İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/346 E. 2019/541 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/346
- Karar No
- 2019/541
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/346 KARAR NO : 2019/541
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/07/2019 KARAR TARİHİ : 19/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... İlinde ... ... faaliyeti yaptığını, davalının ise ... adı il iş yaptığını, şirketi adi şirket olmakla birlikte eşi ... adına kayıtlı olduğunu, temelinde muhatabın genel olarak ... olan ... olduğunu, müvekkilinin temelinde perakendecilik yapan davalı ...'in şirketinde kömür tedariki eden bir toptancı olduğunu, ancak müvekkilinin yanına gelen ...'ın piyasa değerinin altında kömür ve odun tedarik edebileceğini, ancak çek veya nakit olarak tedarik edebileceğini söylemesinin ardından müvekkilinin lehtarı davalı ... adına kesildiğini, ... tarihli ... seri numaralı ...-TL bedelli ... Bankasına ait çeki verdiğini, bu çek karşılığında 50 ton odun veyahut 6 ton kömür tedarik edileceğinin akdedildiğini, müvekkilinin daimi olarak çalıştığı ve ticari ilişkilerinin yanı sıra esnaf komşusu olmalarından ve bu iş faaliyet alanı içerisinde teamül haline gelmiş olan sözle iş yapmaktan kaynaklı olarak davalı tarafı ile yazılı sözleşme yapmadıklarını, müvekkiline aynı gün içerisinde teslim edileceğinin belirtilmesinden dolayı da davalıların ediminin ifasından kaçacağını, bilahare müvekkili tarafından Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarnamede çek itibariyle karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi hususunda mutabık oldukları kömür veya odun tedariki açısından tek taraflı olarak edimin ifası yerine getirilmediğinden üçüncü kişiye henüz cirolanmamış çekin iadesi ihtar edilmiş olup, edimin ifası uygun olarak yerine getirilmediğinden bahisle sözlü akde ait ve ilgili yasal hükümler gereği edimin ifa edilmediği hususunun ihtar ile ileri sürüldüğünü belirterek, davaya konu çekin iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi sonucu müvekkilinin haksız yere zarar görmemesi adına mahkemece tedbiren muhafaza edilip saklanmasına ve dava sonucu davacı lehine sonuçlanması durumunda çekin iadesine, çekin iade edilmemesi halinde ise çek bedeli değerinde borçlu olunmadığının tespitine ve rücu hakkı tanınmasına karar verilmesini, ayrıca müvekkillerinin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren ve haksız sebepler ile çeki elinde bulunduran edimini ifa etmeyen davalıların % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava; Menfi Tespit davasıdır. 19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7155 sayılı "Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun" ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa 5/a maddesi eklenmiştir. Yeni düzenleme uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. 06/12/2018 tarihinde kabul edilip 19/12/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmak suretiyle 01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20.maddesine göre; "13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir: 3.Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 5/A-(1) Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir. Madde 21 - 6102 sayılı kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 12- (1) Bu kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ilk derece mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay'da görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. Madde 23 - 6325 sayılı kanuna dördüncü bölümden sonra gelmek üzere 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlığıyla beşinci bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir: "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" Madde 18/A-(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. 3-......." Açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalılar aleyhinde açılan menfi tespit istemiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, davanın konusunun bir miktar paranın ödenmesi istemine ilişkin oluşu gözetilerek, 06/12/2018 tarihinde kabul edilip 19/12/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak 01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20.maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK'nın 5.maddesinden sonra gelmek üzere 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/a maddesi uyarınca davanın TTK'nın 4.maddesinde sayılan ticari dava niteliğinde oluşu ve dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu, ancak dava dilekçesi içeriğindeki açıklamalardan davacı tarafça arabulucuya başvurulmaksızın eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla, 6235 sayılı kanuna eklenen 18/a-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazlaya ilişkin ...-TL harcın istem olması halinde kararın kesinleşmesine müteakip davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/07/2019
Katip ... ¸(e-imzalı)
Hakim ... ¸(e-imzalı)