İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/535 E. 2022/339 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/535
- Karar No
- 2022/339
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/535 Esas - 2022/339 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/535 KARAR NO : 2022/339 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/08/2019 KARAR TARİHİ : 25/03/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/10/2016 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, oluşan kazada sürücü ...'nun kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL sürekli iş gücü tazminatın sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu11/10/2019 havale tarihli dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 08/07/2016-2017 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu, kaza sebebi ile başlatılan ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, kaza sırasında davacının hatır için taşınıp taşınmadığının tespiti ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı yanın ticari faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Kazaya karışan araçların tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacıların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır. 15/10/2016 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacı yaralanmıştır. ... plakalı araç 08/07/2016-2017 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmıştır. Dava tarihinden önce yapılan başvuru sonucunda herhangi bir ödeme yapılmamıştır. SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda ... plakalı aracın kullanım amacının hususi olduğu bildirilmiştir. Vakfıkebir Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; 03/04/2019 tarih ve 2019/... karar sayılı karar ile; sanık ... ve sanık ...'in cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 22/10/2018 tarihli raporunda; kazanın ... plakalı aracın sağ şeritten sol şeride geçmek için manevra yapması neticesinde meydana gelmesi ile sürücü ...'in kusursuz olduğu, sürücü ...'nun ise aslı kusurlu olduğu, kazanın ... plakalı otobüsün sol ön far kısmıyla önünde kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan ... plakalı otomobilin sağ arka sinyal kısmına çarpması sonucu meydana gelmesi ile; sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nun ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce bilirkişi olarak görevlendirilen ... 01/02/2020 tarihli raporunda ; ... plakalı araç sürücüsü ...'nun asli ve %75 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğunu belirtmiştir. Ceza dosyasında aldırılan kusur raporu ile mahkememiz dosyasında aldırılan kusur raporunun çeliştiği anlaşıldığından çelişkinin giderilmesi için İstanbul Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı düzenlenen 13.10.2020 tarihli heyet raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun asli ve %50 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Alınan heyet raporunda mahkememizce aldırılan 01/02/2020 tarihli bilirkişi raporunun değerlendirilmediği anlaşıldığından ek rapor için aynı heyete tevdi edildiği düzenlenen 14.06.2021 tarihli heyet ek raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun asli ve %50 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 23/10/2020 tarih, ... sayılı raporunda, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin ise 3 haftaya kadar uzayabilceği belirtilmiştir. Rapora yapılan itiraz üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurul tarafından hazırlanan 20/01/2019 tarihli raporda; davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiğinden kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeli Hükümleri Kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetinin %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; KTK'nın 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi, İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin, Kanun’un 92. Maddesinin (i) Bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan iptallerine karar vermiştir. Bu iptal kararından sonra Yargıtay 17. HD.'nin TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve Progresif rant tekniğinin esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiği yönündeki kararları bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K.) Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu bu değişiklik gözetilerek düzenlenmiştir. 818 sayılı B.K. Nun 46. Maddesi (6098 sayılı TBK nın 54. Maddesi ) gereğince cismani zarara uğrayan kişi çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararlarını talep edebilir. 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; " (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünsahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 5. fıkrasında ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." denilmektedir. 2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü bulunmaktadır. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; 15/10/2016 tarihinde dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, 818 sayılı B.K. Nun 46. Maddesi, 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1-5. Maddeleri ile 2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesi gereğince davalının uğranılan zarardan sorumlu olduğu, mahkememizce kusur oranının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 01/02/2020 tarihli raporunda ; ... plakalı araç sürücüsü ...'nun asli ve %75 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza dosyasında aldırılan kusur raporu ile mahkememiz dosyasında aldırılan kusur raporunun çeliştiği anlaşıldığından çelişkinin giderilmesi için İstanbul Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, düzenlenen 13.10.2020 tarihli heyet raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun asli ve %50 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan heyet raporunda mahkememizce aldırılan 01/02/2020 tarihli bilirkişi raporunun değerlendirilmediği anlaşıldığından ek rapor için aynı heyete tevdi edildiği düzenlenen 14.06.2021 tarihli heyet ek raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun asli ve %50 oranında, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise %50 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği alınan raporların ceza dosyasında kusura ilişkin aldırılan raporla uyumlu olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği anlaşıldığından hükümde esas alındığı, maluliyetin tespiti ve oranı hususunda rapor alınmak üzere dosyanın İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'na gönderildiği düzenlenen 23/10/2020 tarih, ... sayılı raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu ve geçici iş göremezlik süresinin ise 3 haftaya kadar uzayabilceği belirtildiği, davacı tarafından dosya arasına sunulan Ç.Ü. Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/02/2019 tarihli ATK raporunda maluliyet oranının %8 olduğundan bahisle alınan maluliyet raporuna itiraz edildiği, mahkememizce raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurul'una gönderildiği düzenlenen 20/01/2019 tarihli raporda; davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiğinden kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeli Hükümleri Kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetinin %0 olduğu, özürlülük/ engellilik kavramlarının farklı olduğu, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildiği, bu bakımdan çelişkiden bahsedilemeyeceğinin, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, ATK Üst Kurul raporu ile ATK raporunun örtüştüğü, raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, ATK kurul raporlarının kaza tarihi nazara alınarak ilgili yönetmeliğe göre ve davacıya ait tüm tıbbi belgeler toplanarak düzenlendiği, anlaşıldığından ilgili raporların usule, oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, davacının taleplerinin kalıcı iş göremezlik zararının tazminine ilişkin olduğu, davacıda kalıcı maluliyetin bulunmadığının tespit edildiği ve geçici iş gücü kaybından dolayı ise herhangi bir talepte bulunulmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70 TL 'den peşin ödenen 44,40 TL'nin mahsubu ile kalan 36,30 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince hesaplanan 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tarihi itibariyle Arabuluculuk dosyasında düzenlenmiş bir sarf kararı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2022 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza