İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/386 E. 2020/15 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/386
- Karar No
- 2020/15
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/386 Esas KARAR NO : 2020/15
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 29/12/2016 KARAR TARİHİ : 07/01/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili Antalya ... Tüketici Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının ... mahallesindeki ... taşınmazında ... kurulum ve montajı için ... tarihinde sözleşme imzaladıklarını, ancak asansörün sözleşmeye uygun olarak tesliminin yapılmadığını, asansörün kurulumundan sonra da sürekli arıza verdiğini, asansörün ayıplı olduğunu, hatta bu ayıbın davalı firma tarafından hileli suretle gizlendiğini iddia ederek ayıpların giderilmesi, giderilmemesi halinde ise zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... havale tarihli dilekçesi ile, dava değerini ...-TL olarak belirlemiştir. Davalı vekilinin Antalya ... Tüketici Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, süresinde yapılan bir ihbarın da olmadığını, davanın süreden reddinin gerektiğini, müvekkilinin taraflar arasında ... tarihinde imzalanan sözleşme hükümlerini yerine getirdiğini, asansörlü ilgili ruhsatlar, iş bitim onayları alınarak ... çalışır vaziyette davacıya 2014 yılının yaz ayında teslim edildiğini, herhangi bir şikayet almadıklarını, davacı tarafın iş tesliminde parası olmadığını ve kısa sürede ödeme yapacağını beyan ettiğini, müvekkilinin kısa bir süre beklemeyi kabul ettiğini, 2 yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davacı tarafın bu süreçten sonra ...bozuk olduğunu beyan ettiğini, öncesinde kendilerine yapılmış herhangi bir ayıp ihbarının olmadığını, davacının engellemelerine rağmen arızayı giderdiğini,açılan davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Antalya ... Tüketici Mahkemesince yapılan yargılama sonucu ... esas, ... karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek davacının başvurusu üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından sözleşme ve teklif sureti, Antalya Bilim Sanayi Ve Teknoloji İl Müdürlüğünün davacıya hitaben düzenlediği yazı, fatura sureti, ... kontrol raporları, yapı kullanma izin belgesi delil olarak sunulmuş, Antalya ... Tüketici Mahkemesince ... Belediye Başkanlığından ... projesi ve elektrik tesisat projesi suretleri celp edilmiş, davalı vekilinin cevap dilekçesinde bahsettiği Antalya ... İcra dairesinin ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, Antalya İl Bilim Sanayi Ve Teknoloji Müdürlüğünden davacının davalı hakkında yaptığı şikayete ilişkin işlem dosyası ve yine makine mühendisleri odasından dava konusu ... ait periyodik kontrol raporları celp edilmiş, keşif yapılarak bilirkişi raporu aldırılmış, mahkememizce davacının tacir olup olmadığı ile ilgili araştırma yapılmış, ...nin faal olup olmadığı ile ilgili sicil kaydı uyap üzerinden dosya arasına alınmış, tüm deliller toplanmıştır. Dava, ticari satımda ayıp iddiasına dayalı ayıbın giderilmesi, olmadığı takdirde meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkindir. Dava açılırken yatırılması gerekli başvuru ve peşin harcın yatırılmadığı anlaşılmakla mevcut eksikliği gidermesi için davacıya süre verilmiş, davacı taraf yatırması gerekli başvuru ve peşin harcı ... tarihinde yatırmıştır. Görevsizlik kararını veren mahkeme davacının, ... yapımına ilişkin sözleşmeyi apartmanın müteahhidi olarak yaptığına yönelik beyanı doğrultusunda, uyuşmazlığın ticari olduğu kanaatiyle mahkememize yönelik görevsizlik kararı vermiştir. Taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan ... tarihli sözleşmede, davacının kendi adına isim ve imzasının bulunduğu, ancak yine ihtilafsız olan ... tarihli teklif mektubunda ... 'nin isminin yer aldığı dava konusu ...yapıldığı inşaatın yapı kullanma izin belgesinin de ... adına düzenlendiği, bu haliyle ilk etapta davanın şirket tarafından açılması gerektiği ve davacının şahsı adına açtığı bu davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı düşünülse de uyap üzerinden celp edilen şirket bilgisinde şirketin tasfiye sonucu kapatıldığı, davacının son yetkili olarak bu davayı açmasında ehliyetinin bulunduğu kanaatiyle yargılamaya devam edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı tarafça davacıya satım ve montajı yapılan ...2014 yılında teslim edildiği ihtilafsızdır. Davacı taraf ...arızalı olduğu için kullanılamadığını belirterek Makine Mühendisleri Odası ile bilim teknoloji odasına şikayette bulunduklarını şikayet üzerine yapılan denetim sonucu asansörde birçok eksiğin tespit edildiğini, bu eksikliklerin davalı yüklenici firma tarafından çok uzun bir zaman sonra yüzeysel olarak tamamlandığını ve onay alındığını, yapının iş bitim ruhsat tarihinin ... olmasına rağmen ... kullanım ruhsat tarihinin ... her ne kadar uygunluk belgesi alınsa da ...tekrar arızalandığını ve halen kullanılamadığını ifade etmiştir. Mahkememizce öncelikle davalının cevap dilekçesindeki davanın süresinde açılmadığına ilişkin itirazları incelenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda ayıba ilişkin düzenleme 23/ c maddesinde yer almakta olup, buna göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesinin gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda (gizli ayıp halinde) Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı, buna göre; alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ettiği takdirde satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, ayıbın olduğunun anlaşılmasıyla durumun hemen satıcıya bildirilmesinin gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. TBK'nın 231.maddesine göre; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." Sözleşmede ...teslim tarihi ... olarak kararlaştırılmıştır. Davacı teslimin bu tarihte değil ve fakat 2014 yılında olmak üzere daha sonraki bir tarihte gerçekleştiğini belirtmektedir. Davalı da cevap dilekçesinde teslimin 2014 yılının yaz ayında gerçekleştiğini belirtmiştir. Tarafların karşılıklı bu beyanları ve dava dilekçesine ekli yapı kullanma izin belgesinin ... tarihli olması dikkate alındığında teslimin en geç bu tarihte yapıldığı mahkememizce kabul edilmiştir. Kaldı ki; ...arızalı çıkması üzerine Bilim Sanayi ve Teknoloji Odası ile Makine Mühendisleri Odasına şikayet ettiklerine dair davacı iddiası dikkate alındığında, Bilim Sanayi Odasına yapılan başvurunun ... tarihinde yapıldığı, makine mühendisleri odasına yapılan başvurunun hangi tarihte yapıldığı belli olmamasına karşılık bu oda tarafından düzenlenen ... periyodik kontrol raporlarının ve faturanın da ... tarihli olduğu görülmüştür. Dolayısıyla teslim tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra davacının arızaya ilişkin şikayet başvurusunda bulunduğu görülmektedir. Bu tarihten önce de davalıya süresinde yapılmış ayıp ihbarına ilişkin herhangi bir delil dosyada bulunmamaktadır. Davacı cevaba cevap dilekçesinde ihbarların sözlü olarak yapıldığını beyan etmiş ve fakat davalının kabul etmemesi karşısında ihbarın süresinde yapıldığını teyit eden herhangi bir yazılı belge sunamamıştır. Dava tarihi ... olup TBK'nın 231.maddesindeki iki yıllık zaman aşımı süresinin çoktan geçtiği sabittir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde ayrıca kullanılan malzemelerde de hile yapıldığını iddia etmiştir. Eğer gerçekten yapılmış bir hile varsa TBK'nın 231/2 maddesi uyarınca iki yıllık zaman aşımı süresi uygulanmayacaktır. Davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde hile iddiasını, malzemelerin markalarının gizlenerek sözleşmede belirtilen markanın dışında uydurma marka yapıştırıldığı beyanı üzerine oturtmuştur. Sözleşmenin 3 ve 6. maddesinde ... kapısı ve kat kapısı markasının ... olarak belirlendiği, ancak keşfe müteakip düzenlenen ... tarihli raporda tespit edildiği üzere montajı yapılan kat ve kabin kapılarında herhangi bir marka adının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının bu nedenle sözleşmeye aykırı hareket ettiği düşünülse de her sözleşmeye aykırılık hile olarak yorumlanmamalıdır. Hile için belirli bir amaç doğrultusunda karşı tarafın iradesinin aldatıcı hareketlerle yanıltılmış olması gereklidir. Davalı taraf ... marka adını sahte olarak kapılara yapıştırmamıştır. Davacıyı aldatıcı bir hareketi yoktur. Somut olayda kapılar üzerinde herhangi bir marka adı yer almadığından davacı taraf açık ayıp niteliğindeki bu eksikliği süresinde yapacağı ihbarla düzeltme imkanı varken bunu yerine getirmemiştir. Davacının hileye yönelik iddiaları da yersiz olup davalının süresinde yaptığı zaman aşımı itirazı dikkate alınarak dava tarihine göre teslimden itibaren iki yıllık zaman aşımı süresi geçtiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın zaman aşımı sebebiyle usulden reddine, 2-Alınması gerekli ....-TL harçtan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ....-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekilleirinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/01/2020
Katip ... [~e-imzalı~]
Hakim ... [~e-imzalı~]