İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/884 E. 2018/513 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/884
- Karar No
- 2018/513
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/181 Esas - 2024/100 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/181 Esas KARAR NO : 2024/100 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/12/2017 KARAR TARİHİ : 20/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/09/2017 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Yayladere istikametinden ...istikametine seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı kazada araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, yaralanma nedeniyle iş göremezliğe uğradığını, sigorta şirketinin poliçe gereğince zarardan sorumlu olduğunu belirtmiş ve 100,00-TL geçici, 3.200,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlikten davanın reddi gerektiğini, davacının KTK'nın 97.maddesine göre başvuru şartını yerine getirmeden davayı açtığını, geçici iş göremezlik talebinin trafik sigortası genel şartlarına göre teminat dışı olduğunu, maluliyet hesabında sakatlık oranının dikkate alınmasına, hatır taşıması nedeni ile tazminattan asgari %25 oranında indirim yapılmasını, İstanbul ATK'dan maluliyet raporu alınmasını, kabul anlamına gelmemek üzere yasal faiz uygulanması gerektiğini, poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğunu belirtmiş ve ayrıca esasa ilişkin bildirdiği diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ...CBS'nin 2017/951 Sor. Numaralı dosyası, hastane kayıtları, maluliyet raporu, SGK kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Davanın, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat istemli olduğu, 30/09/2017 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın tek taraflı, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı, davacının kaza tarihi itibariyle gelirinin asgari ücret seviyesinde bulunduğu, taraflar arasındaki ihtilafın; oluşan kazadaki tarafların kusur durumu, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, hatır taşıması olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralanıp yaralanmadığı, illiyet bağı olup olmadığı, davacı tarafın maddi tazminat talep hakkının olup olmadığı, noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; 02/07/2018 tarih ve 2017/884 E. 2018/513 K. Sayılı kararı ile; mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu ATM'ye gönderilmesine karar verildiği, bu defa adı geçen mahkeme tarafından ise 16/06/2020 tarih ve 2019/425 E. 2020/284 K. Sayılı kararı ile karşı yetkisizlik kararı verildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 15/02/2021 tarih ve 2020/11544 E. 2021/1381 K. Sayılı kararı ile; Yargı yeri olarak mahkememizin belirlenmesi üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu Kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “ İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacaktır. Davalı taraf, trafik kazası nedeni ile oluşan gerçek zarar ile sorumludur. Somut olayda; dava konusu trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 07.03.2017-07.03.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğu, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve sağlık giderleri klozunda ayrı ayrı olmak üzere 330.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır. 24.04.2018 tarihli, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporu ile; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında; davacının vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 2 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, rapora yönelik itiraz üzerine dosyanın İstanbul ATK'ya gönderildiği, bu yerden alınan 28.04.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Raporu ile; davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği, davacı tarafın maluliyet raporuna itiraz etmesi üzerine dosyanın İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Kuruluna tevdii edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucu düzenlenen 29.09.2023 tarihli, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu Raporu ile; davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmış olup, İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 29/09/2023 tarihli raporu hükme esas alınmıştır. Tarafların kusur durumlarının tespitine ilişkin olarak yapılan inceleme sonucu; kusur bilirkişisi Haydar Kökten tarafından düzenlenen 14.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ile; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sigota şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsü ...’ın aracı ile azami 90 km/h seyir hızının olduğu, iki yönlü taşıt yolunda seyir ve yoldan çıkarak seyir yönüne göre yolun sağındaki meşelik alana devrilerek duruşa geçmesi şeklindeki kazada 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b ve 56/1-a ve 84/f-j, yönetmeliğin 101/b maddelerine riayetsizliği nedeniyle kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise davada kusurunun bulunmadığının belirlendiği görülmüş olup, söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. SGK Başkanlığı Ordu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Altınordu Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 23.01.2018 tarihli yazısı ile; davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/01/2024 tarihli rapor ile; TRH-2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak ve davacının asgari ücret seviyesindeki geliri ile alınan maluliyet raporu ve kusur raporu değerlendirilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda; davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezlikten doğan zararının mevcut olmadığı, öte yandan geçici iş göremezlikten doğan zararının 4.212,18-TL olarak hesaplandığı ve hesaplanan tazminatın poliçe limitinde kaldığı görülmüş olup, söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat istemli olduğu, 30/09/2017 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın tek taraflı, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, aracın ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı, davacının kaza tarihi itibariyle gelirinin asgari ücret seviyesinde bulunduğu, kaza nedeniyle davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı şirketten sigortalı araç sürücüsü ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğu, alınan maluliyet raporuna göre, kaza nedeniyle Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu Raporu ile; davacının tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, alınan aktüer bilirkişi raporuna göre; davacının toplam 4.212,18-TL geçici iş göremezlik tazminatı talep hakkının bulunduğu, hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatının poliçe limiti ve kapsamında olduğu, öte yandan davacının sürekli iş göremezliğe uğramadığı bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatı talep hakkının olmadığı, buna göre davacı tarafın dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi dikkate alındığında, KTK'nın 91 ve 85. Maddesi hükümleri ile ZMMS poliçesine istinaden davalı sigorta şirketinin hesaplanan tazminat miktarından sorumlu olduğu anlaşılması üzerine, davanın geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise reddine karar verilip, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; toplam 4.212,18-TL geçici iş göremezlik tazminatının 29/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 427,60-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 31,40-TL harç ve ıslah ile alınan 100,00-TL olmak üzere toplam 131,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 296,20-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 131,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 4.212,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 3.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 4.744,00-TL yargılama giderinin ve ayrıca 2.328,00-TL ATK bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.072,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 4.019,02-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-Arabuluculuk Son Tutanağı, iş bu davada verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın KISMEN KABULÜNE karar verilmiş olması nedeniyle 750,16-TL'sinin DAVALIDAN, bakiye 569,84-TL'sinin ise DAVACIDAN alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, tarafların yokluğunda, davalı sigorta şirketi yönünden miktar itibariyle kesin, davacı ... yönünden ise kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/02/2024