İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1512 E. 2019/3201 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1512
Karar No
2019/3201
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/660 Esas KARAR NO : 2024/628 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/06/2020 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile aynı mevkide seyir halinde olan davalı şirket tarafından sigortalanmış ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı tarafça sigortalanan aracın kusurlu bulunduğunu, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine 05/10/2020 tarihinde - 2020.E... sayılı dosyası ile değer kaybı bedeli tazminatı talep edildiğini, 02/03/2021 - K.2021/... numarası ile karar verildiğini, yapılan değerlendirmede, başvurunun kısmen kabulü ile 10.000-TL değer kaybının 04/09/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin 5.000-TL'nin reddine şeklinde ... Sigortanın sorumluluğuna ilişkin hüküm verildiğini, müvekkilinin borcu tahsil etmek amacı ile 25/06/2020 tarihinde borçluyu temerüde düşürdüğünü ancak borcunu 15/03/2021 tarihinde tahkim başvurusu sonrası haricen tahsil edildiğini, ancak talep ettiği değer kaybı bedeli tazminatının temerrüt tarihindeki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücünün aynı olmadığını ve müvekkilinin zarara uğrayacağını, dosyada tahsil edilen faiz oranı ile müvekkilinin zararının karşılanmadığını, belirterek davanın kabulünü , müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500-TL sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir. Davacı vekili dava değer arttırım dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak 500-TL üzerinden açıldığını, bilirkişi raporu doğrultusunda 757,57-TL arttırılarak 1.257,57-TL üzerinde devam etmesini , harcın yatırıldığını belirterek talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulünü, dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, munzam zararın somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın sigorta poliçesinin geç ödenmesinden kaynaklı zararı olduğu ispat edemediğini, munzam zararın , borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödeseydi eğer , alacaklının malvarlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki fark olduğunu, munzam zararın gerçekleşmesi için birtakım şartların bir araya gelmesinin zorunlu olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarında, alacaklının somut deliller ile ispat etmesi arandığını, ancak davacı tarafından sigorta poliçenin geç ödenmesinden kaynaklı zararı olduğunun ispat edilemediğini ve davacının munzam zararı oluşmadığını, geç ödeme sebebiyle munzam zararın müvekkilinden kaynaklanmadığını belirterek davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; munzam zarar istemine ilişkindir. Somut olayda davalının zamanaşımı itirazı yönünden yapılan değerlendirmede; davacının maliki bulunduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı araç arasında 17.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak davacı tarafça yapılan başvuru sonucunda ...'nun kararı uyarınca davacı tarafından başlatılan takip neticesinde davalı tarafından 15.03.2021 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, takip tarihi, ödeme tarihi ve işbu dava konusu yapılan alacak başvurusu ile ilgili olarak arabuluculuk başvuru tarihi ve dava tarihi dikkate alınmak suretiyle TBK 146-154 maddesi hükmü uyarınca davalı tarafın zamanaşımı def'i yönünden itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bilirkişiler ... , ... ve ... tarafından düzenlenen 25/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..Gerek icra dosyası , gerekse dava dosyası içeriği ve belgeler üzerinde yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir. 1.Yargıtay 11.HD. 2018/1512 esas 2019/3201 karar , 29/04/2019 tarihli kararındaki ilamda bulunan kriterlere göre T.C.M.B ve Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı Bilgi Dağıtım ve İletişim Daire Başkanlığından gelen yıllık TEFE, ÜFE, Türkiye'de satın alma Gücü Paritesi Göstergeleri , USD - EURO kurlar ve Devlet İç Borçlanma Senetleri İhalelerinde Gerçekleşen Faiz Oranları ortalamasına göre hesaplama yapıldığı, 2.Yapılan hesaplamalara göre; ¸ Yargıtay 11.H.D 2018/1512 E. 2019/3201 K. 29/04/2019 tarihli kararındaki ilamında bulunan