İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/670 E. 2024/246 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/670
- Karar No
- 2024/246
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/670 Esas KARAR NO : 2024/246 Karar DAVA : Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i DAVA TARİHİ : 10/07/2023 KARAR TARİHİ : 12/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25.03.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...... Mah. ..... Sk. No:2/11 Avcılar/İstanbul adresinde bulunan ...... 'nun sahibi ve yöneticisi olduğunu, davalının, bu anaokulunda öğrenci olan ..... 'ın (T.C..... ) annesi olduğunu, davalı ...'in 07.06.2023 tarihinde ve sonrasında kendisine ait "...... " isimli ..... hesabından farklı paylaşımlarıyla videolar ve "4 yaşındaki oğlum okul sahibi tarafından boğazı sıkılmıştır ve çocuğum bir çok kez bu durumda mağruz kalmıştır farklı zamanlarda aynı şekilde olayı bize anlatmıştır buna rağmen yapan kişi yalanlamaktadır lütfen paylaşınnn", "farklı bir günde tekrar aynı şeyleri anlatabiliyor!!! benim çocuğumun canını yakma hakkını siz nereden ve nasıl bulabiliyorsunuz bu ne cesaret!!! asla bu olayı kapatmıycamm!! aslaaa!!! çocuğumun hakkını arıycam!!! ve "farklı zamanlarda aynı şekilde anlatıyor çocuğum bu çocuk 4 yaşında ve aklındaki tek konu bu! cezasız kalmamalı bu insan!" yazılarıyla 4 yaşındaki oğlunun müvekkili tarafından farklı zamanlarda defalarca boğazının sıkılması suretiyle darp edildiğine ilişkin paylaşımlarda bulunduğunu, bununla birlikte davalı çocuğunun darp edildiği iddiasıyla müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, bunun üzerine taraflarınca da iftira suçunun unsurlarının gerçekleşmesi nedeniyle davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, her iki dosyanın birleşmiş olduğunu, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .... S. numaralı dosyası ile işlemde olduğunu, öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkili ... hakkında başlatılan ve kendisini manen oldukça yaralayan mesnetsiz soruşturmada ifadesini vermiş olup sürecin taraflarınca takip edileceğini, müvekkili ...'nın kızı .... , 11.10.2021 tarihinde elim bir cinayete kurban gittiğini, bu cinayete ilişkin yargılama halen Küçükçekmece ..... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile sürmekte olduğunu, müvekkilinin kızının boğazı kesilmek suretiyle katledilmişken kendisi hakkında 4 yaşındaki bir çocuğun boğazını sıkarak darp eyleminde bulunduğu iddiası acılı anne yüreğinde büyük bir üzüntü ve yıkıma yol açtığını, evladı katledilen bir annenin başka bir annenin 4 yaşındaki küçücük çocuğuna eziyet ettiği iddiası oldukça çirkin ve aşağılıkça bir iftira olduğunu, davalının paylaşımlarının müvekkili aleyhine telafisi güç veya imkansız zararlar doğurabileceğinden mahkemenizden verilecek ihtiyati tedbir kararıyla davalının instagram paylaşımını silmesine ve haksız rekabet unsuru taşıyacak eylemlerine son vermesine karar verilmesini tedbiren talep ettiklerini, neticede haksız rekabetin tespitine ve men'inine, davalının haksız rekabete konu eylemlerinin bertaraf edilmesi ile haksız rekabete konu fiilden önceki halin sağlanması amacıyla ref kararı verilerek davalının haksız rekabet niteliği taşıyan .... paylaşımın kaldırılmasına, TTK 59. madde hükmü gereğince masrafları davalıdan tahsil edilerek verilecek mahkeme kararının gazetede ilanına, dava sonuçlanıncaya kadar doğabilecek zararların önüne geçilebilmesi için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinin HMK 121'e aykırı olduğunu, davacı şahıs tarafından, davalı müvekkile karşı husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafın iftiraya uğradığı iddiası tamamıyla suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gibi uyuşmazlık konusu olay bakımından iftira suçunun unsurları oluşmadığının ortada olduğunu, oğlunda birtakım davranışsal değişiklikler fark etmesini takiben müvekkilinin oğlunun kendisine okul müdürü tarafından birden çok kez boğazının sıkıldığını ve kötü muameleye maruz kaldığını söylemesi üzerine psikoloğa başvurduğunu, uzman psikoloğun çocuğun beyanlarının tutarlı ve şiddet mağduru olduğu tespiti üzerine müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği üzere soruşturma Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ..... soruşturma numaralı dosyası üzerinden devam ettiğini, çocuğunu güvenilir bir kuruma emanet ettiğini düşünen müvekkilinin yaşanan olaylar neticesinde sarsıldığını ve derin bir şok yaşadığını, nitekim müvekkilinin oğlunun hala psikolojik tedavi gördüğünü, işbu nedenle müvekkilinin, oğlunun maruz kaldığı haksız eylemleri kamuoyuna bildirmek ve benzer olayların bir daha yaşanmaması adına sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunduğunu, başka bir deyişle, müvekkilinin yersiz yere sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde belirttiği gibi daha önce anaokuluna ve öğretmenlerine dair teşekkür paylaşımında bulunduğunu, müvekkilinin sebep olmaksızın olumsuz paylaşımda bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, haksız rekabetin temel unsurununu dürüstlük kuralına aykırı davranış olduğunu, uyuşmazlık konusu olayda uzman psikolog tarafından çocuğun beyanlarının tutarlı ve şiddet mağduru olduğu tespit edildiğini, davalı müvekkilinin çocuğu şiddet mağduru olan bir anne olduğu ve şiddeti uygulayan kurumun bir anaokulu olduğu gözetildiğinde müvekkilinin eylemlerinin haksız rekabet koşullarını sağlamadığı sonucuna varılması gerektiğini, işbu nedenle öncelikle yaklaşık ispat koşulunu sağlayamayan davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddini, neticede davacı şahıs tarafından davalı müvekkiline karşı husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, oavacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine, en nihayetinde müvekkili aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Küçükçekmece CBS'nin .... Soruşturma sayılı dosyasının bir suretinin celp edildiği görülmüştür. Dava dilekçesi, cevap dileçkesi, taraf beyanları, soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; haksız rekabetin tespiti, meni ve refi davasıdır. Dava konusu; davalının instagram paylaşımlarından kaynaklı olarak haksız rekabetin tespiti, meni ve refi davası olduğu görüldü. Yargılamaya konu olayla ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin Küçükçekmece CBS'nin .... soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir. (İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin, 2019/378 E. - 2020/1317 K. Sayılı ilamı) Yargıtay ... Hukuk Dairesinini .... Esas, ..... sayılı ilamı" Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır." şeklindedir. 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu düzenlenmiş, anılan Kanun'un 55 inci maddesinde ise dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların nelerden ibaret olabileceği örnek olarak sıralanmıştır. Bu çerçevede aynı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince; "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,..." haksız rekabettir. Hükümde kullanılan kötüleme kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir. Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için beyanın, başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması, yine bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2020 tarihli, 2017/11-39 Esas ve 2020/396 Karar sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta; davalının davaya konu paylaşımlarının 4 yaşındaki çocuğunun yakınmalarına dayalı olduğu görülmüştür. Yapılan paylaşım sayısı, içeriği, paylaşıma konu görsellere yapılan yorum ve beğenme sayılarının miktarı da dikkate alındığında, bu paylaşımların ifade ve şikayet hakkı kapsamında hakkın aranmasına ilişkin içerik ve eylemler olduğu, haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olmadığından, haksız rekabet koşulları oluşmamıştır.(İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 25.01.2024 Tarih ve 2021/1421 E. - 2024/68 K. Sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturmayacağına, ifade ve şikayet hakkı kapsamında hareket ettiğine dair mahkememizce kanaat getirildiğinden, açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 269,80-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4- Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı tarafa VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır