İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/441 E. 2020/13 K.

Konu: yetki sözleşmesine rağmen davacının iş bu

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/441
Karar No
2020/13
Karar Tarihi
Konu
yetki sözleşmesine rağmen davacının iş bu

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/441 KARAR NO : 2020/13

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/03/2016 KARAR TARİHİ : 08/01/2020

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ..., ..., ..., ... ve ... abone numaraları ile her ay elektrik faturasına yansıtılan (... tarihinden önce yansıtılmayan) kayıp kaçak bedeli, ... sayaç okuma bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli ve dağıtım bedelleri ile kayıp kaçak bedeli üzerinden %5 ..., %2 ... ... ile %1 enerji fonun tahakkuk ettirilerek tahsil edildiği ancak söz konusu tahsil olunan bedellerin haksız bir şekilde tahsil edildiği gibi yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinden kesilmiş ... tarihine kadar ( geriye dönük olarak en fazla on yıl içerisinde) tahsil olunan bedellerin tespiti ile HMK'nın 107.maddesi uyarınca bilirkişi raporu alındıktan sonra ortaya çıkacak net miktarın belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari ... TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı adına çıkartılan usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen elektrik aboneliklerin ticari faaliyet amaçlı kullanıldığını ve tarife grubu olarak da ticarethane grubundan yer aldığını, dolayısıyla davacının tacir olarak nitelendirildiğini, taraflar arasındaki şetki şartı yasanın aradığı tüm koşulları taşıdığını, taraflar arasındaki yetki sözleşmesine rağmen davacının iş bu davasını Antalya Mahkemelerinde açması gerekirken yetki şartına aykırı şekilde yetkisiz ... Mahkemelerinde açtığını, bu nedenle müvekkiline karşı açılan davanın yetkisizlik nedeniyle reddini, zamanaşımı, usule ve esasa ilişkin olarak da red olması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesinin anlaşmazlıklar başlıklı 12. Maddesinde "Bu sözleşmenin ve yürürlükteki ilgili mevzuatın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların giderilmesinde yetkili organ ... Mahkemeleri ve İcra Daireleridir" denilmek suretiyle uyuşmazlık halinde tarafların başvuracağı yetkili mahkeme ve icra dairelerinin belirlendiğini, bu sebeple ... Mahkemelerinde açılan davanın yetkisizlik sebebiyle reddine karar verilerek yetkili mahkemenin Antalya Mahkemeleri olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. Dava öncelikle ... ... Asliye Hukuk mahkemesine açılmış ve mahkemenin .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun .../...-... E. Ve .../... K. Sayılı ilamına da atıf yapılarak, HMK 17.maddesinin eldeki davada uygulanacağı ve süresinde ileri sürülen yetki itirazı nedeniyle mahkemenin yetkisiz, Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiştir. Kabule göre, mahkememiz dosyada yetkilidir. HMK m. 20 gereği; Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Süresinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, ikinci mahkemedeki yargılama ilk davadaki yargılamanın devamıdır ve bu nedenle davanın açılış tarihi, ilk davanın açılış tarihidir. Mahkemenin yetkisizliğe ilişkin hükmü, ... tarihinde kesinleşmiştir ve davacı tarafça ... tarihinde (kesinleşmeden önceki bir tarihte) yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş olup, usuli bir eksiklik yoktur. Dava abonelik sözleşmesinden kaynaklı kayıp kaçak bedeli, ... bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli ve diğer kesintilerin tazmini talebine ilişkindir. Hem davacı tarafın aşamalarda sunduğu beyan dilekçesinde bahsettiği Yargıtay 3. HD nin 2014/18311 esas, 2015/15438 karar sayılı ilamı hem de aynı dairenin 2018/1814 esas, 2018/9679 karar sayılı başka emsal ilamına göre, davalının pasif husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Davanın açılış tarihi, ...'dır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/16560 esas, 2017/1012 karar sayılı emsal ilamında da açıkça belirtildiği üzere; uyuşmazlıkla ilgili yargılama sırasında 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. Dava konusu talepler bakımından, davanın açıldığı tarihte davacı haklıdır ancak sonradan yürürlüğe giren kanun kapsamında dava konusuz kalmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Yargıtay 3. HD nin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davacı aleyhine yargılama gideri hükmetmemek, lehine yargılama gideri hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM/ Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak alınması gerekli ... TL maktu karar harcının, davacı tarafça yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harç bedelinin karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan posta-tebligat ücreti gideri toplamı ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça bir gider yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT m. 6 gereği; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 8-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı..08/01/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/441, K. 2020/13, T. 08.01.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-441-e-2020-13-k-7748ad1c9017