kriterler dikkate alınarak yapılan hesaplamalara göre; 10.000,00-TL maddi tazminat alacak için ödeme tarihi olan 15/03/2021 itibariyle ( 11.703,87-TL - 10.000,00-TL (Maddi Tazminat Asıl Alacak - 446,30-TL takipte talep edilen işlemiş faiz miktarı) 1.257,57-TL munzam zarar hesaplanmıştır. Sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı taraf, 17.06.2020 tarihinde meydana gelen kazada araç değer kaybı bedelinin davalıdan 15.03.2021 tarihinde ancak tahsil edilebildiğini ve temerrüde düşen davalının bu sürede paranın değerinde meydana gelen düşüşlerden sorumlu olacağını iddia ederek munzam zarar istemli eldeki davayı ikame etmiştir. TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın (munzam) zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. Burada kanıtlanacak olgular; ekonomik şartlar sonucu ortaya çıkan olumsuzluklar gibi genel ve soyut hususlardan ziyade geç ödeme nedeniyle davacının kendisinin, şahsen ve somut olarak uğradığı zarardır. Davaya ilişkin Yargıtay ... H.D nin 2022/... esas, 2023/... karar sayılı ilamında belirtildiği şekliyle ''..Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/... E., 2022/... K. sayılı ilamının ilgili kısmı şöyledir: "... Kanun koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiştir. Bu zararın karşılanması iki bölümde düşünülmüştür. Birinci bölüm, kanıtlanmadan ödenmesi talep edilecek zarar miktarıdır ki bu temerrüt faizidir. Diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut değildir. İkinci bölüm, temerrüt faizini aşan (munzam) zarara ilişkin olup; temerrüt faizini aşan bir zararı olduğunu iddia eden, bu iddiasını somut delillerle ispat etmek zorundadır. Yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat yükünden kurtarmaz. Zira davacı, para alacağını zamanında alması halinde bu parayı ne şekilde kullanacağını ispatlayamamıştır. Ayrıca alacaklı, uğradığı zararın kendisine ödenen temerrüt faizinden fazla olduğunu da ispat etmek zorundadır. Soyut enflasyonun ya da bankalarda mevduat için ödenen faizin temerrüt faizinden yüksek oranda olması munzam zararın gerçekleştiği ve ispatlandığı anlamına gelmez. Davacı tarafından ispatlanması gereken husus, enflasyon ve mevduat faizinin yüksekliği gibi genel olgular değil, kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı zarar gördüğü keyfiyetidir. Örneğin; alacağını zamanında tahsil edememekten ötürü, başkasına olan borcunu ödemek için daha yüksek oranda faizle borç aldığını veya alacaklı olduğu parayı zamanında alsa idi, yabancı para ile ödemek durumunda olduğu borcunu, geçen süre içinde geçekleşen kur farkı sebebiyle daha yüksek miktardan ödemek zorunda kalmayacağı gibi olguları kanıtlamak durumundadır. Ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle paranın döviz karşısında hızlı değer kaybı, yüksek enflasyon gibi genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen umumi ekonomik konjonktürel olgular TBK’nın 105. maddesinde sözü edilen munzam zararın varlığını göstermez. İstikrar bulmuş Yargıtay uygulamasına göre, davacı faizi aşan (munzam) zararını yukarıda açıklanan şekilde ispat etmeden bu yöndeki talebin kabul edilmesi mümkün değildir..." denilmektedir. Davacının soyut olarak sadece tahsil tarihinde alım gücünün düştüğünden bahisle eldeki davayı ikame ettiği ve yukarıdaki emsal kararda belirtildiği şekliyle kendisinin şahsen ve somut olarak geç ödemeden dolayı uğradığı zararın ne olduğunu, zamanında tahsil etmiş olsa idi parayı ne şeklide kullanacağını ortaya koyamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Emsal Kararlar : Yargıtay 3. H.D. 2022/8303 esas, 2023/1313 karar sayılı ilamı, Yargıtay 9. H.D. 2023/11296 esas, 2023/16397 karar sayılı ilamı, İstanbul 27. H.D 2023/421 esas, 2023/932 karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 13. H.D 'nin 2021/1962 Esas ,2024/491 karar sayılı ilamı ) H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu sonucu kalan 346,90-TL'nin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 1.257,57-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair , davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar bakımından KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1512, K. 2019/3201, T. 10.03.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1512-e-2019-3201-k-cc9462ff79ca