İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/122 E. 2021/881 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/122
Karar No
2021/881
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/122 Esas - 2021/881 /// TÜRK MİLLETİ ADINA ///

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2019/122 Esas KARAR NO : 2021/881

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... DAVALI : ... DAVALI : ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARAR TARİHİ ...

Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili DAVA dilekçesi ile özetle: Davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın davalı ... sevk ve idaresinde iken yaya olan davacıya çarpması şeklinde gerçekleşen ...tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını ve geçici-sürekli olacak şekilde iş-güçten kaldığını, ayrıca bakıma muhtaç hale geldiğini ve tedavisi sürecinde masraf yaptığını, davalı ....nin de araç maliki olması sebebiyle zarardan işleten sıfatıyla sorumlu olduğunu, zararın karşılanması için davadan önce davalı sigorta şirketine müracaat edilmiş ise de sonuç alınamadığını beyanla, talep miktarını artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla 3.000-TL geçici ve 3.000-TL sürekli işgöremezlik ile 1.000-TL bakıcı gideri ve 3.000-TL tedavi gideri (hastane-yol-tedavi) zararı olmak üzere şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın davalılardan, 20.000-TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden, sigorta şirketi yönünden temerrüt, işleten ve sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Davadan önceki zorunlu arabuluculuk dava şatının yerine getirilmediğini ve davanın bu sebeple reddi gerektiğini, ...plakalı aracın davalı sigorta şirketine 21.12.2017-2018 vade tarihli ZMMS ile sigortalandığını ancak sorumluluğun sigortalının kusur ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, geçici işgöremezlik zararı ile bakıcı ve tedavi gideri zararının teminat kapsamında olmadığını, tarafların kusur durumlarının, davacının maluliyetinin ve oluşan zararının rapor ile belirlenmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini dilemiştir. Davalı ... CEVAP dilekçesi ile özetle: Kendisine atfedilen kusur kabul etmediğin, davacının yaşlı ve hasta olduğunu ve kazanın onun kusuru ile gerçekleştiğini, ayrıca oluştuğu maluliyetinin mutlaka belirlenmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu beyanla, davanın külliyen reddini dilemiştir. Davalı ...vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait olduğunu ancak uzun süreli kira sözleşmesi ile dava dışı ... kiraya verildiğin, işleten sıfatının bulunmadığı veçhile davalı şirkete husumet tevcih edilemeyeceğini beyanla, davanın külliyen reddini dilemiştir. Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.12.2018 tarih ve 599/665 sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen dosya esasın yukarıdaki sırasına kaydedilmiştir. Davacıya ait hasta dosyası ile hasar dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Tarafların sosyo-ekonomik durumları hakkında yapılan araştırma neticesinde düzenlenen tutanaklar dosyaya kazandırılmıştır. Davaya konu kaza sebebiyle davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı SGK'dan sorulmuş olup, 02.04.2019 tarihli cevabi yazı ile, ödeme yapılmadığı ve peşin sermaye değerli gelir bağlanmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 18.12.2019 tarihli kusur bilirkişi raporunda, özetle: Kazanın gerçekleşmesinde davacının %70 ve sigortalı araç sürücüsü davalı Umutcan Aslan'ın %30 oranında kusurlu olduğu mütala edilmiştir. Mahkememizce alınan 29.01.2020 tarihli maluliyet bilirkişi raporu ile 28.09.2020 tarihli bakıcı gideri hakkındaki raporlarda özetle: Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının özür durumuna göre tüm vücüt fonksiyon kaybı oranının %24 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, ayrıca oluşan maluliyeti sebebiyle 2 ay süreyle bakıcıya ihtiyaç duyacağı mütala edilmiştir. Mahkememizce alınan 24.08.2021 tarihli tedavi gideri (hastane-yol-tedavi) hakkındaki bilirkişi raporunda özetle: Davacının SGK kapsamında bir hasta olduğu ve tüm tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığı, yalnızca yol gideri olarak 2.100-TL tutarında masraf yaptığının kabulü gerektiği mütalaa edilmiştir. Mahkememizce alınan 26.03.2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda, özetle: Davacının, TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant hesaplama yöntemine, ayrıca %70 oranındaki kusuruna göre, 4.317,88-TL geçici ve 11.648,89-TL sürekli işgöremezlik ile 1.217,70-TL bakıcı gideri zararının oluştuğu ve buna göre geçici ve sürekli işgöremezlik ile bakıcı gideri zararı olarak toplam 17.184,47-TL zarara uğradığı mütala edilmiştir. Bilirkişi raporları taraflara usulünce tebliğ edilmiştir. Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan maluliyete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının 17.07.2018 tarihli trafik kazası sebebiyle oluşan maluliyete dayalı geçici ve sürekli işgöremezlik ile bakıcı ve tedavi gideri zararının tazminini talep etmiş, talep miktarını 8 nolu celse 3 nolu ara karara rağmen ibraz etmemiştir. Davalılar ise usul ve esas yönlerden davanın reddini dilemiştir. Burada öncelikle, sigorta şirketi vekilinin davadan önceki zorunlu arabuluculuk dava şartı itirazı değerlendirilecek, akabinde davalı ...nin işleten sıfatının bulunmadığı yönündeki itiraz ile diğer hususlar hakkında değerlendirmelerde bulunulacaktır. Adli Yargı içindeki hukuk mahkemelerinde, dava dosyasının, görevsizlik veya yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine tevzi edildiği mahkemede yargılamaya devam edilmesi durumunda dava, görevsiz mahkeme açılan davanın devamı olarak kabul edilir. Somut olayda; dava, 28.12.2018 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açılmış olup, dava dosyası Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Yani eldeki dava, 28.12.2018 tarihinde açılan davanın devamı niteliğindedir. 6102 sayılı TTK'nın "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin yürürlük tarihi 01.01.2019 olup, eldeki davanın anılan yasa maddesinin yürürlük tarihinden evvel ikame edildiği anlaşıldığına göre davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yersizdir. Davalı ...nin işleten sıfatının bulunmadığı yönündeki itirazına gelince; 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. KTK'nın 3. maddesinde "işleten araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracı uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85.maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyip zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimeyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir; bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrin, gerekse Yargıtay uygulamalarında kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira süresinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda; davalı ... ait aracın, 21.01.2016 tarihli uzun dönemli araç kiralama sözleşmesi başlıklı bir sözleşme ile ... isimli kişiye kiraya verildiği ve kira süresi ile teslim tarihinin mezkur sözleşmenin 1. maddesine uygun olarak ...numaralı ek kontrat ile 24 ay olarak belirlendiği, aracın 09.01.2017 tarihinde kiracıya teslim edildiği ve kaza tarihi itibariyle kiracının fiili hakimiyetinde olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Buna göre, kira sözleşmesi uzun sürelidir ve 3. kişileri bağlayacak niteliktedir. Davaya konu kaza, kira dönemi içinde ve araç kiracının fiili hakimiyetinde iken gerçekleştiğine göre, davalının "işleten" sıfatı yoktur ve hakkındaki maddi - manevi tazminat davası bu sebeple reddedilmelidir. Ret sebebi pasif husumete dayalı olduğundan, davayı vekil marifetiyle takip eden bu davalı yararına her iki talep yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmelidir. Toplanan delillerden; davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan ve davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması şeklinde gerçekleşen trafik kazasında, davacının yaralandığı ve tüm vücüt fonksiyon kaybı oranının %24 olarak saptandığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olarak belirlendiği ve 2 ay süreyle bakıcıya ihtiyaçlı hale geldiği, kazanın %70 oranında davacının ve %30 oranında davalı ...'ın kusuru ile gerçekleştiği, davacının maluliyeti sebebiyle 4.317,88-TL geçici ve 11.648,89-TL sürekli işgöremezlik ile 1.217,70-TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 17.184,47-TL tutarında zararının oluştuğu, ayrıca tedavisi sürecinde SGK'nın karşılamadığı 2.100-TL tutarında tedavi gideri (hastane-yol-tedavi) masrafı yaptığı anlaşılmaktadır. Çalışma gücünün azalmasından / yitirilmesinden doğan zarar ile bakıcı ve tedavi gideri zararı 6098 sayılı TBK'nın 54. maddesinde vazolunan bedensel zararlardandır ve bu tür zararların "tedavi giderleri / sağlık giderleri" teminatı içinde kaldığı kabul edilmektedir (Bkz: Yargıtay 4. HD.nin 31.05.2021 tarih ve 3131/2015 sk. ile Yargıtay 4. HD.nin 05.07.2021 tarih ve 3387/4119 sk.). Buna göre, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin itirazı yersizdir ve geçici işgöremezlik ile bakıcı ve tedavi gideri (hastane-yol-tedavi) zararının da hüküm altın alınması gereklidir. Bu sebeplerle, davacının 4.317,88-TL geçici ve 11.648,89-TL sürekli işgöremezlik ile 1.217,70-TL bakıcı ve 2.100-TL tutarında tedavi gideri (hastane-yol-tedavi) zararı olmak üzere toplam 19.284,47-TL zarara uğradığı değerlendirilmiş, taleple bağlılık (HMK m. 26) uyarınca 3.000-TL geçici ve 3.000-TL sürekli işgöremezlik ile 1.000-TL bakıcı gideri zararına hükmedilmiştir. Tedavi gideri zararı olarak 3.000-TL talep edilmiş, ancak bu yöne ilişkin zararın 2.100-TL olduğu saptandığından bu alacak kalemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Tedavi gideri talebinin reddedilen kısmı 900-TL üzerinden davayı vekil marifetiyle takip eden sigorta şirketi yararına vekalet ücreti takdir edilmiş, yargılama giderleri davanın kabul-ret oranına göre taraflara yüklenmiştir. Davalı sürücünün kaza, sigorta şirketinin ise 22.10.2018 tarihli müracaattan 8 iş günü sonrasına tekabül eden 02.11.2018 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiş, anılan tarihlerden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinde özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda; işaret edilen hususlar dahilinde inceleme yapılmış, tarafların kazadaki kusur oranları ile davacının maluliyet durumu, paranın kaza tarihindeki alım gücü ve tarafların sosyo-ekonomik durumları gibi hususlar hep birlikte değerlendirilmiş, davacı yararına 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-MADDİ TAZMİNAT davası hakkında olmak üzere; 1-Davalı ...hakkındaki davanın reddine, 2-Davalı ...hakkındaki davanın KISMEN KABULÜNE; i-3.000-TL geçici ve 3.000-TL sürekli işgöremezlik ile 1.000-TL bakıcı gideri, ayrıca 2.100-TL hastane, yol ve tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 9.100-TL'nin davalı ... yönünden 17.07.2018 ve ... yönünden 02.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ii-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 621,62-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 585,72-TL'nin davalı ... ile ...den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından ödenen 35,90-TL'nin davalı ... ile ...den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 3.028,40-TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre belirlenen 2.755,84-TL'nin davalı ... ile ...den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100-TL vekalet ücretinin davalı ...ile ...den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 8-Davalı ... davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, B-MANEVİ TAZMİNAT davası hakkında olmak üzere; 1-Davalı ... hakkındaki davanın reddine, 2-Davalı ... hakkındaki davanın KISMEN KABULÜNE; i-10.000-TL'nin 17.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine, ii-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 683,10-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 66,57-TL'nin mahsubu ile bakiye 616,53-TL'nin davalı ... alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından ödenen 66,57-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı, davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100-TL vekalet ücretinin davalı ...dan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ...davayı vekil marifetiyle takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, C-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, maddi tazminat davasının reddedilen kısmı hakkında davacı yönünden 6100 sayılı HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca KESİN, diğer hususlar ve kişiler yönünden gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi, anlatıldı. 22/11/2021 Katip ...

Hakim

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5'inci maddesi kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/122, K. 2021/881, T. 22.11.2021, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-122-e-2021-881-k-e8a151d874e3