İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/8782 E. 2017/5877 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/8782
- Karar No
- 2017/5877
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/856 Esas KARAR NO : 2024/183 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 05/12/2022 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın müvekkilinin kardeşi olduğunu, aynı zamanda müvekkilinin ortak olduğu ve daha sonra hisselerini devrettiğini ... Limited Şirketi ile ... Ticaret Limited Şirketlerinde çoğunluk hisselere sahip, şirket müdürü ve yetkili kişisi olduğunu, müvekkili ...'ın ... 13.Noterliğinde ... tarihli, ... dosya numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi ile ...Limited Şirketi'ne ait tüm hisselerini şirket sahibi ve yöneticisi olan davalı ...'a devretmiş olduğunu, ... 13.Noterliğinde... tarihli, ... dosya numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi ile de ... Şirketi'ne ait tüm hisselerini şirket sahibi ve yöneticisi olan davalı ...'a devretmiş olduğunu, devir sözleşmelerinin örneklerinin noterlik kanalı ile ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne gönderildiğini ve ... tarihinde tebliğ edildiğini, .. tarihinde ... 13. Noterliğinde yapılan hisse devirlerinin akabinde şirket yetkilisi tarafından genel kurul kararı alınarak söz konusu devir işlemi ticaret sicilde tescil ve ilan olunması gerekirken, ...'ın kötü niyetli bir şekilde tescil ve ilan işlemlerini yapmamış olduğunu ve bu sebeple müvekkil ..., şirketin ortağı olarak görünmeye devam ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ihmali davranışı ve ticaret sicilde noter devir sözleşmesini tescil ettirmemesi sebebiyle ticari hiç bir faaliyetinde yer almadığını şirketlerin borçlarından sorumlu tutulmakta olduğunu, müvekkilinin davalı şirketlerden "... Limited Şirketi" nezdindeki hisselerini ... tarihinde ... 13. Noterliğinde düzenlenen ... yevmiye numaralı pay devir sözleşmesi ile devrettiğinin tespiti ile ticaret sicile tescil ve ilan işleminin mahkeme kararı ile yerine getirilmesine, müvekkilin davalı şirketlerden "...Limited Şirketi” nezdindeki hisselerini ... tarihinde ... 13. Noterliğinde düzenlenen ... yevmiye numaralı pay devir sözleşmesi ile devrettiğinin tespiti ile ticaret sicile tescil ve ilan işleminin mahkeme kararı ile yerine getirilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için ortaklar genel kurulunun onayı gerekmekte olduğunu, davacı tarafça pay devrine muvafakat niteliğini taşıyan esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayını ve yine davacının da dahil olduğu tüm ortakların imzasını taşıyan ve şirket temsil ve ilzamı ile ilgili ortaklar genel kurulu onayını gösterir herhangi bir belge ibraz edilmediğinden davanın öncelikle bu yönden reddine karar verilmesini talep ettiğini, gerek davacı yan tarafından sunulan belgelerden gerekse de Sayın Mahkemece Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılacak olan müzekkerelere verilecek olan cevaplardan davacı yan tarafından süresi içerisinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müracaat edilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 13. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi, ... 13.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi, şirketlere ait ticaret sicil kayıtları ve ticari defterler celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, SMMM bilirkişi ...ile limited ortaklıkta payların usulüne uygun olarak devir oranlarının hesaplanması ve analizi konusunda uzman bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 13/09/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle ve sonuç olarak; "... Pay devrinin tespiti ile ticaret siciline tescili ile ilanı talebi ile açılan davada, 1. Pay devrine konu şirketlerin devir işleminin gerçekleştiği tarihte iki ortağı bulunduğu ve devir işleminin bu kişiler arasında gerçekleştiği, 2. TTK md. 595, f. 2 gereğince pay devirlerinin şirket ortaklar kurulu tarafından onaylanması gerekmesine rağmen devir işleminin taraflarının şirketin tüm ortakları olması sebebiyle ortaklık onayına ihtiyaç olmadığının Yargıtay kararları ile vurgulandığı. 3. Bu sebeple devir işlemi ile birlikte onay aranmaksızın payın devrinin gerçekleştiğinin kabul edilebileceği, 4. Davacının yedi yılı aşkın süredir susması ve devirden sonra ve şirket ortaklar kuruluna katılarak kararlara katılmasının devir sözleşmesinin taraflar arasında zımnen ortadan kaldırıldığı (ilga edildiği) şeklinde yorumlanması konusunda takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu yönünde görüşlerimizi içerir raporu saygı ile arz ederiz..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Dava, pay devir sözleşmesi ile limited şirket ortaklığının sona erdiğinin tespiti ve bu hususun ticaret sicile tescil ve ilan edilmesi istemlerine ilişkindir. Davacı ..., ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ...ndeki hisselerini ... tarihinde ... 13. Noterliğinin ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ...ndeki hisselerini ... tarihinde ... 13. Noterliğinin ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi ile şirketin diğer ortağı olan ...'a devretmiştir. Limited şirket hisse devir sözleşmeleri noterlikçe ... Vergi Dairesi Başkanlığına 20/08/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve bildirilmiştir. Davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, hali hazırda güncel olarak ... Ltd. Şti.nin ve ... Ltd. şti.nin ortaklarının ... ile davacı ... olduğu, ayrıca her iki davalı şirketin münferit olarak tek şirket yetkilisinin ... olduğu görülmüştür. Hasılı, davalı şirketlerin ortaklarının yalnızca ... ile davacı ... olduğu, taraflar arasında gerçekleşen hisse devir sözleşmelerine rağmen davacının şirketlerde ortak olarak görünmeye / ortaklık sıfatının devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı, davalı şirketlerin çoğunluk hissesine sahip ve tek münferit yetkilisi olan abisi ...'ın tescil ve ilan işlemlerini yerine getirmediğini, halen şirketin ortağı olarak görünmeye devam ettiğini, davalı şirketlerin borçları sebebiyle ortak olarak göründüğünden kendisine tebligatlar gönderildiğini bildirerek hisse devir sözleşmeleri ile birlikte limited şirketlerdeki ortaklığının sona erdiğini tespitini ve mahkeme kararının tescil ile ilanını talep etmektedir. Davalılar, hisse devir sözleşmelerinin ortaklar genel kurulunun onayı bulunmadığı için geçerli olmadığını, bu nedenle davacının ortak sıfatının devam ettiğini savunmuştur. Yasal düzenlemeye bakıldığında; 6102 s. Türk Ticaret Kanunun Esas Sermaye Payının Geçiş Hallerinden "Devir"i düzenlendiği 595. maddesinde "Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur." hükmünü ihtiva etmektedir (TTK 595/1.2.). Somut olay bakımından limited şirket hisse devir sözleşmelerinin yazılı şekilde yapıldığı, imzaların noterce onandığı, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri ile rekabet yasağı vs... hususların hisse devir sözleşmesinde ayrıntılı olarak düzenlendiği hususunda taraflar arasında çekişme yoktur. Uyuşmazlığın temeli, ortaklar genel kurulunun onayı bakımından, özellikle davalı şirketlerin yalnızca iki ortaklı olması ve hisse devrinin bu ortaklar arasında gerçekleşmesi sebebiyle ortaklar genel kurulu onayının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur (TTK 595/2). Ancak, davalı şirketlerin iki ortağının bulunduğu, başkaca bir ortağının olmadığı, nitekim bu hususun ticaret sicil kayıtları ile sabit olduğu, hisse devir sözleşmesinin şirketin mevcut ortakları arasında gerçekleştiği nazara alındığında, artık ortaklar genel kurulunun bir onay işlemine ihtiyaç bulunmamaktadır. Zira, hisse devir işlemi şirketin iki ortağı arasında yapıldığından ve başkaca ortak bulunmadığından ortaklar genel kurulunun toplanması, karar alması ve devre onay vermesi söz konusu olmaz. Bu halde, hisse devir sözleşmesinin kendisi / noter evrakı ortaklar genel kurulu kararı niteliğindedir ve devir işlemi ile birlikte işlem tamamlanmış olmaktadır. Konuya ilişkin yargı uygulamasına bakılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/8782 E. 2017/5877 K. sayılı ilamında: "... davacı şirket ortaklarının ... ve ... olduğu, hisse devir sözleşmesinin tarafları oldukları için ortaklar genel kurulunun devre onay verdiğinin kabulü gerektiği, bu onayın da müdür olan davacı Oktay Şahin tarafından sicile bildiriminin gerektiği, ancak davacının üzerine düşeni yapmadığı..." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/14676 E. 2015/409 K. sayılı ilamında: "...6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlandığı, taraflar arasındaki pay devrinin noterde yapıldığı, şirket iki ortaklı olup ortaklar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerekeceği..." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/8328 E. 2014/14927 K. sayılı ilamında: "... davalı şirketin iki ortaklı olduğu, devrin pay defterine işlenmesi için bu iki ortağın onayı gerekli ise de davacı ortağın zaten hisseyi devreden konumda bulunduğu, bu devrin ortaklık pay defterine işlenmesine karşı gelmesinin söz konusu olamayacağı, kaldı ki muvafakatın mutlaka ortaklar kurulu karar metnine yazılıp imzalanması zorunlu olmayıp, muvafakat iradesinin hisse devir senedinde açıkça ortaya konulduğu..." şeklindedir. Meselenin halli noktasında, mahkememizce ayrıca bilirkişi incelemesi de yaptırılmıştır. Bilirkişi kurulu 13/09/2023 tarihli raporunda, davacının her iki davalı şirketin ortağı olduğu, noter senedi ile yapılan hisse devir sözleşmesinin diğer tarafının şirketin diğer ortağı olduğu, devir işlemi sonucunda davalı şirketlerin tek ortaklı olacağı, dolayasıyla ortaklar genel kurulunda bulunarak pay devrini onaylayacak başkaca üçüncü bir ortak bulunmadığından hisse devir işleminin yapıldığı anda ortaklar genel kurulunun karar almasına gerek olmaksızın pay devrinin şirket bakımından gerçekleştiği mütalaasında bulunmuştur. Bu mütalaaya yukarıda değinilen Mahkememiz kabulü / gerekçesi ve yerleşik içtihatlara ilaveten iştirak edilmiş, hükme esas alınmıştır. O halde, davalı şirketlerin iki ortaklı olması ve pay devrinin bu ortaklar arasında gerçekleşmesi sebebiyle pay devri işlemini onaylayacak başkaca üçüncü bir ortak da bulunmadığından hisse devir sözleşmesinin ortaklar genel kurulu kararı niteliğinde olduğu, hisse devir sözleşmesi ile birlikte pay devrinin davalı şirketler bakımından gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Bu aşamada hemen belirtmek gerekir ki, bilirkişi kurulu, davacının pay devri sözleşmesine rağmen şirketlerin incelenen defter ve kayıtlarında davalı şirketlerde üç adet ortaklar kuruluna katılarak alınan kararları imzaladığını söylemiş, ilgili ortaklar kurulu kararları rapor içerisinde yer verilerek hukuki takdiri Mahkememize bırakmıştır. Davacı vekili bu noktada bilirkişi raporuna karşı sunduğu beyan dilekçesinde, rapor içerisinde yer alan ortaklar kuruluna ait kararlardaki davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olmadığını, davacının davalı şirketlerde hiçbir zaman ortaklar kuruluna katılmadığını, herhangi bir imzasının bulunmadığını, bu nedenle diğer ortak ... tarafından davacının imzasının taklit edilerek sahtecilik yapıldığını ileri sürmüş, adı geçen belgeler hakkında imza incelemesi yapılmasını talep etmiştir. Mahkememizce imza incelemesi yapılmasına yönelik olarak 22/11/2023 tarihli Ara Karar oluşturulmuş, işbu ara karar taraflara tebliğ edilmiştir. Mahkememizce 6100 s. HMK 211. maddesindeki yasal