İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1264 E. 2019/195 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/1264
Karar No
2019/195
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1264 Esas KARAR NO : 2019/195 TALEP TARİHİ : 20/12/2019 KARAR TARİHİ : 27/12/2019 Dosyanın ...'nin 23/12/2019 tarihli kararı ile mahkememize tevzi edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, İSTEM: Delil tespiti talebinde bulunan şirket vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin ihtimal dahilinde olan gelecek dönemlerde birleşme, bölünme vs. kararların yönetim kurulunca değerlendirilmesine esas teşkil edebilmesi amacıyla şirket öz varlığının ve 1 adet şirket pay değerinin belirlenmesi gereksinimi doğduğunu, ileride alınacak yönetim kurulu kararlarına veri oluşturabilmesi amacıyla müvekkili şirketin mal varlığı üzerinde mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişiler marifeti ile inceleme yaptırılması ile şirketin öz varlık değeri ve 1 adet pay değerinin 30/11/2019 tarihi itibariyle tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: İstem, ileride alınacak yönetim kurulu kararlarına veri oluşturulabilmesi amacıyla talepte bulunan şirketin mal varlığı üzerinde bilirkişiler aracılığıyla inceleme yapılarak şirketin öz varlık ve bir adet şirket pay değerinin delil tespiti yolu ile tespit edilmesi istemine ilişkindir. Dosyanın tevzi edildiği ... tarafından 23/12/2019 tarihli kararla talebin şirketin öz varlık değerinin tespit edilerek 1 adet şirket pay değerinin belirlenmesi istemli olduğu, bu nedenle esas defterine kaydı gerekirken değişik iş olarak kaydedildiği gerekçesiyle esasın kapatılmasına ve esas dava olarak tevzi edilmesine karar verilmiş, bu karar sonrası dosya mahkememize esas numarası alarak tevzi edilmiştir. Talepte bulunan tarafça dilekçe ve ekleri uyap sistemi üzerinden değişik iş numarası seçilmek sureti ile sunulmuş, delil tespiti istemine uygun miktarda ve nitelikte harçlar yatırılmış, uyap sisteminde dava türü bizzat talep eden tarafından delil tespiti olarak seçildiği gibi dilekçede talep eden, delil tespiti talebinde bulunan olarak tanımlandıktan sonra dilekçenin sonunda da delil tespiti talebinde bulunan olarak tanımlanarak dilekçenin bu nitelikte düzenlenmiş olması nedeniyle talebin delil tespiti niteliğinde olduğu açık ve anlaşılır olmasının yanında talebin tespit davası istemli olduğuna dair hiçbir açıklamaya yer verilmediği gibi harca esas değer ile dilekçede davalı ve hasım gösterilmediği ve tespit davasına uygun nitelikte harç yatırılmadığı birlikte değerlendirildiğinde istemin HMK'nun 400 ve devamı maddelerinde düzenlenen delil tespiti niteliğinde olduğunun açık ve anlaşılır olması nedeniyle, talepte bulunandan isteminin tespit davası ya da delil tespiti istemli olup olmadığı konusunda açıklamada bulunması için yeni bir beyan alınmasına gerek görülmemiştir. Her ne kadar isteme uygun olarak tevzi edildiği ... tarafından dosyanın, HMK'nun 106 (1) maddesinde düzenlenen tespit davası nitelikli olup değişik iş numarası üzerinden görülmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle esas numarasına kaydının yapılmasına karar verilmiş ve dosya tevzi sonucu mahkememize gönderilmiş ise de; kararın gerekçesinde yalnız talebin öz varlık değerinin tespit edilerek 1 adet şirket pay değerinin belirlenmesi olduğunun anlaşıldığından söz edilmiş, başkaca bir gerekçeye yer verilmemiş olması nedeniyle kararın hukuki dayanağı anlaşılamamış, davanın TTK'nun 343. maddesi kapsamında görülmesi gerektiği düşünülmüş ise TTK'nun 342 ve devamı maddelerinde ancak ayni sermaye olarak konulması düşünülen mal varlığı unsurlarının bu amaçla değerinin tespitinin düzenlenmiş olup talebin bu nitelikte olmadığının açık olması karşısında TTK'nun 343. maddesi kapsamında açılmış bir davadan söz edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu madde kapsamındaki davaların ülkemiz genelinde olduğu gibi mahkememizde de esas defterine kaydedilerek görülmekte olduğu, diğer yandan talebin tespit davası olarak görülmesi gerektiği düşünülmüş ise yukarıda açıklandığı şekilde dilekçenin tespit davası niteliğinde düzenlenmediği gibi HMK'nun 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının konusunun bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi olup, talebin maddede belirtilen tespit davası konularına uygun nitelikte bir talep olmadığı, aynı maddenin 2 ve 3. maddelerindeki dava koşullarının gözetilmesinin gerekmesi karşısında delil tespiti yoluyla talepte bulunana isteminin ancak tespit davası olarak görülebileceğine ilişkin kararın hak arama ve taleple bağlılık gibi ilkelerle bağdaşmayacağı, HMK'daki yargılamaya ilişkin ilkeler uyarınca hukuki tavsif hakime ait ise de HMK'nın 24, 26 ve 31. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde HMK'nun 106. maddesi uyarınca tespit davası açılması veya 400. maddesi uyarınca delil tespiti talebinde bulunulması halinde; dilekçenin delil tespiti istemli ya da tespit davası niteliğinde bulunduğunun açık ve anlaşılır olması durumunda mahkemenin talebin niteliğine göre tensip ya da karar oluşturması gerektiği, buna karşın talebin bu iki istem yönünden açık ve anlaşılır bulunmaması halinde mahkemenin davacı ya da talepte bulunana talebinin niteliğini açıklattırdıktan sonra işlem yapmasının usul ve yasa gereği olduğu açıktır. Somut olayda; talebe konu istemin tespit davası niteliği ile görüleceğine dair TTK'nun da ve ilgili yasal düzenlemelerde açık bir hüküm bulunmaması, talebin yasal koşulları bulunduğu taktirde tespit davasına konu olabileceği gibi delil tespiti yolu ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dilekçenin talepte bulunan tarafça açık ve anlaşılır bir şekilde HMK'nun 400 ve devamı maddelerinde düzenlenen delil tespiti istemli olarak sunulduğu, istemin TTK'nun 342 ve devamı maddeleri uyarınca yapılmadığı gibi bu maddeler çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, dilekçenin talepte bulunan açık iradesi ve tercihine aykırı olacak şekilde esas dava niteliğinde kabul edilmesi mümkün bulunmadığı gibi bu yöndeki kabulün hak arama hakkı ve hukukun bir çok temel ilkesi ile bağdaşmayacağı dikkate alınarak talebin HMK'nun 400 ve devamı maddelerinde düzenlenen delil tespiti istemli olup değişik iş numarası alınmak suretiyle talebin yapılmış olması karşısında, istemin delil tespitinin düzenlendiği HMK'nun 400 ve devamı maddeleri hükümleri çerçevesi içinde usulüne uygun olarak düzenlenen dilekçe ile yapılmış olması nedeniyle bu nitelikte değerlendirilmesi gerektiği, istemin talepte bulunan tarafın seçimine ve talebine aykırı olarak HMK'nun 106. maddesi uyarınca tespit davası olarak görülmesinin mümkün olduğu kabul edilerek ve resen verilecek bir ara kararı ile delil tespiti istemi yerine hasımsız olarak yapılan talebin tespit davası olarak ve dava niteliğiyle görülmesinin mümkün bulunmadığı, ...'nin gönderme kararından sonra mahkemelerin görevine ilişkin yasal düzenlemelerin tümü özellikle 5235 sayılı kanun ile 6100 sayılı HMK'nun göreve ilişkin hükümleri göz önünde tutulduğunda Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin ticari nitelikli uyuşmazlıkları çözmekle görevli özel mahkeme olup, aynı yargı çevresi içindeki birden çok farklı ihtisas konuları dışındaki aynı nitelikli ticaret mahkemeleri arasında görevsizlik kararı verilmesinin mümkün bulunmadığı gibi mahkememizin gönderme kararının gerekçesi ve niteliği itibarı ile de kararın görevsizlik kararı niteliğinde verilmesinin mümkün olmadığı, ilk kararı veren mahkemece önceki kararında direnilmesi ve dosyanın mahkememize iadesi halinde talepte bulunana açıklama yaptırmak suretiyle dilekçenin delil tespiti ya da tespit davası olarak değerlendirilip görülebileceği, nitekim aynı nitelikte mahkememizin... esas sayılı dosyalarında da aynı nitelikli kararlarla dosyaların tevzi edildiği kendi mahkemelerine iade edilerek dava ve taleplerin görüldüğü dikkate alınarak mahkememiz esasının kapatılarak değişik iş esasından ...'ne tevzi edilen dosyanın talebe uygun olarak istemin değerlendirilmesi için yeniden aynı mahkemeye tevzi edilmesi konusunda gönderme kararı verilmesi usul ve yasa gereği zorunlu bulunmakla dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Talep eden tarafın talebinin HMK'nun 400 ve devamı maddelerinde düzenlenen delil tespiti istemli olması nedeniyle dosyanın tevzi edildiği ...'ne yeniden değişik iş numarasından kaydı yapılarak tevzi edilmesi amacıyla Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 2-Esasın gönderme kararı nedeniyle kapatılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda Üye Hakim ...'in (...) muhalefetinden dolayı oy çokluğu ile kesin olmak üzere karar verildi. 27/12/2019

Başkan ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Katip ... E-İmzalıdır

MUHALEFET ŞERHİ

Talep eden vekili ...'ne verdiği dilekçesinde, şirket öz varlığı ile bir adet şirket payının değerinin tespitini talep etmiş, adı geçen mahkemece, talebin değişik iş esasından kayıt ve tevzi edildiği, oysa tespit konusu nazara alındığında dosyanın esas kayıt üzerinden tevzi edilmesi gerektiği gerekçesiyle, dosyanın esasa kaydedilip tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verilmiş, bu şekilde esasa kaydedilen dosya tevzi bürosunca mahkememiz esasına tevzi edilmiştir. Mahkememizce bu kez, dosyanın değişik iş esasından kaydedilerek görülmesi gerektiği gerekçesiyle ...'ne gönderme kararı verilmiştir. Söz konusu karar oy çokluğu ile ve kesin olarak verilmiştir. Talep dilekçesi, ...'nin... Değişik iş sayılı kararı ve mahkememizin...karar sayılı kararı hep birlikte değerlendirildiğinde talebin, şirket öz varlık değer tespitine ilişkin olduğu görülmektedir. Söz konusu talep, yerleşik yargısal uygulamalar, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü görüşü ve HSK Teftiş Kurulu Başkanlığı görüşleri doğrultusunda, esasa kaydı yapılarak görülmesi gereken dava ve işlerdendir. Müstakar uygulama da bu yöndedir. Kaldı ki mahkememizce bu yönde başka bir talep esasa kaydedilmiş, tensiple bilirkişi tayin edilmiş, keşif ve duruşma günü tayin edilmiştir. ( Mahkememizin 27/12/2019 tarihli... duruşma günlü dosyası) Diğer yandan mahkememizin bu gönderme kararı özü ve sonuçları bakımından bir nevi karşı görevsizlik kararı niteliğindedir. Zira talep eden tarafça verilen dilekçe önce değişik iş olarak kaydedilmiş, mahkemece talebin esasa kaydedilmesi gerektiği gerekçesiyle verdiği karar üzerine tevzi bürosuna gönderilip esasa kaydedilmiş, bu kez de mahkememizce değişik iş olarak görülmesi gerektiği gerekçesiyle verilen karar üzerine ilk mahkemeye gönderilmiştir. Teknik anlamda olmasa da fiili durumda iki mahkemece ayrı ayrı verilmiş gönderme kararları oluşmuştur. Bu kararın kesin verildiği de göz önüne alındığında tarafın hak arama hürriyeti kısıtlanmış olacaktır. Bir diğer husus ise talep edenin dilekçesinde talebini delil tespiti olarak değerlendirmesi mahkemeyi bağlayacak bir husus değildir. Zira mahkeme tarafın hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir ve dilekçe içeriği şirket öz varlık değer tespitidir. Bu talebin hasımsız ileri sürülmesi de talebin esas üzerinden görülmesini engelleyecek bir husus değildir. Mezkur nedenlerle, eldeki talebin mahkememizce esas defterine kaydedilip tensiple bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonucuna göre ve esas üzerinden karar verilmesi gerekirken, talebin değişik iş esası üzerinden görülmesine matuf olarak ...'ne gönderme kararı verilmesinde ve üstelik bu kararın kesin olarak verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaati ile sayın çoğunluğun değerli kararına iştirak etmiyorum. Muhalif Üye ... ... E-İmzalıdır

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1264, K. 2019/195, T. 27.12.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-1264-e-2019-195-k-a31694f83285