İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/814 E. 2018/1457 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/814
- Karar No
- 2018/1457
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/814 Esas
KARAR NO : 2018/1457
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/07/2018
KARAR TARİHİ : 11/12/2018
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 15/11/2014 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı alacın çarpıştığını, meydana gelen trafik kazası sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda olan müvekkili ...'ın ağır derecede yaralandığını, ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesini karar ve talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasıdır.
Davalı cevap dilekçesinde süresinde yetki itirazında bulunmuştur.
6100 s. HMK'nun 6/1. Maddesinde genel yetkili mahkeme, "davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" şeklinde düzenlenmiştir.
Yine 6100 s. HMK'nun 16. maddesinde; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. Maddesinde de; "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acenta veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK.nun 14. Maddesinde ticari şirketlerin şubeleri ile ilgili olarak "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir” denmek sureti ile şubeler yönünden yetkili mahkeme belirtilmiştir.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.03.2018 tarih 2017/17-1092 E- 2018/463 K. sayılı sigorta şirketlerinin bölge müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkisi ile ilgili olan ilamında “….Somut olayda, davacı vekili davayı müvekkillerinin murisinin yolcusu olduğu otobüsün malikine, işletenine, sürücüsüne ve zorunlu taşımacılık mali mesuliyet ve kasko sigortacısına yönelterek davayı bölge müdürlüğünün bulunduğunu düşündüğü yer olan Konya’da açmıştır. 14.02.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın meydana geldiği yer Aksaray’dır. Davacıların yerleşim yeri Karaman, her iki davalı şirketin merkez adresi ise Erzurum’dur. Sigorta şirketinin genel merkez adresi ise ...’dur. Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 7, 10, 14 ve 16. maddeleri uyarınca Erzurum Mahkemelerinin yetkili mahkeme olduğu gerekçesi ile yetki itirazında bulunan davalılar bakımından dosya tefrik edilerek yetkisizlik kararı vermiştir.
Mevcut bu durum karşısında, davacılar davasını aracın zorunlu trafik sigortasını düzenleyen şirkete değil de, zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortasını ve kasko sigorta poliçesini düzenleyen şirkete yönelttiğinden 2918 sayılı yasanın eldeki davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar, 2918 sayılı KTK’nın 110/2. Maddesi ile uyumlu olsa dava tarihi dikkate alındığında, dava konusu araç otobüs olduğundan olaya 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun ilga edilen 25. maddesi uygulanmalıdır. Ne var ki her iki yasanın da ilgili maddelerinde bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde bir düzenlenme bulunmamaktadır. Kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemez. Bu durumda 4925 sayılı Yasanın 25. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 7. maddesi hükmü uyarınca, bölge müdürlüklerin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir.
Bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklanan davalarda kesin yetkinin olmadığı, birden fazla yetkili mahkemeden davacının istediği mahkemede dava açabileceği anlaşılmaktadır. Bu mahkemeler, davacının ve davalının yerleşim yeri mahkemeleri, haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemeleri, sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesi, zararın meydana geldiği yer mahkemesi ile dava konusu işlemi yapan şubenin bulunduğu yer mahkemesidir. Yetkili mahkemeler arasında eldeki dava yönünden sigorta şirketlerinin bölge müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemeleri sayılmamıştır. Anılan Yargıtay HGK. Kararında da yorum yoluyla bölge müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilemeyeceğine hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar uyarınca eldeki dava değerlendirildiğinde; davacının yerleşim yerinin Elazığ, kaza yerinin Elazığ, sözleşmeyi yapan acentenin adresinin Elazığ ve davalının yerleşim yerinin İstanbul olduğu anlaşıldığına göre mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmıştır. Davalının süresinde usulüne uygun yetki itirazında bulunması nedeni ile mahkememizin yetkisiliğine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 s. HMK.nın 20. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra 2 hafta içinde davacı tarafça dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenmesine, bu süre içerisinde müracaat edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılacağının İHTARINA,
5-HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince yapılan yargılama giderlerine yetkili mahkemece karar verileceğinden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına,
Dair tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 07/01/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı