İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/1373 E. 2019/1174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1373
- Karar No
- 2019/1174
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/10/2017 KARAR TARİHİ : 12/11/2019 MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN BURSA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI : VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : DAVA : MENFİ TESPİT DAVA TARİHİ : 25/10/2018 KARAR TARİHİ : 12/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında;Davalı aleyhine Bursa 4.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişkide satıma konu mallardan kaynaklı cari hesap alacağından kaynaklandığını, davalının borcu ödemediği gibi takibe de haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi vermediği delil sunmadığı görüldü. Davalı vekili duruşmadaki beyanında ; taraflar arasındaki uyuşmazlıkta konsinye satış olduğunu öne sürdüklerini, bu nedenle davacının takibe konu ettiği tutarda alacağı bulunmadığını, buna karşılık müvekkilinin ticari ilişkide davacı taraftan alacaklı olduğunu, buna ilişkin birleştirme talepli ayrı bir dava açacaklarını beyan etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 4.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrini itirazının iptali davasıdır. Davacı taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı bu sözleşmeden dolayı davalıya teslim edilen malların bedelini talep etmiştir. Davalı ana davada davaya cevap vermemiştir. Davacının satım sözleşmesi dolayısıyla alacağının belirlenebilmesi için taraf defterlerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, inceleme gününde davacı taraf defterlerini ibraz ettiği halde davalı taraf defterlerini ibraz etmemiştir. Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür. HMK'nın 222. Maddesine göre ; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir. HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde buluilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür. HMK'nın 222. Maddesine göre ; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir. HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır. HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre ; İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır. Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır. HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır. 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak kaçınılan defter ve belgedeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğu mahkeme tarafından kabul edilebilir. Mahkememizce de davalıya çıkarılan tebligata rağmen defter ve belgelerin davalı tarafça sunulmamasının sonuçları bu kapsamda değerlendirilmiştir. Davacı defterlerini ibraz ettiği halde davalı defterlerini yapılan ihtara rağmen ibraz etmemiştir. Davacı defter ve belgeleri usulüne uygun tutulmuş olup delil olma niteliğindedir. Ana dava yönünden davacının davalıdan dava konusu ettiği tutarda alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Alacak likit olduğundan ayrıca icra inkar tazminatına da hükmedilmelidir. Davalı taraf bu aşamadan sonra birleşen davayı açmış Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında menfi tespit istemli davada mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Ana davada davalı cevap vermediği halde birleşen menfi tespit davasında satım sözleşmesinin konsinye satışa ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki imzalanan sözleşme gereği satılamayan malların ... Saat A.Ş tarafından iade alınması gerektiğini bu sebeple birleşen davada Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında karşı tarafa borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Dava dilekçesinde takibin iptalini talep etmiş ise de dava dilekçesinin içeriği itibariyle davanın menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır. Davacı birleşen dosyaya sunmuş olduğu faturaları ve konsinye satış iddiasına ilişkin ... tarafından imzalanan belgeleri sunmuştur. Ancak ... Saat A.Ş'nin temsile yetkili kişileri arasında ... isimli bir kişi bulunmamaktadır. ... Saat A.Ş'nin SGK'da kayıtlı bodrolu çalışan listesi dosyamız arasına alınmış, ... isimli bir çalışanın bulunmadığı görülmüştür. Dolayısıyla ... konsinye satışa ilişkin iddialarını ispatlayamamıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle ana davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; Mahkememizin 2017/1373 esas sayılı dosyası yönünden; 1-Davanın kabulü ile Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptaline, 2-Takibin 19.045,48 asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihiden işleyecek yıllık %9,75 avans faizi uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, 3-19.045,48 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.300,99 TL harçtan başlangıçta alınan 325,25 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 975,74 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 356,65 TL harç, 608,70 TL yargılama gideri toplam 965,35 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Birleşen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 44,40 TL harcın başlangıçta alınan 325,25 TL peşin harctan mahsubu ile artan 280,85 TL karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı- karşı davalı vekili ile davalı- Karşı davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2019
Katip ...
Hakim ...