İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/766 E. 2020/230 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/766
- Karar No
- 2020/230
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/291 Esas - 2023/395 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/291 KARAR NO : 2023/395 HAKİM : KATİP : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/03/2022 KARAR TARİHİ : 28/03/2023 KARARIN YAZ. TARİH : 12/04/2023 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın dava dışı ...'nin sevk ve idaresinde olduğu sırada 29.08.2017 tarihinde tek taraflı trafik iş kazası yapması neticesinde dava dışı ...'nin vefat ettiğini, dava dışı ...'nin hak sahiplerinin gerçekleşen kaza sebebiyle davacı işveren şirket aleyhine maddi tazminat davası ikame ettiğini, Samsun 2.İş Mahkemesinin 2017/766 E. Sayılı dosyası ile yürütülen yargılamanın davalı ... A.Ş ne ihbar edildiğini, yapılan yargılama sonunda ...'nin hak sahibi olan ... lehine 8.488,84 TL, ... lehine 52.561,40 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 60.750,24 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizine, davacılar lehine 8.697,53 TL vekalet ücretine hükmedildiği, dava dışı ...'nin hak sahipleri tarafından davacı aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/41146 E. Sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığı ve davacı tarafından 27.09.2021 tarihinde dosya borcunun tamamının ödendiğini, somut olayda ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Poliçesi ile davacı şirket adına sigortalanmış olup, poliçe ile teminat altına alınan bu zararların avukatlık ücreti ve yargılama giderleri ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketince davacıya ödenmesi gerektiğini, sigorta şirketine 09.06.2021 tarihinde başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere HMK 109/1 maddesi uyarınca kısmi dava olarak şimdilik davacının ödemiş olduğu 100,00 TL maddi tazminat ve avukatlık ücreti, yargılama giderleri, icra dosyası masrafları ve diğer ferileri'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle, davacının kısmi dava açmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın ne kadar ödeme yaptığının belirli olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu kaza sebebiyle davalı şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirketin işveren davacının işveren olarak yükümlülüklerini ihlal etmesi sebebiyle verilen kusur oranından sorumlu olmadığını, davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, işverene araç işleten sıfatıyla kusur verilmesi için söz konusu aracın eksik aksamlarının olması, araç muayenesinin yapılmaması, araçta teknik aksaklıkların olmasının gerektiği, dava konusu olayda sigortalı araçta bu şekilde eksikliklerin olmadığının sabit olduğunu, dolayısıyla bilirkişi raporunda işveren aleyhine araç işleten sıfatıyla bir kusur verilmediğini, davacı tarafın ödemiş olduğu ferilerden davalı şirketin sorumlu olmadığını, mahkemece aleyhe karar verilecekse hakkaniyet indirimi yapılmasını, davanın zamanaşımı süresinin geçtiğini, davalı şirketin tazminat ödemesi yaptığı ...'nin sigortalı aracın sürücüsü konumunda olduğunu, bu haliyle söz konusu tazminat tutarının davalı şirketin teminatı içinde yer almadığını, davalının maliki ve işleteni olduğu araç sürücüsünün geçerli ve yeterli bir sürücü belgesi bulunmadığını beyanla, yetki itirazı sebebiyle davanın usulden reddini, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın esastan reddini, davanın zaman aşımı reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller, Arabuluculuk son tutanağı, Samsun İcra Dairesinin 2020/41146 E. Sayılı dosyası, Samsun 2.İş Mahkemesinin 2017/666 E. Sayılı dosyası, Hesap bilirkişi tarafından düzenlenen 15.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. Dosyamız hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi 15.02.2023 tarihli raporunda özetle, Samsun 2.İş Mahkemesinin 2017/666 E. Sayılı dosyasında hükme esas alınan hesap raporu uyarınca sürücü müteveffa ...'e verilen %30 kusur oranının tenzil edildiği, hesaplamanın işveren kusuruna tekabül eden %70 kusur oranı üzerinden yapıldığı, hükmedilen maddi tazminat ferilerinin hesaplanmasında, maddi tazminatın 60.750,24 TL, harca ilişkin yargılama giderinin 207,49 TL, yargılama giderinin maddi tazminata denk gelen kısmının 260,02 TL, maddi tazminat vekalet ücretinin 8.697,53 TL olmak üzere toplam 69.915,28 TL olduğu, öncelikle davalı tarafın itirazları ile talebin teminat kapsamında kalıp kalmadığı hususunda hukuki değerlendirme ve takdir hakkının Mahkemeye ait olduğu ve iş bu rapordaki hesaplamanın mahkeme tarafından davacı talebinin teminat kapsamında kaldığına kanaat getirilmesi durumu için yapıldığı, davacı tarafça keşide edilen ve poliçe çerçevesinde ödeme yapılması talep edilen 06/10/2021 tarihli ihtarın, davalı sigortacıya 09/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 2918 sayılı KTK m.99 uyarınca davalı yönünden temerrüdün 20/10/2021 tarihinde gerçekleştiği, davacı tarafça icra dosyasına yapılan ödeme tarihinin ise 27/09/2021 olduğu, davalının sadece Samsun 2.İş Mahkemesi 2017/666 E. Sayılı dosyası ile hükmedilen maddi tazminat ve ferilerinden sorumlu olduğuna, takip öncesi ve takip sonrası işlemiş faizler, icra harçları ve icra vekalet ücretinden sorumlu olmayacağına kanaat getirilecek ise davalı şirketin (eğer sayın Mahkeme davacı talebinin teminat kapsamında kaldığına kanaat getirecek ise) ödemeye esas miktarın 69.915,28 TL olduğu, iş bu miktara temerrüt tarihi olan 20/0/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, mahkeme tarafından davalının sadece Samsun 2.İş Mahkemesi 2017/666 E. Sayılı dosyası ile hükmedilen maddi tazminat ile ferilerinden ve bu kısma tekabül eden icra harçları ve icra vekalet ücretinden sorumlu olduğuna, takip öncesi ve takip sonrası işlemiş faizlerden sorumlu olmayacağına kanaat getirilecek ise davalı şirketin ödemeye esas miktarın 85.794,83 TL olduğu, iş bu miktara temerrüt tarihi olan 20/10/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, Samsun 2.İş Mahkemesi 2017/666 E. Sayılı dosyası ile hükmedilen maddi tazminat ile ferilerinden, takip öncesi ve takip sonrası işlemiş faizlerden ayrıca maddi tazminat ve ferilerine ilişkin icra harçları ve icra vekalet ücretinden sorumlu olduğuna,, başka bir ifade ile davacı tarafça icra dosyasına yapılan toplam ödemenin maddi tazminat ve ferilerine denk gelen tümü üzerinden sorumlu olduğuna kanaat getirilecek ise davalı şirketin ödemeye esas miktarın 105.784,28 TL olduğu, iş bu miktara temerrüt tarihi olan 20/10/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği tespit edilmiştir.Alınan bu rapor dosyanın aydınlatılmasına katkı sağlamadığından hükme esas alınmamıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında sigortalının, sigortacısına yönelttiği tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın ...'nin sevk ve idaresi olduğu sırada 29.08.2017 tarihinde tek taraflı iş kazası meydana geldiği ve ...'nin vefat ettiği, ... mirasçılarına Samsun 2.İş Mahkemesinin 2017/666 E. Sayılı dosyası ile toplam 60.705,25 TL maddi tazminat ve 8.697,53 TL vekalet ücretine hükmedildiği ve Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/41146 E. Sayılı dosyası kapsamında ödemenin yapıldığı ancak davalı şirketin ... plakalı aracın Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu olduğunu ileri sürmekte ve HMK 109/1 md.uyarınca fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş davalı ise zararın teminat dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Burada öncelikle davalı vekilinin dava şartı itirazı ile yetki ilk itirazı irdelenecek, akabinde davanın esası hakkında değerlendirmelerde bulunulacaktır. Kısmi dava, 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde tanımlanmış olup, maddenin ilk fıkrasında, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği vazedilmiştir. Eldeki dava da, kısmi dava şeklinde açılmış olup, davacının kısmi dava açmasına usulen bir mani yoktur ve davalı vekilinin aksine itirazının hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi, genel yetkili mahkemeyi belirlemiş olup, bu maddede genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu vazedilmiştir. Yine, yasanın 15. maddesinde sigorta sözleşmesinden doğan davalarla ilgili olarak; zarar sigortalarından doğan davaların, sigortanın, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkin olması durumunda, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkin olması durumunda ise rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabileceği öngörülmüştür. Somut olayda, uyuşmazlık ... plakalı araçla ilgili zorunlu trafik sigortasından kaynaklanmakta olup, rizikonun gerçekleştiği yer Samsun olduğuna göre, davanın mahkememizde ikame edilmiş olmasından bir isabetsizlik yoktur. Samsun 2.İş Mahkemesinin 2017/666 E. 2020/230 K. Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacıların ... mirasçıları, davalıların ... ve .... San.Tic. Ltd.Şti. olduğu, davanın tazminat talebine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalıların istinaf talebi üzerine dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesine gönderildiği, 08.09.2021 tarihinde ayrı ayrı istinaf başvurusunun reddine dair kesin olarak karar verilmiştir. Samsun İcra Dairesinin 2020/40146 E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde, dava dışı ... mirasçıları tarafından borçlular ... ve dosyamız davacısı adına toplam 291.003,96 TL alacak için takip başlatıldığı ve dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından dosyamıza sunulan Samsun İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü 29.06.2022 tarihli yazısı ile dava dışı ...'nin 25.03.2003 tarihinde Samsun 161922 dosya sicil numaralı B sınıfı sürücü belgesi aldığı, bu belge ile B, B1,D1,M ve F sınıfı sürücü belgeleri ile kullanılan araçları da kullanabileceği, ancak şahsın kamyon ve çekici türünden araçları kullanabilmesi için gereken C sınıfı sürücü belgesine sahip olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Davacı sigortalı, üçüncü kişiye ödediği tutarın, gerçekte ZMMS kapsamında ve sigortalının sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek sigortacıdan tazminini talep etmekte, davalı sigortacı ise zararın araç işleten sorumluluğundan değil işveren sorumluluğundan doğduğunu ve ayrıca aracın gerekli ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesinin ZMMS Genel Şartları'ndaki rücu sebeplerinden olduğunu, tek taraflı trafik kazasının meydana gelmesinde desteğin tam kusurlu olduğunu ve buna göre sigortacıdan tazminat talep edilemeyeceğini savunma yolu ile ileri sürmektedir. Davalı sigorta şirketinden ZMMS kapsamındaki sorumluluğunu yerine getirmesi talebiyle istemde bulunulduğuna göre, müteveffa mirasçılarının davacı şirkete değil de onun araç işleteni olmasından kaynaklı hukuki sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketine karşı dava açılmış olsa idi nasıl değerlendirme yapılacak idiyse işbu davada da aynı yönde değerlendirme yapılmalı ve sigorta şirketinin ZMMS'den kaynaklı sorumluluk şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmalıdır. Bilindiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 91. maddesi gereğince aynı Kanun’un 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu 11. madde hükmüne göre ise, sigorta sözleşmesinin ana muhtevası müsteşarlıkca onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde; "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir" şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde; "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır" şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı; "Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır" şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde; "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ve (d) bendinde; "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. Toplanan kanıtlara ve dosyadan oluşan kanaate göre; kazanın gerçekleşmesinde müteveffa ...'nin asli ve tek kusurlu olduğu, iş mahkemesi dosyasında alınan16/07/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu ve Samsun İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü 29.06.2022 tarihli yazı cevabından müteveffanın iş makinasının kullanımı için gereken yeterli C sınıfı ehliyete sahip olmadığı ve aracın kullanımı için yeterli donanıma sahip olmamanın kazanın gerçekleşmesinde etkili olduğu, davalının müteveffa ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı olup kazanın münhasıran desteğin kusuru ile gerçekleştiği ve destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sorumluluk kapsamında olmadığı, kaldı ki davacının aracın işleteni olup araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle ZMSS Genel Şartlarının B.4/c maddesi gereğince rücu koşullarının gerçekleşmiş bulunması, ehliyetsiz sürücünün aracı kullanması nedeniyle meydana gelen zararın sigorta ettirenden rücuan istenebilecek olması göz önüne alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. (Samsun BAM 3. HD 2022/1577 esas sayılı kararı, Yargıtay HGK 2021/(17)4-954 esas 2022/1403 karar ile 2020/17-191 Esas-2021/514 Karar, Yargıtay 4. HD 2021/7202 E.-2021/10889 K, 2021/13816 E.-2022/10502 K). 6325 sayılı kanunun 18/A-11 maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olduğundan davacı tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmış davalının arabuluculuk görüşmelerine katıldığı anlaşılmış olmakla tespit edilen arabuluculuk ücretinin de davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye; 99,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine. 5--Zorunlu Arabulucuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 7-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine. Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın e-duruşma yoluğu ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer emsal mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Samsun BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 28/03/2023 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza