İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/2691 E. 2018/2711 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/2691
- Karar No
- 2018/2711
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA DEĞERİ : 1.445.201,78 TL KABUL EDİLEN DEĞER : 1.422.515,28 TL DAVA TARİHİ : 24/02/2016 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... ile ... Elektronik İmza ve Ticaret A.Ş. arasında 05/08/2014 tarihinde akdedilen, “E-Fatura Yazılım Lisansı ve İşbirliği Sözleşmesi” imzalandığını, müvekkil şirket tarafından sözleşme öngörülen platform ve donanım üzerinde gerekli sistem ve yazılımın kullanım lisansının ...’ye verildiğini, dava dışı ... A.Ş.’nin veri merkezi bünyesinde bulunan sunuculara serverların kurulumunun eksiksiz olarak yapıldığını, akabinde söz konusu sunucuların ... şirketi’nin kullanıma açıldığını, ...'nin sözleşme çerçevesinde kullanım lisansına sahip olduğu bu yazılıma ilişkin yetkinin 21.11.2014 tarihinde GİB internet sayfasında yayınlandığını, müvekkil şirket tarafından yazılımın server’lara yüklenerek kullanıma hazır hale getirilmesine, kurumsal kimlik uygulamaları yapılmasına (yazılıma ... logo görsellerinin eklenmesi) ve sözleşme çerçevesinde ...’ye lisans verilmesine rağmen, davalı tarafın müvekkil şirket tarafından düzenleyerek kendisine gönderdiği faturaları iade ettiğini ve sözleşmede yer alan bedelleri müvekkile ödemediğini, müvekkilinin sözleşme gereğince hak ettiği ücretlerin tahsili için davalı ... aleyhine ... İcra Müd.'nün 2015/... esas sayılı takip dosyasında hosting bedelinin 1 ila 12 taksitlerine ilişkin olarak 306.533,36 TL, hosting bedelinin 13 ve 14. taksitlerine ilişkin olarak aynı icra müd.'nün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 56.687,44 TL, lisans-entegratörlük bedelinin 1 ila 9. taksitlerine ilişkin olarak aynı icra müd.'nün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 805.388,03 TL ve yine aynı icra müd.'nün 2015/... esas sayılı takip dosyasında lisans-entegratörlük bedelinin 10 ila 12. taksitlerine ilişkin olarak 276.592,95 TL'nin tahsili için 4 ayrı icra takibi başlatıldığını ancak ... tarafından haksız ve kötüniyetli şekilde takiplere itiraz edildiğini, müvekkili tarafından itirazın iptali davası açtıklarını belirterek itirazlarının kaldırılarak takibin devamını, davalının her bir icra dosyasına itirazına karşı, asıl alacağın % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... E-İmza San. ve Tic. A.Ş. ile davacı yüklenici ... arasında, 05.08.2014 tarihinde “E-Fatura Yazılım Lisansı ve İşbirliği Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme’nin 5. maddesi uyarınca, davacı yüklenici firma FİT, müvekkil ... E-İmza’ya, sözleşmenin 2. maddesinde tanımlanan ve Gelir İdaresi Başkanlığı ile yine sözleşmede tanımlanan Platform arasındaki bağlantıyı sağlayacak ‘...’ adlı yazılımı hazırlama, söz konusu yazılımın kullanım lisansını verme ve buna ilişkin ilgili sözleşmenin ilgili maddesinde belirtilen tüm hususların ifası borcunu yüklendiğini, davacı tarafın bu madde uyarınca yüklenmiş olduğu tüm edimleri eksiksiz bir biçimde ifasının karşılığı olarak da, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca, müvekkilin e-imza, 300.000 Euro lisans bedeli, 8.250-$/ay tutarında alt yapı kullanım bedeli ve birinci yılın sonundan itibaren elde edilen gelirin % 40’ı oranında lisans kullanım bedelini FİT’e ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının bu sözleşme uyarınca yüklenmiş olduğu edimleri süresi içersinde ifa etmeyerek söz konusu yazılımı eksiksiz ve çalışır vaziyette müvekkil şirkete teslim etmediğini, buna karşın sözleşmeye uygun ifa etmediği işlerle ilgili fatura kesip müvekkil şirkete gönderdiğini, bu faturaların müvekkil şirket tarafından iade edildiğini, akabinde davacının müvekkil şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü’nün dava dilekçesinde esas numaraları belirtilen icra takiplerini yaptığını, taraflar arasındaki ihtilafın FSEK kapsamında bir ihtilaf değil, borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan eser sözleşmesi ile ve İcra İflas Kanunu’ndan kaynaklanan “itirazın iptali” talebi ile ilgili olduğunu somut olayda FSEK’ten kaynaklanan bir hakkın ihlali veya bu hakka tecavüz iddiası olmadığından, davanın iki tacir olan taraflar arasındaki ticari iş niteliğindeki eser sözleşmesinden kaynaklanan edimlerin ifası ile ilgili uyuşmazlığa bakacak olan, Asliye Ticaret mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek dosyasının görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava, taraflar arasında akdedilen 05.08.2014 tarihli e-fatura yazılım lisansı ve işbirliği sözleşmesi gereği oluştuğu iddia edilen alacağın tahsili için yapılan icra takiplerine vaki itirazların iptaline ilişkindir. Mahkememiz tarafından celple incelenen dava konusu icra takiplerinde; a) ....İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takibinde, 290.297,76-TL asıl alacak, 16.235,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 306.533,36-TL üzerinden, b) ....İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takibinde, 775.557,95-TL asıl alacak, 29.830,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 805.388,03-TL üzerinden, c) ....İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takibinde, 273.854,40-TL asıl alacak, 2.738,55-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 276.592,95 -TL üzerinden, d) ....İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı icra takibinde, 56.126,18-TL asıl alacak, 561,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.687,44-TL üzerinden 05/08/2014 tarihli e-fatura yazılım lisansı ve işbirliği sözleşmesi gereğince, sözleşme hükümlerine platform ve donanım üzerinde gerekli sistem ve yazılımların kullanım lisansını davalı şirkete vermesi nedeniyle, dava dışı ... A.Ş.'nin adresindeki ... bünyesinde bulunan sunuculara (Server 'lara) program kurumlarının eksiksiz olarak yapıldığını akabinde sunucuların davalı kullanımına açıldığı iddiası ile davalı şirkete kesilen hizmet faturalarının bedelinin tahsili için yapılan ilamsız icra takiplerine davalı yanın süresinde itiraz ederek, icra takiplerinin durmasına sebebiyet verdiği, İİK 67.mad.gereğince, toplam 4 adet dosyada 1.395.836,29-TL asıl alacak, 49.365,49-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.445.201,78-TL üzerinden itirazların iptaline ilişkin işbu davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Mahkememiz tarafından tarafların delilleri toplandıktan sonra; Mahkememizin 2017/... Esas 2018/... Karar sayılı 19/04/2018 tarihli kararı ile; davanın kabulü ile davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 290.297,76TL asıl alacak ile 16.235,60TL işlemiş faiz olmak üzere 306.533,36 TL, ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 775.557,95TL asıl alacak ile 29.830,08Tl işlemiş faiz olmak üzere 805.388,03 TL, ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 273.854,40TL asıl alacak ile 2.738,55Tl işlemiş faiz olmak üzere 276.592,95 TL, ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 56.126,18TL asıl alacak ile 561,26Tl işlemiş faiz olmak üzere 56.687,44 TL neticeten tüm icra dosyaları yönünden 1.395.836,29 TL asıl alacak 49.365,49-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 1.445.201,78Tl alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptaline, davalı tarafın likit olan alacak nedeniyle alacağın %20'ne tekabül eden 289.040,40 TL. icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair karar verilmiştir. Mahkememiz kararı, davalı yan tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiş olup, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 2018/... Esas 2018/... Karar sayılı 05/11/2018 tarihli ilamı ile; "6723 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun geçici 3. Maddesinin 2. fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez. Böylece ... Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce, aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında Yargıtay tarafından kanun yolu incelemesi yapılacak, bu dosya ve işler ... Mahkemelerine gönderilmeyecektir. 5521 sayılı Yasanın geçici 1. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında yapılan temyiz başvuruları, kesinleşinceye kadar Yargıtay tarafından sonuçlandırılır. Yargıtay 11. HD.'nin 16.04.2018 tarih ve 2017/2691 E. 2018/2711 K. sayılı ve Yargıtay 15.HD.'nin 15.05.2018 tarih ve 2018/2758 E. 2018/1966 K. sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere; "...6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen kadar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2. maddedeki ilk düzenlemede "aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan" ibaresi değiştirilerek "kararlar" ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir." " gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya Temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmek üzere mahkememize iade edilmiş, dosya Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2019/591 - 2020/444 sayılı kararı ile harç eksikliğinin ikmali ve ek dosyaların tamamlanması için mahkememize 13/02/2020 günlü karar ile geri çevirmiştir. Mahkememiz tarafından eksiklikler tamamlandıktan sonra ve harç ikmali yapıldıktan sonra yeniden Temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2020/1623 - 2020/2638 sayılı ve 01/10/2020 günlü kararı ile; "mahkemece 19/12/2017 günlü bilirkişi raporuna itibar ederek, asıl alacak ve işlemiş faiz olarak 1.445.201,78-TL alacak yönünden davalı yanın icra takibine itirazının iptaline karar verildiği, oysa davacı yüklenici, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağı talep edebilmesi için, sözleşmeye konu eserin fen ve teknik ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak yapması ve teslim etmesi gerektiği, yüklenicinin sözleşme hükümlerine göre işi tamamlayıp bedeline hak kazanıp kazanmadığının tespiti ve miktarı itilaf teknik içerikli olduğundan, teknik bilirkişi incelemesine bağlıdır. Mahkemece alınan 19/12/2017 günlü rapora davalı yanın ayrıntılı ve gerekçeli olarak HMK 266/1 mad gereğince itiraz edildiği, mahkemenin çözümü hukuk dışı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünü alarak karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi gereken konularda bilirkişi incelemesi yoluna başvurulamaz. Bilirkişi raporuna itiraza ilişkin HMK 281.mad gereğince, itiraz üzerine veya kendiliğinden mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik veya belirsizliğin tamamlanması, açığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden yeni rapor düzenlenmesi suretiyle ek rapor alabileceği gibi, bilirkişiler i sözlü olarak açıklamada bulunmak üzere duruşmaya davet edebilir, mahkeme gerekli görmesi halinde yeni görevlendireceği bilirkişi kurulundan tekrar inceleme yaptırabileceğini düzenlemiştir. Dosyada mahkemece bilirkişi raporuna davalı vekili tarafından itiraz edilmesine rağmen ek rapor veya yeniden, yeni bir heyetten rapor alınması yoluna gidilmemesi, özellikle davalı iş sahibi tarafından yüklenicinin edimini sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediği, sözleşmenin 5.maddesinde gösterilen yükümlülüklerinin hiç birinin ifa edilmediği, bu nedenle bedele hak kazanmadığı ve alınan bilirkişi kurulu raporunda bu hususun incelenmediğini savunduğundan, düzenlenen bilirkişi raporuna ayrıntılı ve teknik içerikli itiraz edildiği kabul edilerek bilirkişiden HMK 281/2 mad gereğince itirazları karşılayacak şekilde, delil olarak dosyaya sunulan tespit dosyaları ve e-mail yazışmaları dikkate alınarak gerekçeli ve hükme esas teşkil edebilecek rapor alınması gerektiğini, Ayrıca sözleşmenin 10/5 maddesine göre davalının kendisine faturaların ulaşmasından itibaren davacıya 10 gün içinde ödeme yapacağını , ödemelerin gecikmesi halinde sözleşmenin 10/10 mad göre aylık % 1 gecikme faizi uygulanacağı kararlaştırıldığı, sözleşmenin 10/10 mad aktif faiz kararlaştırılmış olmasına rağmen fatura tarihlerinden önce miktar içerir bir alacağın ödenmesine yönelik temerrüt ihtarının çekilmediğini, bu nedenle sözleşmenin 10/5 mad uyarınca faturaların davalı yana ulaştığı tarihler araştırılıp bu tarihlere 10 gün ilave edilerek bu sürenin sonundan itibaren kabul edilecek alacak miktarı üzerinden takip tarihine kadar sözleşmenin 10/10 mad uyarınca bilirkişilerden alınacak ek raporla, bilirkişilere işlemiş faiz hesabı yaptırarak işlemiş faiz yönünden karar verilmesi gerekirken, "faturanın davalı taraf tebliğ edildiğinin tartışmasız olduğu bu kapsamda davacının faiz talebinin yerinde olduğu " gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. İİK 267/2 mad gereğince borçlunun, alacak likit ve itirazının haksız olması gerektiği, somut olayda, davalının işlemiş faize itirazında haklı olduğu, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği, ancak alacağın alınacak rapor ile saptanabileceği dikkate alındığında likit olmadığı, icra inkar talep koşulları oluşmadığından reddi gerektiği " gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkememizce dosya yeniden mahkememizin 2021/12 esas sayılı dosyası halini aldıktan sonra, 15/04/2021 günlü duruşmada " Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2020/1623 - 2020/2638 sayılı ve 01/10/2020 günlü kararına" uyulması karar verilmiş ve bozmadan sonra, bozma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce bozmadan sonra, bozma gereği alınan bilirkişi raporlarında; özellikle bozma kararında belirtilen HMK 281/2. mad. uygun bilirkişi raporunun itirazların karşılanması bakımından; dosya kendisine tevdii edilen bilirkişi kurulundan, taraflar arasındaki sözleşmenin, davacının sözleşmenin 10.maddesindeki, sözleşme hizmet bedeline hak kazanabilmesi için, sözleşmenin 5.maddesindeki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi bakımından davalı itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor ve raporlar alınması gerektiği tespit edilerek, ayrıca işbu ek raporlarda sözleşmenin 10.5.mad.göre davalının kendisine faturaların ulaşmasından itibaren, davacının hak kazandığı hakediş ödemelerini 10 gün içinde davacıya ödemesi gerektiği, yine 10.10.mad gereğince sözleşme ile belirlenen ödemelerin gecikmesi halinde, ödenmesi gereken bedel üzerinden % 1 aylık gecikme faizi uygulanacağına ilişkin düzenlemenin akti faiz kararlaştırılmış olup, Yargıtay kararında belirtildiği gibi sözleşmenin 10.10.mad uyarınca belirlenen akti faizin fatura tarihlerinden önce miktarı belirtilmiş bir alacağı içerir ihtarname gönderilerek temerrüte düşürülmediği dikkate alınarak, sözleşmenin 10.10.mad uyarınca faturaların davalıya ulaştığı tarihler araştırılıp bu tarihlere ilave edilecek 10 günlük sürenin sonunda, faturaların davalıya ulaştığı tarihlerin belirlenmemesi halinde davalının faturaları iade ettiği yazı veya ihtarname tarihinin en geç faturaların davalıya ulaştığı tarih kabul edilerek yazı ve ihtarname tarihine eklenecek 10 günlük sürenin sonundan itibaren, davacının talep edebileceği alacak miktarı üzerinden takip tarihine kadar sözleşmenin 10.10.mad uyarınca bilirkişilerden alınacak ek raporla işlemiş faiz hesaplanması gerektiği bozma kararında belirtildiğinden bilirkişilerin bozmaya uygun rapor tanzim etmeleri bakımından dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. 1-Bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir ... , Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 23/12/2021 tarihli raporda özetle; "Raporumuzun tamamlanacağı son aşamada bilirkişi kurulumuz üyelerinden ... Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi ile ilgili açığa alınma kararı, ayrıca da bilirkişi listesinden men kararı bulunduğu anlaşılmakla; ek raporumuzun Teknik Uzmanlık Alanı ile ilgili incelemeler bölümünün çıkarılmak zorunda kaldığı, Dava konusu sözleşme ile konunun uyuşmazlığın teknik boyutları anahtar nitelikte görünmekle birlikte, yukarıda karşılaşılan sorun nedeniyle bilirkişi kurulumuzun iki üyesi tarafından, kendi uzmanlık alanları ile sınırlı olarak işbu ek raporumuzun tamamlandığı, Dava dosyasına sunulu belgeler ile sınırlı olarak işbu ek rapor aşamasında mali yönden tekrar yapılan incelemede, davalı vekillerince sunulu dilekçede belirtilen faturalardan ilkinin özü ile ilgili açıklama ile birlikte 168.480,40 TL tutarlı ve 113.323,66 TL tutarlı diğer iki faturanın iade edildikleri yönündeki itirazlarının kabulü ile ticari defterler üzerindeki bu bağlamdaki tespitin, kök raporumuzda sehven yer aldığının değerlendirildiği, Kök raporumuzda da verilen davacı şirket faturaları toplamının KDV dahil 6.203.690,08 TL düzeyinde bulunduğu, dava konusu 4 icra dosyasına konu takip tutarının asıl alacak bölümünün ise 1.395.836,29 TL ile sınırlı bulunduğu dikkate alındığında, dava konusu sözleşme ve taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında ilgili faturalarının içeriğinin önem taşıdığı, Dava dosyasına sunulu fatura örnekleri üzerinde yaptığımız incelemede, dava konusu icra takiplerine konu fatura içerikleri, tutarları ve yargıtay bozma ilamında vurgulanan yönteme göre takip tarihi itibariyle takip edilebilecek işlemiş faiz tutarlarının sayın mahkemenin takdirlerine Ek 1 tablo olarak sunulduğu, Bu çerçevede yargıtay bozma ilamında tanımlanan yönteme göre düzenlenen Ek 1 tablo sonuçlarına göre, davaya konu icra takipleri kapsamında takip tutarının, asıl alacak tutarı 1.395.836,29 TL ve takip tarihleri itibariyle işlemiş faiz tutarları toplamı 26.678,99 TL olmak üzere toplam 1.422.515,28 TL olarak hesapladığı" şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. 2-Bilirkişiler Yeminli Mali Müşavir ... , Prof. Dr. ... , Bilgisayar Mühendisi ... tarafından hazırlanan 22/10/2022 tarihli raporda özetle; "Tüm inceleme ve rapor içerisinde açıklanan nedenlere binaen; Taraflar arasında imzalanan 05/08/2014 tarihli sözleşme kapsamında Davacı tarafından üstlenilen edimlere ilişkin olarak gerekli alt yapının hazırlanmış olduğu, buna göre Davacı tarafından ... isimli e-fatura portalının hazırlanarak Davalının kullanımına sunulmuş olduğu ve bu sayede GİB tarafından Davalıya özel entegratörlük lisansı verilmiş olduğu, hosting hizmetinin de ... üzerinden alınarak yine Davalının kullanımına hazır hale getirilmiş olduğu, dolayısıyla davaya konu faturalara yönelik hizmetlerin Davalıya verilmiş olduğunun anlaşıldığı, Davalı tarafından söz konusu sistemin kullanılmadığının belirtildiği, bu nedenle canlıya geçiş sonrasında Davacı tarafından gerçekleştirilmesi gereken iş adımlarının tamamlanmasının mümkün olamayacağı, Raporumuz içerisinde ayrıntıları sunulu teknik incelemeler sonucunda, dava konusu icra takiplerine konu fatura içerikleri, tutarları ve Yargıtay bozma ilamında vurgulanan yönteme göre takip tarihi itibarıyla talep edilebilecek işlemiş faiz tutarlarının Sayın Mahkemenin takdirlerine önceki ek raporumuzda olduğu gibi Ek-I tablo olarak sunulduğu, Yargıtay bozma ilamında tanımlanan yönteme göre düzenlenen Ek-İ tablo sonuçlarına göre, davaya konu icra takipleri kapsamında takip tutarının, asıl alacak tutarı 1.395.836,29 TL ve takip tarihleri itibarıyla işlemiş faiz tutarları toplamı 26.678,99 olmak üzere toplam 1.422.515,28 TL olarak hesaplandığı, " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. 3-Bilirkişiler Dr. Öğretim Üyesi ... , ... , Bilgisayar Mühendisi ... , Adli Bilişim ve Siber Güvenlik Uzmanı ... ve Mali Müşavir ... tarafından hazırlanan 23/07/2024 tarihli raporda özetle; "Davanın açılış tarihinden itibaren geçen süre zarfında yazılım sunuculardan kaldırılmış olduğundan heyetimizin yazılımı veya işi inceleme imkânı bulunmamaktadır, başka ifadeyle davaya konu sistem incelenebilir durumda olmadığından heyetimizce dosyaya sunulu belgeler ve geçmiş tarihlerde farklı heyetlerce düzenlenen bilirkişi raporları üzerinden değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda varılan sonuçlar aşağıdaki gibidir: Dava konusu yazılım programının davalıya usulüne uygun olarak sözleşme koşulları değerlendirilerek ayıpsız şekilde teslim edilip edilmediği hususunda yapılan değerlendirmede, dosya kapsamında heyetimizden önce alınmış olan raporlar ve taraflar arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde, taraflar arasında imzalanan 05/08/2014 tarihli sözleşme kapsamında, Davacı tarafından üstlenilen edimlere ilişkin olarak gerekli alt yapının hazırlanmış olduğu, buna göre Davacı tarafından ... isimli e-fatura portalının hazırlanarak Davalının kullanımına sunulmuş olduğu ve bu sayede GİB tarafından Davalıya özel entegratörlük lisansı verilmiş olduğu, hosting hizmetinin de ... üzerinden alınarak yine Davalının kullanımına hazır hale getirilmiş olduğu, dolayısıyla davaya konu faturalara yönelik hizmetlerin Davalıya verilmiş olduğunun anlaşıldığı, ezcümle yazılımın ayıpsız ve eksiksiz olarak teslim edildiği nitekim yazılıma ait herhangi bir eksiklik veya ayıp bildiriminde bulunulmadığı, Programın fiilen kullanılıp kullanılmadığı hususunda yapılan değerlendirmede, programın sunuculara kurulmuş olduğu anlaşılmakta ise de veri yetersizliği nedeniyle (log kayıtları, oluşturulan kullanıcı hesaplar, program ile oluşturulmuş veriler vb.) programın fiilen kullanılıp kullanılmadığının tespitinin yapılmasının mümkün olmadı; Davalı tarafından söz konusu sistemin kullanılmadığının belirtildiği, bu nedenle canlıya geçiş sonrasında Davacı tarafından gerçekleştirilmesi gereken iş adımlarının tamamlanmasının mümkün olamayacağı, 22/09/2015 tarihli ihtarname ile Davalı tarafından bildirilmiş olduğu üzere davaya konu sistem kullanılmamış olduğundan dolayı, bu aşamadan sonra gerçekleştirilmesi gereken iş adımlarının tamamlanması mümkün olmadığı, Davaya konu sistemi kullanmadan sunuculardan silmek suretiyle kaldırılması sonucunda oluşan durumdan kendilerinin sorumlu olduğu, davalının GİB'e yapması gereken başvuruyu yapmadığı, dosyanın incelenebildiği : "e daha öncesinde düzenlenen raporlarda da görüldi hali ile davacının sorumluluklarını yerine getirdiği; 2017 tarihinden sonra davalı bilgisayarlarından silindiği belirtildiğinden, programın kullanılmamasına ve varsa eksikliklerin giderilmesi yönünden kusurun kime ait olduğu yönünden, dava dosyasına sunulu belgeler ve taraflarca dayanak gösterilen D.İş dosyalarındaki teknik tespitlerle sınırlı olmak üzere, incelenen belgelerde programın kullanılabilir durumda olduğu, Davacı tarafından üstlenilen edimlere ilişkin olarak gerekli alt yapının hazırlanmış olduğu ve yazılımın eksiksiz olarak teslim edilmiş olduğu, davalının programı kullanmadığına dair tespitlerin ise yazılımın silinmiş olmasından ve veri yetersizliğinden dolayı heyetimizce inceleme yapabilmesinin mümkün olmadığı, fakat incelenen belgelerden davacının programı kullanıma hazır şekilde teslim etmiş olduğu anlaşılmıştır. Raporumuz içerisinde ayrıntıları sunulu teknik incelemeler sonucunda, dava konusu icra takiplerine konu fatura içerikleri, tutarları ve Yargıtay bozma ilamında vurgulanan yönteme göre takip tarihi itibarıyla talep edilebilecek işlemiş faiz tutarlarının Sayın Mahkemenin takdirlerine ait olduğu, Yargıtay bozma ilamında tanımlanan yönteme göre düzenlenen dava dosyasındaki tablo sonuçlarına göre, davaya konu icra takipleri kapsamında takip tutarının, asıl alacak tutarı 1.395.836,29 TL ve takip tarihleri itibarıyla işlemiş faiz tutarları toplamı 26.678,99 olmak üzere toplam 1.422.515,28 TL olarak hesaplandığı " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında imzalanan 05/08/2014 tarihli e-fatura yazılım lisansı ve işbirliği sözleşmesi gereğince, davacının üstlendiği edimleri ifa ettiği, davalı yanın beyan ve itirazları ve Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak yaptırılması gereken kayıt ve tasdiklerin süresinde yapıldığı ve davacı defterlerine göre, davacının toplam 6.203.690,08-TL davalı şirketten verdiği hizmet karşılığında kestiği faturalar nedeniyle alacaklı olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin toplam 286.446,18-TL olup, işbu ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve buna göre davacının henüz davalıdan tahsil etmediği fatura bedelinin toplam 5.777,346,79-TL olduğu, mahkememizce bozmadan sonra alınan 23/12/2021 günlü bilirkişi raporuna ekli 1 nolu tablo ve 22/12/2022 günlü yine ek 1 nolu tabloda, ve 23/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda bozma doğrultusunda yapılan hesaplamalarda dava konusu ....İcra Müdürlüğünün 4 takip dosyasında davacının talep edebileceği asıl alacak ve takip tarihine kadar sözleşmenin 10.5.mad. gereğince davalının faturaların kendisine ulaşmasından itibaren 1 0gün içinde ödeme yapacağına ilişkin düzenleme ile, yine 10.10.mad.gereğince ödemelerin gecikmesi halinde aylık % 1 gecikme faizi uygulanacağına ilişkin düzenlemeler doğrultusunda faturanın davalıya tebliğ edildiği ve dosyadaki deliller ile davacı tarafından teslim alındığının kabul edildiği tarihlerden itibaren icra takip tarihine kadar işleyecek faiz miktarının bozmadan sonra alınan her üç raporda usulüne uygun olarak belirlendiği mahkememizce tespit edilmekle işbu 4 icra takibinde asıl alacak toplam 1.395.836,29-TL ve işlemiş faiz 26.678,99-TL olmak üzere toplam 1.422.515,28-TL davacının talep edebileceği alacağı belirlendiği, özellikle raporların tamamında belirlendiği gibi, davalının süresinde verilen hizmetin eksik ve ayıplı verildiğine ilişkin bir bildirim yapılmadığı gibi, davalıya Maliye Bakanlığı Gib tarafından özel entegratörlük lisansı verildiği , hosting hizmetinin de ... üzerinden alınarak yine davalının kullanımına hazır hale getirildiği böylece dava konusu faturalara yönelik hizmetin davalıya verildiğini tespit eden bilirkişi raporlarının dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olduğu ve mahkememizce de yazılımın ayıpsız ve eksiksiz olarak (süresinde de yapılmış bir eksik veya ayıp ihbarı bulunmadığından) verildiği mahkememizce benimsenmiş olup, mahkememizce işbu raporlara itibar edilerek dava konusu icra takiplerinin belirlenen faiz miktarları dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile; A)Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 290.297,76TL asıl alacak ile 7.563,95 işlemiş faiz olmak üzere 297.861,71 TL, B) ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 775.557,95TL asıl alacak ile 17.355,15 TL işlemiş faiz olmak üzere 792.913,10 TL , C) ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 273.854,40 TL asıl alacak ile 1.460,55 TL işlemiş faiz olmak üzere 275.314,95 TL , D) ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 56.126,18 TL asıl alacak ile 299,34 TL işlemiş faiz olmak üzere 56.425,52 TL olmak üzere; Tüm icra dosyaları yönünden 1.395.836,29 TL asıl alacak 26.678,99 işlemiş faiz olmak üzere toplamda 1.422.515,28 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın İPTALİNE, Her bir icra dosyasında takibin yukarıda belirlenen miktar üzerinden takip talepnamesindeki diğer koşullarla birlikte DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE şeklinde esas hakkında hüküm tesis etmek gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca dava konusu alacağın eser sözleşmesinden kaynaklanması, davalı yanın eserin eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürmesi, somut alacağın varlığı ve tespit edilen alacağın miktarına göre faizin hesaplandığı dikkate alınarak alacağın likit olmadığı ve tespitinin yargılamayı gerektirdiği mahkememizce benimsenmekle icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerektiği ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; A)Davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 290.297,76TL asıl alacak ile 7.563,95 işlemiş faiz olmak üzere 297.861,71 TL, B) ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 775.557,95TL asıl alacak ile 17.355,15 TL işlemiş faiz olmak üzere 792.913,10 TL , C) ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 273.854,40 TL asıl alacak ile 1.460,55 TL işlemiş faiz olmak üzere 275.314,95 TL , D) ... İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyasında 56.126,18 TL asıl alacak ile 299,34 TL işlemiş faiz olmak üzere 56.425,52 TL olmak üzere; Tüm icra dosyaları yönünden 1.395.836,29 TL asıl alacak 26.678,99 işlemiş faiz olmak üzere toplamda 1.422.515,28 TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın İPTALİNE, Her bir icra dosyasında takibin, yukarıda belirlenen miktar üzerinden takip talepnamesindeki diğer koşullarla birlikte DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Dava konusu alacağın tespiti yargılamayı gerektirdiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin İİK 67. maddesi gereğince REDDİNE, 3-Davalı yanın kötüniyet tazminatı isteminin, davacı alacaklının takibi sırf haksız ve kötüniyetli olarak davalıyı zarara uğratmak kastıyla yaptığı ispat edilemediğinden koşulları oluşmadığından REDDİNE, 4- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 97.172,02 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 24.680,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 72.491,58 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNE'YE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 5- Davacı tarafça yapılan 10.065,35 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 98,43) hesaplanan 9.907,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 6- Davalı tarafça yapılan 20.298,5 TL yargılama giderinden davanın red oranına göre (% 1,57) hesaplanan 318,64 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, kalan kısmın DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 7- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 211.152,14 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINIP DAVACIYA ÖDENMESİNE, 8- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 22.686,50 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA ÖDENMESİNE, 9- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ TARAFINDAN İADESİNE, 10- Davacı tarafça yatırılan 29,20 TL başvuru harcı ile 24.680,44 TL peşin harç olmak üzere toplam 24.709,64 TL'nin davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı , kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır