İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/527 E. 2021/342 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/527
- Karar No
- 2021/342
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/527 KARAR NO : 2021/342
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2017 KARAR TARİHİ : 02/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hesabından çeşitli tarihlerde haksız kesintiler yapıldığını beyan ederek; haksız kesintilerin iadesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında,mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu masrafların davacının bilgisi ve onayı dahilinde alındığını, davacının tacir olduğunu, alınan ücretlerin TTK ve sözleşmeye uygun olduğunu, davacının iddialarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, davalı bankadan kullandırılan ticari krediler nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hesabından çeşitli tarihlerde haksız kesintiler yapıldığını beyan ederek; haksız kesintilerin iadesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında,mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının tacir olduğunu, bankaların tacir olması nedeni ile kesinti yapmaya hakkının olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, davalı bankadan kullandırılan ticari krediler nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. 6. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan 2006/1 sayılı Tebliğin 6/2. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirilmiştir. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken anılan düzenleme gereğince ilan ve yayım yapılmışsa, bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamaları araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 11. HD., 2018/3567 Esas, 2018/5113 Karar) 7.Mahkememizce, taraf delilleri toplanmış, emsal kesintileri gösterir bilgi/belgelerin dosyaya girebilmesi amacıyla bankalarla yazışmalar yapılmış, gelen belgeler dosyaya alınmıştır. 8.Kural olarak belirtmek gerekir ki; 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olan sözleşmeler, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü uyarınca; sözleşme tarihi itibariyle 818 sayılı BK yürürlükte ise bu kanunun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir. (Yargıtay 11. HD., 2018/3594 Esas, 2018/5920 Karar) 9. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. Maddesinde ise genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 21. maddesinde ise, karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu, aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşullarının da yazılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Genel işlem koşulu olduğu tespit edilen sözleşme hükümlerinin, sözleşmenin kapsamında kalması için, bu hükümlerin, taraflar arasında sonuca etkili şekilde müzakere edilmiş ve düzenleyenin genel işlem koşulu hakkında yaptığı bilgilendirmenin açık olması gerekir. Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı tartışmasızdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/01/2017 tarih ve 2016/981 Esas ve 2017/293 Karar) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları, ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki 2009 ve 2010 yıllarına ait genel kredi sözleşmelerinin, kanunun yürürlük tarihinden önce akdedildiği gözönüne alındığında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarının bu sözleşmelere uygulanmasının mümkün bulunmadığından bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/01/2014 tarih ve 2013/10503 Esas ve 2014/70 Karar) 10.Bu temel belirlemeler ışığında, mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 11. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacıdan yapılan kesintilerin tablo halinde dökümü yapılmış ve rapor içeriğinde belirtildiği üzere; kredi kullandırım ücreti olarak kesilen ... TL, üye iş yeri hizmeti bedeli olarak kesilen ... TL, pos ücreti olarak kesilen ... TL nin haksız olduğu belirtilmiştir. 12.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. 13.İtirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor aldırılmış özetle; kök rapor teyit edilmiştir. 14.Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. 15.Dava dilekçesindeki talep miktarları ile dava konusu edilen miktarın uymadığı, kalemlerin uymadığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir, delil gösterilmesini isteyebilir şeklinde düzenleme yapılarak hakime yargılama sonunda doğruya ulaşma görevini yüklemiştir. Anayasamızın 141. maddesine göre, yargı basit, çabuk ve ucuz gerçekleşmelidir. Devlet yargının basit, ucuz ve çabuk gerçekleşmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak durumundadır. Zira hakkın tanınması ve korunmasındaki gecikmeler, hukuk devleti ilkesi ile uyumlu değildir, adil yargılanma hakkını ihlâl eder. Bu sebeple yargılama sonucunda ulaşılacak hüküm, doğru, gecikmemiş ve kendisinden beklenen etkiyi gösteren bir niteliğe sahip olmalıdır. Bundan dolayı belirsiz vakıaların açıklattırılmasına, eksikliklerin hâkim tarafından işaret edilerek taraflarca giderilerek yargılamanın uzatılmasının önüne geçilmesine ilişkin hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunmaktadır. Usul hukuku için haksızlığın önlenmesinin anlamı, doğru hüküm kurulmasıdır. Bu hususta yapılacak bir inceleme içinse, tarafların iddialarını eksiksiz ve zaman, yer gibi somut unsurlarıyla tam bir açıklık içinde yargılamaya getirmeleri gerekmektedir. Doğru hüküm kuramama, bazen ise zayıf olan tarafın bir usuli hakkı bilmiyor olması dolayısıyla söz konusu olmaktadır. Böyle bir durumda, hakkın özünün, usule kurban edilmesi mümkün olmadığından, tarafın bir vakıayı bütün ayrıntılarıyla getirmemiş olması dolayısıyla yargılamanın doğru ve adil bir hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde aydınlatılmamış olması durumunda hâkim devreye girecek ve söz konusu usûlî olanağı tarafa hatırlatacaktır(Yargıtay 9. HD., 2017/17033 E., 2020/12481 K.) 16.Bu nedenlerle, mahkememizce talebin netleştirilmesi amacıyla davacı vekiline süreler verilmiştir. 17.Davacı vekilinin dosyaya iki defa ıslah adı altında dilekçe sunduğu görülmüştür. Yine duruşma tutanağına geçtiği üzere; Dosyadaki belgeler incelendiğinde, dava dilekçesinde dosya masrafı, kredi kullandırım komisyonu/ücreti, limit tahsis ücreti, teminat mektubu komisyonu, üye işyeri hizmet bedeli, hesap özet ücreti, çek kullandırım masraf tahsiletı, post bedeli, gecikme bildirim ücreti, hesap işletim ücreti kalemlerinden bahsedildiği bu kalemlerden dosya masrafının bilirkişi raporunda yer almadığı, yine bu kalemlerden dosyada masrafının teminat mektubu komisyonunun ve çek kullandırım masraf tahsilatının ... tarihli dilekçede yer almadığı ıslah dilekçesinde yer aldığı görülmüştür, bu hususlar tutanağa geçmiştir. 18.Usul hukuku gereği ıslah bir kez yapılır. Davacı tarafça yapılan usulen yanlıştır. 19.Talep netleştirme dilekçesinden de anlaşılacağı üzere, maddi alacaklarına ilişkin taleplerini davacı ... TL olarak belirtmiştir. 20.Bilirkişi raporu doğrultusunda mahkememizce, kredi kullandırım ücreti olarak kesilen ... TL, üye iş yeri hizmeti bedeli olarak kesilen ... TL, pos ücreti olarak kesilen ... TL nin haksız olduğu kanaatine varılarak, maddi alacaklarına ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 21.Dava dilekçesinde, ilk duruşmada, aşamalardaki davacı tarafından verilen dilekçelerde, davacının manevi tazminat da talep ettiği açıkça anlaşılmaktadır. Emsal ilam; "...Dava dilekçesinde dava değeri ... TL gösterilmiş ise de, talep bölümünde ... TL maddi, ... TL manevi tazminat talep edildiği açıkça yazıldığından, davacının maddi tazminat talebinin ... TL olarak kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır....." (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2021/345 Esas, 2021/388 Karar) 22.T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.1982 gün ve E:1981/4-56, K:1982/348 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan, herkese karşı ileri sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan; yani Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir haktır. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) 23.Taraflar arasında ticari bir ilişki mevcut olup davalının bu ticari ilişkiyi kötüye kullandığı iddia edilmekte ise de davacının ortada kişilik haklarına bir saldırı durumu söz konusu değildir. Manevi tazminatın talep edilebilmesi için öncelikle kişilik haklarına bir saldırı söz konusu olmalıdır. Böyle bir saldırı olmadığından davacının manevi tazminat talebi de yersizdir.(Benzer yönde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/2086 Esas , 2020/1307 Karar ) 24.Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının maddi alacak taleplerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davacının maddi alacak taleplerinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davacının dosya masrafı, çek kullandırım masrafı, teminat mektubu komisyonu, limit tahsis ücreti, gecikme bildirim ücreti, hesap özeti ücreti, hesap işletim ücreti taleplerinin REDDİNE, post ücreti ve üye işyeri hizmet bedeli ücreti toplam ... TL, kredi kullandırım komisyonu ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Hüküm gereği alınması gerekli ... TL karar harcının, davacı tarafça yatırılan ... TL peşin karar harcı ve aşamalarda yatırılan ... ıslah harcı toplamı ... TL'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Harçların bölünmezliği ilkesi de göz önüne alınarak; davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin, haklılık durumu gereği; ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı maddi kalemlere ilişkin taleplerinde kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı, davacının maddi kalemlere ilişkin taleplerinde kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı, davacının manevi kaleme ilişkin taleplerinde kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'un yüzüne karşı verilen karar maddi alacaklar yönünden KESİN olmak üzere, manevi tazminata yönelik verilen kararın gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.02/06/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır