İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/834 E. 2018/366 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/834
- Karar No
- 2018/366
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/834 Esas KARAR NO : 2018/366
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - Kale Mah. Cuma Cad. No:1 Kestel / Bursa VEKİLİ : Av. ... - Kale Mah. Cuma Cad. No:1 ... DAVALI :... - ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/06/2017 KARAR TARİHİ : 15/03/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/03/2018
Mahkememize tevzi edilen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile Kestel Anadolu İmam Hatip Lisesi Çelik Çatı ve Tefrişatının Yapılması işi için davalının 12.08.2016 tarihli 3. Son ve kesin hak edişinin yapıldığını, 24.08.2016 tarihinde davalı şirketçe müvekkiline 107.856,15 TL fatura kesildiğini ve bunun neticesinde tüm kesintiler yapııldıktan sonra 105.019,15 TL alacağı doğduğunu, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/2693 D. İş sayılı dosyası ile 08.09.2016 tarihinde davalı şirketin hak edişi üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, daha sonra Bursa 10. İcra Dairesinin 2016/11672 E. Sayılı dosyası ile müvekkiline 1. Haciz ihbarnamesi gönderildiğini, belediye personeli tarafından ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir kararları birbirine karıştırılarak mevcut olan ihtiyati haciz kararını en son gönderilen ihtiyati tedbir kaldırma yazısı ile kalktığı zannedilerek sehven davalıya 18.11.2016 tarihinde 60.000 TL, ve 21.11.2016 tarihinde ise 45.019,15 TL ödeme yapıldığını, yanlışlığın düzeltilmesi için haksız ödemenin iadesi için davalı şirket ve şirket sahibine ihtarname gönderilmiş ise de cevap alınamadığını, davanın kabulüne, davalıya ödenen 105.019,15 TL nin yazılı olarak talep edildiği tarihten itibaren en yüksek kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 10. İcra Dairesinin 2016/11672 E. Sayılı dosyası, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, davalıya ödenen paranın sebebsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda iadesi istemidir. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının hak ediş alacağı üzerine konulan haczin kaldırılarak davalıya sehven ödenen paranın sebepsiz senginleşmeye dayalı iadesinin talep edildiği, davacının Belediye olup tacir olmadığı ve Belediyenin yapmış olduğu iş ve işlemlerde kamu yararı gözetildiği, ticari işletmeyi ilgilendirmediğinden nispi ticari dava olmadığı gibi yukarıda sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.Dosya incelendi, araştırmayı gerektirecek başka bir husus kalmadığından açık yargılamaya son verildi. 15/03/2018
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.