İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/560 E. 2019/516 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/560
Karar No
2019/516
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/560 Esas KARAR NO : 2019/516

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2018 KARAR TARİHİ : 04/07/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket arasında davalı şirketin ... ... de müşterilerine ait ürünlerin kurulum, bakım ve onarım hakkında teknik servis sözleşmesi bulunduğunu ve davalı şirketin bastırmış olduğu servis hizmet formu koçanını müvekkiline teslim ettiğini, davalı şirketin garantisi kapsamında olan ürünlerine verilen teknik hizmet bedelinin yanında işin yapılacağı yere intikal edilmesi için kat edilen kilometre başına ... TL yol gideri de verilen hizmet bedeline ekleneceği şeklinde anlaşıldığını, muhtelif kerelere alacağını talep eden müvekkiline alacağının ödenmemesi üzerine Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlunun takibe itirazları nedeniyle takibin durduğunu, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, %40' dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya yetkili mahkemenin ... Mahkemelerinin olduğunu, icra takibine de yetki yönünden de itiraz edildiğini, akdi ilişkinin kabul edilmediğini, davacı ile aralarında yazılı ya da sözlü bir anlaşma olmadığını, davacının servis formlarında ücret yazmadığını, davacının daha sonra afaki bir hesaplama yaptığını, bedellerle alakalı müvekkiline fatura da kesilmediğini, davalının defterlerinde kayıtlı bir fatura olmadığını, müvekkilinin sattığı makinaların bakımından sorumlu tutulamayacağından servis hizmeti bedelinden de sorumlu tutulamayacağını, davalı ile müvekkili arasında yazılı bir sözleşme de bulunmadığını, davanın reddini, %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya içerisine; davacı vekili tarafından fatura suretleri, dekont, servis hizmet formu suretleri ibraz edilmiş, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası getirtilmiş, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasından davacının tacir ve esnaf kaydı bulunup bulunmadığı sorulmuştur. Ayrıca talimat mahkemesi aracılığıyla davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanları alınmıştır. Dava; ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davalı hem icra dosyasına yaptığı itirazında hem de mahkemeye sunduğu cevap dilekçesine icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı bir ticari ilişkinin olup olmadığı, geçerli bir icra takibi bulunup bulunmadığı, geçerli bir icra takibi var ise takip tarihi itibariyle davacının takip miktarı kadar alacaklı olup olmadığı hususlarındadır. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmelidir. Davalının yetkiye yönelik itirazlarının vakıa olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine, ... tarihli muhtelif servis bedelleri alacağına istinaden; ...-TL asıl alacak ve asıl alacağa işleyecek yıllık %19,50 faiz oranıyla birlikte icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin ... tarihinde itiraz ettiği ve takibin durduğu ve itirazın iptali için iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. ... Vergi Dairesinden gönderilen müzekkere cevabının incelenmesinde, davacı ...' ün 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait yıllık gelir vergisi beyannamelerinde işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı şirket yetkilisinin usulüne uygun olarak yeminli beyanlarının alınması istenilmiş olup, şirket yetkilisi ... ... beyanında: "Ben davacıyı tanımam kendisi ile herhangi bir konuşmam veya görüşmem olmamıştır, dolayısıyla davacı ... ile yetkilisi olduğum şirket arasında teknik servis hizmetine ilişkin herhangi bir akdi ilişki de yoktur, şirketin tüm işleriyle ben ilgilenmiyorum teknik servis hizmetleriyle ilgili ayrı bir departman vardır, buradan aldığım bilgiye göre kendisinden bir kereye mahsus teknik servis hizmeti alınmış ve kendisine de bu hizmetin karşılığı banka aracılığıyla ödenmiştir, kendisinden başkaca da bir hizmet alınmış değildir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı taraf davalı ile aralarında davacının satışını yaptığı makinaların kurulumu ve bakımı ile ilgili servis hizmeti verilmesi yönünde anlaşma yapıldığını ve bu anlaşma uyarınca alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de davalı tarafın açıkça akdi ilişkiyi inkar etmesi karşısında öncelikle akdi ilişkinin ispatlanmasının gerektiği, yine akdi ilişkini varlığının ispatına bağlı olarak icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın değerlendirilebileceği, sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibin beşyüz Türk lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerektiği, yeniden değerlendirme miktarları da dikkate alındığında somut olayda senetle ispat kuralının geçerli olduğu, tanıkla ispat edilemeyeceğinden ve davalının açıkça muvafakatı olmadığını bildirdiğinden davacının tanık delilinin kabul edilemeyeceği, ticari davalarda ticari defterlerin kesin delil teşkil ettiği kabul edilse de davacının fatura kesmediğini, kendi işletme defterine fatura kaydı yapmadığını, davalıya da fatura göndermediğini beyan etmesi karşısında defter incelemesinin dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşılmış ve davacının bildirdiği delillerden akdi ilişkiyi ispat bakımından yemin deliline dayanıp dayanmayacağı sorulmuş, davacının yemin deliline dayanması üzerine davalı şirket yetkilisinin yemin beyanının alınması için ilgili mahkemeye talimat yazılmış ve davalı şirket yetkilisinin talimat mahkemesinde davacı ile davalı şirket arasında servis hizmetine ilişkin bir akdi ilişki olmadığı, sadece bir defalık teknik servis hizmeti alındığı ve bunun karşılığının da dosyadaki dekontla ödendiği, başka da bir hizmet alınmadığı yönünde yemin etmesi karşısında davacının akdi ilişkiyi ispat edemediği, akdi ilişki ispat edilmediğinden TBK 89 ve HMK 10. Maddelerin uygulanmayacağı, davacı alacaklının yerleşim yeri mahkemesi ile icra dairesinin yetkili olamayacağı bu sebeple davalı hakkında geçerli bir icra takibinin varlığına ilişkin dava şartının gerçekleştiğinin kabul edilmeyeceği anlaşılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Geçerli bir icra takibine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/07/2019

Katip ... E-imzalı

Hakim ... E-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/560, K. 2019/516, T. 04.07.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-560-e-2019-516-k-6572723e3445