İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/1409 E. 2018/2580 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1409
- Karar No
- 2018/2580
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1171 Esas KARAR NO : 2024/317 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/12/2023 KARAR TARİHİ : 19/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; ...... bank T.A.Ş. İstanbul ..... İcra Dairesi ...... esas numaralı icra dosyası ile 26.02.2010 tarihinde ...... ve ..... Endüstriyel Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne karşı icra takibi başlattıklarını, icra dosyasının davacı şirket ..... Yönetim A.Ş. tarafından temlik alındığını bu sayede davacı şirketin dosya alacaklısı olduğunu, dosyanın yenilenerek esas numarası değiştiğini ve İstanbul ...... İcra Dairesi ..... Esas numarasını alan dosyada davacı şirketçe borcun tahsili için borçlu ......'nın taşınmazının satışı talep edildiğini ve Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... Talimat dosyasına yazılarak bu icra dairesi tarafından satış günü verildiğini, fakat dosya borçlularından olan ..... Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 maddesi gereğince münfesih olduğundan gerekli tebligatların yapılamadığını, bu yüzden satışın iptal olduğunu, borçlu şirketin münfesih olduğunu, terkinden önce başlatılan icra takibinin tahsil ile sonuçlanması için satış ilanının borçlu münfesih şirkete tebliği gerektiğini bu nedenle ..... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddeceğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan incelemede, adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09/10/2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, resen terk kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri sicil müdürlüğüne ibraz etmeleri veya şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması durumunda aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmeleri gerektiğini, şirketlerin tasfiye edilmemiş olmasının malvarlığı bulunması durumunda ticaret sicilinden terkin edilemeyeceklerine dair bir düzenleme bulunmadığını, beyanla dava konusu şirkete kayıtlı olduğu iddia edilen aracın tasfiye işlemleri kapsamında ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda, ihyası talep edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini ve dava açılmasına sebep olmadıklarından müvekkili müdürlük hakkında aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Ticaret Sicil kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra dosyası, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... talimat sayılı dosyası, icra dosyasında mevcut temlikname sureti, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ..... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ihyası istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; ihyası talep edilen şirketin sicil kaydının şirketin 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesi ile 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih olmasına veya Sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğin 5. Maddesi (1-b) bendi uyarınca 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği, dava dışı .......'nın şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu anlaşılmıştır. Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/Zeytinburnu ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen sicil kaydının terkin edildiği, dava dışı .....'nın şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... talimat sayılı dosyası ile satış işlemi yapılmak için talimat yazıldığı, davacı şirketin icra dosyasını temlik aldığı, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği, kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 09/10/2015 tarihinde resen terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... sicil nolu ..... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin , TTK'nın 547/1. maddesi gereğince İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı icra dosyası ve Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... talimat sayılı dosyası özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine, 2- TTK 547. Maddesi gereğince; tasfiye memuru olarak dava dışı ..... T.C. Kimlik Numaralı .....'nın görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davalı ...... zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalı yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ve yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 19/03/2024 Başkan ...... e-imzalıdır Üye ..... e-imzalıdır Üye ...... e-imzalıdır Katip ...... e-imzalıdır