İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/2049 E. 2019/489 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/2049
Karar No
2019/489
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/493 Esas KARAR NO : 2024/591 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... nun işletmesinin müvekkili şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı ..., plakalı araçları ile 17.09.2016 -17.09.2017 tarihleri arasında ücreti ödemeksizin geçişler yaptığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verildiğini, bedeli ödenmeden yapılan geçiş ücretleri 15 günlük sürede de ödenmediği için davalı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafından itiraz dilekçesi ile yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu beyan ederek; davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2017/ ... Esas dosyasına yapılan itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça ilgili plakalı araçların hangi tarihlerde ihlalli geçişte bulunduğuna ilişkin somut bir veri sunulmadığını, sadece 2016-2017 senelerinde 85 adet ihlalli geçiş olduğu belirtilmiş bu senelerde hangi günlerde ihlalli geçişlerin mevcut olduğu ise afaki kaldığını, hızlı geçiş sistemi (HGS) ihlali/kaçak geçiş gibi bir takım cezai durumları yaşamamak adına banka hesabında bakiyesini her zaman yüksek tutmakta ve hesabına belli aralıklar ile fazla fazla yüklemeler yaptıklarını savunarak; öncelikle usulden reddini, müvekkil şirketi hakkında açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddini, müvekkil şirketi aleyhinde başlatılmış olan icra takibinin iptalini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... İcra Müdürlüğünün 2017/ ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, ..., plakalı araçların 17.09.2016 -17.09.2017 tarihleri arasında eski-yeni sahiplik bilgileri ve araçların kullanım amacını gösterir araç tescil bilgilerinin, ihlalli geçişlere ilişkin görüntüler ve provizyon sorguları, OGS hesap hareketleri, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. ... İcra Müdürlüğünün 2017/ ... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 24.903,80 TL asıl alacak, 1.120,75 TL işlemiş faiz ve 201,73 TL KDV olmak üzere toplam 26.226,28 TL borcun ödenmesi amacıyla 15/11/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 26/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/01/2018 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Karayolu Taşımacılığı alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11/12/2023 tarihli Bilirkişi Raporuna göre; "Davacı tarafından, dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş listesi ile dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş görüntüleri bire bir kıyaslanarak 84 adet geçişe ait 82 geçiş görüntülerinin CD içerisinde dava dosyasına sunulduğu, 2 adet geçişe ait geçiş görüntülerinin dava dosyasına sunulmadığı, davaya konu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araçların ücret ödenmeksizin geçişler yaptıkları iddia edilen 17.09.2016 ile 17.09.2017 tarihleri arasında davalı ... TİCARET ANONİM ŞİRKETİ adına kayıtlı oldukları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araca ait 84 adetlik geçiş için, geçiş anında geçişi karşılayacak araç plakalarına tanımlı OGS üyeliklerinin olmadığı, araçlara tanımlı HGS ürünlerinin olduğu, geçiş anında HGS ürünlerinin ilgili geçişleri karşılayacak bakiyeleri olmadığı ve geçiş sonrası 15 gün içinde de hesap bakiyesinin uygun hale getirilmediği, 1 adet geçiş anında araç plakasına tanımlı HGS bakiyesi uygun olduğu tespit edilmiş olup bu geçiş için otoyol işletmecisinin sistemi geçiş cezası talep etmeyip sadece normal geçiş ücreti talep ettiği, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araca ait 83 adetlik “ihlâlli” ve 1 adetlik “normal geçiş için: 2.271,10 TL geçiş ücret, 9.054,00 TL 4 katı ceza olmak üzere toplam 11.322,80 TL olarak hesaplandığı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araca ait 84 adetlik geçiş için 11.322,80 TL geçiş ücreti + 509,56 TL İşlemiş Faiz + 91,72 TL İşlemiş Faiz KDV’si olmak üzere Genel Toplamın: 11.924,08 TL olduğu, geçiş görüntüsü olmayan 2 adet geçişin Sayın Mahkememin ihlâlli geçiş olmadığını taktir etmesi durumunda geçiş görüntüsü bulunan 82 adet geçiş için 11.924,08 TL - 160,40 TL : 11.763,68 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmesi ve dosyaya yazılım analiz veya bilgisayar mühendisi bilirkişi eklenerek , davacıya ait sistem ile davalı ... kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak her bir geçiş yönünden, geçiş anında yeterli bakiyenin olup olmadığı, geçiş anında tahsilat yapılmamış ise bu durumun bankadan mı yoksa davacının kullandığı ... sisteminden mi kaynaklandığı, geçiş anında bakiye yetersiz kalırsa sonradan yapılan yükleme ile geçişten itibaren 15 gün içerisinde tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı, sonradan yükleme yapılmış ise geçiş bedellerinin tahsil edilememesinin sebebinin ne olduğu, 15 günlük süre içerisinde yükleme yapmış ise davacı tarafın HGS programının yatan paraları takip konusu olmayan diğer güncel geçişlere mahsup edip etmediğinin ve bunun bir yazılım hatası olup olmadığı ve hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verildiği, Karayolu Taşımacılığı alanında uzman bilirkişi ... ve Bilgisayar Mühendisi ... tarafından hazırlanan 30/05/2024 tarihli Bilirkişi ek raporuna göre; Toplamda 87 geçişin olduğu bunun 3 tanesinin ihlal nedeninin yer almadığı, söz konusu ihlalli geçişlere ait kayıtların 2017 yılı ve öncesine ait olduğu üzerinden geçen 7 yıldan dolayı Davacı şirketinin sistemi üzerinde yer almadığından dolayı, dosyaya sunulan evraklar üzerinden değerlendirme yapıldığı, ihlal nedeni yazılı olmayan geçişlerin dikkate alınmaması gerektiği, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araca ait 84 adetlik geçiş için 11.264,50 TL geçiş ücreti + 504,59 TL İşlemiş Faiz + 90,83 TL İşlemiş Faiz KDV’si olmak üzere Genel Toplamın: 11.859,91 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan ücretli otoyolda ihlalli geçişten kaynaklı doğan ücret alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosyaya getirtilen ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 24.903,80 TL asıl alacak, 1.120,75 TL işlemiş faiz ve 201,73 TL KDV olmak üzere toplam 26.226,28 TL borcun ödenmesi amacıyla 15/11/2017 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davalı borçluya tebliğine ilişkin evrak bulunmadığı, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davalı vekilinin hak düşürücü süre yönünden itirazlarının; icra dosyasında itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine ilişkin evrakın bulunmadığı bu nedenle 1 yıllık hak düşürücü süre başlamadığından reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı vekilinin zamanaşımı definin zamanaşımı süresinin icra takibi ile kesildiği ve zamanaşımı süresi dolmadığından reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 07/04/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça davaya ilişkin zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalının arabuluculuk dava şartına yönelik itirazlarının; arabuluculuk son tutanağın incelemesinde davalı şirkete arabuluculuk davet mektubunun gönderilip gönderilmediğine yönelik bir açıklamanın bulunmadığı ancak Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 2022/ ... Esas, 2022/ ... Karar sayılı ilamı ve ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2023/ ... E. 2023/ ... K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması hâlinde dahi arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağından davanın usulden reddine karar verilmesine yönelik talebinin reddi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi 11. Fıkrasında düzenlenen toplantıya katılmayan taraf için düzenlenen sonuçların davalı hakkında uygulanmamasına karar verilmiştir. Dava konusu ihtilaf davacı tarafça işletilen ücretli otoyoldan davalıya ait araçların ihlalli geçişi nedeniyle geçiş ücreti, ihlal ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV'den kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine karşı borçlu davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklıdır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 5. fıkrasında; 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (on katı ibaresi 16/5/2018 Tarih ve 7144/18 maddesi ile 4 katına düşürülmüştür.) Belirlenen ceza miktarının yasayla konulmuş olması karşısında ne davacının ne de mahkemelerin, bu miktarın hakkaniyetli olup olmadığı ve sebepsiz zenginleşmeye yol açıp açmayacağını takdir etme hakkı bulunmamaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 14/03/2019 tarihli 2017/2049 E. 2019/489 K. Sayılı ilamı) 7. fıkrasında geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezaların uygulanmayacağı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 2017/... Esas- 2018 / ... Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında işletici şirketlerce işletme hakkının bir uzantısı olan kontrolsüz geçişlerde takdir edilen para cezalarının geçiş ücreti ile ve işletme gelirleriyle bağlantılı olduğu, bu nedenle klasik anlamda idari para cezası niteliğinde olmadığı, kendine özgü bir yaptırım olup geçiş ücreti ve bununla irtibatlı para cezasının tahsilinin özel hukuk hükümlerine tabi kılındığı anlaşıldığından geçiş ücreti ve ihlalli geçiş cezasının toplamı asıl alacak olarak değerlendirilerek faiz hesaplaması yapılmasının ve 3065 Sayılı Kanunun 24/c maddesi gereği KDV hesaplaması yapılmasının hukuka uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplama hükme ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araçları ile davacının işletmeciliğinde olan köprü ve/veya otoyollardan geçiş ücreti ödemeden 17/09/2016-17/09/2017 tarihleri arasında 84 adet ihlalli geçiş yaptığı iddiası ile itirazın iptali davasının açıldığı, davacının tüzel kişi tacir, davalının aracını ticari amaçla kullandığı, 6001 sayılı kanunda ve işletme protokolünde hiçbir şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine sms, e-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, bu nedenle bildirim yapılması zorunluluğunun bulunmadığı, davalı taraf HGS cihazında para olduğu halde borçlu gösterildiğine ilişkin itirazda bulunmuşsa da; davalının, ... cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığında cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu, ... cihazını doğru bir şekilde kullanmak, çalışır vaziyetinde tutmak ve cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olduğu anlaşıldığından ve davacı şirketin bilişim sistemlerinden kaynaklı olduğuna ilişkin savunmanın ispata muhtaç olduğu ve davalı tarafça ispatlanamadığı, usul ve yasaya uygun ve denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere davacının davalıdan 84 adet ihlalli geçiş için 11.264,50 TL geçiş ücreti, 504,59 TL İşlemiş Faiz ve 90,83 TL İşlemiş Faiz KDV’si olmak üzere 11.859,92 TL alacağının bulunduğu anlaşılmakla davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın başlattığı Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20923 Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 11.264,50 TL asıl alacak, 504,59 TL işlemiş faiz ve 90,83 TL KDV olmak üzere toplam 11.859,92 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,anılan durum karşısında takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 11.264,50 TL asıl alacak, 504,59 TL işlemiş faiz ve 90,83 TL KDV olmak üzere toplam 11.859,92 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si(2.252,90-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 810,15-TL nisbi karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 540,30-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 11.859,92-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 64,16-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvuru harcı ve 269,85-TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 222.00-TL posta giderinden ibaret toplam 8.222,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 8.177,60-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/2049, K. 2019/489, T. 17.09.2017, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-2049-e-2019-489-k-787ca1eab260