İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/100 E. 2021/381 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/100
- Karar No
- 2021/381
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/100 Esas KARAR NO : 2021/381
DAVA :Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/02/2018 KARAR TARİHİ : 10/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ...’ nde otobüs şoförü olarak çalışmakta olduğunu, tur otobüsü ile ... günü ... mahallesinde bulunan ... ... işveren şirketin yolcularını getirdiğini, otobüsü park ettikten sonra konser alanine gitmek amacıyla otoparktan yaya olarak ilerlerken davalı ...’ ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otobüs ile park halinden bir anda hareket ederek müvekkiline çarptığını, müvekkilinin bu çarpma neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek nitelikte yaralandığını, ayak bileğinde malleol kırığına neden olduğunu, kırılan ayak bileğine metal parçalar eklendiğini, bu parçaların bir yıldan uzun süre müvekkilinin ayağında takılı olarak kaldığını, müvekkilinin olay sonrasında 112 aracılığı ile ... Hastanesi’ ne sevk edildiğini, olayın sıcaklığı içerisinde hastanede kendisinden ifade alan görevli memurlara olayı anlatmaya çalıştığını, ifadesinde çevresindeki insanların yönlendirmesi ve olayın sıcaklığı ile davalıdan TCK. hükümleri anlamında şikayetçi olmadığını beyan ettiğini, olay sonrasında ne kazaya asli kusurlu olarak sebebiyet veren davalı ... ne de kusursuz sorumlu ve otobüsün maliki sıfatındaki ... yetkilileri müvekkili ile iletişime geçmediğini, halini dahi sormadığını, tek başına ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldiğini, ailesinin yardımına muhtaç konuma geldiğini, kaza tespit tutanağında davalı ...’ ın asli kusurlu olduğunu, yapılacak olan yargılamada alınacak bilirkişi raporları ve tespit neticesinde müvekkilinin kusursuz olduğunun tespit edilebileceğini, davaya karışan aracın ticari bir araç olması nedeni ile asli kusurlu davalının SCR belgesinin olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, TBK. 54. maddesinde bedensel zararların sayıldığını, buna göre bedensel zararların olduğunu, kaza neticesinde iş gücü kaybı ve kazanç kaybının meydana geldiğini, müvekkilinin şoförlük mesleği ile birlikte yine kullanmış olduğu otobüs içerisinde yolculara su ve diğer ihtiyaç malzemelerini satarak buradan ek kazanç sağladığını, ...’ nin diğer davalılar ile birlikte maddi tazminat yönünden müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, davadan önce ...’ ye başvuru yapıldığını, sigorta şirketince maddi tazminat yönünden ... TL ödeme yapıldığını, araç işletenin de 2918 sayılı Kanun’ un 85. Maddesi uyarınca aracı kullanan kadar kusurlu olduğunu, bu nedenle Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... TL maddi ile ... TL manevi tazminatına davalılar ... ve ... açısından olay tarihinden itibaren, sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu ... TL maddi tazminatına davalı sigorta şirketlerine ... tarihinde yapılan yazılı başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, müvekkilinin hak kaybına uğramaması için davalıya ait ... plakalı aracın sicil kaydına üçüncü şahıslara devrini önlemek adına ihtiyati tedbir konulmasına ve davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Davalı ... ve ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete ait olan diğer müvekkilinin idaresinde bulunan aracın ... tarafından Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, ... tarafından Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesi, ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi, ... tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, ... tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerini yalnızca sürücüye ve araç maliki şirkete yönelttiğini, manevi tazminat taleplerinden poliçeler gereğince ...nın da sorumlu olduğunu, manevi tazminat talepleri yönünden davanın ...’ ye ihbar edilmesini talep ettiğini, kaza tespit tutanağında müvekkili araç sürücüsünün asli kusurlu olarak belirtildiğini, kaza tespit tutanağının eksik inceleme ile düzenlendiğini ve tümünün hatalı olduğunu, davalı araç sürücüsünün kusur oranının yeniden tespitinin gerektiğini, maluliyet nedeniyle mahrum kaldığı kazancı da belgelerle ispat etmek zorunda olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı ile manevi tazminatın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olduğunu, zarar gören açısından zenginleşme aracı olamaması gerektiği, sağlık giderlerinin teminatı olarak ...’ nın sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenlerle davaya ...’ nin ve ...’ nun dahil edilmesine, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ...-... başlangıç ve bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, bu aracın ... tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalandığını, trafik sigortasının limitinin bittiği noktada İMM teminatı devreye gireceğini, ilgili sigorta branşları arasındaki sorumluluk esası müşterek ve müteselsil sorumluluğun olmadığını, müvekkili şirketin manevi tazminat yönünden sorumluluğunun police limitleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu poliçede yer alan manevi tazminat talepleri ile ilgili poliçe limitleri %25 kombine limiti ile dahil edildiğini, yöneltilecek manevi tazminat tutarı en fazla bu tutar ile sorumlu olacağını, bu nedenlerle müvekkili şirketin İMM sigortacısı olması münasebetiyle ileri sürülen maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğunun bulunmadığının tespitine, ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Ankara ATK’ nın ... tarihli kusur raporunda: “Sürücü ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu” kanaatine bildirir raporunu ibraz etmiştir. İstanbul ATK’ nın ... tarihli maluliyet raporunda: “... ve ... oğlu ... doğumlu ...’nun ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak Gr 1 XII (32a.......1) A %5 E cetveline göre %5.0 (yüzdebeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği” kanaatine bildirir raporunu ibraz etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: HMK' nın 6. kısmında 316-322. maddeleri arasında Basit Yargılama Usulüne tabi davalarda yargılama usulü açıklanmıştır. HMK. 316. maddesinde: "(1) Basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır: a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler. b) Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler. c) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar. ç) Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler. d) Hizmet ilişkisinden doğan davalar. e) Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar. f) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. g) Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler" düzenlemesine yer verilmiştir. TTK M. 4/2 : "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri (Değişik İbare: 7251 sayılı Kanun m.58/ yürürlük: 28.7.2020) “beş yüz bin” Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmüne haiz olup eldeki dava ticari dava olduğundan ve miktarı beş yüz bin tl yi geçmediğinden basit yargılama usulüne tabidir. HMK. 150. maddesinde: "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, basit yargılama usulüne tabi davada mazeretsiz olarak dosyanın takip edilmemesi nedeni ile müracaata bırakılmıştır. HMK 150/6. maddesi hükümleri gereğince 1 kez olmak üzere yenilenmiştir. Ancak son celseye de davacı tarafça mazeret verilmeksizin gelmemiştir. HMK. 150/6. maddesinde dosyanın birden fazla kez takipsiz bırakılamayacağı belirtilmiştir. Davacı tarafça takip edilmeyen davanın "...ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır..." hükmü doğrultusunda açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Basit yargılama usulü davada 2. kez takip edilmeyen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanunu hükümlerine göre alınması gereken ... TL ilam harcından ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalının yapmış olduğu, ... TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi’ ne göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan varsa gider avansı ve teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345. maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2021
Katip ...
Hakim ...