İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1087 E. 2020/572 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1087
- Karar No
- 2020/572
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1087 Esas KARAR NO : 2020/572 DAVA : İtirazın İptali ASIL DAVA TARİHİ : 25/09/2017 BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ : 21/09/2017 KARAR TARİHİ : 23/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. A)MAHKEMEMİZİN ...ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA: İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında mal alım satımı nedeniyle cari hesap ilişkisi olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcu bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, ticari defter ve kayıtların incelenmesi halinde müvekkilinin takip tarihi itibariyle alacaklı olduğunun tespit edileceğini, takip sonrası davalının müvekkiline muhtelif tarihlerde haricen ödemeler yaptığını, bu durumun da davalının borçlu olduğunu gösterdiğini, takibin ferilerinin ödenmediğini, bu nedenle takibin ferileri olan takip tarihinden itibaren işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden itirazın iptali taleplerinin olduğunu, takip öncesi işlemiş faizden feragat ettiklerini, itirazın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takipteki ödeme emrine konu faturalar ile İzmir.. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dayanağı faturaların aynı faturalar olduğunu, mükerrer takibin söz konusu olduğunu, İzmir... İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyasına ilişkin davanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun olmadığını, müvekkili ile davacı arasındaki cari hesap ilişkisinin 19/12/2016 tarihindeki bakiye borcun ödenmesine kadar sürdüğünü ve borcun ödenmesinden sonra müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede SGK tarafından bedeli ödenmeyen tedavi malzemelerine ilişkin olarak davacının talepte bulunmayacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin SGK tarafından bedeli ödenmeyen malzemelere ilişkin iade faturası düzenlediğini, davacının haksız olarak iade faturasını iade ettiğini, diğer fatura bedellerinin de vadesinde ödendiğini, takip ve dava tarihi itibariyle müvekkilinin muaccel bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B)BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2017/1076 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA: İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında mal alım satımı nedeniyle cari hesap ilişkisi olduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcu bulunmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının takip sonrası haricen kısmi ödemeler yaptığını, davaya konu takibin mükerrer takip olmadığını, müvekkilinin ilk icra takip tarihinde muaccel olmayan ve daha sonra muaccel hale gelen alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ikinci takip yaptığını, belirterek davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takipte ödeme emrine konu faturalar ile İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dayanağı faturaların aynı faturalar olduğunu, mükerrer takibin söz konusu olduğunu, ayrıca davalar yönünden derdestlik durumunun da olduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede SGK tarafından bedeli ödenmeyen tedavi malzemelerine ilişkin olarak davacının talepte bulunmayacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin SGK tarafından bedeli ödenmeyen malzemelere ilişkin iade faturası düzenlediğini, davacının haksız olarak iade faturasını iade ettiğini, diğer fatura bedellerinin de vadesinde ödendiğini, takip ve dava tarihi itibariyle müvekkilinin muaccel bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Asıl dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın icra vekalet ücreti, takip sonrası işleyecek faiz ve takip masrafları yönünden iptali isteğine ilişkindir. Birleşen dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın asıl alacak ve ferileri yönünden kısmen iptali isteğine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası, -İzmir ... İcra Dairesi'nin...sayılı takip dosyası, -Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar, -Bilirkişi ... 10/04/2019-03/10/2019-17/02/2020 tarihli kök ve ek raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davasına konu edilmiş bir alacağın mevcut olmadığının tespit edilmesi ve alacaklının da kötüniyetli olarak icra takibi başlatmış olmasının anlaşılması halinde borçlu lehine hükmedilebilecek bir tazminat olup, alacaklının icra takibinde kötü niyetli olduğunun iddia eden borçlu tarafça kanıtlanması gerekir. A) Mahkememizin ...Esas sayılı Asıl Davasında; Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsam... ...sında 212.500,00 TL asıl alacak ve 7.440,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 219.940,41 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 22/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 23/09/2016 tarihinde borcun vadesinin gelmediğinden bahisle borç aslına ve ferilerine itiraz ettiği, davacının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını ikame ettiği, takibe itiraz sonrası davalı tarafından davacıya asıl alacağa ilişkin yapılan haricen ödemeler olduğu, bu durumun da davalının borçlu olduğunu gösterdiği, borcun ferileri yönünden herhangi bir ödeme yapılmadığı iddiası ile davalı borçlunun takibe itirazının icra vekalet ücreti, icra takip masrafları ve takip sonrası işleyecek faiz yönünden iptalinin talep edildiği, özel hastane işletmekte olan davalı ile tıbbi malzeme temin eden davacı şirket arasında 21/09/2015 tarihinde "Tıbbi Malzeme ve Hizmet Satın Alma Sözleşmesi" imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya tıbbi malzemelerin temini ile davalı tarafından yapılacak ödemelere ilişkin esasların düzenlendiği, cari hesap ilişkisinin kurulduğu, bu sözleşmenin ikinci bölümünün 5. maddesine göre açık hesaplarda belirtilen vadenin 150 gün olduğunun taraflarca kararlaştırıldığı, davaya konu takipte davacı her ne kadar takip dayanağını cari hesap ilişkisi olarak nitelendirmişse de takip talebi incelendiğinde takip dayanağının cari hesap alacağı olmayıp 02/05/2016-20/07/2016 tarihleri arasındaki dönemde düzenlenmiş 69 adet fatura olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, ilamsız icra takip tarihinin 21/09/2016 olduğu, takibe konu anılan faturaların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre 150 günlük vadelerinin 28/09/2016-16/12/2016 tarihleri arasındaki muhtelif tarihlere denk geldiği, takip tarihi itibariyle takibe ve davaya konu faturaların hiçbirinin muaccel olmadığı, bu nedenle asıl alacak yönünden muacceliyet gerçekleşmediğinden takip ferilerine yönelik borcun varlığından da söz edilemeyeceği, her ne kadar davacı takip sonrası davalı tarafından yapılan kısmi ödemelerin borcun kabulü anlamına geldiğini ve davalının itirazının takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak yapıldığını iddia etmişse de açıklandığı üzere takibe konu faturaların vadelerinin takip sonrası 28/09/2016-16/12/2016 tarihlerine rastladığı, bu sebeple davalının faturalara ilişkin borcunu sözleşmeye uygun şekilde takip sonrasında kısmen yerine getirmesinin itirazla durdurulan takibi ve ferilerini canlandırmayacağı dikkate alındığında davalının takibe itirazının hukuka uygun olduğu, davacının iddia ve taleplerinin yerinde olmadığı, davacının kötüniyetli hareket ettiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, mahkememizce alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, objektif ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davanın ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. B) Birleşen Mahkememizin ...Esas sayılı Dava Dosyasında; Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde 16/12/2016 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında 73.127,36 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 19/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 21/12/2016 tarihinde borcu bulunmadığı, borcun vadesinin gelmediği ve daha evvel İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile aynı alacağa ilişkin takip yapıldığından bu takibin mükerrer olduğundan bahisle borç aslına ve ferilerine itiraz ettiği, davacının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını ikame ettiği, takibe itiraz sonrası davalı tarafından davacıya asıl alacağa ilişkin yapılan haricen ödemeler olduğu, ilk icra takip tarihi itibariyle muaccel olmayan ve daha sonra muaccel hale gelen alacakları için ikinci icra takibinin başlatıldığı, takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapıldığı iddiası ile davalı borçlunun takibe itirazının bakiye alacak yönünden iptalinin talep edildiği, davalının ise itirazın iptaline konu takibin mükerrer olduğunu savunduğu, Mahkememizce yapılan incelemede işbu davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyası ile mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasına konu İzmi... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takibinin alacak miktarları farklı olmakla birlikte takip dayanaklarının 02/05/2016-20/07/2016 tarihleri arasındaki dönemde düzenlenmiş genel toplamı 222.312,60 TL tutarındaki birebir aynı 69 adet fatura olduğu, aynı borç sebebiyle iki ayrı takip yapıldığı, Davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında 21/09/2016 tarihinde başlatılan icra takibinin davalının itirazına uğradığı, davacının durdurulan bu takibe ilişkin olarak itirazın iptali davası açmaksızın işbu davaya konu takibi 16/12/2016 tarihinde başlattığı, sonrasında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...sayılı takibine ilişkin olarak 25/09/2017 tarihinde ikame ettiği mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasında davalı borçlunun takibe itirazının icra vekalet ücreti, icra takip masrafları ve takip sonrası işleyecek faiz yönünden iptalinin talep edildiği, 21/09/2017 tarihinde ikame ettiği işbu davada ise İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takibi yönünden davalı borçlunun itirazının kısmen iptalini talep ettiği görülmekle, Alacaklının itirazın iptali davasını, itirazın kendisine tebliğ (İİK.m.62/1) tarihinden itibaren bir yıl içerisinde açması gerektiği(İİK. m. 67/1), itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içerisinde mahkemede itirazın iptali davası açmayan alacaklı yönünden ilamsız takip düşeceğinden artık aynı alacaktan dolayı yeniden icra takibi yapılamayacağı, bir yıllık süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre zamanaşımı süresi içerisinde alacak davası açma hakkının saklı olduğu, alacaklının, borçluya karşı genel mahkemede dava açıp, alacağı ilamı icraya koyarak alacağına ulaşabileceği(İİK m. 67/5), Her ne kadar davacı tarafından ilk takibe yapılan muacceliyet itirazının kendileri tarafından kabul edildiği ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ikinci takibin başlatıldığı iddia edilmiş ve bu nedenle işbu takip ve davanın ikame edildiği ileri sürülmüşse de, her iki icra dosyasının takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydının matbu şekilde yer aldığı, işbu davaya konu takip talebinde takibe konu alacak yönünden tekerrür oluşturan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının açıkça belirtilmediği, itirazla durdurulan bir takip varken aynı borç sebebine dayalı olarak başlatılan ikinci takipte tahsilde tekerrür oluşturan icra dosyasının açıkça gösterilmesi gerektiği, davalı borçlu açısından bunun hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik bakımından gerekli olduğu, aynı borç sebebine dayalı ikinci takip yapan davacının bu hususu göz önünde bulundurması ve muaccel olduğundan bahisle talep ettiği bakiye alacak ve fatura kalemlerini ayrıştırarak borç sebebini takip talebinde belirtmesi gerektiği, takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesinin uygulandığı işbu itirazın iptali davasında bu yasal gerekliliğin sonucu olarak davacının iddialarına mahkememizce itibar edilmediği, davalının mükerrer takip itiraz ve savunmasının yerinde olduğu, Bu itibarla davacı alacaklının aynı alacakla ilgili yaptığı ikinci icra takibine karşı açılan itirazın iptali davasının dinlenilemeyeceği, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h ve 115/2. madde hükümleri uyarınca davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiği anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Bkz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05.06.2008 tarih ve 2008/6239 Esas, 2008/10293 Karar; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 14.09.2004 tarih ve 2004/1784 Esas, 2004/4153 Karar; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 04.06.2008 tarih ve 2007/8980 Esas, 2008/3500 Karar; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2015 tarih ve 2015/269 Esas, 2015/1975 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Mahkememizin ...Esas Sayılı Asıl Dava Dosyası Yönünden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli başvuru ve karar ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, B)Mahkememizin ...Esas Sayılı Birleşen Dava Dosyası Yönünden; 1-Davanın usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli 54,40 TL maktu karar ilam harcının davacı tarafından yatırılan 442,95 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 388,55 TL karar ve ilam harcının kararın kesinleşmesinden sonra isteği halinde davacıya İADESİNE, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 7 ve 13/1. maddesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE, 6-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas ve İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyalarının merciine İADESİNE, Dair, karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2020
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA