İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/255 E. 2021/444 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/255
Karar No
2021/444
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/255 KARAR NO : 2021/444

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/04/2018 KARAR TARİHİ : 30/06/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile ... tarihinde ... Kasko Sigorta Poliçesi ile müvekkil şirketin sigortalısı olduğunu, ... tarihinde meydana gelen yangın nedeni ile dava dışı müvekkil şirket sigortalısının maliki olduğu ... plakalı aracın tamamen yandığını, ... tarihli, olay görgü ve tespit tutanağında, yangın olayının muhtemelen ... arsasında yapılan ... şantiyesinin önünde bulunan ısı yalıtım malzemesinin yanması sonucu meydana gelmiş olabileceğinin tespit edildiğini, şantiyenin önünde konteynırda bekçi olarak görev yapan ...ile yapılan görüşmede, kendisi su almak için gittiğinde sesler duyması üzerine yangını gördüğünü ve yangının hızla araçların bulunduğu yere doğru yayıldığını ancak yangının nasıl çıktığını bilmediğini beyan ettiğini, müvekkili şirket tarafından, dava dışı sigortalısına kasko sigorta poliçesi teminatından sigortalının maliki olduğu aracın yangın nedeni ile tam hasara uğraması sonucu araç hurdaya ayrılarak, ... tarihinde ... TL araç bedeli olarak ödendiğini, meydana gelen kazada davalı tarafın yangının meydana geldiği ... şantiyesinin yapım işini üstlererek yangına da şantiyede bulunan ısı yalıtım malzemelerinin yanmasının sebep olması nedeni ile davalı şirketin %100 kusurlu olması nedeniyle müvekkil şirket lehine rücuen tazminat hakkı doğduğunu, bu nedenle müvekkilinin Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ancak haksı itiraz üzerine takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili aşamalarda sağlanmıştır. İcra dosyasına davayı şirket vekil aracılığı ile itiraz etmiş ise de mahkememizce iş bu davada dava dilekçesi asile tebliğ edilmiştir. Çünkü, Vekilin umumî vekâletname ile yetkilendirilmiş olması, müvekkilin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve zorunluluğunu ona yüklemez. Örneğin, hakkında icra takibi yapılan borçlu, vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş olsa dahi, alacaklının açtığı “itirazın iptali davası” bakımından, borçlunun takibe itiraz aşamasında tayin ettiği vekilin, bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması sırasında belirli olmadığından, dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmış olmaz. Bu itibarla bir davada vekilin temsil yetkisinin olup olmadığı mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır (Yargıtay 15. HD., 02.11.2004 T., 2004/2041-5550 sayılı kararı; Yargıtay 9. HD., 18.09.2013 T., 2011/25392 E., 2013/23002 K.; Yargıtay 22. HD, 23.06.2020 T, 2017/29927 E., 2020/7453 K.; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. HD., 2019/794 E., 2019/888 K; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 29/12/2017 T, 2017/1262 E., 2017/1552 K.) 4.Aşamalarda, davalı şirketin isminin dava dilekçesinde yanlış gösterildiği, "..." olduğu anlaşılmıştır. İcra dosyasındaki itiraz dilekçesinde de bu unvan mevcuttur. Davacının da isim düzeltme talebi olmakya, söz konusu husu basit bir yazım yanlışı olarak kabul edildiğinden, hasım değiştirme mevcut olmadığından, gerçek isim üzerinden tebligatlar yapılmıştır. 5.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. 6.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 8.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; ... ilçesi kaymakamlığından olaya ilişkin var olan bilgi ve belgeler, bilirkişi incelemesine ve mahkememiz incelemesine esas olmak üzere istenmiştir. 9.Olaya ilişkin olarak, ... Asliye Ceza mahkemesinde .../... Esas sayılı dosyada ceza kovuşturmasının yapıldığı anlaşılmakla, dosyanın bir örneği iş bu dosya arasına, içerisindeki cd'lerin de incelenmesi için getirtilmiştir. Davada, ... ve ... isimli kişilerin yargılandığı,...'in ... İlçesinde yapılan ... inşaatinin müteahhidi olduğu diğer şüpheli ...'in de söz konusu inşaatin bekçisi olduğu, yapılan yargılama sonunda elektrik mühendisi bilirkişi raporunda yangının sanıkların kusur açısından belirgin bir kusur yüklenemeyeceğini belittiği, dosyada mevcut CD ler izlenmiş, yangının çıkmasında sanıkların bilirkişi raporuna göre de suç kasıtlarının ve kusurlarının bulunmadığı anlaşıldığından sanıkların üzerlerine atılı taksirle yangına neden olma (TCK 171/1-a md) eylem açısından sanıkların suç kasıtlarının ve kusurlarının bulunmadığı görülmekle CMK 223/2-c md gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, hükmün her iki sanık yönünden de ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 10.Tazminat yargılaması hususunun ceza yargılaması ile ilişkisi de 6098 sayılı "Türk Borçlar Kanunu"nda (m. 74) düzenlenmiştir. Buna göre; "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." Ayrıca; aynı ilke hukuk uygulamasında yenleşmiş olmakla; T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/17-50 esas , 2011/231 karar nolu 27/04/2011 karar tarihli mahkememizce de emsal görülen kararından özetle belirtildiği üzere, ceza mahkemesince verilen beraat kararı , kusur ve derecesi , zarar tutarı, temyiz gücü ve isnat yeterliliği , illiyet gibi esaslar hukuk hakimini bağlamaz. 11.Mahkememizce dosya bir adet elektrik mühendisi, bir adet makine mühendisi, bir adet yangın hususunda uzman sigorta eksperinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, rapor düzenlenmesi istenmiştir. 12. ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; dava konusu aracın yanmasıyla sonuçlanan yangın olayında yangınını elektrik tesisatından kaynaklı olabileceği, yangının büyümesinin ve araçların yanmasının, depolaması uygun yapılmayan, yanıcı özellikteki ... taban yalıtım malzemelerinden kaynaklandığı, yüklenicinin mevzuat gereği yanıcı özellikteki ... taban yalıtım malzemesinin korunmasından ve yeterli güvenlik önlemlerinin alınmasından sorumlu olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden yüklenicinin ... taban yalıtım malzemesinin yanmaya karşı korumak için yeterli koruma tedbiri ve güvenlik önlemi almadığı, ... Sigorta ... poliçe numaralı ... plakalı araca ait kaskonun aynı aracı hurdaya ayırıp ... tarihinde ödediği ... TL bedeli davalının inşaat bütün riskler ... poliçe numaralı ... sigorta poliçesinin bulunduğu, davalıya yasal faiz ile birlikte rücu edilebileceği hususları belirtilmiştir. 13.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 14.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 15.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 16.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde ise dava değeri ... TL olarak gösterilmekle, icra dosyasındaki asıl alacağın dava değeri olarak gösterildiği, icra dosyasındaki faizin davaya konu edilmediği anlaşılmaktadır. HMK'nun 26.maddesi gereğince Hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu nedenle asıl alacak göz önüne tutularak, hüküm kurmak gerekmiştir. "Dava dilekçesi harçlandırma formunda dava değeri gösterilmiş ve bu miktarın harcı yatırılmıştır. Harçlandırılan değer takip talebindeki asıl alacağa karşılık gelmektedir. Bu durumda takip talebindeki işlemiş faiz alacağı yönünden usulen açılmış bir davanın varlığından sözedilemez. HMK’nın 26. maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup fazlasına karar veremez. Mahkemece kurulan hüküm takip öncesi işlemiş faizi de kapsadığından HMK’nın 26. maddesine aykırıdır." (Yargıtay 15. HD., 2014/3480 E., 2015/2000 K.) "HMK'nın 26. maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi gereği mahkemece davanın kabulü ile icra takip dosyasındaki asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar vermek gerekirken, talep konusu olmadığı halde işlemiş faiz alacağını da kapsar şekilde icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmayıp, resen gözetilen davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerindedir." (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2018/247 Esas, 2018/1611 Karar ) "Ancak dava dilekçesinde dava değeri, icra dosyasındaki asıl alacak miktarı olan ... TL gösterilmiştir. Davacı taraf, takip konusu asıl alacak yanında faiz ve ferileri yönünden itirazın iptali isteminde bulunmamaktadır. Bu durumda HMK'nın 26. maddesi gereği taleple bağlılık kuralı nazara alınarak sadece icra takibindeki asıl alacak miktarı olan ... TL üzerindendavalının itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus gözden kaçırılarak tüm takibe itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmayıp davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusu yerindedir. " (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2018/136 Esas, 2018/1558 Karar ) 17.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 18.İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 19.Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki şartların dosyada mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak üzerinden iptali ile takibin ... TL üzerinden DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafça bir gider yapıldığı görülmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 11-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, 12-Dosyada fiziken mevcut olan ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının iş bu hüküm kesinleştiğinden mahallerine iadesine, Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/255, K. 2021/444, T. 30.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-255-e-2021-444-k-79cd17f81487