İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/1730 E. 2019/4833 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1730
- Karar No
- 2019/4833
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/1016 Esas - 2022/682 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/1016 Esas KARAR NO : 2022/682 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 28/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/06/2022 YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu .... Ltd. Şti. arasında davalının müteselsil kefaleti ile Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşme uyarınca kredi hesaplarının açıldığı ve kredilerin kullandırıldığı, kredi borçlarının ödememesi üzerine kredi hesapları kapatılarak, borçlulara Beyoğlu 48. Noterliği vasıtası ile 18/01/2019 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek alacağın ödenmesi, gayrinakit alacağın depo edilmesinin ihtar edilmiş ise de müspet bir neticenin alınamadığı, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine, 02/07/2019 tarihinde Van 1.İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, davalının kendisine gönderilen ödeme emrine karşı borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve İcra Müdürlüğünce hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği, brçlunun itirazı zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle yapıldığından, öncelikle davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile; Davacı ... A.Ş. nezdinde ile davadışı ....Tic.Ltd.Şti. borçlu ...‘nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredili çalışmalar yaptığı, dava konusu Konu kredili çalışmaların dayanağının 500.000 TL tutarında 29.04.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında olduğu, dayanak Genel Kredi Sözleşmesinin 6098 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğu sözleşmenin TBK 583.maddesi gereği şekil şartlarına uygun taşıdığı, davacı banka nezdinde sözleşmeye istinaden çek kredisi şeklinde kullandırımın yapıldığı, davacı bankanın 17.01.2019 tarihinde hesabının kat edilmesinin ardından 18.01.2019 tarihinde Beyoğlu 48.Noterliği ... yevmiye no gereği tüm borcun muacceliyet ihtarnamesi olarak 24 saat süreli olarak davalılara ihtar ettiği davalının icra takibi ile temerrüde düştüğü, ihtara rağmen ödenmeyen alacağına dair davacı bankanın 4.362,15 TL asıl olacak olmak üzere toplam 5.224,16 TL üzerinden T.C.Van 9.İcra dairesi ... esas no üzerinden takip başlattığı, icra takibine davalıların itirazı üzerine İcra takibinin durdurulduğu, davacının 5.224,16 TL üzerinden 28.12.2021 tarihinde işbu itirazın iptali davasını açtığı tespit edilmiştir. kefil ...‘nun sorumlu olup olmadığı ile ilgili olarak 6098 sayılı Yürürlük Kanunu gereğince MADDE 586 2. Müteselsil kefalet gereği ; Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir. Kefaletin sona ermesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 599 hükmünde düzenlenmiş olup, bir şirketteki hisselerin devredilmiş olmasının kefaleti sona erdiren bir durum olmadığı anlaşılmakta olup, takdirin mahkemede olduğu, Yargıtay kararlarında, kefilin ancak kefaleten imzaladığı sözleşmeye dayalı kullanılan kredilerden sorumlu olduğu kabul edildiğinden, davacının kefaleti bulunan kredi sözleşmelerine istinaden kullanılıp da devam eden kredi borcunun bulunup bulunmadığı, dava dışı şirketin daha sonra başka kredi sözleşmesi imzalayıp imzalamadığı incelenmiştir. Bu kapsamda davalının ticari kartı sözleşmesi imzalamadığı /sorumlu olmadığı bu nedenle de davacının karta dair herhangi bir talepte bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak davaya konu çek kredilerinden davanın kefalet imzası olan 29.04.2014 tarihli sözleşmeye istinaden verdiği tespit edilmiş olup sorumluluğu devam etmektedir. Ayrıca takip talebinde davacı banka nezdinde ... çek seri no gereği takip tarihi itibari ile 1.600,00 TL çek depo talebinin uygun olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında 29/04/2014 tarihli 500.000,00TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış, davalı kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalının kefaleti TBK.nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşınmaktadır. TBK'nın 584/1. Maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. Davalı kefalet tarihi itibariyle şirket ortağı olup, kefaleti geçerli olup, kendisini bağlamaktadır. TBK’nun 589. maddesine göre; kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumlu olup, sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere asıl borç ile asıl borçlunun kusur ve temerrütünden sorumludur. Kefil ayrıca kendi temerrütünün sonuçlarından da sorumludur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. Kredi borcunun ödenmesi aksatıldığı için hesap 17/01/2019 tarihinde kat edilerek Beyoğlu 48. Noterliği'nden 18/01/2019 tarihli... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun 1 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Davalı kefile gönderilen ihtarname 23/01/2019 tarihinde iade edilmiştir. Davacı-alacaklı, Van 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyasında, davalı-borçlu hakkında 08/07/2019 tarihinde 4.362,15TL asıl alacak,234,67 TL işlemiş temerrüt faizi, 11,73 TL BSMV olmak üzere toplam 5.224,16 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, ayrıca 1600 TL Gayrinakit alacaktan dolayı depo talebinde bulunmuştur, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durmuştur. TTK 8/1 maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. Meddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) Kredi sözleşmesinin 11 maddesinde; ... en yüksek cari faiz oranının %50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacağı belirtilmiştir. Bu oran kayıtlardan %28,80 olarak tespit edilmiştir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) takip talebinde takibe kadar akdi faiz istendiği belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle; davacı ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasında imzalanan ve davalının kefil olarak katıldığı genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin ödenmediği, hesabın kat edilerek davalılara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, kefaletin geçerli olduğu, kendisini bağladığı, davalı kefilin takip tarihi olan 08/07/2019 4 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; takip tarihi itibariyle 4.388,75TL asıl alacak, 234,67 TL işlemiş faiz, 11,73 TL BSMV, 615,61 TL masraf olmak üzere toplam 5.200,76 TL üzerinden iptali ile takibin bu tutarlar üzerinden davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından, davanın bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne, kredi alacaklarının kabul edilen kısmının likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ayrıca çekten dolayı halen 1.600 TL riskin devam ettiği, kefiller yönünden sözleşmede gayri nakit alacaklar için açık bir düzenleme bulunduğu anlaşıldığından davalı kefil yönünden gayri nakit alacak talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının Van 1. İcra Müd.nün 2019/... esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın; 4.388,75TL asıl alacak, 234,67 TL işlemiş faiz, 11,73 TL BSMV, 615,61 TL masraf olmak üzere toplam 5.200,76 TL üzerinden iptali ile takibin bu tutarlar üzerinden DEVAMINA, Henüz tazmin yada iade edilmeyen 1 adet çekten dolayı 1.600,00 TL' nin davalıdan tahsil edilerek davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesine, Hüküm altına alınan alacakların %20 si oranında hesaplanan 1.040,15 TL davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Karar tarihi itibariyle alınması gereken 355,26 nisbi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan toplam 63,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 292,16 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 63,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davacı vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 5.100,00TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili tarafından sarf edilen 67,50 TL tebligat gideri, 38,50 TL müzekkere gideri, 600,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 706,00 TL'nin davada haklılık oranına göre takdiren 593,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, İlişkin taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. Katip ... E İmzalıdır Hakim ... E İmzalıdır