İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/234 E. 2022/922 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/234
- Karar No
- 2022/922
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - 2022/922
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ADANA GEREKÇELİ KARAR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ... ESsas KARAR NO : 2022/922 Karar
HAKİM : ..... KATİP : ...
DAVACI :... VEKİLİ : Av... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 12/09/2014 KARAR TARİHİ : 20/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : .. Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 26/06/2013 tarihinde ... sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek 3.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olabileceğini, 18/09/2013 tarihinde davacıya 17.561,98 TL tazminat ödemesinin yapıldığını, başkaca bir bakiyenin kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Erdemli CBS, Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığı, Mersin Trafik Tescil Şube Müdürlüğü, Mersin SGK İl Müdürlüğü, Erdemli Devlet Hastanesinden dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dosyamız kusur, maluliyet ve zarar hesabı yönünden ayrı ayrı bilirkişiye tevdi olanarak bilirkişi raporları alınmıştır. Dava, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanması sonucunda geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik kaybına uğradığından bahisle açılmış maddi tazminat davasıdır.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinin 1.fıkrasına göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, anılan kanunun 51.maddesinin 1.fıkrasında, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 54.maddesinde ise, bedensel zararların özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5.fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91.maddesinin 1.fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Mahkememiz ... Esas-... Karar ve 08/12/2015 günlü ilamı ile avans yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 17. HD'nin 2016/3698 Esas-2018/12918 Karar ve 27/12/2018 günlü ilamı ile "... Somut olayda, ön inceleme tutanağı ile davacı vekiline bilirkişi ücreti yatırması hususunda kesin süre verilmiş kesin süre içerisinde avans yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiştir. Mahkemece süresinde kusur ve hesap bilirkişisi raporu ücretinin yatırılmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Verilen kesin sürenin dosya muhteviyatına göre usule ve kesin sürenin amacına uygun olmadığı görülmektedir. Davanın niteliği gereğince alınması gerekli olan bilirkişi raporlarının aynı anda alınması mümkün olmayıp belirli bir sıra dahilinde yapılması gerekmektedir. Hesap bilirkişi raporunun alınıp alınmamasına ancak kusur raporunun sonucuna göre mahkemece karar verilebilir ayrıca kesin sürenin verildiği tarih itibariyle deliller toplanmamış dosya kapsamında henüz bilirkişi raporu alınma zamanı da gelmemiştir. Bu yönüyle davacı tarafın hak arama hürriyeti ve savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu nedenle somut olayın şartları ve dosyanın geldiği aşama göz önüne alınarak davacılar vekiline 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerince usulüne uygun ihtar yapılarak kanun hükmüne göre işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir" hükmüyle bozma ilamı sevk edilmiştir.
Bozma ilamı üzerine dosya yeniden mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılarak usul ve yasaya uygun bulunan yargıyat bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava sebebi trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketince 17/04/2013-17/04/2014 dönemine ilişkin olarak 250.000,00 TL kişi başına sakatlık teminatı bedelli olarak zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigorta edildiği görülmüştür. Kusur bilirkişisi ...'dan alınan 09/07/2019 tarihli raporda, 26/06/2013 günü meydana gelen kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'un asli ve %70 oranında kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'un ise %30 oranında kusurlu olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacının maluliyet durumu hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınan 30/10/2020 tarih ve karar sayılı raporda, 26/06/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerine göre davacının %14,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin 1 aya kadar uzayabileceği kanaati bildirilmiştir. Kusur ve maluliyet raporları alındıktan sonra hesap bilirkişisi ...'den alınan 15/07/2021 tarihli raporda, 26/06/2013 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda davacının kalıcı iş göremezlik zararının 105.984,51 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının ise 559,02 TL olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili 02/08/2021 tarihli talep artırım dilekçesi ibraz ederek dava dilekçesindeki taleplerini 103.543,53 TL arttırmak suretiyle toplam 106.543,53 TL'nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Mahkememizce dosya hesap bilirkişisine ek rapor için yeniden tevdi edilmiş, ...'den alınan 28/01/2022 tarihli ek raporda, davacının kalıcı iş göremezlikten kaynaklı tazminatın 186.873,28 TL olduğu, 1 aylık iyileşme (iş göremezlik) dönemi tazminat tutarının 559,02 TL olduğu, kaza tarihi olan 26/06/2013 tarihi itibariyle poliçe limiti 250.000,00 TL olup, toplam tazminat tutarının poliçe teminat limitini aşmadığına ilişkin görüş ve kanaat bildirmiştir. Davalı vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde, davacı tarafa 18/09/2013 tarihinde 17.561,98 TL ödeme yapıldığı ve daha sonra davacı tarafın söz konusu ödemenin yetersiz olduğundan bahisle yapmış olduğu başvuru üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2013 ve K-2014/ sayılı ve 25/02/2014 tarihli kararı ile davacının bakiye 18.100,67 TL tazminat alacağının olduğuna hükmedildiği ve bu karar gereği davacı vekiline ödeme yapıldığı savunulmuş olduğundan mahkememizce Sigorta Tahkim Komisyonuna ve İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak söz konusu tahkim dosyası dosyamız arasına getirtilerek incelenmesinde, ... vekilinin ... A.Ş. Aleyhine yapmış olduğu 23/10/2013 tarihli ve 2013/E. sayılı başvurusu üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 25/02/2014 günlü ve K-2014/ sayılı kararı ile başvuranın (davacının) talebinin kabulü ile 18.100,67 TL tazminatın 08/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... A.Ş.'den alınarak başvurana verilmesine karar verildiği, söz konusu karar aleyhine temyiz başvurusunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, davacı tarafça verilen dava dilekçesiyle 26/06/2013 günlü trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığından bahisle eldeki tazminat davası açılmış ise de davacı tarafın dava tarihinden önce yapmış olduğu başvurusu üzerine davalı sigorta şirketince bu kazadaki yaralanmasından davacıya 18/09/2013 tarihinde 17.561,98 TL tutarında tazminat ödemesi yapılmış olduğu, bilahare eldeki davanın açılmasından önceki tarihte davacı tarafın davalı sigorta şirketi aleyhine yapmış olduğu başvuru üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 25/02/2014 günlü ve K-.... sayılı kararı ile başvuranın (davacının) talebinin kabulü ile 18.100,67 TL tazminatın 08/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... A.Ş.'den alınarak başvurana verilmesine karar verildiği, söz konusu karar aleyhine temyiz başvurusunun bulunmadığı, bu suretle Sigorta Tahkim Komisyonu kararının kesinleşmiş olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinin (i) bendinde aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartına yer verildiği, bu itibarla davacının davasının dava tarihinden önce açılmış ve kesinleşmiş Sigorta Tahkim Komisyonu kararı ile hükme bağlanmış olduğu tespit edildiğinden davanın kesin hüküm sebebiyle dava şartı noksanlığından usulden reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış, ancak duruşmada verilen kısa kararda davanın reddine karar verildiğinden gerekçeli karar ile duruşmada verilen kısa karar arasında çelişkiye sebebiyet verilmemesi bakımından söz konusu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş, davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 80,70 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 25,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 55,50 TL'nin harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince hesaplanan 16.981,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ve vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile YARGITAY nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2022
Katip
Hakim