İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1409 E. 2018/2580 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1409
Karar No
2018/2580
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/198 KARAR NO : 2024/1065 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 26/02/2024 KARAR TARİHİ : 04/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; ...... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili banka arasında, Genel Kredi Sözleşmesinin mevcut olduğunu, İşbu genel kredi sözleşmesine istinaden, ... Nakliyat firmasının talebi üzerine verilen çek karnesinin ... no.'lu çekin müvekkiline hamili tarafından teslim edildiğini, bahsi geçen çek yaprağına karşılık olarak ödeme yapıldığını, müvekkiline iade edilmeyen 24 adet çek yaprağı için de yasal yükümlülük bedeli de müvekkiline ödendiğini, borçlu şirket .... Nakliyat'ın borçlarını ödememesi nedeniyle 23/01/2009 tarihli Beyoğlu .... Noterliği .... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ödeme ihtarı ve hesap ekstresi usule uygun olarak tebliğe çıkartılmasına rağmen borçlu şirket tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin alacaklı olduğu ve ihtarname keşide edilerek borç muaccel hale geldiği halde borçlu şirket .... 24/02/.... tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nden de görüleceği üzere tasfiye aşaması olmadan re'sen terkin edildiğini, limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi yani terkin işlemi ile sona erdiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığını, tasfiyesi gereken hususların eksik bırakıldığını, şirketin aktiflerinin ve pasiflerinin tasfiyesinin yapılmadığı için şirket ortakları ile şirketin muhtemel alacaklılarının menfaatleri ağır bir şekilde ihlal edildiğini, müvekkili bankanın alacağına binaen keşide etmiş olduğu ihtarnamenin terkin tarihinden önce gönderildiğini, terkin işleminin gerektiğinin tamamlanmadığını, münfesih işlemi 24/02/.... tarihinde ise TTSG ilanında yayınlandığını, borçlunun genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu terkin edilmesinden önce muaccel hale geldiğini, tasfiyenin gerekli şekilde tamamlanmadığını, müvekkili bankanın borçlu şirket hakkında icra takibi hakkı bulunurken borçlu şirketin terkin edilmesinin müvekkili bankanın haklarını ağır şekilde ihlal ettiğini, müvekkilinin alacağına kavuşmasını teminen ek tasfiye sebebiyle borçlu şirketin ihyasını talep etme ve iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, somut olayda müvekkili şirket icra takibi başlatmadan terkin işlemi yapılmış olsa da ortada muaccel hale gelmiş bir borç bulunduğu ve müvekkili şirketin icra takibi yapma hakkı mevcutken borçlu şirketin re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, terkin edilen şirket aleyhinde icra takibinin yapılmasının söz konusu ise ek tasfiyeye gidilmesi gerektiğini beyan ederek 24/02/2015 tarihinde terkin edilen ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ticaret sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil müdürlüğünün TTK. m 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan .... Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketlerin 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, 102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceğini, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu, ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, tasfiye sürecinde sorumluluğun şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilirse tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davada yasal hasım olduklarını ve davanın açılmasına neden olmadıklarından aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur. DELİLLER: Ticaret Sicil Kayıtları. Vergi Dairesi kayıtları, Beyoğlu .... Noterliği'ne müzekkere yazılarak; 23/01/2009 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Tasfiye Halinde .... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; ....'nın ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 18/02/2015 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin İstanbul/Zeytinburnu ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin tasfiyesinin sona erdiği 18/02/2015 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, ...'nın ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, davacının dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, davada davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, davacının ihyası talep edilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşıldığından, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile şirketin tasfiyesinin sona erdiği 18/02/2015 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydın terkin edilen, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil Tasfiye Halinde .... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin, 23/01/2009 tarihli Beyoğlu ..... Noterliği .... yevmiye numaralı ihtarnamenin çek karinesinin .... nolu işlemlerine özgü olarak taraf teşkilinin sağlanması ve tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tevdiine, 2-TTK 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak .... T.C kimlik nolu ... görevlendirilmesine, kendisinin şirket yetkilisi ve ortağı olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harçlar peşin alındığından, başka harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı .... Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, bu davalı yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ve bu davalı yönünden yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 04/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1409, K. 2018/2580, T. 18.02.2015, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1409-e-2018-2580-k-072bd8b59665