İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/408 E. 2021/217 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/408
Karar No
2021/217
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/408 Esas KARAR NO : 2021/217

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2019 KARAR TARİHİ : 06/04/2021

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalının ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL tutarlı faturaları ödememesi üzerine hakkında Isparta ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça yapılan icra takibine öncelikle "yetki yönünden " itiraz edilmiş ancak ... Seri numaralı fatura borcundan doğan alacak (... tarihli Fatura ... TL) faizi ile birlikte ... TL olarak davalı tarafça Isparta ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına yatırıldığını, bu tarihten sonra davalının ...'da başlatılan icra takibine yetki yönünden itiraz etmesi nedeniyle dosya yetkili Antalya İcra Müdürlükleri'ne gönderildiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden davalıya yeniden ödeme emri gönderilince davalı " Takibe konu fatura borçlarından yalnızca ... seri numaralı faturayı kabul ettiğini , bu faturadan kaynaklanan borcunu ise Isparta ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına zaten ödediğini , ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibariyle böyle bir borcunun bulunmadığını , takip dayanağı ... tarihli ... seri numaralı ve ... seri numaralı ... tarihli fatura içeriğinde belirtilen ürünlerin kendilerine teslim edilmediğini, ... seri numaralı faturadaki imzanın da kendilerine ait olmadığını , diğer faturalardan dolayı da vekil eden şirkete herhangi bir borcunun olmadığını " belirterek ... tarihinde takibe itiraz ettiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında ... Tarihli tensip ile yapılan itiraz süresinde olduğundan icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, davalı tarafça ... Seri numaralı fatura karşılığı ... TL olarak Isparta ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına yatırılmış ise de yatırılan tutar Isparta ...İcra Müdürlüğü tarafından ödendiğini, yetkili icra dairesine gönderilen tahsilat yine bu icra dairesinden talepte bulunmuş olmalarına rağmen Müdürlüğün ... tarihli tensip tutanağı ile takibin devamına ilişkin herhangi bir karar bulunmadığından dosyaya yapılan ödemenin tarafımıza ödenmesi yönündeki talebimizin de reddine karar verildiğini, İcra Müdürlüğü'nün ret kararına karşı Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas Sayılı dosyası ile dava açıldığını, ise de yine bu mahkemece " Somut olayda, her ne kadar Isparta icra müdürlüğünde borca kısmen itiraz edilmiş ise de, Antalya icra müdürlüğünde borcun ödendiği yanılgısı ile borca tamamen itiraz edildiğine göre, yukarıda belirtilen düzenlemeye göre takip durmuş olup icra müdürlüğü tarafından borçlunun rızası olmadan veya itirazın iptali kararı olmadan paranın alacaklıya ödenmesi mümkün görülmemiştir. " şeklinde karar verildiğini, bu nedenle davalı tarafça dosya borcunun tamamına itiraz edildiğinden dosyaya ödenen ... TL 'nin tarafımıza ödemesinin yapılmadığını, ... tarihinde Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına gönderilen talep ile ... ve ... seri numaralı faturalardan doğan alacaklardan feragat edildiğinden bu faturalar üzerinden vekil edenin herhangi bir alacak talebi bulunmadığını, davalının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile icra takibinin ..., ... ve ... seri numaralı faturalara ilişkin alacaklar yönünden devamına karar verilmesini, %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak vekil edene ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinde davalı tarafından ..., ... ve ... seri numaralı faturalar yönünden yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takip dosyasının Mahkememizce celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... Tarihli Fatura ... TL, ... Tarihli ... TL bedelli fatura, ... Tarihli ... TL bedelli fatura, ... Tarihli ... TL bedelli fatura, ... Tarihli ... TL bedelli fatura olduğu, ödeme emrine davalı tarafından süresi içerisinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası; davalı aleyhine düzenlenen faturalar nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibinde davalı tarafın ... Tarihli ... TL bedelli fatura bedelini ödemesine rağmen davalı tarafından ..., ... ve ... seri numaralı faturaların kabul edilmediği, bu faturalara ilişkin mal ve hizmetin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Mahkememizce davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Isparta Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesi aracılığı ile Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli kök raporda özetle; davacı tarafın ticari defterlerinin mevzuata uygun yapıldığı, sahibi lehine delil olma özelliği defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava takip konusu faturaların davacı defterlerinde davalıdan alacaklı olarak kayıtlı bulunduğu, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davacı taraf defterlerinde BA-BS formlarında kayıtıl bulunduğu, dava konusu faturaların bedelinin tamamen veya kısmen ödemesine ilişkin olarak davacı defter ve belgelerinde kayıt veya belge bulunmadığı ve nihai olarak taraflar arasında dava konusu faturalar haricinde de faturaların ve ödemelerin bulunduğu ancak bu ödemelerin dava konusu faturalara ait olmadığı, ödemelerin dava konusu fatura tarihleri öncesi faturalara ait olduğu, davacı defter kayıtlarına göre ... tarih itibariyle davacının davalıdan ...-TL olacak bakiyesi bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi için Isparta Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli ek raporda özetle; ... tarihli kök raporunun doğru olduğu sonuc ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Davalının defterlerinin incelenmesi için davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı davetiye çıkartılmış, davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği ... tarihli kök rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından rapora itiraz edilmediği görülmüş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, takibe konu fatura alacağının davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafın dava konusu faturadan kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları, Ba-Bs formları ile yapılan bildirimler, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması hususları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği, davaya konu ... numaralı (... Tarihli ... TL bedelli fatura), ... numaralı (... tarihli ... TL bedelli fatura) faturalar yönünden davalı tarafın mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafından takip dosyasına yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ... TL asıl alacak ve takip tarihinden işleyecek yasal faizi üzerinden devamına, dosyaya davalı tarafından yapılan ödemelerin ve davacı alacaklı tarafından yapılan feragatlerin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeni ile kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/04/2021

Katip ... E imzalı

Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/408, K. 2021/217, T. 06.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-408-e-2021-217-k-ec12059234cd