prosedürler eksiksiz olarak tümüyle yerine getirilmesine rağmen davalılar imza incelemesi yapılacak olan ortaklar kuruluna ait belge asıllarını dosyaya sunmamıştır. Nitekim, davacının huzurda isticvabı yapılmış, huzurda imza örnekleri alınmış, karşılaştırmaya elverişli ıslak imzalı belge asılları getirtilmiş ve mahkememiz kasasına alınmış olmasına rağmen, davalılar verilen kesin süre içinde imza incelemesi için belge asıllarını dosyaya sunmamış / sunmaktan imtina etmişlerdir. Bu husus, mahkememizin 08/02/2024 tarihli 4. celsesinde duruşma tutanağına da aynen geçirilmiştir. O halde, taraflara tebliğ edilen 22/11/2023 tarihli Ara Karar (1-a. maddesi) uyarınca 13/07/2022, 13/07/2022 ve 10/07/2019 tarihli üç adet ortaklar kurulu kararları altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, imzaların davacıya ait olmadığı, hasılı imzaların sahte olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, gözle yapılan basit incelemede dahi imzaların birbirlerinden tersim ve biçim olarak farklı olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının pay devri sözleşmesinden sonra davalı şirketlerde herhangi bir işleminin bulunmadığı, ortaklar kuruluna hiç katılmadığı, ortak olarak herhangi bir kararda imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, akdi işlemin (pay devir sözleşmesi) yanı sıra fiili olarak şirketlerle bir irtibatının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yapılan açıklamalar karşısında; davacı ...'ın, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ...ndeki hisselerini şirketin diğer ortağı ...'a ... tarihinde ... 13. Noterliğinde düzenlenen ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün... sicil numarasında kayıtlı davalı ...ndeki hisselerini şirketin diğer ortağı ...'a ... tarihinde ... 13. Noterliğinde düzenlenen ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi ile devrettiğinin ve adı geçen şirketler yönünden davacının pay sahibi olmadığının tespiti taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacının pay devir sözleşmesi ile limited şirket ortaklığının sona erdiğinin tespiti talebinin yanı sıra dava dilekçesinin netice-i talep kısmında ayrıca bu hususun ticaret sicile tescil ve ilan işleminin mahkeme kararı ile yerine getirilmesi isteminde bulunmaktadır. Ancak, ticaret sicilde tescil ve ilan edilmesine yönelik talep bakımından, esasen mahkememiz kararının infazı suretiyle bu husus gerçekleştirilebileceğinden (örnek bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/14676 E. 2015/409 K.) davacının sicile tescil ve ilan taleplerinin reddine karar verilmiş, bu suretle davanın kısmen kabul kısmen reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-Davacı ...'ın, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ...ndeki hisselerini şirketin diğer ortağı ...'a ... tarihinde ... 13. Noterliğinde düzenlenen ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ...ndeki hisselerini şirketin diğer ortağı ...'a ... tarihinde ... 13. Noterliğinde düzenlenen ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesi ile devrettiğinin ve adı geçen şirketler yönünden davacının pay sahibi olmadığının TESPİTİNE, 2-Davacı ...'ın pay devir işleminin ticaret sicile tescil ve ilan edilmesine yönelik talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 80,70 TL ile 179,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 167,00 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 260,60 TL peşin harç, 453,25 TL posta ve tebligat masrafı ile 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.713,85 TL yargılama giderinden tarafların haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 3.856,92 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalılar yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/03/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır