İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/262 E. 2021/348 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/262
- Karar No
- 2021/348
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/228 Esas KARAR NO :2025/186 Karar DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:27/03/2025 KARAR TARİHİ:27/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 27/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan, müvekkiline ait ... plakalı aracın 19.11.2024 tarihinde kaza yapması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu müvekkilinin aracı tam hasara uğradığını ve pert- total işlemine tabi tutulduğunu, daha sonra davalı Sigorta Şirketi Kasko Poliçesi uyarınca müvekkiline rayiç bedel olarak 665.000,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin, ... plakalı aracına davalı şirketten 28.04.2024 tarihinde ... poliçe numarasıyla 1 yıllık süreyle kasko yaptırdığını, müvekkilinin yaptığı araştırmalar sonucunda söz konusu ödenen bedelin, piyasa fiyatının çok altında olduğu fark edildiğini, her ne kadar bu rakamın düşük olduğunu, daha yüksek bir ödeme yapılması gerektiğini sözlü olarak talep etmişse de, davalı sigorta şirketi tarafından mutabakatname imzalatılarak bu talebi karşılıksız bırakıldığını, müvekkili mutabakatname fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şerh düşerek imzaladığını, bu nedenle imzalanan mutabakatname geçersiz olduğunu, davalı sigorta şirketine, bakiye rayiç bedelin tarafımıza ödenmesi hususunda ekli ihtarname gönderildiğini, bu ihtar davalı sigorta şirketinin eline 18.02.2025 tarihinde ulaştığını ancak davalı taraftan bugüne kadar herhangi bir cevap alınamadığını, bu nedenlerle; taraflar arasındaki bakiye araç değerine ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edebileceğimiz miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra 6100 sayılı HMK 109. md. uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan alacak miktarını, belirlenecek miktar kadar arttıracağımızı, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 10,00TL bakiye araç değerinin poliçe limitleri dâhilinde muhatap şirketin temerrüt tarihi olan 18.02.2025 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek, yargılama giderleri, bilirkişi ücreti ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının kasko poliçesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir. Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanım başlıklı 3. maddesinin (1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari-veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi..." düzenlemeleri bulunmaktadır. Somut olayda; davacı ile davalı arasında kasko sigorta sözleşmesi olduğu, 28/04/2024 başlangıç 28/04/2025 bitiş tarihli ... nolu poliçe ile davacı tarafın 06DPR709 plakalı otomobil niteliğindeki aracının sigortalandığı görülmektedir. Davacı gerçek kişi olup, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan araç, kullanım amacı hususi olan bir otomobildir. Bu durumda, davacı gerçek kişi tüketici konumunda olup, davalı sigorta şirketi ile aralarında aktedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/18198 esas ve 2018/3955 karar sayılı emsal içtihadı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi' nin 25/02/2021 tarih 2019/262 E., 2021/348 K. Sayılı kararı. ) Görev kuralları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ya 6102 Sayılı TTK ' da mutlak ticari dava olarak sayılması ya da her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda; davacı asilin tacir olmadığı, üst mahkeme kararında belirtildiği üzere davacı sigortalı ile davalı arasındaki uyuşmazlık 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca çözümleneceğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olup, HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca aşağıdaki şekilde görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-)HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-)HMK 20.maddesi gereğince; karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde Mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 27/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır