İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/1932 E. 2019/11040 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/1932
Karar No
2019/11040
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/352 Esas KARAR NO : 2021/435 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/06/2017 KARAR TARİHİ : 02/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan sigortalı ... Şirketi nin maliki olduğu , ... Şti'nin işleteni olduğu ... plaka numaralı aracın davalı ...'un sevk ve idaresinde ... tarihinde seyir halinde iken müvekkillerinin kocası ve babası olan müteveffa ...'ın içinde bulunduğu araca çarptığını ve adı geçenin ölümüne neden olduğunu, müvekkillerinin müteveffa ...'ın desteğinden yoksun kaldıklarını, kaza neticesinde müteveffanın içinde bulunduğu aracın pert olduğunu ve herhangi bir ödeme yapılmadığını, kazadan sonra davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak yasal 15 günlük süre içerisinde herhangi bir dönüş yapılmadığını, kaza sonrasında ... Cumhuriyet Savcılığınca ... esas sayılı dosya ile soruşturma açıldığını, kaza sonrasında düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında davalı ...'un asli, müteveffa ... ise tali kusurlu olarak kabul edildiğini beyan etmekle; tedbir taleplerinin kabulü ile müvekkillerinin iş bu dava ile hükmedilecek alacağını teminat altına almak için davalıların üzerine kayıtlı araç ve taşınmazlara ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir şerhi işlenmesini, pert olan ... plakalı aracın maddi karşılığının ıslah hakları ile yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporundan sonra arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... TL olarak davalılardan müteselsilen tahsilini, müvekkillerinin maddi anlamda uğradıkları zararın telafisini teminen maddi tazminat talepleri ıslah hakları ile yargılama sırasında aktüer hesabı ile alınacak bilirkişi raporundan sonra arttırma hakları saklı kalmak kaydı ile ... için ... TL, ... için ... TL olmak üzere ... TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... için ... TL , ... için ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın davalı ... Şirketi, davalı ... Şti ve davalı ...'tan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ve ... Kiralama vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında müteveffaya Karayolları Trafik Kanunun 57/1-a maddesi, davalı sürücü 52/1-a maddesi gereği kusur verildiğini, kazada müteveffanın kusurunun davalı ...'a ya da bir başkasına yıkmaya neden olamayacağını, müteveffanın şehirler arası yolda ve olağan hızda ilerleyen davalı ...'un önüne aniden çıkmasıyla gerçekleştiğini kazada zarara uğrayanların müteveffa değil müvekkili ve diğer ilgiler olduğunu, davalı ...'a atfedilecek bir kusur olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin zenginleşme sınırının çok ötesinde olduğunu beyan etmekle davanın reddini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... A.Ş cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının zararları ile kazaya neden olan fiiller arasında nedensellik ağının tespitinin gerektiğini, söz konusu tespitin yapılamaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte davaya konu poliçe bir sorumluluk poliçesi olmakla müvekkili şirketin ancak sigortalının kusurunu ödemekle sorumlu tutulabileceğini bu nedenle öncelikle kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, davacıların müteveffanın kendilerine destek olduğunu ve söz konusu kaza nedeni ile destekten yoksun kaldıklarını ve bu nedenle bir zararlarının oluştuğunu ispat etmekle yükümlü olduklarını, zarar hesabında sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanan maaşın peşin değerinin yarısından indirilmesi gerektiğini, teminatın hasar görenler arasında paylaştırılması gerektiğini, daha önce müvekkili şirkete yapılmış olan başvurunun eksik belgelerle yapılmış olması sebebi ile müvekkili şirket aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, her durumda tazminat ve yargılama giderlerinin toplamının teminat limitini aşmaması gerektiğini, müvekkil şirketin usulen temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine avans faizine ve temerrüt hükümlerine hükmedilemeyeceğini beyan etmekle; davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: ... tarihinde meydana gelen trafik kazasınında muris ...'ın mirasçılarından talep edilen destekten yoksun kalma, araçta meydana gelen zarar ve manevi tazminata ilişkin belirsiz alacak davası olup, taraflar arasında kusur oranı ve tazminat miktarı hususunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ... plakalı aracın trafik kaydı üzerinde dava sonuna kadar geçerlik olmak üzere teminatsız olarak uyap sistemi üzerinden ihtiyati tedbir konulmuştur. Dosya içerisine davacı vekili tarafından; ... tarihli kaza tutanağı, olay yeri tespit ve ölü muayene tutanağı, ... C. Savcılığı ... soruşturma numaralı dosyadaki müşteki ifade tutanağı , bilgi alma tutanakları, davalı sigortaya başvuruya ilişkin evraklar sunulmuş, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının uyap sureti, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının uyap çıktısı celp edilmiş, davalı sigorta şirketinden dava konusu araca ilişkin sigorta poliçesi ve hasar dosyası celp edilmiş, gerçek kişi davacı ve davalıların sosyal ekonomik durumları araştırılmış, ... SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacılara rücuya tabi ödeme yapılıp yapılması hususları sorulmuş, tarafların kusur durumuna ilişkin ... ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, davacı vekilinin talebi doğrultusunda tekrardan ... ATK Trafik ihtisas Dairesi genişletilmiş uzmanlar heyetinden kusur raporu aldırılmış, hasar konusunda uzman bir bilirkişiden ve aktüer bilirkişiden raporlar aldırılmış, davacı tanıkları dinlenmiş ve davacı vekili bedel artırım dilekçesi sunmuştur. ... C. Savcılığının ... soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde; Ölen 'in ... , müştekinin ... , Şüphelinin ... olduğu, suçun taksirle ölüme neden olma suçu olduğu, ... tarihli iddianamede müteveffa ...'ın kazada asli kusurlu olduğu, diğer şüpheli ...'un kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu, şüpheli ... un atılı suçtan yargılamasının yapılarak sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Maktul'un ... olduğu, Müştekinin ... olduğu, Sanığın ise ... olduğu, suçun ise taksirle öleme neden olma suçu olduğu anlaşılmıştır. ... SGK İl Müdürlüğünden gelen ... tarihli müzekkere cevabında; kurumdan ... sayılı dosyadan malullük aylığı almakta iken ... tarihinde vefat eden ...'ın hak sahiplerine 506 sayılı Kanunun 66/ A maddesine göre 3/1900528 tahsil numarası ile ölüm sigortası kolundan aylık bağlandığını, hak sahiplerine ayrıca iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm geliri bağlandığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığını, ... tarihli kazaya ait herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen ... tarihli müzekkere cevabında; davacı ...'ın ... yaşında çocuk olduğu, davacı ...'ın ortaokul mezunu olduğu, bekar olduğu, bir tane çocuğu olduğu, çalışmadığı ev hanımı olduğu, aylık net gelirinin ... TL olduğu, ... TL ev taksidi kira masrafı olduğu, adına kayıtlı bir adet evinin olduğu ipotekli olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. ... Emniyet Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; davalı ...'un işsiz olduğu, geçimini ailesinin sağladığı, ek gelirinin olmadığı, annesinin üzerine kayıtlı evde oturduğu, ailesi ile birlikte yaşadığı, adına kayıtlı menkul ve gayrimenkulünün olmadığı, ortaokul terk olduğu, ... yaşında bekar olduğu, kazadan dolayı omirilik kemiğinde platin, sol bacağında güç kaybının olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ...'in ... tarihli celsede" ben davacıyı 2006 yılından beri tanıyorum. Bir dönemde benim kiracım idi daha sonradan arkadaşlığımız devam etti. Ailecek kendisiyle görüşüyoruz. Davacının eşi hayatını kaybetti. Davacının eşi bağırsak kanseri rahatsızlığı nedeniyle malulen emekli idi. Kendilerinin 1 çocuğu vardır. Davacının eşi kaza yaptığında çocuk daha yeni baba demeye başlamıştı. Hatta kazadan sonra benim eşime baba dediğini, balkondan çıkıp, baba baba diye bağırarak babasını beklediğine bizzat ben şahit oldum. Oturmuş oldukları ev kredi ile alınmış olduğu için davacı taksitleri ödemekte zorlandı. Bunun yanında çevreden ben de dahil olmak üzere maddi açıdan yardımdan bulunduk. Karşı taraf ise kaza nedeniyle herhangi bir şekilde davacıya baş sağlığına gelmediği gibi, maddi açıdan herhangi bir desteği de olmadı. Davacı ... gibi bir yerde tek başına bir çocukla kaldığı için maddi ve manevi yönden sıkıntı yaşamaktadır. Söyleyeceklerim bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tanığı ...'ın ... tarihli celsede" davacı benim kardeşim olur. 2017 yılının Mayıs ayında davacının eşi hayatını kaybetti. Davacının eşi vefatından önce otelde çalışıyordu. Ölmeden önce şahsın kanser olduğunu biliyorum. Kendilerinin 1 çocuğu vardır. Evlendikten 10 yıl sonra dünyaya gelmişti. Oturdukları ev kendilerine aitti. Kazadan sonra biz her ne kadar kardeşime destek olmaya çalışsak da, psikolojik olarak çok etkilendi. Özellikle çocuğun tam babaya ihtiyacı olduğu zamanlarda babasız kalması onu da çok etkiledi. Bu süreçte de kazaya sebebiyet veren taraf baş sağlığı için ziyaretimize gelmediği gibi maddi manevi açıdan kardeşime destek de olmadılar. Bu süreçte ben annem ve diğer kardeşlerim kendisine maddi açıdan destek olduk. Davacı eşini kaybettikten 15 gün sonra da babamızı kaybettik. Onun için de bu zor bir süreç oldu. Söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... 'nün ... tarihli celsede" davacı benim kız kardeşim olur. Ölen eniştem otelde kat şefi olarak çalışıyordu. Bir dönem birlikte çalıştık. Aynı zamanda yakın arkadaşım olup, kardeşimle evlenmesine de ben sebep olmuştum. Eniştem vefat etmeden önce kanser rahatsızlığı vardı. Ancak durumu iyiye gidiyordu. Ölmeden önce kardeşimle geçimleri iyiydi. Herhangi bir sıkıntıları yoktu. Şuan oturmuş oldukları ev kredi ile alınmış olduğu için davacı krediyi ödeyememektedir. Bunun yanında eşinden dolayı ... küsür TL maaş bağlanmış olup, kendisine destek olmasak geçinmesi çok zordu. Kazadan sonra davacının psikolojisi bozuldu yaklaşık 15 gün sonra da kendi babamızı kaybedince daha da zorlaştı. Çocuk ise kimi görse benim eşim de dahil baba baba diye koşturuyordu. Bunun yanında davacı kız kardeşim 10 dakika bile ortadan kaybolsa baba gitti annemde gitti diye feryat ediyor. Kazadan sonra karşı taraftan hiç kimse baş sağlığına gelmediği gibi maddi açıdan da kardeşime hiçbir destekte bulunmadılar. Kardeşim çocuğuna baktığı için şuan çalışması da mümkün değildir. Kendisi de yeni yeni psikolojik açıdan toparlanmaya başladığını söyleyebilirim. Öncesinde bize ve çocuğa bağırıyordu. Söyleyeceklerim bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. ... ATK Trafik İhtisas Dairesinden gelen 24/10/2018 tarihli kusur raporunda sonuç olarak; Müteveffa sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'un %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. ... ATK Trafik İhtisas Dairesinden gelen 18/11/2019 tarihli kusur raporunda sonuç olarak; Müteveffa sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'un %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Makine Mühendisi bilirkişi ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davaya konu olan ... plakalı otomobilin ... tarihinde meydana gelen kaz sonucu oluşan hasarının onarım bedelinin kaza tarihi itibariyle toplam ... TL olduğu, aracın onarım bedeli, aracın kaza önceki hasarsız 2. El piyasa değerinin üzerinde olduğu için onarımının ekonomik olmadığı, pert total olarak değerlendirilmesinin gerektiği, ... plakalı otomobilin pert totola olarak değerlendirilmesi sebebiyle meydana gelen zararının kaza tarihi itibariyle hasar önceki 2. El piyasa değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark kadar olacağı, yapılan piyasa araştırmalarına göre ... plakalı otomobilin kaza tarihi itibariyle kaza öncesi hasarsız 2. El piyasa değerinin ... TL hasarlı(sovtaj) değerinin ... TL olduğu, meydana gelen zararın kaza tarihi itibariyle (... TL-... TL)=... TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Aktüer bilirkişi ...'ın ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; trafik kazası sonucu ölen ...'ın geride kalan davacılar; eşi ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı ... TL, oğlu ...'ın destekten yoksun kalma tazminatının ... TL olarak hesaplandığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesinde özetle; ... yönünden ... TL olan maddi tazminatı ... TL artırarak ... TL ye çıkarttıklarını, ... yönünden ... TL olan maddi tazminatı ... TL artırarak ... TL ye çıkarttıklarını, ... plakalı araç yönünden ... TL olan maddi tazminat isteminin ... TL artırarak ... TL ye yükselttiklerini, toplamda ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkillerine verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Dosya içerisine celb edilen poliçe suretleri ve trafik kayıtlarından ... plakalı kazaya karışan aracın kayden maliki ... ...olduğu, sürücüsünün davalı ... olduğu, diğer davalı ... A.Ş' nin bu aracın kasko sigortacısı olduğu, davalı... A.Ş' nin de aracın ZMSS sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalılardan ... Şti.' ye karşı da aracın uzun süreliğine bu şirkete kiralanması nedeniyle işleten sıfatı ile sorumlu olduğundan bahisle husumet yöneltildiği, dava dilekçesi ekinde aracın kiraya verildiğine ilişkin kira sözleşmesinin sunulduğu, davalılar ... şirketi ve ... Şirketinin bu sözleşmeye ve sözleşme altındaki imzaya açıkça itiraz etmedikleri anlaşılmaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatı TBK'nın 53. Maddesinde düzenlenmiş olup, hangi hallerde bu tazminata hükmolunacağı açıklanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK 53. Maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerekir. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olan olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. 2918 sayılı KTK 85/1 maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı", aynı Kanun'un 3. maddesinde ise işleten tanımı yönünden "araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehini gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" düzenlemesine yer verildiği, 2918 sayılı KTK 85/son maddesinde " işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu", olduğu, 2918 sayılı KTK 86/2 maddesinde " sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, kazanın oluşumunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse hakimin durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebileceği", 2918 sayılı KTK 91/1 maddesinde "İşletenlerin, bu Kanununun 85. maddesinin 1 fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu" bulunduğu, 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesi “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” hükmünü içermektedir. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. (Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 25/11/2019 Tarih 2017/1932 E. 2019/11040 K. Sayılı ilamı) Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası (ZMSS) Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel Şartlar'ın C.10'uncu maddesiyle 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni Genel Şartlar'ın C.11'inci maddesine göre Genel Şartlar, yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun sonucu olarak artık eski Genel Şartlar'ın, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1 maddesi d) bendinde "Destekten yoksun kalan hak sahibinin,sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleriile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riskikapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destektazminatı talepleri" hükmü düzenlenmiştir Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6. maddesinin (d) bendinde "destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle sürücünün asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. (Yargıtay 17 Hukuk Dairesi 11/02/2021 Tarih 2020/1218 E. 2021/1224 K. Sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan, ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların eş ve çocuğu olan destek ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... ... Şirketi yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Somut olayda da davalı ... Şirketi ... plaka sayılı araç sahibi ise de; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu "Kira Sözleşmesi" başlıklı ... tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesine ... plaka sayılı aracın hem maliki konumundaki şirketin hem de sözleşmeye göre işleten sıfatına haiz şirketin sözleşme ve sözleşme altındaki imzaya itiraz etmedikleri, aracın KAMYONET olması, davalı kamyonet sürücüsü ...'un (ceza dosyasına sunulan sosyal ve mali durum Araştırmasına ilişkin tutanakta sabit olduğu üzere) ... Şti'nin çalışanı olması sebebi ile davalı malikin artık araç üzerindeki fiili hakimiyetin kalmadığı ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı gözetilerek, davalı ... Şirketi aleyhine açılan Maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, dava tarihinde davalı ... Şirketinin aracın işleteni olmadığını bildiği ve bu hususu dava dilekçesinde belirtitği halde, davalı şirket aleyhine dava ikame ettiğinden ve davalı şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Haksız fillerden kaynaklanan borç ilişkilerinin düzenlendiği 6098 sayılı TBK.nun 49. Maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; aynı kanunun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği" hükümleri düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre; Müteveffa sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'un %20 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği; destek şahsının kusuru Yine Genel Şartlar'ın A.6'ncı maddesi gereği davacılara yansıtıldığından sadece davalı ...'un kusur oranı dikkate alınarak, bu sürücüden işleteninden ve ZMM sigortacısından talep edilebilecek miktara ilişkin düzenlenen aktüer bilirkişi raporuna göre müteveffanın eşi ...'ın ... TL, oğlu ...'ın ... TL tazminat talep edebileceği hesaplanmış, davacı taraf bu miktarlara göre davasını belirli hale getirmiş ve yukarıda anılan TBK ve KTK hükümleri ile sigorta genel şartları uyarınca davalılar ... A.Ş, ... ve ...Şti.' nın tespit edilen bu zarar kısmından haksız fiil sorumlusu, işleten/malik ve ZMM sigortacısı sıfatları ile sorumlu oldukları kanaatine varılmış ve bu davalılar yönünden açılan maddi tazminat davası kabul edilmiştir. Mütevafanın mirasçılarına kalan araçta meydana gelen hasar bedelinin tespiti için makine mühendisi tarafından düzenlenen gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli ... tarihli rapora göre, araçta meydana gelen hasar bedelinin kaza tarihi itibariyle ....-TL olduğu belirtilmiştir. Tarafların kusur oranları da nazara alındığında ... TL. X ...-TL hasar bedelinden de yukarıda anılan TBK ve KTK hükümleri ile sigorta genel şartları uyarınca davalılar Türk ... A.Ş, ... ve ...Şti.' nın tespit edilen bu zarar kısmından haksız fiil sorumlusu, işleten/malik ve ZMM sigortacısı sıfatları ile sorumlu oldukları kanaatine varılmış ve bu davalılar yönünden açılan maddi tazminat davası kabul edilmiştir. Dava dilekçesi ile faizin talep edilmediği ve dava dilekçesi ile talep edilmeyen faizin bedel arttırım dilekçesi ile talebi mümkün olmadığından maddi - manevi tazminat davalarında faize hükmedilmemiştir. Davacıların manevi tazminat talebi bakımından; Manevi tazminat ise TBK 56. Maddesinde düzenleşmiş olup, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, Ayrıca ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği düzenlenmiştir. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminatın hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Bu ilkeler doğrultusunda somut olay dikkate alındığında, kazanın meydana gelişindeki asli (% 80 oranında) kusurun destek ...'a ait olması, müteveffanın eşi ve çocuğu olan davacıların yaşları, kazanın 2017 yılında meydan gelmiş olması, o dönemki paranın satın alma gücü dikkate alınarak davacıların, davalılar ... ve ...Şti. Aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Şirketi aleyhine açılan Maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine, -Davalı ... Kiralama kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; maddi tazminat yönünden hesaplanan ...-TL ve manevi tazminat yönünden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 2-Davalılar... A.Ş, ... ve ... Şti. Aleyhine açılan davanın destekten yoksun kalma tazminatı yönünden KABULÜ ile, Müteveffanın eşi ... için ...-TL, oğlu davacı ... için ...-TL destekten yoksun kalma tazminatının adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, sigorta şirketinin teminat limiti ile sorumlu tutulmasına, 3-Davalılar... A.Ş, ... ve ... Şti. Aleyhine açılan davanın hasar bedeli yönünden kısmen KABULÜ ile, ...-TL hasar bedelinin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, sigorta şirketinin teminat limiti ile sorumlu tutulmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, -Maddi tazminat yönünden harçlar kanunu uyarınca alınması lazım gelen ‭...-TL harçtan davacı tarafından peşin ve ıslah ile yatırılan (...) ‭...-TL harcın mahsubu ile bakiye ‭...-TL harcın adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ‭...TL'nin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu posta, tebligat, bilirkişi ücreti ile ATK fatura toplamından ibaret toplam ...-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan ‭... TL'nin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalılar Davalılar... A.Ş, ve ... Şti. kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 4-Davalılar ... ve ... Şti. Aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, Davacı ... için ...-TL ve davacı ... için ...-TL olmak üzere toplam ...-TL manevi tazminatın adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, -Manevi tazminat yönünden harçlar kanunu uyarınca alınması lazım gelen ‭... TL harcın davalılar ... ve ... Şti'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinindavalılar ... ve ... Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, -Davalı ... Şti' kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekillerinin yokluklarında, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/06/2021 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/1932, K. 2019/11040, T. 01.06.2015, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-1932-e-2019-11040-k-b757ddd96591