İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/551 E. 2026/267 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/551
Karar No
2026/267
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/551 Esas KARAR NO : 2026/267

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/06/2017 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ..., ... ve ...” nın 02.08.2015 tarihinde kendilerine ait ... plakalı araçla ... caddesinde seyir halindeyken davalı şirket tarafından sigortası yapılmış kayıt sahibi ... olan ve ... idaresindeki ... plakalı aracın diğer şeride geçerek müvekkillerinin içerisinde bulunduğu araca çarpması sonucu yaralandığını, bu olaydan sonra müvekkillerinin hastaneye kaldırıldığını, cerrahi operasyonlar geçirdiğini, eski hale dönmelerinin oldukça fazla zaman aldığını, olaydan maddi zararlarının da doğduğunu, Müvekkili ...'in kaza olayının gerçekleşmesi ile acilen ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış, yapılan tetkikler ve tahliller sonucunda Femur Şaft (Uyluk Kemiği) kırılması tespit edilmiş cerrahi operasyon yapılarak kırılan kemiğine çivi çakılarak eski haline döndürmeye çalışıldığını, 02.08.2015-05.08.2015 tarihlerinde hastanede sürekli gözetim altında tutulduğunu, ayrıca müvekkil ...'ya yapılan müdahaleler ve tetkikler sonucunda sağ hemiparezi (kasların kuvvetsiz kalması ve çalışmaması) ve fasial paralizi(yüz felci) bulguları saptandığı ve bunun tedavisi için müvekkilin 05.10.2015 tarihine kadar hastane ve doktor kontrolünde kaldığını, yine müvekkil ...'in kaza sonrasında başında ve vücudunun muhtelif yerlerinde yaralanmalar meydana gelmiş olmakla beraber uzun süre tedavi gördüğünü, olayda kazaya sebep olan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi yaptırılmış olup, poliçe numarasının ... olduğunu, İş bu sebeple, müvekkillerin uğramış olduğu maddi zararın karşılanması için davalı şirkete başvurulmuş ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödemenin taraflarına yapılmadığından maddi tazminat davasının ikame edildiğini, mahkemeden zararın tespit edilerek müvekkillerine ödenmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, kaza ile ilgili tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağı'na göre kazanın oluşumunda ... plakalı araç 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/l1-a maddesi gereğince kural ihlali yaptığı tespit edilmiş ve kusurlu bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilin meydana gelen kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğranılan zararın tespitinden sonra eksik harç tamamlanmak üzere şimdilik kişi başı 1.000,00 TL'den toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı tarafa çıkartılan tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, 02/08/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıların davalıdan maddi tazminat alma haklarının olup olmadığı, hususundan kaynaklandığı anlaşıldı. Mahkememizin 09/02/2018 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı ile deliller tamamen toplandıktan sonra maluliyet oranlarının tespiti için dosyanın ATK 2. İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası ATK 2. İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş ve ATK 2.İhtisas Dairesi'nin 20/06/2019 tarihli raporunda: " ... kızı, 25/02/1978 doğumlu ... ’in 02/08/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeni ile maluliyeti hakkında görüş sorulmakla birlikte ... tarih ve ... karar nolu müzekkeremizde istenilen belgelerin dosya kapsamında bulunmaması ve şahsın randevu tarihinde kurulumuzda muayeneye gelmemiş olması nedeniyle maluliyeti hakkında görüş bildirilemediği, eksiklerin tamamlanması halinde yeniden rapor düzlenlenebileceği oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 25/09/2018 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek vaki kazada davacı dahil tarafların kusur oranlarının tespiti tazminata esas konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası ATK Trafik İhtisas dairesi'ne gönderilmiş ve ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 31/12/2018 tarihli raporunda özetle; " Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; 1.DURUM, A)-Sürücü ...'nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)-Davacı sürücü ...'in, kusursuz olduğu, C)-Davacı yolcular ... ve ...'nın, kusursuz oldukları, 2.DURUM; A)-Sürücü ...'nın, %20 (yüzde yürmi) oranında kusurlu olduğu, B)-Davacı sürücü ...'in, %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, C)-Davacı yolcular ... ve ...'nın, kusursuz oldukları kanaatini bildirir müşterek rapordur. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 30/03/2021 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile Davacı tarafça eksikliklerin giderildiği belirtilmekle yeniden maluliyet raporu düzenlenilmesi açısından davacı ... yönünden maluliyetin belirlenmesi yönünden kaza tarihi de nazara alınarak ancak Anayasa Mahkemesi' nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan ... tarihli ve ... Esas sayılı iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre meydana gelen yaralamalı trafik kazasında 02/08/2015 kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli yönetmelik hükümleri uyarınca maluliyet raporu düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş ve Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi'nin 03/03/2022 tarihli raporunda: " Mevcut belgelere göre ... ve ... kızı 25.02.1978 doğumlu ...’nın 02.08.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30/03/2013 tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; Kardiyovasküler Sistem, Damar Hastalıkları, 3-Travmatik Damar Hastalıkları olarak tanımlandığı ancak cerrahi müdahale görmediği ve dolaşım bozukluğu oluşturmadığından %0 olarak tespit edildiğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 30/03/2021 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile DAvacılar ... ve ... yönünden takip edilmeyen dosyanın HMK 150 uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ... ve ... yönünden tefrik edilen dosya mahkememizin 2021/493 Esasına tevzi edilmiş ve mahkememizin ... Esas-...Karar 16/07/2021 tarihli ilamı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin 22/10/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile Dosya kapsamında alınan 03/03/2022 tarihli rapor ile aynı kazaya ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından alınan 02/04/2024 tarihli ATK raporları arasında çelişki oluştuğundan çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Üst Kuruluna gönderilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'na gönderilmiş ve Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'nun 04/02/2025 tarihli raporunda özetle; "... kızı, 1978 doğumlu ...’nın 02.08.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının ...tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; Kardiyovasküler Sistem, Damar Hastalıkları, Travmatik Damar Hastalıkları olarak tanımlandığı ancak cerrahi müdahale görmediği ve dolaşım bozukluğu oluşturmadığından %0, Zihinsel Ruhsal Davranışsal Bozukluklar Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar, A- Beyin ..., ... işlev Bozukluğu ve Bedensel Hastalıklara bağlı Ruhsal bozukluklar 2-Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen %40, Periferik facial paralizi orta %15 olup, balthazard formülüne göre: Kişinin tüm vücut engellilik oranının %49(yüzdekırkdokuz) olduğu, İyileşme süresinin(iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " yönünde mütalaa düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 17/06/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın celse arasında aktüerya bilirkişisine tevdiine karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 25/07/2025 tarihli raporda özetle: " Davacının 02.08.2015 tarihinde meydana gelen yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkil ...' nın yaralandığı geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle 01.07.2025 tarihli dilekçede ayrıntısı açıklanan dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, maddi tazminat isteminden kasıt geçici iş gücü kaybı ve sürekli iş göremezlik zararı olduğu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilin uğradığı geçici iş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 500,00 TL, sürekli iş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 500,00 TL tazminat ödenmesi talebi ile ilgili olarak; Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan poliçede Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... adına tescilli ... plakalı ... Marka 1998 model ...tipi Kamyonet kullanım amaçlı aracın, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numaralı ZMSS poliçesi ile 08.10.2014- 08.10.2015 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm Limitinin 268.000,00-TL, Şahıs Başına Tedavi Gideri Limitinin 268.000,00-TL olduğu,6.2 Adli Tıp Kurumunun 31.12.2018 tarihli ve 60298 sayılı yazısı ekindeki, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin 31.12.2018 Tarih ...sayılı kararında sayılı raporunda; Davalı ... Sigorta A.Ş. sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün, 1.DURUM “A) ...'nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, 2.DURUM “A)-Sürücü ...'nın, %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu” durumlara göre hesaplama yapılmıştır. Davacı ...” nın 02.08.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak oluşan arızanın Adli Tıp Kurumunun 04.02.2025 tarih ve 4847 sayılı yazısı ekindeki, Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 23.01.2025 Tarih 187 sayılı kararında; .Kişinin tüm vücut engellilik oranının 4649 (yüzdekırkdokuz) olduğu, İyileşme süresininliş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak i içerisinde (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaası ve kazalı davacının kusurunun bulunmadığı dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, Davacı ...'nın, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin ... Tarih ... sayılı kararındaki her iki durumda kusursuz olduğu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı ... lehine Davalı ... Sigorta A.Ş. sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün kusur durumuna göre seçenekli maddi tazminat hesaplandığı, T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 20.01.2022 T, ... E,...K. Sayılı kararı nazara alınarak ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi tazminatının hesaplandığı; T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 20.01.2022 T, ... E,... K. Sayılı kararı gereği davacının ev hanımı olması hasebiyle geçici iş göremezlik maddi zararı talep edip edemeyeceği hususundaki takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Seçenek-1: Davalı ... Sigorta A.Ş. sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün, 1.DURUM: “A)-Sürücü ...'nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,” duruma göre, Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 12.803,27.TL olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 4.499.467,19.TL olduğu, Davacının geçici bakıcı gideri maddi zararının 1.273,50.TL olduğu, Seçenek-2: Davalı ... Sigorta A.Ş. sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün, 2.DURUM: “A)-Sürücü ...'nın, 9020 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu” duruma göre, Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 2.560,65.TL olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 899.893,44.TL olduğu, Davacının geçici bakıcı gideri maddi zararının 254,70.TL olduğu, Davacı ... vekili tarafından dava dilekçesinde olayda kazaya sebep olan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin yaptırılmış olduğunu, müvekkillerin uğramış olduğu maddi zararın karşılanması için davalı şirkete başvurulmuş ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödemenin taraflarına yapılmadığından maddi tazminat davasının ikame edildiği; beyan etti; dava dosyasında ... Sigorta A.Ş. sigorta şirketine başvuru ile ilgili bir belge görülememiş olup Sayın Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalının temerrüde düşeceği, kazaya karışan kusurlu aracın kullanım amacının Ticari araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata avans faiz uygulanması gerektiği" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 30/12/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile ... Sigorta Şirketi tarafından dosyaya sunulan hasar dosyası ile birlikte davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 09/01/2026 tarihli ek raporunda özetle; " 1.DURUM Sürücü ...'nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,” duruma göre, Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 12.803,27.TL olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 5.613.771,34.TL olduğu, Davacının geçici bakıcı gideri maddi zararının 1.273,50.TL olduğu, Seçenek-2: Davalı ... Sigorta A.Ş. sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün, 2.DURUM: “A)-Sürücü ...'nın, 9020 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu” duruma göre, Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 2.560,65.TL olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.122.754,27.TL olduğu, Davacının geçici bakıcı gideri maddi zararının 254,70.TL olduğu, Davacı ... vekili tarafından dava dilekçesinde olayda kazaya sebep olan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin yaptırılmış olduğunu, müvekkillerin uğramış olduğu maddi zararın karşılanması için davalı şirkete başvurulmuş ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödemenin taraflarına yapılmadığından maddi tazminat davasının ikame edildiğini, 13.10.2016 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve 4100363318/4 numaralı hasar dosyası açıldığını beyan ettiği ancak dava dosyasında ... Sigorta A.Ş. sigorta şirketine başvurusu ile ilgili Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 24.11.2025 tarihli beyan dilekçesinde; “Sayın Mahkemenin 29.08.2025 tarih ve ...E. Sayılı yazı ilgi tutulup, Dosya No:...belirtilerek, Mahkemenizin 29.08.2025 tarihli müzekkeresi ile istenen bilgiler doğrultusunda yapılan tetkiklerde ilgili hasar dosyası kapsamında poliçe, hasar dosyası ekte sunulmuştur.” denildiği ancak sunulan belgelerde Davalı ... Sigorta A.Ş. nin davacıya yaptığı bir ödeme belgesi ve davacının başvurusu ile ilgili belge dava dosyasında görülememiş, 13.11.2015 tarihli sadece ... imzalı TAM ... LTD. ŞTİ. (İmzasız) arasında düzenlenen temliknamenin yer aldığı görülmüş ancak ödeme ile ilgili belge yer almamış, olup Sayın Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalının temerrüde düşeceği, kazaya karışan kusurlu aracın kullanım amacının Ticari araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata avans faiz uygulanması gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Dava, haksız fiil nedeni ile bedensel zararların ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Haksız fiil sorumlusu olarak sürücünün sorumluluğu TBK’nın 49. maddesinde düzenlenen kusur sorumluluğudur. Madde; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” belirlemesi ile kusur, haksız fiilin kurucu bir unsuru olarak düzenlemiştir. Bir motorlu aracın işletilmesinden doğan sorumluluk ise tehlike sorumluluğudur. İşletenin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 85. maddesinde düzenlenmiştir. 85. maddeye dayalı sorumluluktan bahsedebilmesi için sorumlu olacak kişinin öncelikle KTK’nın 3. maddesinde tanımlanan “işleten” sıfatına haiz olması gerekmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre, "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ve rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." Özellikle endüstri devrimiyle birlikte ortaya çıkan teknik buluşlar ve makineleşme zarar tehlikesini arttırmış ve artan bu zarar tehlikesini önlemek için kusura dayanan sorumluluğun her zaman yeterli olmayacağı öngörülerek tehlikeli faaliyette bulunanların sebep oldukları zararları gidermesi kabul edilmiştir (Eren, F: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 9. Bası, s. 449 vd.). Motorlu bir aracı, kendi menfaat ve hesabına işleten, tehlike ve masraflarını üstlenen, araç ile aracın işletilmesi için gerekli personel üzerinde fiilen ve doğrudan doğruya emir ve tasarruf yetkisine (gücüne) sahip olan kimseye işleten denir (Tekinay, Selahattin Sulhi/ Akman, Sermet/ Burcuoğlu, Haluk/ Altop, Atilla:Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 713). Bir aracı kendi menfaatine, masraflarına katlanmak suretiyle işletmekten amaç, geçici, bir defaya mahsus özel bir kullanma menfaati değil, aracın tahsis amacına yönelik, sürekli, çok daha genel bir nitelikte bir kullanma menfaatidir. Keza, fiili hâkimiyetten de anlaşılması gereken, araçtan bir anlık, geçici bir yararlanma gücü olmayıp, aksine aracın hangi şartlarla ve özellikle hangi kişinin egemenliği altında hareket edebileceğine karar verme gücüdür. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına, orada tutulmasına veya trafikten çekilmesine, donatılmasına, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluşturur. Bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade eder. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre, işletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlâline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Bu itibarla, işleten hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Sorumluluk kusura dayanmadığı için, kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kimseler, temyiz kudretine sahip olmasalar da işleten, doğan zarardan sorumludur (Eren, s. 631 vd.; Kılıçoğlu, Ahmet: Borçlar Hukuku, 10. Baskı, s. 264 vd.). Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi sorumluluğu, aracın işletilmesine dayanan tehlike sorumluluğu olarak düzenlediğinden, işleten kusurlu olsa bile, kusur ilkesine göre değil, tehlike ilkesine göre sorumlu olur. Bunun nedeni, böyle bir hâlde işletenin şahsında birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi veya başka bir deyişle, çeşitli sorumluluk normlarının çatışmasıdır. Sorumluluk normlarının çatışması veya aynı kişide birden çok sorumluluk sebebinin birleşmesi hâlinde, tehlike sorumluluğu ilkesi uygulanır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 86. maddesinde, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma şartlarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de bu husus kabul edilmektedir (Ünan, Samim: “Ergün Atilla Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180). Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukukî nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğunun ise, sözleşmeye dayalı bir sorumluluk olduğu tartışmasızdır. Sorumluluk sigortasının konusu, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa sigortacının, sigorta sözleşmesinde öngörülen bir olayın gerçekleşmesi nedeniyle zarar görenlere karşı sigortalının sorumluluk riskinin üstlenilerek zarar gören üçüncü kişiye sigorta sözleşmesinde öngörülen miktarda tazminat ödenmesidir. Sorumluluk sigortası bir yandan sigorta ettirenin üçüncü kişilere verebileceği zararlardan ötürü bu zararların giderilmesi için sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemeyi amaçlarken, diğer yandan da sigorta ettirenin eyleminden zarar gören üçüncü kişilerin zararlarının giderilmesini hedeflediğinden sorumluluk sigortası, sigorta ettiren ile onun eylemlerinden zarar görenlerin menfaatlerini dengeleyen suigeneris bir sigorta türü olarak kabul edilmelidir (Ulaş, Işıl: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012 s. 764). Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde yer alan; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur." hükmü ile KTK; zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, zorunlu malî sorumluluk sigortasının sorumluluğu motorlu aracın işletilmesi ile meydana gelen zararlar ile sınırlı tutulmuştur. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde işletenin hukukî sorumluluğunu üstlenen ve sigorta sözleşmesi teminat kapsamında olan tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dâhilinde karşılamakla yükümlü olan sigortaya karayolu motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası denilmektedir. Sigorta hukuku, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. Kitabında 1401. maddesi ilâ 1520. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemede sigorta hukukunun genel hükümleri, zarar sigortalarından mal sigortaları ve sorumluluk sigortaları ile can sigortaları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesi gereği, sigortacılar, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar. Açıklanan mevzuat çerçevesinde somut olayda, 02.08.2015 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... Caddesi'ni takiben Kamışlı davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpışmaları neticesinde davacılar ... ve ...'nın yaralanmasına konu trafik kazasının meydana geldiği, 30/03/2021 tarihli duruşmada davacılar ... ve ... yönünden takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılarak tefrik edildiği, tefrik edilen dosyada 06/07/2021 tarihinde işbu davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği davanın, davacılardan ... yönünden devam ettiği, Adli Tıp Kurumunun 31.12.2018 tarihli ve 60298 sayılı yazısı ekindeki, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin... Tarih...sayılı raporunda iki seçenekli kusur durumu tespit edildiği, birinci seçenekte sürücü ...'nın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in, kusursuz olduğu, davacı yolcular ... ve ...'nın, kusursuz oldukları, ikinci seçenekte sürücü ...'nın, %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in, %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, davacı yolcular ... ve ...'nın, kusursuz olduklarının tespit edildiği, davacı tarafından sunulan ıslah dilekçesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan dava dışı araç sürücüsü ...'nın %20 kusurlu olduğuna dair ikinci seçenek üzerinden davanın ıslah edildiği, her ne kadar emsal Yargıtay kararları uyarınca seçenekli hesaplamalarda taraflara eşit kusur oranı verilmesi şeklinde içtihatlar olduğu değerlendirilse de, HMK md. 24 uyarınca Tasarruf İlkesi gereği Hakim'in tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu gözetilerek davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün meydana gelen kazada %20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılarak yargılamaya devam edilmiştir., Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin dava konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracı 08/10/2014 tanzim tarihli poliçe ile sigortaladığı, poliçede tanzim tarihi itibari ile kişi başı sakatlanma ve ölüm tazminatı limitinin 268.000,00 TL olduğu, sağlık gideri tazminatının ise yine kişi başı 268.000,00 TL olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından mahkememize gönderilen 24/11/2020 tarihli müzekkere cevabında davacıya meydana gelen kaza nedeni ile rücuya tabi herhangi bir ödemenin yapılmadığı bilgisinin verildiği, davacı tarafından 12/10/2016 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye. başvurulduğu, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasın 25/10/2016 tarihinde ... Sigorta A.Ş 'nin temerrüde düştüğü ,Adli Tıp Kurumunun ...tarih ve ... sayılı yazısı ekindeki, Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun ... tarih ... sayılı kararında;davacının 02.08.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının ... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; sürekli özür oranının %49 olduğu, geçici iş göremezliğine neden olan yaralanmasının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 ay olduğu, 01/06/2015 tarihli Genel Şartlardan sonra TRH2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmakta iken Anayasa Mahkemesi'nin... tarih,...K. Sayılı iptal kararı sonrasında tazminat hesaplamasının hangi usul ve esaslara göre yapılacağı hususunda belirsizlik oluşmuş, nihayetinde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin içtihat niteliğindeki kararlarından sonra TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ancak 1.8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamaya göre davalı araç sürücüsünün %20 oranında kusuruna göre davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 2.560,65 TL , davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 899.893,44 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan sorumluluğunun ise poliçe limiti ile sınırlı olduğu, asgari sigorta teminat limitinin 268.000 TL olduğu, davacının 11/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş görmezlik tazminatı talebini 2.560,65 TL'ye, sürekli iş görmezlik tazminat talebini 265.439,35 TL'ye yükselttiği, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile 2.560,65-TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 265.439,35-TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 268.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 25/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile 2.560,65-TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 265.439,35-TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 268.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 25/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 18.307,08-TL maktu karar harcından peşin yatırılan 31,40-TL harçtan mahsubu ile noksan 18.275,68-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-)Davacı tarafından yatırılan 8.821,10-TL yargılama gideri ile 31,40-TL peşin harç, 4.600,00-TL ıslah harcı, 31,40-TL başvurma harcı ve 7.818,00-TL Adli Tıp Fatura gideri toplamı 21.301,90-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)03/01/2019 tarihli 314,50-TL bedelli ve 07/06/2022 tarihli 820,00-TL bedelli Adli Tıp Kurumu Fatura bedellerinin davalıdan alınarak Adli Tıp Kurumu'na ödenmesine, 6-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/551, K. 2026/267, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-551-e-2026-267-k-cdd0abebd692