İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/312 E. 2020/343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/312
Karar No
2020/343
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/295 Esas KARAR NO : 2020/349

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/05/2017 KARAR TARİHİ : 10/07/2020

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... marka araçların satış, servis, yedek parça vb. İşleri yaptığını, davalı şirkete ait ... plaka sayılı komyonun çeşitli tarihlerde bakımının yapıldığını, bu konuda iş emri düzenlendiğini, iş emirlerinin eksiksiz yerine getirildiğini, buna ilişkin faturaların düzenlenip davalıya verildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, ayrıca ... TL cari borcunun da bulunduğunu, davalının borcunu ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, iddia edilen hizmet ve alacak bedelini kabul etmediklerini, malın teslimini ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL cari hesap, ... TL işlemiş faiz, ... TL fatura, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak için takip başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi Makine Mühendisi ... ... tarihli raporunda özetle; dava konusu ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlarla ilgili iş emirleri, servis dosyası ile dava dosyasında tüm bilgi ve belgelerde araçlarda teknik işlemler ile faturaların uyumlu olduğu, değişken piyasa koşullarında yapmış olduğum araştırma ve inceleme sonucunda ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlardaki bakımların faturalar ile uyumlu olduğu ve bakımların yapıldığı, dava konusu 4 adet araçlarda yapılan bakımların toplam değerinin (KDV dahil) ... TL olduğunu belirtmiştir. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davacının ticari defterlerini sunması üzerine davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda bilirkişi ...'in ... tarihli raporunda özetle; "...Davacının 2016 yılı ticari defterlerinin e-defter beratlarının süresinde yüklendiği, defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, HMK 222. Maddesine göre 2017 yılı defter kayıtlarına göre kesin delil vasfını taşıdığı kanaatine varıldığını, davacının davalı adına açık olarak düzenlediği faturaları 2017 yılı defterine kayıt ettiği, takip konusu faturalara karşılık bir ödemenin kayıtlarda yer almadığı, davalı taraf 2016 yılı defterlerinin vergi incelemesi nedeni ile, Antalya Vergi Denetim Kurulunda bulunduğunu beyan ettiği, ancak ilgili kuruma gidilerek yapılan görüşmede, defterin bu kurumda olmadığı bilgisi verildiği, bu nedenle davalı ticari defterinde inceleme yapılamadığı, davacının 2016 yılı ba - bs formlarında davalı olan ticarete ait bir bilgiye rastlanmadığı, bunun nedenin ise düzenlenen fatura tutarlarının "beyan zorunluğu olan aylık ... TL tutarın" altında olduğu, davacının davalıdan ... TL alacaklı olarak kaydının bulunduğunu, davacı şirketin davalı şirketi temerrüte düşürdüğü hususunda dosyaya bir belge sunmadığı bu nedenle davalıdan faiz edemeyeceği..." şeklinde rapor ve tespit edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ... ve ...'in ... tarihli ek raporunda kök raporu tekrar etmişlerdir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Fatura alacağı likit, bir başka ifade ile bilinebilir, belirlenebilir alacaktır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih 2016/2941E. 2016/10949K. sayılı kararı). Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığında, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir ve yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarih 2017/19-903E. 2018/974K. sayılı kararı). Takipten önce borçlu/ davalı temerrüte düşürülmemiş ise birikmiş/işlemiş faiz istenemez (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/03/2014 tarih 2013/25897E. 2014/8435K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri 222/5. maddesinde taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat edilmiş sayılır, hükmü getirilmiştir. Maddede ibrazdan kaçınma halinde davacının iddiasını ispat etmiş sayılacağı belirtilmiş ve ibrazı durumunda sonucun ne olacağı konusunda düzenleme yapılmamış olmakla birlikte Yargıtay uygulamalarında defterlerin ibrazı halinde davacı taraf münhasır davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına dayandığından uyuşmazlığın davalının ticari defter ve kayıtlarına göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmektedir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2017 tarih 2016/3164E. 2017/938K. sayılı kararı). Ticari defterler, kanunda öngörülen şartlara uygun tutulmuş olsun ya da olmasın, sahibi aleyhine her zaman delil olurlar (Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 117 vd.; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/748E. 2019/762K. sayılı kararı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/06/2003 tarih ve 2001/1E. 2003/1K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Davamıza gelince; davacı cari hesap ve fatura alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı gibi araç tamirine ilişkin de bir yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Bunun gibi faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair dosyaya yansıyan bir belge de bulunmamaktadır. Davalı taraf ticari defterleri de ibraz etmiş değildir. Davacının ticari defterini inceleyen mali müşavir bilirkişi ...'in ... tarihli raporunda davacının ticari defterlerine göre; davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalı taraf ticari defterini sunmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri 222/5. maddesinde taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat edilmiş sayılır ise de, davacı münhasıran davalının ticari defter kayıtlarına dayandığını belirtmediğinden anılan madde hükmünün uygulanması mümkün değildir. Bunun yanında iş emirlerinde araç teslimine ile yapılan işlere ilişkin kayıtlar yer almaktadır. Bilirkişi Makine Mühendisi ... ... tarihli raporuna göre, bakımların faturalar ile uyumlu olduğu ve bakımların yapıldığı, dava konusu 4 adet araçlarda yapılan bakımların toplam değerinin (KDV dahil) ... TL olduğunu belirlenmiştir. Başka bir ifade ile davacı faturada belirtilen işleri yapıp araçları teslim ettiği anlaşıldığından davalıdan ... TL alacaklı olduğu kabul edilmelidir. Davacı alacaklı davalı borçluyu takipten önce temerrüte düşürdüğünü iddia ve ispat edememiştir. Bu nedenle takipten önce temerrüt olmadığından birikmiş faiz isteyemeyeceğinden işlemiş faize yönelik davanın ve bilirkişi tarafından belirlenen ... TL dışındaki davanın reddi gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2. Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın ... TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 3. 2004 Sayılı İİK nun 67. maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında tespit edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Davacı tarafından yatırılan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davacı tarafından yapılan ... TL posta ve bilirkişi masrafının kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 11. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/312, K. 2020/343, T. 10.07.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-312-e-2020-343-k-737f41a27283