İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/16811 E. 2014/679 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/16811
- Karar No
- 2014/679
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2017 KARAR TARİHİ : 20/02/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kurumun, abonesi olduğunu ve abone sözleşmelerine dayalı olarak elektrik satın aldığını, davalı kurumun haksız olarak kayıp kaçak bedeli , perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli adı altında tahsilatlar yaptığını belirterek, bu adlar altında tahsil edilen bedellerin fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.0TL 'lik kısmının davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargı yolu itirazında bulunarak, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini beyan ettiği, alacağın zamanaşımına uğradığını ve husumetin TEDAŞ'a yöneltilmesi gerektiğini belirttikleri, esasa ilişkin olarak beyanlarında ise, yapılan tahsilatların EPDK kurul kararları ve yasal mevzuat çerçevesinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. KANITLAR: Abone dosyası, elektrik alım sözleşmeleri, faturalar , ödeme belgeleri, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Davacı şirket, davalı şirketin elektrik enerjisi tedarikçisi olup, davalının abonesi olduğu, davalıdan satın alınan enerji bedeline karşılık düzenlenen faturalar içerisinde, kayıp- kaçak bedeli, PYHS, PSH Sayaç okuma bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli ve bunlara tekabül eden TRT payı adı altında, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı tahsilatlar yapıldığı iddiasıyla, davacı vekili tarafından 1,00-TL'nin davalıdan tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 31/05/2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile alacak talebini 200b655,73-TL' ye çıkardığı görülmüştür. Kayıp-kaçak, dağıtım ve iletim bedeli, sayaç okuma ve perakende satış hizmet bedeli ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 E.- 2014/679 K. sayılı kararı ile Anayasa'nın "Vergi Ödevi" başlıklı 73.maddesinde "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir" şeklindeki düzenlemeye göre kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığından bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne kadar bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğundan EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınması doğru bulunmayarak hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra, 17.06.2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanun'un 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" hükmü getirilmiştir. Ayrıca, 6719 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 19.madde de; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur" ve Geçici 20.madde de ise, "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır" hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetleri'nin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır. Diğer bir ifade ile yerindelik denetimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin Kanunun 17.06.2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş dava konusu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı 2017/16811 E.- 2017/17466 K. sayılı kararında; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan bedeller ile ilgili olarak açılan (ve halen derdest olan) davalar, (açıklanan yasa değişikliklerinin yürürlüğe girmesiyle birlikte) konusuz kaldığı, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı yeni yasa nedeni ile konusuz kalan dava hakkında, karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK md.326/1). Aynı şekilde, vekalet ücreti yönünden de haksız çıkan taraf aleyhine hüküm kurulur (HMK md.330/1). Dava açıldığı anda haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında oluşan yasa değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden, dolayısıyla karşı tarafın vekalet ücretinden sorumlu değildir. 6100 sayılı HMK' nın 331. Maddesine göre :Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Toplanan delilller ve yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde;yargılama sırasında 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, yasa değişikliklerinin yürürlüğe girmesiyle birlikte davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri yönünden ise gerekçeli kanaat verici bilirkişi raporu, dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri yönünden haklılık durumu dikkate alınarak davalı aleyhine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 35,90- TL harcın, peşin olarak alınan 3.454,39-TL harçtan mahsubu ile artan 3.418,49-TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 35,90-TL maktu karar ve ilam harcı, 500,00-TL bilirkişi gideri, tebligat ve müzekkere bedeli 125,00-TL olmak üzere toplam yargılama gideri olarak olmak üzere toplam 660,90-TL'nin dava açılırken davacının haklı olduğu anlaşıldığından davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne ve HMK' nın 331. Maddesine göre davacının dava açmakta haklı olduğu dikkate alınarak belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bursa BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2018 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır