşmek istediler ürünü göndereceklerini söylediler ama ürün yine gelmedi, bunun üzerine ben genel merkezi arayacağımı ve masko mağzası ve oradaki çalışanları söyledim, bildiğini yap diye ukala ifade kullandılar bunlarda kayıtlarda vardır telefonla görüşüldü, genel merkezi aradığımızda otomasyona bağlanmış sadece bir sekreter açıyor geri dönüş yapacağını söylüyor yaklaşık 10 kez aradım kendilerine şikayetimi ilettim daha sonra bir yönetici ile görüşme imkanı buldum yardımcı olacağını söyledi geçiştirdi, tekrar aramam üzerine kimse ile görüşemedim telefona kimse bakmıyor, ben daha sonra banka ile görüşmem neticesinde kartlarımı iptal ve bloke ettirmem halinde 90 gün - 6 ay içerisinde paranın iade olabileceğini öğrendim ve bu işlemleri yapmam neticesinde paramı iade aldım ancak davacı şirket ile hiçbir şekilde irtibata geçemedim, ben 30 küsür yıllık ticari hayatım var, arkadaşlarım okul arkadaşı olduğu için arkadaşımla ticari ilişki olduğu için bunun karşılığında satın almıştım tanıklık ücreti talebim yoktur" beyanında bulunmuştur. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; Asıl dava yönünden; Taraflar arasındaki 25/03/2017 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi kurulduğu, sözleşmenin konusunun ... marka ve logosunu taşıyan emtiaların satın alınıp nihai tüketiciye satışının yapılması olduğu anlaşılmakla, taraflara arasında karşılıklı olarak çekilen ihtarlar sonrasında, davalı bayi tarafından tek taraflı olarak 28/11/2018 tarihli bildirimle sözleşme feshedilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın, davalı bayi tarafından bayilik sözleşmesin feshedilmesi nedeniyle, davacının uğranıldığı iddia edilen kar mahrumiyetinin ve dış cephenin şirketin tanıtımı için kullanılamamasından doğan reklam değer kaybı istemine ilişkindir. Feshe ilişkin olarak dinlenen tanık beyanları kapsamında, tanıklar tarafından, davalı bayinin fiyat konusunda sıkıntı yaşadığı, davacının normal fiyatın çok altında fiyatlar verdiği, bu sebepten davalının çok defa kapora iade ettiğinin beyan edildiği, bu itibarla davacının indirimli satışlar yapmasının davalıya zarar vereceği, bayiinin satışlarını olumsuz etkileyeceği ve sözleşmeyi sürdürmesi kendisinden beklenemeyeceğinden sözleşmenin feshedilmesinde haklı olduğu kanaatine varılarak, sözleşmenin feshedilmesinin tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde haklı sebebe dayandığı, bu sebeple davacının kar mahrumiyetinin ve dış cephenin şirketin tanıtımı için kullanılamamasından doğan reklam değer kaybı tazminatına hak kazanamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. Birleşen dava yönünden; tarafların 2017-2019 yıllarına ilişkin ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinde olduğunu, taraflar arasında ticari defter kayıtlarda uyuşmazlık bulunmadığını, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında da 19.04.2019 tarihinde 277.306,91 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle 277.306,16 TL alacak talebinin olduğunu, taraflar arasında ticari defter ve kayıtlarda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 19.04.2019 tarihinde 277.306,91 TL alacaklı olduğu hükme esas alınabilecek bilirkişi raporuyla sabit olduğundan, davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalı taraftan 277.306,91 TL alacaklı olduğu ve davanın kabulü ile likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl Dava ... Esas Sayılı Dosya 1-Davanın reddine, Birleşen .... Esas Sayılı Dosya Yönünden 1-Davanın kabulü ile 277.306,16-TL asıl alacak yönünden davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden ayın şartlarla devamına; 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 55.461,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Asıl Dava Bakımından: Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 44,40-TL harcın mahsubuyla bakiye 571,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 7.600,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 10.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Birleşen Dava Bakımından: Alınması gerekli 18.942,78-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.349,17-TL harcın mahsubuyla 15.593,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yapılan 21.370,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı ve davalı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde talep edene iadesine, AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/475, K. 2025/1049, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-475-e-2025-1049-k-29daa00fdf6e