İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1142 E. 2025/954 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1142
Karar No
2025/954
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1142 KARAR NO : 2025/954

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/08/2018 KARAR TARİHİ : 09/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/10/2017 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu,------ plaka sayılı araca davalıların sürücüsü, maliki ve sigortacısı olduğu----- plaka sayılı aracın çarptığını, meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve vücudunda, kalıcı hasar meydana geldiğini, müvekkilinin elektrik mezunu olduğunu, bir çok şirkete iş başvurusunda bulunduğunu fakat belinin sakat olması nedeni ile müvekkilinin işe alınamadığını, müvekkilinin bu kaza sonrasında büyük üzüntü yaşadığını hem manevi hemde maddi zarara uğradığını iddia ile davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek, müvekkilinde meydana gelen beden gücü kaybı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan iş gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı sebebiyle dava değerini arttırmaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalması kaydıyla belirsiz alacak niteliğindeki 10.000 TL maddi tazminatın davalı Sigorta şirketinden dava tarihi, diğer davalılardan kaza tarihi olan 22/10/2017 tarihinden itibaren davalılardan tahsiline, müvekkilinin çektiği acı ve ızdırabın giderilmesi amacı ile 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren davalı Sigorta Şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen------ plakalı aracın ZMSS poliçesi ile müvekkili şirket tarafından sigortalı olduğunu, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline şirkete herhangi bir başvuru yapmadığını, davacı tarafça zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine yazılı başvuru şartı gerçekleştirilmemiş olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarı gerektiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağının kendilerine tebliğ edilmediğini, kaza ile sakatlık ve kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının ve maluliyet oranının tespiti için dosyanın ----- Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin teminat dışında olduğunu, hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ---vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Md. 97 uyarınca davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından somutlaştırma yükümlüğüne aykırı davranıldığını, dava dilekçesinde yer alan bilgiler, talep edilen alacak kalemlerinin hesaplaması bakımından yetersiz olduğunu, manevi tazminat bakımından talep edilen miktarın daha sonra artırılmasının mümkün olmadığını, kazaya karışan aracın davalı şirketin öz malı olmadığını------plakalı aracın ----- olup araç katılımcı araç maliki ile davalı şirket arasında 16/08/2017 tarihinde uzun süreli kira sözleşmesi ile mülkiyet tespit ve kabul sözleşmesi akdedildiğini, kazaya ilişkin kusur oranının tespit edilmesinin şart olduğunu, talep edilen tedavi ve iyileşme masrafları bakımından hukuki sorumlu Karayolu Taşımacılığı Kanunu kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu olduğunu, Sigorta Şirketleri tarafından davacıya yapılan her türlü ödemenin mahsubun şart olduğunu, davacının iş gücü kaybı ve çalışma gücünün azalmasından yahut yitirilmesinden doğan maluliyet halinin araştırılmasını, davacının emniyet kemeri takmıyor olması 2618 kanunun 86.maddesinin 2.fıkrası uyarınca tazminattan indirim sebebi olduğunu, manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullanıldığını belirterek, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın ----- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davanın usulden reddine, ihbar taleplerinin kabulü ile ilgili yerlere davanın ihbarını, davacının fahiş ve hukuka aykırı maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalıya dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İhbar olunana tebligat yapılmış ise de herhangi bir cevap dilekçesi vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası sebebiyle oluşan cismani ve manevi zararın tazminine ilişkin HMK m.110 hükmü kapsamında yığılma şeklinde açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dosyanın incelenmesinde davanın ilk olarak açıldığı ---. Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Es. ----- Sayılı 28/08/2018 tarihli karar ile görevsizlik kararı verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin ----- sayılı Esasına kaydedilmiştir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, hastane kayıtları, tarafların sosyal ekonomik durum araştırması, ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- sayılı soruşturma dosyası, SGK kayıtları, vergi dairesi kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Dosya maluliyet raporu alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna tevdi edilerek rapor alınmış akabinde belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya Makine Mühendisi ----- ve aktüer bilirkişi ----- oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyetinden 28/01/2022 tarihli rapor alınmış, tarafların rapora beyan ve itirazları üzerine dosyanın yeni bir aktüer bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, aktüer bilirkişi ----- tarafından sunulan 20/05/2022 tarihli rapor alınmış, yeni asgari ücret tarifesine göre rapor alınmak üzere yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişiden 05/10/2022 tarihli ek rapor alınmış, sunulan rapor içeriklerinin ilgili kısımları denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Kaza tarihinde -- işleten sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden, dosyanın Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ----- tarafından sunulan 10/12/20023 tarihli rapor, dosyanın Vergi Dairesi cevabı ve itirazlar dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi için yeniden bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi ------ tarafından sunulan 10/12/2023 tarihli ek rapor, dosyanın güncel asgari ücret dikkate alınarak uyuşmazlık konusunda ek rapor için dosya yeniden aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ----- tarafından sunulan 29/07/2025 tarihli ek rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 05/11/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde; taleplerini artırmak suretiyle sürekli iş göremezlik sebebiyle 2.016.642,59 TL ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan 6.875,64 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat yönündeki talebininde kabulüne karar verilmesini talep ettiğini ve harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 22/10/2017 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu --- plakalı araç ile davalıların sürücüsü işleteni ve sigortalısı olduğu ----- plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının malul kalıp kalmadığı, tarafların kusur durumu, davalıların istenen tazminatlardan sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olduğu ----- plaka sayılı aracın 22/10/2017 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, dava dışı şahıs yönetimindek---- plaka sayılı araca çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, Adli Tıp Kurumu ----. İhtisas Dairesi'nin ----- sayılı raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları uyarınca davacı uhdesinde oluşan tüm vücut engelinin % 18, geçici iş göremez olduğu sürenin 6 ay olduğunun belirtildiği, kazanın oluşumu dikkate alındığında davalı sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile yerleşim yerinde gündüz vakti iki yönlü yolda kontrolsüz şekilde sola dönme manevrası yaptığı ve karşı taraf araca çarptığı, bu eylemi ile KTK m47/d, 57/a ve 84/f ile KTY m. 109/2-8 hükümlerinin ihlal ederek kazanın oluşumunda asli ve % 75 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı-- plakalı araç sürücüsünün ise kavşağa gelindiğinde hızını düşürmek ve mahal şartlarını kontrol etmeksizin araç kullanmak suretiyle KTK m.52/a hükmünü ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda % 25 oranında kusurlu olduğu, davacının kazanın ve zararın oluşumunda bir ihlalinin olmadığı, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan karar tarihine en yakın asgari ücret nisabı esas alınarak emsal içtihatlar uyarınca alınan bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 2.016.642,59 TL, geçici iş göremezlik zararının 6.875,64 TL olarak hesaplandığı, davacının usulüne uygun sunduğu bedel artırım dilekçesi ile talebini bu miktarlar uyarınca yükselterek harç eksikliğini tamamladığı, davalı sürücünün söz konusu zarardan TBK m.49, davalı işletenin KTK m.3 ve 85 ve son olarak sigorta şirketinin ise KTK m.91 hükümleri uyarınca müteselsilen sorumlu olduğu ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçedeki teminat miktarı ile sınırlı olduğu, davalı seyahat şirketi tarafından malik olunmadığı belirtilmiş ise de uzun süreli kiralama faaliyetini dilekçelerinde kabul ettikleri dikkate alındığında KTK m.3 hükmü kapsamında işleten sıfatını haiz olduğu, bu kapsamda davacının maddi tazminat davasının dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda kabulü ile 2.016.642,59 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 6.875,64 TL geçici iş göremezlik zararı toplamı 2.023.518,23 TL'nin davalılardan ----- sorumluluğunun poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere yine sigorta şirketi yönünden 28/09/2018, diğer davalılar yönünden ise 22/10/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bunun yanında kaza sebebiyle davacı uhdesinde oluşan maluliyetin miktarı, davalı sürücünün kusur oranı ile TBK m.56 hükmü kapsamında söz konusu kazanın davacı uhdesinde manevi zarara da sebebiyet verdiği kanaatine varılarak hakkaniyet ilkesi ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve olayın oluş şekli de dikkate alındığında talep edilen tazminatın yerinde olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Son olarak maddi tazminat hükmü kurulurken dava sigorta şirketi yönünden davacının talebi doğrultusunda dava tarihi esas alınmış ise de dava tarihinin sehven dosyanın mahkememizce yapılan tensip zatındaki tarihin esas alındığı oysa davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne hitaben açıldığı tarihin 05/08/2018 tarihi olduğu gerekçe yazımında fark edilmiş, söz konusu hatanın maddi hata niteliğinde olduğu değerlendirilerek bu husus gerekçede açıklanmak suretiyle düzeltilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat davasının dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda KABULÜ ile, 2.016.642,59 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 6.875,64 TL geçici iş göremezlik zararı toplamı 2.023.518,23 TL'nin davalılardan ------ sorumluluğunun poliçe limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere yine sigorta şirketi yönünden 05/08/2018, diğer davalılar yönünden ise 22/10/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat isteminin KABULÜ ile, 50.000,00 TL'nin 22/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar------müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 141.642,03 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 204,93 TL peşin harç ile 6.877,18 TL tamamlama harcı toplamı 7.082,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 134.559,92 TL harcın davalılardan (davalı ------21.408,48 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yapılmış, 35,90 TL başvurma harcı, 204,93 TL peşin harç, 6.877,18 TL tamamlama harcı olarak toplam 7.118,01 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 10.679,50 TL masraf olmak üzere toplam 17.797,51 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ------ 2.831,58 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ------ tarafından yapılmış yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Maddi tazminat yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 301.292,55 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ----- 49.140,81 TL'sinden sorumlu olmak üzere) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Manevi tazminat yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------ müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1142, K. 2025/954, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1142-e-2025-954-k-ee71a485009e