İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/883 E. 2019/639 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/883
- Karar No
- 2019/639
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/315 Esas - 2023/880 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/315 KARAR NO : 2023/880 DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan Alacak DAVA TARİHİ : 25/04/2022 KARAR TARİHİ : 21/12/2023 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2024 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; dava dışı asıl kredi borçlusu ... Çikolata Turizm San. ve Tic. A.Ş.’nin müvekkili Bankadan kullandığı kredilere ilişkin 24.04.2012 ile 25.06.2013 tarihlerinde düzenlenen Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin, davalı tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, dava dışı asıl borçluya kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine tüm borçlulara ... 17. Noterliğinin 8562 yevmiye nolu 22.01.2015 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmiş olmasına karşın müvekkili banka alacağının ödenmediğini, bunun üzerine dava dışı asıl kredi borçlusu şirket ile müşterek borçlu müteselsil kefil davalı hakkında ... 5. İcra Müdürlüğünün 2015/7813 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takip işlemlerinen devam edilmekle birlikte davalı Duygu KIRMAÇ’ın ödeme emrini içerir tebligata ilişkin usulsüz tebligat şikayetiyle ... 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/883 E. sayılı dosyası ile şikayet başvurusunda bulunduğunu, Mahkemenin 23.05.2019 tarih ve 2019/639 K. sayılı ilamı ile şikayetin kabulüne karar verildiğini, karara karşı ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 2019/2686 E. sayılı dosyası ile istinafa başvurulmuş olmasına karşın 20.01.2021 tarih 2021/98 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, bunun üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2021/7681 K. sayılı ilam ile onama kararı verildiğini, bu suretle davalı hakkında icra takibinin durduğunu, bununla birlikte asıl kredi borçlusu şirketin kullanmış olduğu kredilere karşı teminat olarak alınan gayrimenkul hakkında ... Batı İcra Müdürlüğünün 2015/28569 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ve Gölbaşı İcra Dairesinin 2018/103 talimat sayılı dosyası ile gayrimenkulün satışının alacağa mahsuben müvekkili bankaya yapıldığını, elde edilen tahsilat tutarının kredi borcuna mahsup edilmesi suretiyle asıl borçlu şirket hakkında rehin açığı belgesi düzenlendiğini, bu halde davalı hakkında geriye kalan alacağın tahsili amacıyla işbu alacak davasının ikamesinin söz konusu olduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk müessesesine başvuruda bulunulmasına karşın anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının dava dışı asıl borçlu ... Pastacılık Gıda Çikolata Turizm San. ve Tic. A.Ş.’ye kefaletinden kaynaklı olarak kredi hesabının kat edilmesi ile birlikte muaccel hale gelen 592.295,47 TL alacağın, davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 24.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek % 72 temerrüt faizi ve temerrüt faizinin % 5’i oranında hesaplanacak BSMV’si ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında; Davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin kanuni düzenlemelere uygun olarak yapmış olduğu bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, Müvekkilinin kefalet için vermiş olduğu 18.04.2012 tarih ve 13290 nolu vekaletnamenin TBK 583. Maddesindeki kanuni düzenlemeye göre aranan şartlara uygun olmadığını, vekaletnamede hangi bankadan kredi çekileceği, kredi miktarı, azami sorumluluk miktarı, kefillik tarihi konularında özel bir yetki olmadığı gibi müvekkilinin bunları el yazısı ile yazmadığını, davacı Bankanın Kanuna ve usule uygun bir vekaletname olmadan müvekkilinin bizzat kendi imzasını ve rızasını almadan, kefaletin kanuni şartlara uygunluğunu denetlemeden müvekkili adına vekaletname ile hareket eden şirketin ortağı olan 3. kişi ile yaptığı kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kefillik sözleşmelerinin şekil şartlarını ve kanuni şartları taşımadığından geçersiz olduğunu, müvekkiline usulüne uygun olarak gönderilen bir ödeme ihtarı bulunmayıp, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili ve asıl kredi borçluları ile diğer kefiller arasında husumet bulunduğunu, müvekkilinin kredi borçluları aleyhine ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/141 sayılı dosyası ile dava açıp davacı bankaya da ihbar ettiğini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın hangi kredi alacağı için ne kadar asıl alacak ve faiz talebi olduğu konusunda detaylı açıklama yapmadan dava değeri olarak bir miktar belirtilerek dava ikame ettiğini, davacı Bankanın hangi kredi alacağı için rehinli taşınmazı kaça satıldığı hususunda açıklama yapmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların dayandığı tüm deliller, bu kapsamda ... 5. İcra Müdürlüğünün 2015/7813 Esas sayılı dosyası, takibin dayanağı kredi sözleşmeleri, banka kayıtları getirtilmiş, bankacı bilirkişinin banka şubesinde yaptığı incelene sonucu düzenlediği bilirkişi raporu dosyaya eklenmiştir. Tarafların iddia, savunma ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacı bankanın genel kredi sözleşmesindeki kefalete dayalı olarak alacak davasıdır. Dosyada bulunan kayıtlar ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... Pastacılık Gıda Çikolata Turizm San. Ve Tic. A.Ş. arasında 24/04/2012 tarihli 1.000.000 TL ve 25/06/2013 tarihinde 1.250.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığı ve davalının bu sözleşmelerde, davalı adına vekaleten Doğan Kırmaç tarafından atılmış müteselsil kefalet imzasının mevcut olduğunu, kefaleti davalı adına imzalayan vekilin vekaletnamesinde, dava dışı asıl borçlu şirket adına düzenlenecek kredi sözleşmesine kefalet hususunda özel yetki bulunduğu, kefaletlerin, sözleşme tarihindeki mevzuata uygun yapıldığı ve geçerli olduğu, davacı bankanın kredi borcunun ödenmemesi üzerine, Noter aracılığı ile dava dışı asıl borçlu ve davalı kefile gönderilen 22/01/2015 tarihli ihtarname ile kredi hesaplarının kat edildiği belirtilerek, toplam 616.125,25 TL nakdi alacağın tebliğ tarihini izleyen 1 gün içinde ödenmesi, 4.800 TL gayrinakdi alacağın aynı süre içinde depo edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin dava dışı borçlu şirkete 26/01/2015 tarihinde, davalı kefile ise 24/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği, dava dışı asıl borçlu şirketin temerrütünün 28/01/2015 ve davalı kefilin temerrüdünün 26/01/2015 tarihinde gerçekleştiği, taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüde yönelik 4.2. maddesinde yer alan düzenlemede, "temerrüt tarihine kadar Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranı üzerinde akdi faiz uygulanacağı, temerrüt tarihinden itibaren ise Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranının % 100 fazlası ile temerrüt faizi tatbik edileceği" hükme bağlandığı, bilirkişi incelemesinde, davacı Banka tarafından muacceliyet tarihinde ticari kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının % 22,20 olarak uygulandığının tespit edildiği, buna göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranının ( % 22,20 * 2=) %44,40 olarak tespit edildiği, belirlenen oranın sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmıştır. Bankacı bilirkişi tarafından, banka şubesinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda; "%44,40 temerrüt faiz oranına göre yapılan hesaplamaya göre, davacı bankanın takip tarihi itibari ile 579.921,11 TL Asıl Alacak , 1.396.396,29 TL İşlemiş Faiz, 69.819,81 TL Masraf Olmak üzere toplam 2.046.137,21 TL davalı kefilden alacağının olduğu" belirtilmiştir. Somut olayda dosyada bulunan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırdığı, ödenmeyen kredi borcunun rehinle temin edilmeyen alacağın davalı kefilden tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı borçlunun ise, kefaletin geçersiz olduğunu, davacıya borcunun olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Buna göre taraflar arasında davacı bankanın alacağının olup olmadığı, kefaletin geçerli olup olmadığı konusunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davacı bankanın, temerrüt tarihi itibari ile 579.921,11 TL alacağının olduğu, temerrüt tarihi olan 28/01/2015'den işleyecek %44,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanması gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 579.921,11 TL'nin temerrüt tarihi olan 28/01/2015'den işleyecek %44,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 39.614,41 TL nispi karar ve ilam harcından, dava dosyasında peşin alınan 10.114,93 TL harcın mahsubu ile kalan 29.499,48 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 440 TL tebligat ve posta gideri, 3.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.440 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre 3.366,43 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 87.188,96-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 12.674,36 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.