İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1154 E. 2019/1289 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1154
Karar No
2019/1289
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1154 Esas

KARAR NO : 2019/1289

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 08/10/2018

KARAR TARİHİ : 24/12/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle ; Müvekkili davalı şirkete vermiş olduğu reklam hizmeti sebebiyle muhtelif faturalar düzenlediği, verilen hizmet nedeniyle düzenlenen iş bu faturalar her iki şirketin de ticari defterlerine kaydedildiği, davalının iş bu hizmet faturaları nedeniyle müvekkiline 6.940,00 TL borçlu olduğu, davalı şirket aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ancak davalı borca haksız yere itiraz ederek takibin durmasını sağladığı, bu nedenle davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında ileri sürdüğü itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; Davacı firma ile müvekkili şirket arasında web sayfası kurma ve müşteri aplikasyonu yapılması ve eğitim verilmesi hususlarında anlaşmaya varıldığı, yapılacak işin bedeli olarak web sayfası için KDV dahil 3.540,00 TL, müşteri yazılım programı için ise KDV dahil 5.900,00 TL olarak belirlendiği, anlaşma gereğince 4.000,00 TL ödeme yapıldığı, ancak davacı firmanın edimlerini yerine getirmediği gibi tüm uyarılara rağmen web sayfası ve müşteri aplikasyonlarını da tamamlamadığı, uzun bir zaman geçmesine rağmen müvekkili şirketin web sitesinden halen yararlanamadığı, müşteri aplikasyonlarını kullanamadığı, müşteri kayıtları yapılamadığı, bu nedenle davalı aleyhine açılan haksız davanın reddine, haksız ve kötüniyetli dava nedeniyle davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

DELİLLER :

1-Mahkememizce davaya konu İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 19.09.2018 tarihinde 6.940,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.

2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesine yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ... ve bilgisayar uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08.07.2019 tarihli raporda; Web uygulamalarının %98 oranında tamamlandığı, ... çalışmalarının tamamlanmadığı, web sitesi ve mobil uygulamalarda ... ile ilgili bölümlerin tamamlanmamış olduğu, taraflar arasındaki faturada bir sözleşme ve teknik şartname bulunmaması nedeniyle hizmet kapsamının tam olarak belirlenemediği, davacı tarafından davalı adına geliştirilen web sitesinin %92 oranında tamamlandığı, davacı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde usulüne uygun olarak tutulduğu, dava dosyasında davalı şirketin cevap dilekçesi ekinde sunduğu 2 adet ödeme dekontunun okunamadığı, davalı taraf ticari defterlerini beyan etmediği için bu 2 dekontun okunaklı aslının davacı şirketten istendiği, davacı şirketin de ödeme dekontlarını ibraz edemediği ve hatta ödemeleri ticari defterlerinde kayıt altına almadığı, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinden davalı şirkete tabloda belirtilen 3 adet faturanın düzenlendiği, iş bu 3 adet fatura toplamının 11.505,00 TL olduğu, davacı vekilinin icra dosyasına sunduğu işlem dökümünde görünen toplamı 4.565,00 TL olan 2 adet ödemenin ticari defterlere kaydının yapılmadığı, ödemeler davacı tarafça kayıt altına alınmadığı için de davalı şirketten alacağının 2017 yılı sonu itibariyle ticari defterlerde 11.505,00 TL olduğu bildirilmiştir.

3-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça davalı adına düzenlenen 3 adet faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve sözleşme gereği işin %92'lik kısmının yapılmış olduğunun tespit edildiği bildirildiğinden davacı tarafça düzenlenen ve takibe konu olan faturalar tek tek belirtilerek incelenmek suretiyle hangi fatura kapsamında işin yapıldığı, eksik kalan işin hangi fatura kapsamındaki iş olduğu, yine sözleşme gereği işin %92'lik kısmının yapılmış olması nedeniyle sözleşme gereği işten davalının faydalanmasını engelleyecek bir durumun olup olmadığı, ücretten indirim yapılmasının gerekip gerekmediği varsa davalı ödemeleri de düşülmek kaydıyla takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan ne miktar alacaklı olduğu hususunda ek rapor düzenlenmesi için önceki bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan 07.10.2019 tarihli raporda ; Takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalının sistemden faydalanmasını engellemeyen ve değer kaybı yaratmayan 05.11.2017 tarih ve 3.000,00 TL bedelli faturadaki %8 oranındaki eksik işin hesaplamaya dahil edilmesi halinde eksik iş bedeli olan KDV dahil 401,20 TL ve davalının yaptığı ödeme olan 4.565,00 TL'nin toplamı 4.966,20 TL'nin üç adet fatura toplamı olan 11.505,00 TL'den indirilmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan KDV dahil 6.538,80 TL alacaklı olduğu, davalının sistemden faydalanmasını engellemeyen ve değer kaybı yaratmayan 05.11.2017 tarih ve ... numaralı 3.000,00 TL bedelli faturadaki %8 oranındaki eksik işin hesaplamaya dahil edilmemesi halinde ise eksik iş bedeli olan KDV dahil 118,00 TL ve davalının yaptığı ödeme 4.565,00 TL'nin toplamı 4.683,00 TL üç adet fatura toplamı olan 11.505,00 TL'den indirilmesi neticesinde de takip tarihi itibariyle davacının davalıdan KDV dahil 6.822,00 TL alacaklı olduğunun sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL :

Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının davalı şirkete vermiş olduğu reklam hizmeti sebebiyle takip ve davaya konu faturaların davacı tarafça davalı adına düzenlendiği, ancak iş bu fatura bedellerinin takip ve davaya konu edilen bakiye kısmının ödenmediğinden bahisle tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, taraflar arasında web sayfası kurma ve müşteri aplikasyonu yapılması ile eğitim verilmesi hususlarında anlaşmaya varıldığı, yapılacak işin bedelinin web sayfası için KDV dahil 3.540,00 TL, müşteri yazılım programı için KDV dahil 5.900,00 TL olarak belirlendiği, bu kapsamda davacı tarafça davalıya 4.000,00 TL başlangıçta ödendiği, bakiyesinin ise iş bitiminde ödenmesinin kararlaştırıldığı, ancak davalı tarafın tüm uyarılarına rağmen edimlerini tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle davalının web sitesinden yararlanamadığı ve zarara uğradığı ve yine davacı tarafça verilmesi gereken eğitimlerin verilmediği iddiasıyla açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Taraflar arasında sözlü olarak davacı tarafça davalıya web sayfası kurma ve müşteri aplikasyonu yapılması ve eğitim verilmesi hususunda sözlü olarak eser sözleşmesinin yapıldığı konusunda taraflar arasında ihtilafın bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın yine taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, davalı tarafça iddia edildiği şekilde ayıplı ve eksik iş bulunup bulunmadığı, davalı tarafça süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı ve sonuç olarak takip ve davaya konu faturalar kapsamında davacının davalıdan takibe konu edilen bakiye miktar kadar alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalı tarafa yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtların bilirkişi incelemesi için tayin edilen inceleme gün ve saatinde mahkememize ibraz edilmediği, inceleme günü sunulan davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya kapsamı belgeler üzerinde yapıldığı, mali müşavir ve bilgisayar konusunda uzman bilirkişiden alınan 08.07.2019 tarihli raporda davacı tarafça davalı adına 01.11.2017 tarih 5.900,00 TL, 05.12.2017 tarih 3.540,00 TL ve 05.12.2017 tarih 2.065,00 TL bedelli toplam 11.505,00 TL'lik 3 adet faturanın düzenlendiği ve her üç adet faturanın davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ancak davacı şirket defterlerinde davalı ödemelerinin kayıtlı olmadığı, ancak icra takip dosyasına davacı vekilince sunulan işlem dökümünün incelenmesinden davalının 20.10.2017 tarihinde 2.500,00 TL, 15.12.2017 tarihinde ise 2.065,00 TL olmak üzere toplamda 4.565,00 TL takipten önce ödemesinin olduğu, bu tutarlar mahsup edildiğinde davacı alacağının 6.940,00 TL olduğu, ayrıca teknik açıdan yapılan incelemede ise davacı tarafça gerçekleştirilen web uygulamalarının %98 oranında tamamlandığı, ... çalışmasının %0 oranında tamamlanmadığı ve web sitesi ve mobil uygulamalarında ... ile ilgili bölümlerin tamamlanmamış olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve teknik şartname bulunmaması nedeniyle hizmet kapsamının tam olarak belirlenemediği, davacı tarafından davalı adına geliştirilen web sitesinin %92 oranında tamamlandığı bildirilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, alınan 07.10.2019 tarihli ek raporda takip ve davaya konu 01.11.2017 tarih ve 5.000,00 TL bedelli "..., ... Yıllık Uygulama Bedeli" açıklamalı fatura kapsamındaki web uygulamaları işlerinin %98 oranında tamamlandığı, görsel olarak eksikliklerinin bulunduğu ve bu durumun düzeltilmesinin, davalının bu uygulamaların belirli kısımlardan faydalanmasını engelleyeceği, ancak bu durumun kolaylıkla düzeltilebilecek bir hata olması nedeniyle %2 değer kaybına yol açacağı, buna göre bu tespit karşısında iş bu faturadan dolayı 5.000,00 TL x %2= 100,00 TL tutarında eksik iş yapıldığı, yine davaya konu 05.11.2017 tarih ve 3.000,00 TL bedelli "..." açıklamalı fatura kapsamındaki davacı tarafından davalı adına geliştirilen web sitesinin %92 oranında tamamlandığı, buna göre iş bu faturadan dolayı 3.000,00 TL x %8 = 240,00 TL tutarında eksik işin yapıldığı, ancak bu eksikliklerinde elle giderilerek kapatılabilecek kadar basit eksiklikler olması nedeniyle davalının faydalanmasını engelleyecek bir durum olmadığı ve değer kaybı yaratmadığı, yine davaya konu 05.12.2017 tarih ve 1.750,00 TL bedelli "... Hizmeti" olarak düzenlenen faturayla ilgili bir sözleşme ve şartname bulunmaması nedeniyle davacının bu hizmet kapsamının gerçekleştirilmesi ile ilgili yükümlü olduğu işlerin tam olarak belirlenemediği, ancak bu fatura kapsamının gerçekleştirilmesi gereken işleri etkilemeyeceği sonucuna varıldığı, sonuç olarak 01.11.2017 tarih ve 5.000,00 TL bedelli fatura kapsamında eksik kalan %2 oranına denk gelen 100,00 TL ve yine 05.11.2017 tarih ve 3.000,00 TL bedelli fatura kapsamındaki eksik kalan %8 oranına denk gelen 240,00 TL olmak üzere toplam eksik iş bedeli olan 340,00 TL'ye %18 KDV'si olan 61,20 TL'nin ilavesiyle eksik iş bedelinin toplam 401,20 TL olduğu, davalı tarafça yapılan 4.565,00 TL'lik ödemeyle birlikte eksik iş bedelinin mahsubu sonrasında davacının talep edebileceği tutarın (11.505,00 TL - 401,20 TL eksik iş bedeli - 4.565,00 TL ödeme =) 6.538,80 TL olduğu, 05.11.2017 tarih ve 3.000,00 TL'lik faturaya ilişkin %8'lik eksik işin hesaplamaya dahil edilmemesi halinde ise 01.11.2017 tarih ve 5.000,00 TL bedelli faturaya ilişkin %2'lik eksik iş bedeli olan 100,00 TL ve %18 KDV'si olan 18,00 TL'nin ilavesiyle eksik iş bedelinin 118,00 TL olduğu, buna göre davacının talep edebileceği tutarın ise (11.505,00 TL - 118,00 TL eksik iş bedeli - 4.565,00 TL ödeme =) 6.822,00 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Taraflar arasındaki ihtilaf eser sözleşmesinden kaynaklandığından dava konusu somut olayda TBK 470 ve devamı maddesindeki eser sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerekmektedir.

TBK 477.maddesi ile "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur ancak onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilmeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İş sahibi gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır. Bildirmez ise eseri kabul etmiş sayılır." düzenleme getirilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasındaki sözlü sözleşme kapsamında davacı tarafça davalı adına 01.11.2017 tarih ve 5.000,00 TL bedelli "..., ... Yıllık Uygulama Bedeli" , yine davaya konu 05.11.2017 tarih ve 3.000,00 TL bedelli "..." , yine davaya konu 05.12.2017 tarih ve 1.750,00 TL bedelli "..." açıklamalı toplamda 11.505,00 TL bedelli 3 adet faturanın düzenlendiği, iş bu faturaların davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde taraflar arasında sözlü olarak gerçekleştirildiği anlaşılan eser sözleşmesinin inkar edilmediği, ancak ayıplı ve eksik iş bulunduğunun iddia edildiği, mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre takip ve davaya konu faturalarda 01.11.2017 tarihli 5.000,00 TL'lik fatura kapsamında yapılan işin 100,00 TL'ye denk gelen %2 'lik kısmının eksik kaldığı, 05.11.2017 tarihli ve 3.000,00 TL bedelli fatura kapsamındaki işin ise 240,00 TL'ye denk gelen %8'lik kısmının eksik kaldığı, ancak bu fatura kapsamındaki eksikliğin davalının sistemden faydalanmasını engelleyecek bir durum olmadığının tespit edildiği bildirilmiş ise de, dosya kapsamı belgelerin incelenmesi neticesinde davalı tarafça takipten evvel dava konusu sözleşme kapsamında davacıya 20.10.2017 tarihinde 2.500,00 TL ve 15.12.2017 tarihinde 2.065,00 TL olmak üzere toplam 4.565,00 TL ödeme yapılmış olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda bilirkişi tarafından belirlenen 2 adet faturaya ilişkin KDV dahil toplam 401,20 TL'lik eksik iş bedeli hariç tutulduğunda takip tarihi itibariyle davacı tarafça davalı adına düzenlenen 3 adet faturadan dolayı davacının davalıdan bakiye 6.940,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesinde tüm uyarılara rağmen davacının edimlerini tam olarak yerine getirmediği, ayıplı ve eksik iş bulunduğu iddia edilerek bakiye iş bedeline ilişkin davacının talebinin reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, TBK 477/2.maddesi gereğince iş sahibi gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır, yine 477.maddesin son fıkrasında ise eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır, bildirmez ise eseri kabul etmiş sayılır şeklindeki yasal düzenlemeler dikkate alındığında bizzat cevap dilekçesi içeriğinde davalı tarafın bu ayıplardan davadan evvel haberdar olduğunun anlaşıldığı cevap dilekçesi içeriğinde her ne kadar tüm uyarılara rağmen davacı tarafça ayıbın giderilmediği savunulmuş ise de davalı tarafça süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğuna dair hiçbir delilin dosyaya sunulmadığı, bu konuda tanık deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın TBK 477.maddesi kapsamında süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı sonucuna varılmış olmakla; dosyadan alınan bilirkişi raporunda teknik bilirkişi tarafından tespit edilen KDV dahil toplam 401,20 TL'lik eksik iş bedeli mahsup edilmeksizin takip ve davaya konu 3 adet fatura bakiyesi olan 6.940,00 TL'nin davalı tarafça davacıya ödenmediği dosya kapsamı ile tespit edilmiş olduğundan davanın kabulüne, davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptaliyle 6.940,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, dava konusu ihtilaf eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup alacak likit olmadığından davacı tarafın %20 icra inkar tazminatı isteminin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur.

HÜKÜM /

Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptaliyle 6.940,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına,

Davacı tarafın %20 icra inkar tazminatı isteminin yerinde görülmediğinden reddine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 474,07 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan toplam 118,52 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 355,55 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 159,62 TL peşin harç ile, 115,90 TL tebligat gideri ve 900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.015,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.725,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/12/2019

Katip ...

E-İMZALI

Hakim ...

E-İMZALI

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1154, K. 2019/1289, T. 24.12.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1154-e-2019-1289-k-7e896c618b28